İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesi

İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesi 2014/700 E. 2025/219 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2014/700
Karar No
2025/219
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 17. ASLİYE TİCARETMAHKEMESİ (DENİZCİLİK İHTİSAS MAHKEMESİ SIFATIYLA) ESAS NO:2014/700 Esas KARAR NO : 2025/219 DAVA:Tazminat DAVA TARİHİ:04/02/2009 KARAR TARİHİ:11/04/2025 Mahkememizde görülmekte olan Tazminat davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 06/02/2008 tarihinde Pendik/İstanbul limanından Trieste/İtalya'ya hareket eden ... İşletmelerine ait ... isimli gemide Hırvatistan açıklarında yangın çıktığını ve gemi ile birlikte yüklü vaziyette olan dorse ve çekicilerin tamamı da yanarak zayii olduğunu, ... İşletmelerine ait ... isimli gemide davacı müvekkiline ait İran plakalı tır ve dorsede ( ...) tamamen yandığını, olaydan sonra Venedik Liman Müdürlüğü'ne bağlı Sahil Güvenlik Birimi tarafından tanzim olunan raporda; gemi personeli ne gemideki yangın söndürme sistemini ne yangın durumunda kurtarılması gereken su pompasını ne de geminin garaj ambarında bulunan yağdırma düzenini çalıştırabildiği, güverte subayının beyanlarına göre yangınla mücadele etmek için yangının başladığı garaj ambarında kurulu olan yağmur şeklindeki sabit sistem her ne kadar tüm vanalar açılmış olsa dahi tesisin yangın bombası çalışmadığından yağmurlama sistemi de çalışmadığının, güverte subayı ve 2. ve 3. Makine subayının beyanlarına göre; yangın söndürme Tesisatı denizden su çekmesi gereken ana ve yardımcı yangın pompalarının çalışmaması yüzünden devreye girmediği şeklinde tespitlere dikkat olunur ise gemideki tüm malların zayii olmasında davalının tereddütsüz kusurlu olduğunu, davalıya ait geminin yola-yüke-denize elverişsiz, olası risklere karşı teknik donanım yetersiz arızalı olup bu sebepten doğan zararlardan davalı donatanın sorumlu olduğunu, davalıya ait gemide çıkan yangın neticesinde müvekkilinin zayii dolayısıyla olayın vukuu tarihinden iş bu talepte bulunulan tarihe kadar geçen süre için geçerli olmak ve fazlaya dair haklar saklı olmak kaydıyla; şimdilik kar kaybı karşılığı 48,000 Euro zararı olduğunu beyanla başkaca ve fazlaya ilişkin hakları saklı olmak kaydıyla davanın kabulüne, 48.000 Euro karşılığı 101.414,00 TL’nin kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile tahsiline, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı yan üzerinden bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkili ... ... İşletmeleri A. Ş.'ne ait “...” isimli ... gemisi, Pendik (İstanbul-Türkiye) / Trieste (İtalya) seferini gerçekleştirmek üzere 03.02.2008 tarihinde Pendik Limanı'ndan hareket ettiğini, 06.02.2008 tarihinde saat 05.30 civarında geminin varma limanına ulaşmasına üç saat kala ana güvertede başlayan yangın 10-15 dakikalık bir süre içinde tüm gemiyi sardığını ve geminin içindeki yüklerle birlikte yanarak tamamen zayi olmasına neden olduğunu, dava konusu zarara sebebiyet veren olayın gemide çıkan yangın olduğu ve bu yangının da ... gemisinin başlangıçtaki bir elverişsizliği sonucu çıkmadığının açık olduğunu, davacı vekili de yangının başlangıçtaki bir elverişsizlikten kaynaklandığını iddia edemediklerini, müvekkiline ait gemi sefer başlangıcında denize, yola ve yüke elverişli olduğunu, müvekkili gemide 20 Mayıs 2004, 29 Haziran 2006 ve 24 Aralık 2007 tarihlerinde Liman Devleti Kontrolü ( Port State Control) yapılan incelemelerde geminin denize ve sefere elverişli olduğu, yangın söndürme donanımı ile ilgili herhangi bir probleminin de olmadığının tespit edildiğini, ... gemisindeki yangın, 60 adet TIR ve kamyonun bulunduğu ana güvertesinde başladığını ve ana güvertede TIR ve kamyonlardan başka yangına sebebiyet verecek bir kaynak bulunmadığını, TIR ve kamyonlarda ise dizel yakıtı gibi yanıcı maddeler bulunduğunu, yangının başlangıç yeri olan ana güverte 35.400 metreküplük bir alana sahip olduğunu, ana güvertenin çok geniş bir alana sahip olması ve yanıcı maddeler içeren TIR ve kamyonların bulunması sebebiyle, ana güvertede çıkan bir yangının söndürülmesi ya da kontrol altına alınabilmesi çok zor, hatta imkansız olduğunu, müvekkili şirketin başlangıçtaki elverişsizlikten kaynaklanmayan yangından ileri gelen dava konusu zarardan TTK m. 1082 / ll hükmü uyarınca mutlak şekilde sorumsuz olduğunu, gemi adamları tarafından söylendiği iddia edilen beyanlar teknik açıdan değerlendirmeden bu beyanlara dayanılarak geminin elverişsizlik iddiasının kabul edilemeyeceğini, gemi adamlarının gerçekten iddia edilen beyanlarda bulundukları bir an için kabul edilse bile, bu beyanlarda hiç şekilde pompaların bozuk olması sebebiyle çalıştırılamadığından söz edilmediğini, davacı şirketin kar kaybı talepleri haksız ve fahiş olduğunu, müvekkili şirketin ... gemisinde bulunan ve yanarak zayi olan yük ve araçlar için sorumlu tutulabileceği bir an için ihtimal dahilinde görülmesi durumunda, 1976 Londra Konvansiyonu'nun 2. maddesi uyarınca dava konusu yük zararından kaynaklanan tazminat alacağı dahil gemide bulunan tüm yük ve araçların yanarak zayi olmasından kaynaklanan tüm tazminat alacakları sınırlamaya tabi olduğunu, yanarak zayi olan ... gemisi hurda olarak Trieste'de yapılan açık artırmada 2.300.000 Euro bedelle satıldığını, geminin Pendik-Trieste seferinden elde edilen navlun miktarının ise 343.310.- Euro olduğunu, buna göre müvekkili şirket, ... gemisinde bulunan ve yanarak zayi olan tüm yük ve araçlar için ödemekle yükümlü tutulabileceği tazminat miktarı 2.643.310.- Euro ile sınırlı olup, bu miktar tüm tazminat alacaklılarına alacakları oranında paylaştırılacağını, taşıma konusu konşimentonun arka yüzünde yer alan, 19 maddedeki parça başına sorumluluk kuralı gereğince, ünite veya birim başına taşıyanın sorumluluğu 100.000. TL ( eski birim) le sınırlanmış olduğunu, Londra Konvansiyonu'nun 6. maddesinin 1. paragrafı uyarınca müvekkili donatanın tazmin borcu 3.907.800.- Hesap Birimi (Özel Çekme Hakkı - ÖÇH / Special Drawing Rights - SDR) ile sınırlı olduğunu, olay tarihi itibarı ile Özel Çekme Hakkı kuru ile hesaplanırsa müvekkili şirketin davacı vekilinin iddia ettiği zarar dahil gemideki tüm araç ve yüklerin yanmasından ileri gelen zararların tamamı için ödeyeceği tazminatın üst sınırı, 1 SDR = 1.8761 YTL (06.02.2008 tarihli kur), 3.907.800.- SDR x 1.8761 = 7.331.423,58 YTL olduğunu beyanla davanın reddine, TTK 1062/2’deki savunmaları kabul görmemesi halinde (kabul anlamında olmamak üzere) 1976 tarihli Londra Konvansiyonu hükümlerine göre Sınırlama Fonu tesis edilerek, hükme bağlanacak alacakların fondan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Dava; davalının maliki/donatanı olduğu ... isimli ... gemisinin 202 adet tır ve römork yüklü olarak Pendik/İstanbul Limanından İtalya/Triesta Limanına gitmek üzere sefer yaptığı sırada Hırvatistan açıklarında gemide çıkan yangında davacı şirkete ait ... plakalı tır ve dorsenin yanarak zayii olması nedeniyle, davacının kar kaybı zararının davalı donatandan tahsili istemine ilişkindir. Dava konusu uyuşmazlıkta davacı taraf, geminin yangına karşı koyma da teknik donanımı ile gemi adamlarının Ulusal ve Uluslararası kuralları gereğince alması gereken eğitim ve yeterlilikleri açısından denize, yola ve yüke elverişli olmadığından bahisle, davalı donatanın zarardan sorumlu olması gerektiğini iddia etmektedir. Davalı vekili ise, donatanın şahsi kusurundan kaynaklanmayan yangından doğan zarardan sorumsuz olduğunu, TTK'da taşıyan lehine kabul edilen sorumluluktan kurtuluş beyinelerinden yararlanmak için geminin teknik ve idari bakımdan sahip olması gereken tüm belgelerinin mevcut olduğu, gemi adamlarınında gerekli ehliyet ve sertifikalara sahip olduklarından donatanın sorumluluğuna gidilemeyeceğini savunarak davanın reddini istemiştir. ... isimli ... gemisinde ortaya çıkan yangın hadisesinde zarar gören araç sahipleri/ yük ilgilileri ve sigorta şirketleri tarafından davalı gemi donatanına karşı mahkememizde çok sayıda davalar açılmış olup, bu dosyalardan 2008 /... Esas sayılı dosya pilot dosya olarak seçilerek, diğer dosyalarda ve eldeki dosyada ... Esas sayılı dosyanın sonucunun beklenmesine karar verilmiştir. Bekletici mesele yapılan dosyanın Denizcilik İhtisas Mahkemesinde aldığı ilk Esas numarası ... olup, bu esas üzerinden yapılan yargılama sonucunda davanın reddine karar verilmiştir. Yargıtay 11.Hukuk Dairesinin 18.07.2011 tarihli 1.bozma ilamı ile davacının bilirkişi raporuna yaptığı itirazların karşılanması konusunda yeniden rapor alınması gerektiğinden bahisle hüküm bozulmuş, bozmadan sonra İstanbul(Kapatılan) ...Asliye Ticaret Mahkemesinin 2011/... Esasını alan dosyada yapılan yargılama sonucunda 19/12/2013 tarihli karar ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. İş bu kararın Yargıtay 11.Hukuk Dairesinin 27/03/2015 tarihli 2. bozma ilamıyla bozulmasının ardından ... Esas üzerinden Direnme kararı verilerek dosya Yargıtay Hukuk Genel Kuruluna gönderilmiştir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 25.10.2018 tarihli, 2018/11-624 Esas ve 2018/1516 Karar sayılı oy çokluğu kararı ile;"... bilirkişi raporları arasındaki geminin teknik donanımının yolculuğun başında denize ve yola elverişli olup olmadığı hususundaki çelişkinin yeniden bilirkişi raporu alınması suretiyle giderilmesi ile davalı taşıyan-donatanın gemi adamlarının kusurlarından dolayı sorumlu olup olamayacağının da yukarıda ispat yüküne ilişkin belirtilen ilkeler gözetilmek suretiyle yeniden değerlendirilmesi ile direnme kararının bu değişik gerekçe ile bozulması gerektiği kurul çoğunluğu tarafından kabul edilmiştir." gerekçesi ile yeniden bilirkişi raporu alınması gerektiğinden bahisle hükmün bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece bu aşamadan sonra ... Esas üzerinden yapılan yargılama neticesinde, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu kararında işaret edilen hususlarda bilirkişi raporu alındıktan sonra 17/03/2021 tarihli karar ile; "... gemisinin ISM yöneticisi olan şirket hukuki açıdan taşıyanın yardımcısı konumunda olduğundan bu şirketin geminin yola elverişsizliğine neden olan kusurlu davranışının davalı taşıyanın kişisel kusuru sayılması gerektiği, saptanan elverişsizlik hali ile yangın olayı ile davacının ortaya çıkan zararı arasında illiyet bağının bulunduğundan yangında zayi olan davacıya ait 11 adet araç ile ilgili zararından davalı donatanın eTTK m.1019 ve 1062.gereğince sorumlu olduğu, kar kaybı zararının ispatlanamadığı" gerekçesi ile davanın Kısmen Kabulüne karar verilmiştir. İş bu karar davalı vekili vekili tarafından temyiz edildiğinden dosya yeniden Yargıtay'a gönderilmiştir. Yargıtay 11.Hukuk Dairesinin 23/02/2023 tarihli, 2021/4620 Esas ve 2023/1074 Karar sayılı ilamı ile; "... iddia, savunma, bilirkişi raporları, tanık beyanları ve tüm dosya kapsamı uyarınca dava konusu geminin yapısı, teknik donanımı, yangın algılama ve söndürme donanımı bakımından ulusal ve uluslararası normlara uygun olduğu, gemi adamlarının gemide çıkabilecek yangın konusunda eğitildikleri, tatbikatlarını yaptıkları, bu konuda gerekli ve yeterli belgelere sahip oldukları, yangın olayının denizde karşılaşılabilecek en tehlikeli olay olarak kabul edilmesi gerektiği, gemi personelinin yangının çok hızlı ve kısa bir süre içerisinde yayılması ve büyümesi sonucu yangına müdahalede yetersiz kalmasının can korkusu ve panik duygusu gibi tamamen insani sebeplerle geliştiği, bu durumun geminin yolculuğun başında yola elverişsizliği sonucunu doğurmayacağı ayrıca aynı yangın olayı nedeniyle yanan treylerle ilgili olarak görülüp sonuçlandırılan ve davalıyı sorumlu tutan Landshut Eyalet Mahkemesinin (2.Ticaret Mahkemesi) ve temyizi inceleyen Münih Eyalet Yüksek Mahkemesinin kararına karşı karar düzeltme istemini inceleyen Federal Eyalet Mahkemesinin 15.12.2011 tarih IZR 12/11 sayılı kararında da dava konusu gemide çıkan yangın riskinin, sadece açık denizdeki bir geminin başına gelebilecek bir riske dönüştüğü, taşıyıcının mallarda yangın sebebiyle meydana gelen zarar ve ziyadan, kendi kastı ve ihmali yoksa sorumlu olmayacağı, davalı taşıyıcının kasıt veya ihmali ile ilgili maddi delil bulunmadığı, bu sebeple taşıyıcının sorumluluktan kurtulabildiği, davalının karar düzeltme talebinin kabulü ile davanın tamamen reddedilmesi gerektiği sonucuna varıldığı da değerlendirildiğinde bir bütün olarak davalının meydana gelen zarardan sorumlu olmadığına karar vermek gerekirken davanın kısmen kabulüne karar verilmesinin doğru görülmediği" gerekçesi ile hüküm davalı yararına bozulmuştur. Dosya Yargıtay'dan döndükten sonra ... nolu Esasını alan davada mahkemece Yargıtay Bozma İlamına uyularak, Bozma ilamında açıklanan gerekçelerle sonuç olarak davanın reddine karar verilmiştir. Böylelikle, bekletici mesele yapılan dosyada Yargıtay 11.Hukuk Dairesinin 23/02/2023 tarihli, 2021/4620 Esas ve 2023/1074 Karar sayılı son Bozma İlamı ile, eldeki dosyaya konu olan ... isimli ... gemisinde meydana gelen yangın olayında gemi donatanının "sorumlu olmadığına" karar verilmiş olduğundan, aynı yangından kaynaklanan zararların tahsili için davalı donatan hakkında açılan iş bu davanın anılan Yargıtay ilamı doğrultusunda reddine karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM/Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere, 1-Davanın REDDİNE, 2- Peşin alınan 1.369,10 TL harçtan, karar harcı olan 615,40 TL'nin mahsubu ile fazla alınan 753,70 TL'nin kesinleşmeye müteakip talep halinde davacıya iadesine, 3-Davalı vekil ile temsil olunduğundan karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi 13/4 maddesi gereğince tayin olunan 30.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 4- Taraflarca yatırılan gider avansı bakiyesinin karar kesinleştiğinde yatıran tarafa iadesine, Dair, taraf vekillerinin yüzlerine karşı, kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde istinaf yolu (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine başvuru yolu) açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 11/04/2025 Katip ... e-imzalıdır Hakim ... e-imzalıdır

Atıf: İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2014/700, K. 2025/219, T. 11.04.2025, www.arakarar.com/karar/istanbul-17-asliye-ticaret-mahkemesi-2014-700-e-2025-219-k-87d26fd81374