İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesi
İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/41 E. 2024/422 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2023/41
- Karar No
- 2024/422
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 17. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ (DENİZCİLİK İHTİSAS MAHKEMESİ SIFATIYLA) ESAS NO :2023/41 Esas KARAR NO :2024/422 DAVA :İtirazın İptali (Gemi Ve Yük Alacaklılığından Kaynaklanan) DAVA TARİHİ :21/09/2022 KARAR TARİHİ :05/11/2024 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Gemi Ve Yük Alacaklılığından Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirket ile davalı borçlu taraf arasında ordino alımı hususunda anlaşılmış olup tarafların lokal masraf için 3.186,00 USD üzerinden mutabık kaldıklarını, ayrıca müvekkili firmanın 4 adet konteyner için de 22.000 USD ''depozito teminat bedeli ödemesi'' ve konteynerlarının iadesine müteakip bu depozito bedelinin kendisine teslim edileceği hususunda yine tarafların mutabık kaldıklarını, müvekkili firma tarafından toplam bedel olan 25.186,00 USD ... Bankası ... Şubesinden 23.06.2022 tarihinde ''... 22.000 USD DEPO 3186 USD LOKAL'' açıklaması ile davalı firmaya havale yoluyla ödendiğini, ordino alımından sonra konteynerların davalı firmanın müvekkili firmaya bildirdiği adrese teslim edildiğini, konteynerların teslim edildiğine dair bilgi davalı firmaya ulaştırıldığını,ancak depozito bedelinin iadesi hususunda gereğinin yapılmadığını, davalı tarafın müvekkilinin depozitosunu ödememek için ve tam olarak 22.000 USD'ye denk tutarda haksız ve karşılıksız fatura kestiğini, müvekkilin de bu faturaları iade kestiğini, müvekkilinin alacağı likit olmasına rağmen 22.000 USD davalı tarafça icra takibine haksız ve mesnetsiz olarak itiraz edildiğinden İcra ve İflas Kanunu'nun 67 ve 68. maddeleri gereğince davalı aleyhine % 20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu yüklemenin bütün kontrolünün davacının malları aldığı tedarikçiye ait olduğunu, yurt dışından organize edilen CIF çıkışlı gerçekleştirilen bir yükleme olduğunu, bütün CIF yüklemelerde navlun anlaşması alıcı/cnee ile satıcı/shipper arasında yürütüldüğünü, davacının CIF yüklemesinde davacı müvekkili davalı firmanın navlun anlaşmasında hiçbir kontrol, müdahale ve yasal sorumluluğunun bulunmadığını, müvekkili davalı firmanın davacı ile yükleme öncesi Türkiye'de herhangi bir yazılı navlun anlaşması bulunmadığını, davacıya fatura edilen masraf kalemleri incelendiğinde firmaya kesilmiş herhangi bir navlun faturasının olmadığının anlaşılacağını, navlun anlaşma sürecinin direkt davacı ve yurt dışı tedarikçisi arasında yürütüldüğü bir süreçte davacı ve vekilinin müvekkili davalı firmanın davacıdan mükerrer navlun talep ettiği iddiasının süreci manipüle etmek amaçlı olduğunu, CIF yüklerde malların Türkiye'den çekim ve gümrükleme işlemlerinin tamamı alıcı, yani davacı sorumluluğunda olduğunu, Forwarder olarak lokal hizmet veren müvekkil davalı firmanın, davacıya ordino teslimi yapıldıktan sonra mal üzerinde herhangi bir kontrol şansı olmadığını, müvekkil davalı firma, ordino teslimi yapıldıktan sonra ithalat konusu malların gümrüklerden ne zaman çekileceğine müdahale edemeyeceğini, CIF yüklerde, ordino teslim aşamasında kendisini finansal güvence altına almak adına, alıcı sorumluluğundaki lokal masrafları karşılayacak şekilde teminat adı altında firmanın ön ödeme aldığını, davacıdan da aynı prosedürler çerçevesinde ön ödeme alındığını, CIF yüklerde alıcı sorumluluğundaki masraflar firmaya fatura edilerek, 2 iş gününde ödeme yapması beklendiğini, kesilen faturaların ödemesi 2 iş gününde yapıldığı takdirde ordino teslim aşamasında teminat adı altında alınan tutar firmaya iade edileceğini, ancak 2 iş günü içerisinde ödenmediği takdirde, teminat tutarından kesilen fatura bedelleri mahsup edilerek dosya kapanışlarının gerçekleştirileceğini, dava konusu yükleme 2 konişimento altında 4 konteyner olarak yapıldığını 3.186 USD tutarlı masrafın konteynerlera ait tahliye masrafını içerir masraf olduğunu, davacı keyfi olarak yüklemeye ait sadece tahliye masrafını kabul ettiğini, kendi sorumluluğu dahilindeki Terminal, Isps, Ens Geçici Kabul, Dökümantasyon, İthalat Liman Hizmet, Customs Manifest, başlıklı lokal masrafları kabul etmemesinin söz konusu olamayacağını, müvekkil davalı firma tarafından davacıya kesinlen ve davacı tarafından kötü niyetli olarak itiraz edilen 08/07/2022 tarihli 197.455,29 TL bedelli, ... nolu ve 08/07/2022 tarihli, 197.455,29 TL bedelli ... nolu faturalar kesilmiş masraf faturalar olduğunu, davacıya 2 konişimento altında 4 konteyner için 4 adet temel fatura statüsünde lokal masraf faturası kesilmiş olduğunu masraflarda herhangi bir değişiklik indirim veya iade yapılmasının sözkonusu olmadığını,CIF yüklerde sadece lokal hizmet aldıkları taraf olan müvekkil davalı firmadan navlundan ettikleri zararı lokal masraflar aracılığıyla çıkartmaya çalışıldığını beyanla, usule ve yasaya aykırı haksız davanın reddini, takibinde kötü niyetli olan davacı hakkında takip tutarının %20'sinden az olmamak koşulu ile kötü niyet tazminatına hükmedilmesini, yargılama masrafları ve vekalet ücretinin davacı tarafa bırakılmasını talep etmiştir. 22.11.2023 tarihli bilirkişi raporunda; tarafların hesap bakiyeleri arasında 11.610 GBP fark bulunduğu, bu farkın; Davalı ... tarafından İlgili tutarların kime hangi fatura veya dekont karşılığında ödendiğinin ortaya konması gerektiği, ... tarafından dosya kapsamına bu hususta herhangi bir belge ve bilgi sunulmaması nedeniyle davalı ... tarafından tanzim edilen fatura bedellerinin karşılığının bulunmadığının kabul edilmesi gerektiği, Karşılığı bulunmayan fatura bedelinin davacıya TBK m. 77 sebepsiz zenginleşme hükümleri uyarınca iade edilmesi gerektiği belirtilmiştir. 11/09/2024 tarihli bilirkişi raporunda; İncelenen davalı şirkete ait 2022 ve 2023 yılı ticari defter ve belgelerinin Elektronik Defter Genel Tebliği usul ve esaslarına göre tutulduğu, Elektronik Defterler ile Envanter defterinin yasal süresinde onaylandığı ve davalı şirketin 2022 ve 2023 yılı ticari defterlerinin TTK. Hükümlerine göre usulüne uygun tutmuş olduğundan davalı şirketin 2022 ve 2023 yılına ait ticari defterlerinin sahibi lehine delil niteliği taşıdığı, Davalı şirketin 2022 ve 2023 yıllarına ait ticari defter kayıtlarının incelenmesi neticesinde: Davalı şirket tarafından düzenlenen toplamı 3.186 USD tutarlı iki adet lokal masrafi faturaları ile toplamı 22.354,02 USD tutarlı iki adet lokal masrafi faturalarının davacı tarafından kabul etmeyerek davalı yana iade faturası düzenlediği, davalı şirketin de yeniden aynı tutarlı lokal masraf faturalarını davacı yana düzenlediği, lokal masraf faturalarının taraflar arasında ihtilafa neden olduğu, Davacı şirket tarafından banka aracılığıyla 13/06/2022 tarihinde davalı şirkete 25.186,00 USD (22.000 USD DEPO -3.186 USD LOKAL) havale gönderildiği, * Dava dışı şirket tarafından 02.08.2022 tarihli ... numaralı 10.941,43 USD karşılığı 196.129,51 TL tutarlı “İstanbul Liman Masrafları” açıklamalı e- fatura ile 02.08.2022 tarihli ... numaralı 10.941,43 USD karşılığı 196.129,51 TL tutarlı “İstanbul Liman Masrafları” açıklamalı e- faturaların davalı şirket ünvanına düzenlendiği, davalı şirketin tarafına düzenlenen iki adet faturayı ticari defterlerinde kayıt altına aldığı, Davalı şirket ile dava dışı ... Tic. A.Ş. arasında 2022 ve 2023 yıllarında cari hesaba dayanan ticari ilişkinin mevcut olduğu, davalı şirketin de dava dışı şirkete hizmet faturaları düzenlediği ve düzenlediği faturaları ... cari hesap kodunda takip ettiği, davalı şirketin tarafına düzenlenen iki adet fatura bedelini 01.09.2023 tarihinde ... numaralı cari hesapta mahsuplaşma yoluyla ödediği, başka bir ifadeyle davalı yan yapmış olduğu mahsuplaşma kaydıyla fatura borcunu kapattığı, Davacı şirketin icra takibi öncesinde işlemiş faiz talebinde bulunmadığı, Tarafların icra inkar tazminatı ve diğer benzeri taleplerinin değerlendirilmesinin Sayın Mahkemenizin takdirinde olduğu, Gümrük mevzautınca yapılan incelemelerde, konu dava ile alakalı eşyanın teslim şeklinin ... İstanbul olarak geldiği eşyanın navlun ücretinin yurtdışı gönderici firma tarafından karşılandığı, dava konusu 2 adet fatura içeriği kalemlerin eşyanın liman sahasına geldikten sonraki yapılan işlemlere ait olduğu, Gümrük İdarelerinde iş ve işlemlerin bulunmadığı tespit edilmiştir. 5.6 Davacının dava konusu taşımada gönderilen sıfatına sahip olduğu, davalının ise varma yeri acentesi olarak hareket ettiği, davacının gönderilen sıfatıyla sorumlu tutulabileceği alacakların TTK m. 1203 hükmüne göre belirleneceği, hüküm uyarınca dava konusu alacakların davacı hesabına yapılmış olması veya davacının üstüne düşen borçlardan olması halinde talep edilebileceği, talep edilen alacaklar karşısında davalı tarafından ne gibi hizmetler verildiğinin ortaya konulmadığı, bazı alacak kalemlerinin fahiş olduğu, talep konusu alacakların dayanağı olarak gösterilen dava dışı iki ayrı şirketten birisine yapılan ödemelerin ortaya konulamadığı belirtilmiştir. Dava, taraflar arasındaki deniz taşıması ilişkisi nedeniyle davacı tarafından davalıya ödenen depozito bedelinin iadesi isteği ile başlatılan icra takibine itirazın iptali davasıdır. Davacının satın almış olduğu emtialar, ... ve ... sayılı konişmentolar tahtında ... Limanından İstanbul Limanına taşınmış olup, konişmentoya göre davalı varma limanı acentesi, davacı taraf gönderilen konumundadır. Davacı vekili davalı ile lokal masraf için 3.186,00 USD üzerinden mutabık kaldıklarını, ayrıca müvekkili firmanın 4 adet konteyner için de 22.000 USD ''depozito teminat bedeli ödemesi'' ve konteynerlarının iadesine müteakip bu depozito bedelinin kendisine teslim edileceği hususunda yine tarafların mutabık kaldıklarını, konteynerlar teslim edilmesine rağmen davalı tarafın depozito bedelini ödememek için fatura kestiğini, depozito bedelinin iadesini gerektiğini ileri sürmektedir. Davalı taraf ise CIF teslim şekline göre bu hizmetler nedeniyle ücret talep edilebileceğini, 3186 USD tutarlı faturanın sadece tahliye masraflarını içerdiğini, diğer lokal masrafları içermediğini, faturalarda belirtilen masraflardan davacının sorumlu olduğunu belirterek davanın reddini talep etmiştir. Taraflar arasındaki uyuşmazlık varma limanında terminal , ISPS, ENS , geçici kabul, dökümantasyon , ithalat liman hizmetleri, customs manifest açıklamalı fatura bedellerinden gönderilenin sorumlu olup olmadığı hususundadır. Taşımaya konu emtia satışının CIF teslim şekli ile yapıldığı anlaşılmaktadır. Buna göre varış yerindeki masraflardan alıcı sorumlu olacaktır. TTK 1203. maddesinde " Eşya, taşıtandan başka bir kişiye teslim edilecekse, bu kişi, navlun sözleşmesi veya konişmento ya da diğer bir denizde taşıma senedi uyarınca eşyanın teslimini istediğinde, bu istemin dayandığı sözleşmenin veya konişmentonun yahut diğer bir denizde taşıma senedinin hükümlerine göre ödemeye yetkili kılındığı bütün alacakları ödemekle, kendi hesabına gümrük resmi ödenmiş ve başka giderler yapılmış ise bunları da vermekle ve üstüne düşen diğer bütün borçları yerine getirmekle yükümlü olur." düzenlemesi bulunmaktadır. Anılan hükme göre gönderilenin sözleşme veya konişmentoya göre ödemesi gereken alacaklar ile kendisi adına yapılmış masrafları ödemesi gerekmektedir. Davacı ile satıcı arasında CIF teslim şeklinde yapılan sözleşme gereği varma limanı masrafları gönderilen üzerinde ise de TTK 1203. Maddesi hükmüne göre gönderilenin sorumlu olduğu bu bedellerin her bir taşıma için navlun sözleşmesi ve konişmento kayıtları doğrultusunda tespit edilmesi, navlun kapsamında kalıp kalmadığının değerlendirilmesi gerekmektedir. Davacı taraf yükü teslim aldığından konişmento kayıtları ile bağlıdır. Dava konusu konişmentoda CY-CY kaydı bulunmaktadır. Bu kayıt konteynerın, konteyner yük istasyonunda teslim edileceği anlamına gelmektedir. Buna göre yük varma limanında konteyner sahasına kadar taşıyanın hakimiyetinde ve navlun kapsamında olup konteyner terminal alanından itibaren ortaya çıkacak masraflardan gönderilenin sorumlu olduğunun kabulü gerekmektedir. Davalı tarafın gönderilen konumundaki davacıdan talep ettiği masraf kalemlerinden terminal, ISPS, ENS , geçici kabul, ithalat liman hizmetleri liman sahası içerisinde konteyner sahasına kadar yapılan işlemlere ilişkin olup konişmentodaki kayıt gereğince bu masraflardan davacının sorumluluğu bulunmamaktadır. Fatura konusu masraf kalemlerinden dökümantasyon konişmentoya bağlı talimat niteliğinde belge olup konişmentoyu ibraz edenin haklı hamil olup olmadığının kontrol edilmesi ve yükün tesliminin sağlanması için yük teslim belgesi düzenlenmesi, taşıyan veya onu temsilen yetkili acentenin yükü teslim borcuna ilişkin olup buna ilişkin masrafın taşıyan ile acentesi arasındaki iç ilişkide değerlendirileceği anlaşıldığından taşıyanın ve onu temsilen teslim acentesinin bu masrafları talep edemeyeceği kabul edilmiştir. Customs manifest ise gümrük ile ilgili olarak düzenlenen belgeler olup Gümrük Müdürlüğünden gelen yazı cevabında bu masraflara ilişkin belge bulunmadığından belirtilmiş olup davalı tarafından da konteyner sahasından sonra gümrük ile ilgili olarak ne gibi masraflar yapıldığı ortaya konulamamıştır. Davalı vekili tarafından dava konusu masraflara ilişkin olarak dava dışı ... tarafından davalı adına fatura düzenlendiği belirtilmiş ise de dava dışı şirketin taşımadaki konumu ispatlanamadığı gibi söz konusu faturalar da “İstanbul Liman Masrafları” açıklamasını içermektedir. Davalının davacı adına düzenlediği faturalarda terminal , ISPS, ENS , geçici kabul, dökümantasyon , ithalat liman hizmetleri, customs manifest olarak belirtilen bu masraflar yukarıda açıklanan nedenlerle davacıdan talep edilemeyeceğinden davalının dava dışı bir şirkete bu masraflar için ödeme yapması sonucu değiştirmeyecektir. Açıklanan nedenlerle davalının fatura açıklamasında belirtilen terminal , ISPS, ENS , geçici kabul, dökümantasyon , ithalat liman hizmetleri, customs manifest bedellerini davacıdan talep edemeyeceği, buna göre alınan depozito bedelinin iadesinin kanaatine varılarak davanın kabulüne dair aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM: 1-Davanın KABULÜ ile; ... İcra Müdürlüğü'nün 2022/... esas sayılı dosyasına yapılan itirazın iptali ile takibin 22.000,00 USD asıl alacak üzerinden devamına, kabulüne karar verilen asıl alacağa takip tarihinden itibaren kamu bankalarının aynı yabancı para türünden 1 yıl süreli mevduatına uyguladıkları en yüksek faiz oranı üzerinden faiz uygulanmasına, 2-22.000,00 USD asıl alacağın takip tarihindeki TL karşılığı üzerinden %20 oranında hesaplanacak icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 3-Karar harcı olan 27.561,715 TL'den peşin alınan 4.911,11 TL'nin mahsubu ile bakiye 22.650,60 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye İRAD KAYDINA, 4-Davacı tarafından yapılan yargılama gideri olan (5.003,31 TL ilk harç, 198,25 TL posta ücreti ve 16.500,00 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam) 21.701,56 TL'nin davalıdan alınıp davacıya VERİLMESİNE, 5-Davacı vekili için takdir edilen 64.522,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınıp davacıya VERİLMESİNE, 6-Tarafların dava şartı olan Arabuluculuk toplantısına katıldıkları halde anlaşamadıkları, Arabuluculuk son tutanağından anlaşıldığından 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A-14 bendi uyarınca ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği tarife hükümleri uyarınca Suçüstü Ödeneğinden ödenen 1.560,00.-TL Arabuluculuk ücretinin davanın kabulüne karar verildiğinden davalıdan alınarak hazineye gelir KAYDINA, 7-Bakiye gider avansının kesinleşmeye müteakip talep halinde taraflara İADESİNE, Dair, taraf vekillerinin yüzlerine karşı, kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde ... Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.05/11/2024 Katip ... ¸e-imzalıdır Hakim ... ¸e-imzalıdır