İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesi

İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/20 E. 2024/351 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2024/20
Karar No
2024/351
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 17. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ (DENİZCİLİK İHTİSAS MAHKEMESİ SIFATIYLA) ESAS NO : 2024/20 Esas KARAR NO : 2024/351 DAVA : İtirazın İptali (Gemi Ve Yük Alacaklılığından Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 13/12/2017 KARAR TARİHİ : 25/09/2024 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; ... Tersanelerinde ... AŞ tarafından 2007 yılında inşa ve imal edilen 19 metrelik okyanus geçişi için planlanmış ... isimli teknenin davacılar tarafından satın alındığını ve ABD Tekne Siciline ... ...(334/1000 pay), ... ...(333/1000pay) ve ... ... ... (333/1000 pay) ortaklığının soyisimlerinden oluşan ... adı altında kaydedilerek 10 yıl boyunca kullanıldığını, Ulaştırma Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığının 03/03/2017 tarihinde yayınladığı Tebliğe göre teknenin Türk siciline geçişinin sağlanması için işlemler başlatıldığını, bu arada teknenin seyre çıktığını, limanlar arasında dolaşırken Haziran ayı sonlarında Bodrum Limanı Bağlama Kütüğüne tescil ettirilip, ruhsatnamesinin düzenlenmesini müteakip Türk bayrağına geçtiğini, teknenin davalı sigorta şirketinin sigorta teminatı altında bulunduğunu, en son olarak 01/09/2016-01/09/2017 dönemi için ... numaralı tekne VIP sigorta poliçesinin düzenlendiğini, poliçede TTK'nın 1464. maddesine göre sevkedilen mutabakatlı değer üzerinden takseli olarak 450.000,00 USD sigorta bedeli ile sigortalandığını, ancak poliçe eki olan genel ve özel şartların kendilerine teslim edilmediğini, bu konuda bilgilendirme yapılmadığını, olay tarihinde teknenin yat kaptanı ehliyetine sahip olan ... Donka tarafından kullanıldığını, teknenin yabancı bayrak altında olduğu dönemde transit log belgesine sahip olduğunu, Türk bayrağı çekme hakkı kazandıktan sonra da bağlama kütüğü ruhsatnamesi verildiğini, sigorta poliçesine göre hiçbir teminat dışı durumun bulunmadığını, 02/08/2017 tarihinde ... mendireğinden teknenin saat 10'da hareket ettiğini, 150-200 mt açıldıktan sonra kıç tarafından su almaya başladığını, olay günü teknede toplam on bir kişi bulunduğunu, su almaya başladıktan sonra çok hızlı bir şekilde battığını, teknenin sahiplerinden ... ... ve beraberindeki üç kişinin boğularak hayatlarını kaybettiğini, olayın ihbarından sonra sigorta şirketinin başlangıçta işbirliği içerisinde olduğunu, haftalar süren çalışmalar sonrasında teknenin enkazının sigortacının tayin ettiği Bodrum'daki çekek yerine çekildiğini, sigorta şirketinin gıyaplarında tekne üzerinde tespit yaptırdığını, 31/10/2017 tarihli yazı ile de hasarın ödenmeyeceğini bildirdiğini, bu nedenle hasar bedelinin tahsili için ... İcra Müdürlüğünün 2017/ ... Esas sayılı dosyası üzerinden sigorta şirketi aleyhine ilamsız icra takibi başlatıldığını, ancak itiraz üzerine takibin durduğunu, sigorta şirketi tarafından iddia edildiği gibi tekne sahiplerinin ve sigorta menfaatdarlığının değişmediğini, yurtdışındaki sahiplik durumunun teknenin Türk bayrağına geçişinden sonra da devam ettiğini, yurtdışında bulunan veya yabancı bayrak çeken teknelerin Türk bayrağına geçişine ilişkin 2017/3 nolu Tebliğ uyarınca Türk bağlama kütüğüne aynı malikler adına tescil işlemi yapılarak sigortalı teknenin Türk bayrağına geçtiğini, "özel yat/tekne" statüsünde olan ... teknesinin yabancı bayrak altında iken transit log, Türk bayrağına geçtikten sonra da bağlama kütüğü ruhsatnamesine sahip olmasının tekne maliklerinin gerekli özeni gösterdiğini kanıtladığını, geminin batmasında kaporta kapısının açık bırakılmasının sebep olduğunu, teknenin sintinesinde fazla su bulunduğu iddiası ispat edilememekle birlikte sintinede su bulunması veya kaporta kapısının açık bırakılması hâllerinin kaptanın sevk ve idare kusurunu oluşturacağını, sigortacının her koşulda teknede meydana gelen hasar ve ziyaı teminat kapsamına aldığını, poliçeye sorumluluk tazminatının da dâhil edildiğini, bu şekilde gemi kaptanı ve gemi adamlarının kötüniyetli fiillerinin de sigorta teminatı kapsamında kaldığını, teknenin yürürlükte bulunan "Gemilerin Teknik Yönetmeliği"ne uygun olarak eksiksiz şekilde inşa edildiğini, teknenin inşa ve uyarı/alarm eksikliğini tartışmaya açan tespit raporunun usulsüz olduğunu, poliçede belirtilen 450.000,00 USD tekne değerinin mutabakatlı-takseli değer olarak belirlendiğini, bu nedenle ödenmesi gereken sigorta tazminatının 450.000,00 USD olduğunu belirterek. davalının icra takibine yönelik itirazının iptaline, takip talepnamesindeki asıl alacağa temerrüt tarihi olan 06/11/2017 tarihinden itibaren USD'ye uygulanan en yüksek faizin işletilmesine, % 20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili sigorta şirketinin Ümraniye İstanbul'da mukim olması dikkate alındığında İstanbul Anadolu Ticaret Mahkemelerinin yetkili olduğunu, bu nedenle mahkemenin görev ve yetkisine itiraz ettiklerini, poliçede yer alan sigorta bedeli 450.000,00 USD olmakla birlikte bu bedelin sigorta kıymeti olarak kabul edilemeyeceğini, sigorta poliçesinin "ihtarlar" maddesinde sigortalı teknenin herhalde teminat dışında kalması sonucunu doğuracak şart ve koşulların belirtildiğini, dava konusu batma hadisesi ile bunun sonucunda oluşan hasarın da işbu özel şartlara dayalı olarak reddedildiğini, sigortalı tekne açısından tekne sahipliğinin değişmesi sebebiyle sigorta poliçesinin iptal edilmiş sayılacağını, poliçenin ... unvanlı yabancı bir şirket adına tanzim edilmişken olaydan sonra teknenin yeni malikleri adına 16/06/2017 tarihinde transfer edildiğinin öğrenildiğini, müvekkilinin bu değişiklikten haberdar olmadığını, dolayısıyla sigorta poliçesinin iptal edilmiş sayılacağını, olaya ilişkin yapılan ekspertiz incelemeleri geminin enkazını çıkartan ... AŞ tarafından düzenlenen raporlar, Marmaris mahkemeleri vasıtasıyla yapılan bilirkişi tespitleri sonucu düzenlenen raporlar ve tanık beyanlarına göre teknenin tahliye pompaları ve kumanda düğmelerinin olay anında kapalı olduğunu, teknenin bu durumda limandan çıkış yaptığının gerek kaptan gerekse malikler tarafından bilinebilir olduğunu, seyir esnasında kapalı olması gereken kıç aynadaki kaportanın açık olduğunu, diğer bir hususun da kıç ayna üzerindeki kaporta ağzının kıç platformun hemen üzerinde olması ve su seviyesinden gerekli yükseklikte bulunmaması halinin oluşturduğunu, tekne hareket halindeyken kaptanın dümende olmadığını, kumandada başka birinin bulunduğunu, bu durumun kaptanın tekneyi kullanma konusunda gerekli yeterliliğe sahip olmadığını gösterdiğini, kaptanın yola çıkmadan önce yapması gereken işleri yapmadığını, alması gereken tedbirleri almadığını, teknenin denize ve yola elverişli olmadığını bilmesine rağmen gemiyi yola çıkardığını, donatanın temsilcisi sıfatıyla kaptanın ağır kusurlu olduğunu, donatanın da şahsi kusurlu sayılması gerektiğini, dolayısıyla tekne denize ve yola elverişsiz şekilde limandan ayrılmış olduğundan olayın sigorta teminatı dışında kaldığını, diğer bir yönden teknenin Gezi Tekneleri Yönetmeliği'ne aykırı inşa edildiğini, birçok hususta Yönetmeliğe aykırılıklar bulunduğunu, Yönetmelik gereğince yüzebilirlik ve batmazlık ile tekne, güverte ve üst yapıdaki açıklıklar, su alma ve azami yüke ilişkin kurallara aykırılıklar olduğunu, tekne bedeli olan 450.000,00 USD'nin fahiş olduğunu, davacının talebi yargılamayı gerektirdiğinden icra inkar tazminatı istenemeyeceğini savunarak, davanın öncelikle görev ve yetki yönünden, olmadığı takdirde esas bakımından reddine karar verilmesini istemiştir. Dava; Tekne Sigorta Poliçesi ile sigortalı bulunan teknenin batması nedeniyle ortaya çıkan zararın sigorta poliçesi kapsamında davalı sigortacıdan tahsili için başlatılan icra takibine itirazın iptali davası olup, dava konusu olan ... İcra Müdürlüğünün 2017/... Esas sayılı dosyasında 450.000,00 USD asıl alacak, 86,30 USD işlemiş faizden oluşan toplam 450.086,30 USD'nin, asıl alacağa takip tarihinden itibaren faiz yürütülmek suretiyle tahsili talep edilmektedir. Davacılar vekili, müvekillerine ait ... isimli sigortalı teknenin davalı şirket tarafında tekne vip sigorta poliçesi ile sigortalandığını, teknenin 02.08.2017 tarihinde battığını, teknede bulunan on bir kişiden üç kişinin de boğularak vefat ettiğini, sigortanın takseli olarak düzenlendiğini, sigorta bedelinin davalıdan talep edilmesine rağmen ödeme yapılmaması sebebiyle icra takibi başatlatıldığını, davalının takibe itiraz ettiğini belirterek itirazın iptalini istemiş; davalı vekili ise 16.04.2017 tarihinde tekne sahiplerinin değiştiği, bu nedenle TTK'nın 1470. maddesi uyarınca sigorta ilişkisinin sona erdiğinden tazminat talebinin teminat kapsamı dışında kaldığını, tekne sahipleri ile tekneyi idare ve kontrol edenlerin ağır kusurlu olduklarını, talep edilen meblağın ve faizin fahiş olduğunu belirtilerek davanın reddi gerektiğini savunmuştur. Mahkememiz tarafından yapılan yargılama sonucunda 23/09/2020 tarih, 2017/... Esas 2020/ ... K.sayılı karar ile, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olup söz konusu karar İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi'nin 20/12/2023 tarih 2020/... Esas 2023/ ... Karar sayılı ilamı ile kaldırılmakla dava mahkememizin yukarıdaki esasına kaydı yapılmıştır. İstinaf Mahkemesi'nin söz konusu kararında; "Her ne kadar mahkemece, davalı vekilinin teknenin malikinin 16.06.2017 tarihinde değiştiği, bu nedenle TTK'nın 1470. maddesi uyarınca sigorta ilişkisinin son bulduğu yönündeki savunma ve itirazı; bağlama kütüğü ruhsatnamesinde teknede ... 'nun 334/1000, ... ... ...'in 333/1000 ve ... ...'un 333/1000 oranında pay sahibi oldukları, teknenin yurtdışında donatanı olarak gözüken ... isimli Amerikan şirketinin ortaklık yapısı ile ruhsatnamedeki pay oranlarının aynı olduğu, menfaat değişikliği olmadığı gerekçesiyle reddedilmiş ise de mahkemece bu konuda yeterli inceleme ve araştırma yapılmadığı, mahkeme tarafından öncelikle ... Liman Başkanlığına müzekkere yazılarak teknenin Türk bayrağına geçişine ve bağleme kütüğüne davacılar adına kaydedilmesine ilişkin dayanak tüm belgelerin istenmesi, ''...'' adlı şirketin hukuki statüsüne dair davacı taraftan izahat istenmesi, bu şekilde adı geçen şirketin tüzel kişiliğinin bulunup bulunmadığının, adi ortaklık veya başka bir statüsünün bulunup bulunmadığının, mülkiyetin davacı gerçek kişiler adına ne şekilde geçtiğinin belirlenmesi, Amerika'daki gemi sicilinde davacı gerçek kişilerin de gemi maliki olarak kayıtlı olup olmadıklarının araştırılması, bu araştırma sonucuna göre ve yukarıda bahsi geçen Tebliğ hükümleri de göz önünde bulundurularak TTK'nın 1470. maddesi ile sigorta poliçesindeki hüküm uyarınca sigorta menfaat sahibi değişikliği olup olmadığı hususunun değerlendirilmesi, bu tespit ve değerlendirme yapılırken poliçedeki menfaattar değişikliğine ilişkin hüküm de gözetilmek suretiyle davalı sigorta şirketinin sorumluluğunun devam edip etmediğinin belirlenerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile karar verildiği" belirtilmektedir. Dosya istinaftan döndükten sonra 24/04/2024 tarihli duruşma ara kararı ile; dava konusu teknenin Türk bayrağına geçişine ve bağlama kütüğünde davacılar adına kayıt edilmesine ilişkin belge ve bilgilerin dava dosyasına getirtilmesine, davacılar vekiline de teknenin "..." isimli şirketin hukuki statüsü konusunda açıklamada bulunup, söz konusu şirketin tüzel kişiliğinin bulunup bulunmadığı, adi ortaklık yada başka bir statüsünün olup olmadığı, mülkiyetinin davacı gerçek kişiler adına ne şekilde geçtiği konusunda beyanda bulunulup dayanak belgelerinin dosyaya sunulmasına karar verilmiştir. Davacı vekili 28/06/2024 tarihli dilekçesinde yaptığı açıklamalar ve davacı vekili tarafından sunulan nama yazılı hisse senetleri ve ... Liman Başkanlığından getirtilen gemiye ait belge ve bilgiler incelendiğinde, "..." nun "nama yazılı" hisse yapısında kurulan adi ortaklık statüsünde bir şirket olduğu, şirket ile ilgili düzenlenen hisse senetlerinde ... ...'nun ... paya, ... ... ... ve ...'un da 333 er paya sahip oldukları ve bu paylar üzerinden adlarına nama yazılı hisse senetlerinin düzenlendiği tespit edilmiştir. ... şirketi ile ilgili düzenlenen 05/01/2017 tarihli yönetim kurulu toplantı tutanağında da ... ..., ... ... ... ve ... ...'un "..." şirketindeki pay sahiplikleri ve pay oranları belirtilerek, ... ...'nun şirketi temsilen münferiden yetkili kılındığı görülmektedir. ABD'nin ... re Eyaleti gemi sicilinde "..." adına kayıtlı olan teknenin 20/06/2017 tarihi itibariyle sicilde kaydının silindiği ... Liman Başkanlığının cevabi yazısı ekinde gönderilen ... Eyaleti Teknik Kayıt Ofisi tarafından düzenlenen 20/06/2017 tarihli belge ile sabittir. ... Liman Başkanlığınca davacılara verilen ... seri numaralı bağlama kütüğü ruhsatnamesine göre teknenin Türk Bayrağına geçişinden sonra davacılar ... ... (333/100), ... ... (334/100) ve ... ... ... (333/100) adlarına bu paylarla kaydedildikten sonra 23/05/2018 tarihinde ... Ltd Şti adına ... nin ... sırasına ... ismiyle kaydedildiği dosyaya gelen gelen yazı cevaplarından anlaşılmıştır. Böylelikle ... isimli teknenin yabancı bayraklı teknelerin Türk bayrağına geçişine ilişkin 2017/3 nolu tebliğ'e uygun olarak davacılar ... ... (333/100), ... (334/100) ve ... ... ... (333/100) adlarına Türk Gemi Siciline kaydedildiği, Dalaware Eyaleti Tekne Sicilinde kayıtlı malik olarak gözüken "..." şirketinin adi ortaklık statüsünde bir şirket olduğu, ... ..., ... ... ... ve ...'un bu şirkettin nama yazılı pay sahibi ortakları oldukları, teknenin Türk bayrağına geçişinden sonra da bu kişiler adına gemi siciline kaydedildiği tespit edilmiştir. Söz konusu tekne ... Eyaleti gemi sicilinde "..." adına kayıtlı olup sigorta poliçesi de bu şirket lehine düzenlenmiş olsa da, malik ve sigortalı olarak gözüken "... "nun adi ortaklık yapısında bir şirket olması, davacıların da bu şirketin nama yazılı pay sahipleri olmaları nedeniyle teknenin sonradanTürk Gemi Siciline davacılar adına kaydedilmiş olmasının TTK'nın 1470. maddesi anlamında menfaat sahibi değişikliği yaratmayacağı sonucuna varılmıştır. Teknenin 13/06/2017 tarihinde Türk bayrağına geçiş başvurusunun yapılması ve “yurtdışında bulunan veya yabancı bayrak çeken teknelerin Türk bayrağına geçişine ilişkin 2017/3 nolu tebliğ”de bildirilen şartların yerine getirilmesi ile “özel tekne” statüsündeki tekneye 16/06/2017 tarihinde bağlama kütüğü ruhsatnamesinin düzenlendiği, denize elverişlilik belgesi anlamına gelen sözkonusu belgenin geçerliliğinin 16/06/2022 tarihine kadar devam ettiği, tebliğin 4/2.maddesine göre bağlama kütüğü ruhsatnamesi düzenlendikten sonra en geç bir yıl içinde ulusal mevzuata göre ölçüm işlemi yapılması gerektiğinden ... teknesine gemi ölçme raporunun düzenlendiği dosya kapsamından anlaşılmış olduğundan teknenin Türk bayrağı ile seyir yaptığı süre içerisinde dolayısıyla da batma olayının gerçekleştiği 02/08/2017 tarihinde ulusal mevzuata göre denize elverişlilik belgelerinin tam ve eksiksiz olduğu tespit edilmiştir. Diğer yandan tekne mürettebatının kaptan ve gemi adamı yeterliliklerine sahip oldukları dosyada mevcut kaptan ve gemici belgeleri ile sabit olup tekne kaptanının tekne inşasından itibaren 10 yıl boyunca teknede görev yaptığı olay sonrasında alınan tanık ifadelerinden anlaşılmaktadır. Böylece dava dosyasında sigortalı teknede denize elverişsizlik halini gösteren herhangi bir durum tespit edilememiş olup, davalı tarafın iddialarına konu olan ve denize elverişsizlik olarak gösterilen sebeplerin ise kaptan ve gemi adamının ihmal ve kusuruna dayanan kullanım hatasına işaret eden fiiller olduğu değerlendirilmiştir. Teknede inşa kusuru olarak ileri sürülen kıç ayna üzerindeki kaporta ağzının kıç platformunun hemen üzerinde olması ve su seviyesinden gerekli yükseklikte bulunmaması ileri sürülmüş ise de, teknenin yapım yılı itibariyle yürürlükte olan ve gezi teknelerinin yapım ve inşasında gerekli kuralları belirleyen 28/12/2006 tarihli gezi tekneleri yönetmeliğinin "şahsi kullanıma özel yat statüsünde" inşa edilen ... teknesi hakkında uygulanamayacağı, aksinin kabulü halinde yada mevzuat hükümleri emsal alındığında dahi durumun değişmeyeceği, zira teknenin gezi tekneleri yönetmeliğine uygun olarak inşa edildiği, bilirkişi raporundan anlaşıldığı üzere sigortalı teknenin 28/12/2006 tarihli gezi tekneleri yönetmeliği, teknenin inşasından sonra yürürlüğe giren 5/05/2017 tarihli gezi tekneleri ve kişisel deniz taşıtları yönetmeliği ile Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığına bağlı ulaşım emniyeti inceleme merkezi tarafından düzenlenen raporda belirtilen... nolu kurala uygun olarak inşa edildiği, dolayısıyla teknenin inşası yapısal gereklere ve yasal mevzuata uygun olduğundan bu kapsamda da denize elverişsizliğin sözkonusu olmadığı kanaatine varılmıştır. Tekne yat poliçesi özel şartlarından ziya veya hasarın sigortalı, gemi sahibi ve idarecilerinin gerekli özeni göstermemelerinden kaynaklanmaması koşulu getirilerek özen yükümlülüğü tekne sahipleri ve idarecilerine bırakılmıştır. Davalı sigorta şirketi özen yükümlülüğüne aykırılık gerekçesiyle hasarın teminat kapsamı dışında kaldığını ileri sürmüş ise de tekne kaptanının 10 yıl boyunca teknede görev yapması, kaptan ve gemi adamının kaptan ve gemici belgelerine sahip olmaları gözönüne alındığında tekne sahiplerinin tekneyi tecrübeli bir kaptanın yönetimine bıraktıkları, bu konuda gerekli özeni göstermiş oldukları kabul edilmiştir. Alınan bilirkişi raporları ile batma olayının meydana gelmesinde kaptan ve tekne mürettebatının teknenin sevk ve idaresinde kusur ve ihmallerinin bulunduğu, mürettebat ihmali ile kıç kaporta kapağının açık bırakılmasının (fotoğraf ve video kayıtlarından anlaşıldığı üzere) teknenin batmasına sebebiyet verdiği, teknenin boyut ve tonajı gözönüne alındığında dışarıdan su almadıkça sintine suyu ile batmasının mümkün olmadığı tespit edilmiştir. Sigorta poliçesinin ikinci sayfasından enstitü yat klozları cl 328'e atıf yapılmış olduğundan uyuşmazlığın çözümünde ve sigorta teminatı kapsamının belirlenmesinde enstitü yat klozunun dikkate alınması gerekmektedir. Kloz metninin 10.maddesinde istisnai haller sayılmış olup, davalı sigorta şirketinin savunmasını dayandırdığı tekne mürettebatının ihmal ve kusuru ise teminat dışı haller arasında yer almamıştır. TTK'nun 1429.maddesinde düzenlenen "sigortacı aksine düzenleme yoksa sigorta ettirenin, sigortalının, lehtarın ve bunların hukuken fiillerinden sorumlu bulundukları kişilerin ihmallerinden kaynaklanan zararları tazmin ile yükümlüdür. Sigorta ettiren sigortalı ve tazminat ödenmesini sağlamak amacıyla bunların hukuken fiillerinden sorumlu oldukları kişiler rizikonun gerçekleşmesine kasten sebep oldukları takdirde sigortacı tazminat borcundan kurtulur ve aldığı primleri geri vermez" hükmü ile kast dışındaki ihmal ve kusur ile meydana gelen hasarlar sigorta kapsamına dahil edilmiştir. Dolayısıyla sigorta poliçesi, enstitü yat klozu ve TTK'nun 1429.maddesine göre teknenin batması şeklinde gerçekleşen rizikonun sigorta teminatı kapsamında kaldığı değerlendirilmiştir. TTK'nun 1464.maddesinde sigorta bedelinin poliçede aynı zamanda sigorta değeri olarak kabul edileceği hükmü sevkedilmiş olup, taraflararasında tanzim edilen tekne poliçesinin üçüncü sayfasında yer alan özel şart düzenlemesinde agreed fixed value (tekne tam ziya olduğundan poliçede yazılı değerin ödenmesi) şeklindeki açıklamadan poliçede tekne bedeli olarak belirlenen 450.000,00 USD'nin aynı zamanda sigorta değeri olarak mutabakatlı kararlaştırıldığı şeklindeki bilirkişi görüşü mahkememizce de benimsenmiştir. Bu durumda, sigorta şirketi TTK'nun 1464.maddesi 2.fıkrasındaki düzenlemeye göre ancak fahiş farklılık halinde indirim isteyebilecektir. Bilirkişi heyetinde yer alan teknik bilirkişilerce tekne değerinin 450.000,00 USD olarak belirlenmesinde fahişlik bulunmadığı yönünde kanaat bildirilmiş olduğundan sigorta şirketinin sorumluluğunun poliçede kabul edilen tekne bedeli tutarınca yani 450.000,00 USD olduğu kabul edilmiştir. Sigorta mevzuatına göre sigortacı gerçek zararı gidermekle yükümlü olduğundan sovtaj bedelinin ödenecek sigorta tazminatından mahsup edilmesi gerekmektedir. Tarafların beyanlarından batık teknenin denizden çıkartıldıktan sonra davacı sigortalıların uhdesinde kaldığı, davacı vekili tarafından sunulan 23/05/2018 tarihli protokolden anlaşıldığı üzere tekne hurdasının 75.000,00 TL bedelle satıldığı, bilirkişi raporunda teknenin tonajına göre hurda değerinin 48.859,00 TL ile 53.503,00 TL aralığında olduğu belirtildiğinden sovtaj değerinin 75.000,00 TL olarak kabul edilmiştir. Öte yandan, hurda satışı nedeniyle davacıların ödediği 1.863,00 TL vergi tutarı ile 9.440,00 TL tekne çekek yeri kirasından da sigorta şirketi sorumludur. 75.000,00 TL sovtaj bedelinden sigortacının sorumlu olduğu 11.303,00 TL düşüldüğünde 450.000,00 USD sigorta tazminatından indirim yapılması gereken tutar 63.697,00 TL olarak tespit edilmiştir. Davacıların talebinin USD olması nedeniyle 63.697,00 TL mahsubu gereken 63.697,00 TL (poliçenin 8.sayfasında yer alan döviz klozu gereği) 13.119,61 USD'ye tekabül etmektedir. Sonuç olarak 450.000,00 USD sigorta değerinden 13.119,61 USD mahsup edildiğinde davalının sorumlu olduğu tazminat miktarının 436.880,39 USD olduğu ve bu tutara ilişkin takibe itirazının haksız olduğu kanaatine varılmıştır. Ekspertiz raporunda ihbar tarihi 21/09/2017 olarak belirtildiğinden TTK'nun 1427.maddesindeki düzenlemeye göre davalı sigorta şirketi bu tarihten 45 gün sonrası olan 06/11/2017 tarihinde temerrüte düşmüş olacaktır. 436.880,39 USD sigorta tazminatının temerrüt tarihinden takip tarihine kadar ki işleyen faizi 83,78 USD olarak tespit edildiğinden, tüm bu tespit ve değerlendirmelerin neticesinde davanın kısmen kabulü ile icra takibinde 436.880,39 USD asıl alacak ile 83,78 USD işlemiş faizine ilişkin davalının itirazının iptali ile asıl alacağa takip tarihinden itibaren 3095 sayılı yasanın 4/a maddesi gereğince yıllık dolar faizi uygulanmak suretiyle davalıdan tahsili için icra takibinin devamına, fazlaya ilişkin talep ile koşulları oluşmadığından davacının icra inkar tazminatı talebinin reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir. HÜKÜM/Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere, 1-Davanın KISMEN KABULÜ ile davalının ... İcra Müdürlüğünün 2017/... esas sayılı icra takibine itirazının kısmen iptaline, 436.880,39 USD asıl alacak ile 83,78 USD işlemiş faizden oluşan toplam 436.964,17 USD'nin, asıl alacağa takip tarihinden itibaren 3095 sayılı yasanın 4/a maddesi gereğince yıllık dolar faizi uygulanmak suretiyle davalıdan tahsili için icra takibinin devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine, 2-Koşulları oluşmadığından davacının icra inkar tazminatı talebinin reddine, 3-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harç Tarifesi gereğince tayin olunan 115.569,44 TL harçtan 20.802,36 TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 94.767,08 TL harcın davalıdan tahsili ile Hazineye irad kaydına, 4-20.802,36 TL peşin harcın davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, 5-Davacı taraf vekil ile temsil olunduğundan davanın kabul ve reddi oranına göre Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince tayin olunan 223.347,02 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 6-Davalı taraf vekil ile temsil olunduğundan davanın kabul ve reddi oranına göre Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince tayin olunan 17.900,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 7-Davacı tarafından yapılan yargılama gideri olan 31,40 TL başvurma harcı, 299,40 TL posta gideri ile 10.500,00 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 10.830,80 TL yargılama giderinin davanın kabul ve reddi oranına göre hesaplanan 10.515,03 TL'sinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, bakiye giderin davacı üzerinde bırakılmasına, 8-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri olan 200,00 TL posta giderinin davanın kabul ve reddi oranına göre hesaplanan 5,83 TL'sinin davacıdan alınarak davalıya ödenmesine, bakiye giderin davalı üzerinde bırakılmasına, 9-Davacı tarafından yatırılan gider avansı bakiyesinin karar kesinleştiğinde davacıya iadesine, 10-Taraflarca yatırılan gider avansı bakiyesinin karar kesinleştiğinde yatıran tarafa iadesine, Dair, taraf vekillerinin yüzlerine karşı, kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde istinaf yolu ( ... Mahkemesine başvuru yolu) açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 25/09/2024 Başkan ... ¸e-imzalıdır Üye ... ¸e-imzalıdır Üye ... ¸e-imzalıdır Katip ... ¸e-imzalıdır

Atıf: İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/20, K. 2024/351, T. 25.09.2024, www.arakarar.com/karar/istanbul-17-asliye-ticaret-mahkemesi-2024-20-e-2024-351-k-fe6bb235a648