İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesi
İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesi 2021/268 E. 2023/111 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2021/268
- Karar No
- 2023/111
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 17. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ (DENİZCİLİK İHTİSAS MAHKEMESİ SIFATIYLA) ESAS NO :2021/268 Esas KARAR NO :2023/111 DAVA :İtirazın İptali (Gemi Ve Yük Alacaklılığından Kaynaklanan) DAVA TARİHİ :21/06/2021 KARAR TARİHİ :14/03/2023 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Gemi Ve Yük Alacaklılığından Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin sigortacılık işi ile iştigal eden ...'nin önde gelen sigorta şirketlerinden biri olduğunu, dava dışı müvekkil sigortalısı ...A.Ş. 'ye ait emtia, taşıma sırasında oluşabilecek rizikolara karşı Nakliyat Emtia Sigorta Poliçesi ve Abonman Sözleşmesi ile müvekkili tarafından teminat altına alındığını, müvekkil şirket sigortalısına ait örme battaniye emtiası, ... tarihli ve ... numaralı konşimento tahtında ...'den ...'a taşınmak üzere "..." gemisine hasarsız bir şekilde yüklendiğini, varma limanında, emtiaların bulunduğu ... numaralı konteynerin kapakları açıldığında emtianın ıslanarak hasar gördüğünün fark edildiğini ve karakola gidilerek hasar tutanak altına alındığını, söz konusu emtiaların ıslanarak hasarlandığı ekspertiz raporu ile de tespit edildiğini, meydana gelen hasarın fark edilmesi akabinde, sigortalı şirket tarafından davalıya dava konusu hasara ilişkin olarak hasar ihbarı yapıldığını ve tutanak tutulduğunu, davalı konşimentoyu ve navlun faturasını düzenlemek ve taşıma işlemini fiilen gerçekleştirmek suretiyle somut olaya konu taşımada TTK m.1191 gereğince "fiili taşıyan" ve navlun faturası düzenlemesi sebebiyle TTK md. 1138 ve Yargıtay içtihatları gereğince somut olaya konu taşımada "akdi taşıyan" olarak hareket etmiş olduğundan sorumluluğunun söz konusu olduğunu, hasarsız bir şekilde gemiye yüklenen emtianın taşıma sırasında hasar görmesi sebebiyle davalı, taşıyan sıfatıyla oluşan zarardan sorumlu olduğunu, müvekkilinin hasar nedeniyle sigortalısının uğradığı zarar ve ziyanı tazmin etmiş olup, 6102 Sayılı TTK 1472. Maddesine göre hukuken sigortalının haklarına halef olduğunu ve "kanuni halef" sıfatını kazandığını, taşıyan, hem kendisinden beklenen dikkat ve özeni göstermediğini hem de hasar, eşyanın kendi hakimiyetinde bulunduğu sırada meydana geldiğini belirterek tüm bu nedenlerle borçlu aleyhine ... 10. İcra Müdürlüğü ... E. sayılı dosyası ile başlatılan takibe Davalı/Borçlu tarafından yapılmış olan itiraz haksız olup, tamamen kötü niyetli olarak alacağın sürüncemede bırakmak amacıyla yapıldığını belirtmiş olmakla itirazın iptali ile takibin devamına karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; yükün 19.12.2019 tarihinde boşaltma limanına ulaştığını ve teslim edildiğini, bu suretle de müvekkilinin taşıyan olarak görevini tamamladığını, davanın ise 21.06.2021 tarihinde ikame edilmiş olup, davacının bir an için talep hakkı olduğu varsayımında dahi işbu hakkı, TTK gereğince hak düşümüne uğramış olduğunu, aynı şekilde taşımaya müteallik konşimentonun 17/d maddesinde de taşıyana karşı her türlü talep ve dava hakkının 1 yıl geçmekle düşeceği belirtildiğini, yine TTK 1188/3 maddesinde, rücu davasının ödeme yapıldıktan 90 gün içerisinde açılması gerektiğinin hüküm altına alındığını, davacı taraf her ne kadar ödeme dekontunun sunulduğunu belirtse dosyada mevcut ödeme dekontunda alıcı olarak ... A.Ş unvanlı bir firma göründüğünü, oysa ki huzurdaki davaya konu taşıma işinin taşıtanı, konşimentoda unvanı bulunan ve davacı tarafından dava dilekçesinde sigorta poliçesinin lehdarı olarak belirtilen firma ...A.Ş. Olduğunu, bu durumda mevzuata ve usulüne uygun bir ödeme ve rücu hakkından bahsedilemeyeceğinin açık olduğunu, olayda usulüne uygun bir tespit ve ihbar da olmadığını, iddia edilen hasarın deniz taşıması esnasında meydana geldiğinin somut olarak tespit edilmesi gerektiğini, taşımaya müteallik konşimento uyarınca, yükleme & istif ve sayma, satıcı tarafın sorumluluğunda olduğunu, yükleme - istif ve sayma, konşimentoya göre satıcı tarafın sorumluluğunda olduğunu, olayda hatır / lütuf ödemesi mevcut olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Mahkememizce mali müşavir bilirkişiden aldırılan raporda özetle; Dava dışı ... A.Ş. nin 2019 ve 2020 Yılı Yasal E-Defter kayıtlarında, ... firmasına ait hesap ve işlemlerin ... hesap kod' lu - yurtdışı satışlar hesabı - ... firması, 120.00-01- 132 hesap kod'lu alıcılar hesabı - ... şeklinde takip edildiği, ... firması adına düzenlenen ... İrsaliye Tarihli, ... İrsaliye No lu, 13.12.2019 Tarihli ... Fatura No lu 484.927.04 TL Tutarlı faturanın yasal defter kayıtlarında mevcut olduğu, kayıtların usulüne uygun olarak tutulduğu, ... firması adına Yurtdışı Satışı yapılan (ihracat) Vizon Örme Polyester Battaniye Satışları için düzenlenen Fatura Bedelleri, Banka masrafları ve Kur Farkı bedellerinin ... Bankası A.Ş. ... Şubesinin 02/01/2020 işlem tarihli ... Referans No lu 83.718.69 USD tutarlı Banka Dekontu ile gönderen ... tarafından Alıcı Dava dışı ... A.Ş adına ve hesabına havale edilmesi sebebiyle 03.01.2020 tarihi itibariyle Hesapların kapatıldığı ve Bakiyenin sıfır olduğu, taraflar arasında Borç/Alacak ilişkisi kalmadığı, diğer yandan, dava konusu olayda bahsi geçen Battaniyelerin Dava dışı ... A.Ş. adına Taşımacılığını yapan ve Davalı ... A.Ş. tarafından düzenlenen Nakliye Faturalarının da Dava dışı ... A.Ş, ye ait e-defter kayıtlarında mevcut olduğu sonucuna varılmıştır. Taraf vekillerinin rapora beyan ve itirazları doğrultusunda bilirkişiden ek rapor aldırılmasına karar verilmiş mali müşavir bilirkişiden aldırılan ek raporda özetle; ... firması adına Yurtdışı Satışı yapılan (ihracat) Vizon Örme Polyester Battaniye Satışları için düzenlenen Fatura Bedelleri, Banka masrafları ve Kur Farkı bedellerinin ... Bankası A.Ş. ... Şubesinin 02/01/2020 işlem tarihli ... Referans No lu 83.718.69 USD tutarlı Banka Dekontu ile gönderen ...tarafından alıcı dava dışı ... A.Ş adına ve hesabına havale edilmesi sebebiyle 03.01.2020 tarihi itibariyle Hesapların kapatıldığı ve Bakiyenin sıfır olduğu belirlenmiştir denildiği, dava dışı ... A.Ş. 2021-2022 Yılları e- defter muavin kayıtlarında dava dışı ... A.Ş. ile Alıcı ...firması arasında Yurtdışı Satışı yapılan (ihracat) mallarla ilgili bir hareket (işlem) olmadığı, şirketler arasında mahsuplaşma yapılmadığı ve bedelsiz mal ikamesi olmadığı belirlendiği, dava dışı ... A.Ş. yetkilieri tarafından yapılan açıklamada Alıcı ... firması ile görüşmelerin devam ettiği ayrıca hasarlı malların navlun ücretlerinin yüksek maliyetli olması sebebiyle alıcı firma tarafından iade edilmediği şirketler arasında mahsuplaşma yapılmadığı ve bedelsiz mal ikamesi olmadığı belirtilerek aşağıdaki belge ile... Ticaret A.Ş. adına düzenlenmiş ... Sigorta poliçesi tarafıma ibraz edildiği, firmamızdan talep edilen ... no lu poliçe kapsamındaki hasarımıza ilişkin bedel 10.04.2020 tarihinde imalatçı firma hesabına 77.582,70 TL olarak geldiğini, ilgili hasar dosyası kapsamında ürünlerin imalatçısı gümrük beyannamesinden' de anlaşılacağı üzere : ...A.Ş. olup ürünlerin yurtdışına çıkışına grup ihracat firmamız ... A.Ş. den yapıldığı, söz konusu hasara ilişkin sigorta poliçesi ...A.Ş. üzerinden tanzim edildiği, hasar bedeli de buna istinaden ... A.Ş. hesaplarına yattığı, gelen hasar bedeline karşı müşteriye herhangi bir ödeme yapılmamış olup, hasarlı ürünler .... da müşteride kalmış olup, iadesi için yapılacak navlun ve gümrük masrafları daha yüksek maliyetli geleceğinden dolayı müşteri stoklarında kaldığı, bununla ilgili hasar döneminden bu tarafa yeni ürün alımı olmadığından dolayı hesaplaşma olmadığı belirtilmiştir. Mahkememizce aldırılan 31/10/2022 tarihli bilirkişi heyet raporunda özetle; davacı sigortacı ...'ın aktif husumet ehliyetine sahip olduğu, davalı ...'un dava konusu taşıma bakımından taşıyan sıfatını ve bu sıfatla pasif husumet ehliyetini haiz bulunduğu, dosya içeriğinde zararın TTK m. 1185'e uygun şekilde taşıyana ihbar edildiğine yahut tarafların katılımıyla incelendiğine ilişikin bir belge bulunmadığından, ispat yükünün TTK m. 1185/4 uyarınca taşıyan lehine yer değiştirdiği, kurulda bulunan uzman bilirkişinin hasarın deniz taşıması sırasında meydana geldiği hususunun ispata muhtaç olduğuna yönelik tespiti karşısında zarar sebebinin dosya içeriğinden belirlenemediği, TTK m. 1185/4 uyarınca davacıya düşen ispat yükünün yerine getirilememesi nedeniyle davalı taşıyanın dava konusu yük hasarından sorumlu tutulmasının mümkün bulunmadığı; hasar miktarının 13.000,00 USD olduğu belirtilmiştir. Dava; nakliyat sigorta poliçesi kapsamında sigortalıya ödenen hasar bedelinin rücu edilmesi için başlatılan icra takibine itirazın iptali davasıdır. Dava dışı ... A.Ş tarafından satışı yapılan battaniye emtiasının ... sayılı konşimento tahtında ... Limanından ... sevkedildiği, emtianın nakliyat rizikolarına karşı nakliyat emtia sigorta poliçesi ile sigortalandığı, varma yerinde emtianın ıslanmış olduğunun tespit edildiği, ekspertiz incelemesi sonucunda tespit edilen hasar bedelinin davacı tarafça dava dışı ... A.Ş.'- ye ödendiği, davacının bu bedelin rücuan tahsilini talep ettiği görülmüştür. Dava konusu emtianın dava dışı satıcı ...tarafından dava dışı alıcı ...'ye CIF tipi teslim şekli ve 83.788,69 USD bedelle satılıp gönderildiği anlaşılmaktadır. Faturada "mal mukabili" ve "1. kalem ürünün imalatçısı, 2. kalem ürünün tedarikçisi ..." kayıtları yer almaktadır. CIF satım, taşıma sözleşmesinin satıcı-gönderici tarafından yapılıp, mallar gemi küpeştesini geçtikten sonra masraf ve riskin alıcıya geçtiği , taşıma ve sigorta bedeli ödenmiş olarak yapılan satış ve teslim şeklini ifade etmektedir. Buna göre taşıma sözleşmesi satıcı- göndericisi tarafından yapılıp alıcının taşıma sırasındaki hasar riskini karşılayacak sigorta poliçesinin de alıcı namlı hesabına satıcı tarafından yaptırılması gerekir. CIF satışta hasarın alıcıya geçmesi nedeniyle rizikodan sonra sigortacının sigortalı konumundaki alıcıya ödemede bulunması gerekmekte olup bu koşullar altında sigortacının halefiyet hakkı doğacaktır. CIF satışa konu poliçede sigortalı, satıcı-gönderici olması durumunda satış yapan sigortalıya sigorta bedelinin ödenmesi, sigortalının mal bedelini tahsil edememiş olmasına bağlıdır. Dava konusu taşımaya ilişkin ... numaralı Nakliyat Emtia Sigortası Abonman Sözleşmesi poliçesinde sigortalı ... olarak gösterilmiştir. Dosyaya sunulan ... numaralı poliçeye ilişkin zeyilnameden, ...'nın sigortalı olarak poliçeye ilave edildiği, davacı sigortacının 77.582,70 TL ödemeyi dava dışı ...'e yaptığı anlaşılmaktadır. ... tarafından davacıya hitaben düzenlenmiş olan 26.03.2020 tarihli belgeden, ...'nın sigorta sözleşmesinden doğan tazminat ödemesinin ...'e yapılması talimatını verdiği anlaşılmaktadır. Belgede ayrıca bu ödemeyle birlikte zarar gören emtia ile ilgili tüm alacak ve haklarını sigortacıya devir ve temlik ettikleri beyanı da yer almaktadır. Dosyaya sunulan dava dışı alıcı ... tarafından davacıya hitaben yazılan 26.03.2020 tarihli belgede ise dava dışı alıcının ödemenin ....'ya yapılması halinde hak ve alacaklarını davacıya devir ve temlik ettiği beyanı yer almaktadır. Dava dışı ...' nın ticari defterlerinin incelenmesi sonucu aldırılan bilirkişi raporunda mal bedelinin tahsil edildiği tespit edilmiş ise de ; sigortalının bir kısım emtia bakımından imalatçı, diğer kısım emtia bakımından tedarikçi olan dava dışı ... olarak gösterildiği; zeyilname ile dava dışı satıcı ...'nın da sigortalı olarak ilave edildiği; ödemenin mal mukabili yapılmasının kararlaştırılmış olduğu; iki sigortalıdan ...'nın diğer sigortalı ...'e ödeme yapılması yönünde sigortacıya talimat verdiği ve bu ödeme ile dava konusu emtia hasarından doğan alacak haklarını sigortacıya temlik ettiği; satışın CIF esaslı olması nedeniyle hasarın alıcıya geçmiş olması dolayısıyla dava dışı alıcıdan da temlikname alındığı anlaşıldığından davacının aktif husumet ehliyetine sahip olduğu değerlendirilmiştir. TTK 1188. maddesinde göre kısmi hasar ve geç teslim halinde taşıyana karşı açılacak davanın eşyanın teslim edildiği tarihten itibaren 1 yıl içinde açılmaması halinde hakkın düşeceği belirtilmiştir. Rücu hakkının ise teslim tarihinden itibaren 1 yıllık süreye malın teslim tarihinden itibaren işlemeye başlamakla birlikte hak sahibine ödeme yaptıktan sonra 90 günlük ek sürede kullanılması gerekmektedir. Somut olayda hasarın 08/01/2020 tarihinde farkedildiği, hasar bedeline ilişkin ödemenin 10/04/2020 tarihinde yapıldığı, icra takibinin ise 16/06/2020 tarihinde başlatıldığı, bu durumda davanın hak düşürücü süre içerisinde açıldığı görülmüştür. Davacı taraf yük hasarının deniz taşıması sırasında davalı tarafın sorumluluğunda meydana geldiği iddiasında olup, TTK 1185. Maddesinde "Zıya veya hasarın en geç eşyanın gönderilene teslimi sırasında taşıyana yazılı olarak bildirilmesi şarttır. Zıya veya hasar haricen belli değilse, bildirimin eşyanın gönderilene teslimi tarihinden itibaren aralıksız olarak hesaplanacak üç gün içinde gönderilmesi yeterlidir, Eşyanın zıya veya hasarı ne bildirilmiş ne de tespit ettirilmiş olursa, taşıyanın eşyayı denizde taşıma senedinde yazılı olduğu gibi teslim ettiği ve eğer eşyada bir zıya veya hasarın meydana geldiği belirlenirse, bu zararın taşıyanın sorumlu olmadığı bir sebepten ileri geldiği kabul olunur. Şu kadar ki, bu karinelerin aksi ispat olunabilir." düzenlemesi bulunmaktadır. Dosyaya sunulan ihtarnamenin tarihi belirsiz olup süresi içinde hasar ihbarı yapıldığına ilişkin başkaca bir delil de sunulmamıştır. Buna göre hasarın taşıyanın sorumluluğunda meydana geldiğinin davacı tarafça ispatlanması gerekmektedir. Ekspertiz raporunda; “Teslimat sonrası alıcının deposunda çekilen fotoğraflar, malın aşırı şekilde ıslanmış olduğunu göstermektedir. Böyle bir ıslaklığın atmosferik nem ya da terleme sonucu oluşmuş olabilmesi ihtimali yoktur. Bu durumda koliler teslimat öncesi nakliye sürecinde mi ıslandı yoksa teslimattan sonra alıcının deposunda dururlarken mi ıslandı sorusu önem kazanmaktadır? Alıcı yetkilisi ne yazık ki teslimat anında nakliyecinin de imzasını taşıyan bir tutanak tanzim etmediğinden veya teslim evrağının altına bu ıslaklığı not olarak yazmamıştır. Sigortalı tarafından nakliyeci firmaya ekli rücu ihtarnamesi yazısı iletilmiş olup (Ek:ll) nakliyeci firma bu ihtarnamede belirtilen hasar bedeline ekli e-mail yazısı ile itiraz etmiştir. (Ek:12) Ayrıca Tur-Kon isimli nakliyeci firma kendi sigorta şirketine başvuru yaparak hasar dosyası da açtırmıştır. Açılan bu dosyanın bilgileri talep edilmiş ancak temin edilememiştir. Nakliyecinin ihtarnameye verdiği cevabın içeriği, uslubu ve kendi sigorta şirketine başvuru yapmış olması gibi hususlar, hasarda kusurunun olabileceğine dair bir kanaat oluşturmaktadır.." ifadesi yer almakta olup hasarın nedenine ilişkin bir tespitte bulunulmamıştır. Ekspertiz raporunun yerinde inceleme ile yapılmadığı dosya kapsamı ile belirli olup yerinde survey incelemesi yapıldığına dair bir iddia da bulunmamaktadır. Yine konteynerın gemiden tahliyesi sırasında hasarlı olduğuna ilişkin bir hasar tutanağı bulunmamaktadır. Dosyaya sunulan gümrük beyannamesinden yükün 19/01/2019 da tahliye limanına vardığı, 08/01/2020 tarihinde teslim edildiği, gümrük denetmeni tarafından konteyner içeriğinin kontrol edildiği, teslim edilmesinde sakınca bulunmadığının belirtildiği, "işlem bakımından kabul edilebilir" kaydının bulunduğu, hasara ilişkin herhangi bir tespit yapılmadığı anlaşılmaktadır. Gümrük beyannamesinde belirtilen tarihlerde konteynerların nerede ve hangi koşullarda beklediği de dosya kapsamı ile tespit edilememektir. Dosyaya sunulan bilirkişi raporunda ise alıcı deposunda çekilen renkli fotoğraflara dikkatle bakıldığında eşyanın karton kutular ile yaslandığı duvarlarda da boyalarda dökülmeler olduğu duvarlarda rutubete benzer lekeler bulunduğu , fotoğraflarda kova ve sil-çek sopası olduğu düşünülen eşyalar bulunduğu, bu halde eşyanın alıcının deposuna boşaltıldıktan sonra eşyaların deponun su basması sonucu ıslanmış olma ihtimalinin mevcut olduğu belirtilmiştir. Bu açıklamalara göre; davalının sadece deniz taşımasını üstlendiği, süresinde hasar ihbarının bulunmadığı, hasarın deniz suyundan meydana geldiğini ispata yarar gümüş nitrat testinin yapılmadığı, hasarının deniz taşıması sırasında meydana geldiğine dair başkaca delil bulunmadığı anlaşılmakla dava konusu hasarın davalının sorumluluğunda meydana geldiği uygun delilerle ispatlanamadığından davanın reddine dair aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM: 1-Davanın REDDİNE, 2-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harç Tarifesi gereğince peşin alınan 937,01 TL den karar harcı olan 179,90 TL nin mahsubu ile fazla alınan 757,11 TL'nin kesinleşmeye müteakip talep halinde davacıya iadesine, 3-Davalı yargı gider toplamı olan 101,00 TL posta giderinin davacıdan alınıp davalıya ödenmesine, bakiye giderin davalı üzerinde bırakılmasına, 4-Davalı vekili için takdir edilen 12.413,23 TL red vekalet ücretinin davacıdan alınıp davalıya verilmesine, 5-Tarafların dava şartı olan Arabuluculuk toplantısına katıldıkları halde anlaşamadıkları, Arabuluculuk son tutanağından anlaşıldığından 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A-14 bendi uyarınca ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği tarife hükümleri uyarınca Suçüstü Ödeneğinden ödenen 1.320,00.-TL Arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 6-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 7-Bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde taraflara iadesine, Dair, taraf vekillerinin yüzlerine karşı, kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.14/03/2023 Katip ¸e-imzalıdır Hakim ¸e-imzalıdır