İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesi

İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesi 2014/394 E. 2025/230 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2014/394
Karar No
2025/230
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 17. ASLİYE TİCARETMAHKEMESİ (DENİZCİLİK İHTİSAS MAHKEMESİ SIFATIYLA) ESAS NO:2014/394 Esas KARAR NO:2025/230 DAVA:Tazminat DAVA TARİHİ:05/02/2009 KARAR TARİHİ:14/04/2025 Mahkememizde görülmekte olan Tazminat davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirketçe sigortalı olan ...; Türkiye / İtalya arasında nakledilmek üzere davalı ... ... İşletmeleri AŞ’ye ait ... ... isimli gemiye yüklendiğini, sigortalı römorkların taşındığı davalıya ait ... ... gemisi Istanbul'dan / Trieste - İtalya'ya giderken 06.02.2008 tarihinde ... ... gemisinde çıkan yangın neticesinde tamamen yandığını, çıkan yangın sonucunda oluşan hasar nedeni ile müvekkili şirketçe sigortalılara, ... Şti 'ne ait ... Plakalı Römork hasarı bedeli olarak 12.06.2008 tarihinde 70.000,00 YTL, ...'ye ait ... Plakalı Römork hasarı bedeli olarak 12.06.2008 tarihinde 95.000,00 YTL, ... AŞ’ye ait ... Plakalı Römork hasarı bedeli için 17.06.2008 tarihinde 41.750,00 YTL, ... AŞ' ye ait ... Plakalı Kamyon hasarı bedeli için 03.06.2008 tarihinde 46.000,00 YTL, ... AŞ’ye ait ... Plakalı Römork hasarı bedeli için 03.06.2008 tarihinde 19.000,00 YTL, ... Tic AŞ' ye ait ... Plakalı Römork hasarı bedeli olarak 19.06.2008 tarihinde 17.000,00 YTL, ... AŞ ye ait ..Plakalı Römork hasarı bedeli olarak 17.06.2008 tarihinde 17.000,00 YTL, ... AŞ' ye ait ... Plakalı Römork hasarı bedeli olarak 05.06.2008 tarihinde 40.000,00 YTL, ... Ltd Şti' ne ait ... Plakalı Römork hasarı bedeli olarak 20.05.2008 tarihinde 37.250,00 YTL, ...AŞ' ye ait ... Plakalı TR Çekici hasarı bedeli olarak 09.06.2008 tarihinde 90.000,00 YTL, ... Ştd' ye ait ... Plakalı Tenteli Yarı Römork hasarı bedeli olarak 30.12.2008 tarihinde 34.750,00 YTL hasar ödemeleri yapıldığını, meydana gelen yangın sebebiyle müvekkili şirketçe sigortalı römorklarda 507.750,00 -YTL hasar tespit edildiğini ve hasar tazminatının yukarıda belirtilen tarihlerde sigortalılara ödendiğini beyanla, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere müvekkili şirket tarafından sigortalılarına ödenen toplam 507.750,00- YTL'nın ilgili ödeme tarihlerinden itibaren işleyecek Ticari Reeskont faizi, masraf ve ücreti vekaletle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkili ... ... İşletmeleri A. Ş.'ne ait “... ...” isimli ... gemisi, Pendik (İstanbul-Türkiye) / Trieste (İtalya) seferini gerçekleştirmek üzere 03.02.2008 tarihinde Pendik Limanı'ndan hareket ettiğini, 06.02.2008 tarihinde saat 05.30 civarında geminin varma limanına ulaşmasına üç saat kala ana güvertede başlayan yangın 10-15 dakikalık bir süre içinde tüm gemiyi sardığını ve geminin içindeki yüklerle birlikte yanarak tamamen zayi olmasına neden olduğunu, müvekkili şirketin başlangıçtaki elverişsizlikten kaynaklanmayan yangından ileri gelen dava konusu zarardan TTK m. 1062 / II hükmü uyarınca mutlak şekilde sorumsuz olduğunu, müvekkili şirketin bir an için herhangi bir sebeple iddia edilen zarardan sorumlu tutulabileceği düşünülse dahi, bu durumda müvekkilinin tazmin borcu hakkında 1976 Londra Konvansiyonu uygulanması gerektiğini, 1976 Londra Konvansiyonu'nun 6. maddesinin 1. Paragrafının b) bendi uyarınca hesaplanacak meblağ ile sınırlı olduğunu, Londra Konvansiyonu'nun 6. maddesinin 1. paragrafı uyarınca müvekkili donatanın tazmin borcu 3.907.800.- Hesap Birimi (Özel Çekme Hakkı - ÖÇH / Special Drawing Rights - SDR) ile sınırlı olduğunu, olay tarihi itibarı ile Özel Çekme Hakkı kuru ile hesaplanırsa müvekkili şirketin davacı vekilinin iddia ettiği zarar dahil gemideki tüm araç ve yüklerin yanmasından ileri gelen zararların tamamı için ödeyeceği tazminatın üst sınırı, 1 SDR = 1.8761 YTL (06.02.2008 tarihli kur), 3.907.800.- SDR x 1.8761 = 7.331.423,58 YTL olduğunu, taşıma konusu konişmentonun arka yüzünde yer alan 19.maddedeki parça başına sorumluluk kuralı gereğince ünite veya birim başına taşıyanın sorumluğunun 100.000 TL (eski birim) ile sınırlandığını, davanın dava miktarı ve talebinin fahiş olduğunu beyanla davanın reddine, TTK 1062/2’deki savunmaları kabul görmemesi halinde (kabul anlamında olmamak üzere) 1976 tarihli Londra Konvansiyonu hükümlerine göre Sınırlama Fonu tesis edilerek, hükme bağlanacak alacakların fondan tahsiline, mahkeme masrafı ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. Dava; davalının maliki/donatanı olduğu ... ... isimli ... gemisinin 202 adet tır ve römork yüklü olarak Pendik/İstanbul Limanından İtalya/Triesta Limanına gitmek üzere sefer yaptığı sırada Hırvatistan açıklarında gemide çıkan yangında davacı sigorta şirketi nezdinde sigortalı bulunan araçların yanarak zayi olması nedeniyle, sigortalılara ödenen hasar bedelinin TTK'nun 1472. Maddesine göre davalıya rücu edilmesi istemine ilişkindir. Dava konusu uyuşmazlıkta davacı taraf, geminin yangına karşı koyma da teknik donanımı ile gemi adamlarının Ulusal ve Uluslararası kuralları gereğince alması gereken eğitim ve yeterlilikleri açısından denize, yola ve yüke elverişli olmadığından bahisle, davalı donatanın zarardan sorumlu olması gerektiğini iddia etmektedir. Davalı vekili ise, donatanın şahsi kusurundan kaynaklanmayan yangından doğan zarardan sorumsuz olduğunu, TTK'da taşıyan lehine kabul edilen sorumluluktan kurtuluş beyinelerinden yararlanmak için geminin teknik ve idari bakımdan sahip olması gereken tüm belgelerinin mevcut olduğu, gemi adamlarınında gerekli ehliyet ve sertifikalara sahip olduklarından donatanın sorumluluğuna gidilemeyeceğini savunarak davanın reddini istemiştir. ... ... isimli ... gemisinde ortaya çıkan yangın hadisesinde zarar gören araç sahipleri/ yük ilgilileri ve sigorta şirketleri tarafından davalı gemi donatanına karşı mahkememizde çok sayıda davalar açılmış olup, bu dosyalardan 2008 /... Esas sayılı dosya pilot dosya olarak seçilerek, diğer dosyalarda ve eldeki dosyada 2008/... Esas sayılı dosyanın sonucunun beklenmesine karar verilmiştir. Bekletici mesele yapılan dosyanın Denizcilik İhtisas Mahkemesinde aldığı ilk Esas numarası 2008/... olup, bu esas üzerinden yapılan yargılama sonucunda davanın reddine karar verilmiştir. Yargıtay 11.Hukuk Dairesinin 18.07.2011 tarihli 1.bozma ilamı ile davacının bilirkişi raporuna yaptığı itirazların karşılanması konusunda yeniden rapor alınması gerektiğinden bahisle hüküm bozulmuş, bozmadan sonra İstanbul(Kapatılan) ....Asliye Ticaret Mahkemesinin 2011/... Esasını alan dosyada yapılan yargılama sonucunda 19/12/2013 tarihli karar ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. İş bu kararın Yargıtay 11.Hukuk Dairesinin 27/03/2015 tarihli 2. bozma ilamıyla bozulmasının ardından 2016/94 Esas üzerinden Direnme kararı verilerek dosya Yargıtay Hukuk Genel Kuruluna gönderilmiştir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun oy çokluğu ile aldığı 25.10.2018 tarihli ilamı ile, "... bilirkişi raporları arasındaki geminin teknik donanımının yolculuğun başında denize ve yola elverişli olup olmadığı hususundaki çelişkinin yeniden bilirkişi raporu alınması suretiyle giderilmesi ile davalı taşıyan-donatanın gemi adamlarının kusurlarından dolayı sorumlu olup olamayacağının da yukarıda ispat yüküne ilişkin belirtilen ilkeler gözetilmek suretiyle yeniden değerlendirilmesi ile direnme kararının bu değişik gerekçe ile bozulması gerektiği kurul çoğunluğu tarafından kabul edilmiştir." gerekçesi ile yeniden bilirkişi raporu alınması gerektiğinden bahisle hükmün bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece bu aşamadan sonra 2019/... Esas üzerinden yapılan yargılama neticesinde, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu kararında işaret edilen hususlarda bilirkişi raporu alındıktan sonra 17/03/2021 tarihli karar ile; "... ... gemisinin ISM yöneticisi olan şirket hukuki açıdan taşıyanın yardımcısı konumunda olduğundan bu şirketin geminin yola elverişsizliğine neden olan kusurlu davranışının davalı taşıyanın kişisel kusuru sayılması gerektiği, saptanan elverişsizlik hali ile yangın olayı ile davacının ortaya çıkan zararı arasında illiyet bağının bulunduğundan yangında zayi olan davacıya ait 11 adet araç ile ilgili zararından davalı donatanın eTTK m.1019 ve 1062.gereğince sorumlu olduğu, kar kaybı zararının ispatlanamadığı" gerekçesi ile davanın Kısmen Kabulüne karar verilmiştir. İş bu karar davalı vekili vekili tarafından temyiz edildiğinden dosya yeniden Yargıtay'a gönderilmiştir. Yargıtay 11.Hukuk Dairesinin 23/02/2023 tarihli ilamı ile; "... iddia, savunma, bilirkişi raporları, tanık beyanları ve tüm dosya kapsamı uyarınca dava konusu geminin yapısı, teknik donanımı, yangın algılama ve söndürme donanımı bakımından ulusal ve uluslararası normlara uygun olduğu, gemi adamlarının gemide çıkabilecek yangın konusunda eğitildikleri, tatbikatlarını yaptıkları, bu konuda gerekli ve yeterli belgelere sahip oldukları, yangın olayının denizde karşılaşılabilecek en tehlikeli olay olarak kabul edilmesi gerektiği, gemi personelinin yangının çok hızlı ve kısa bir süre içerisinde yayılması ve büyümesi sonucu yangına müdahalede yetersiz kalmasının can korkusu ve panik duygusu gibi tamamen insani sebeplerle geliştiği, bu durumun geminin yolculuğun başında yola elverişsizliği sonucunu doğurmayacağı ayrıca aynı yangın olayı nedeniyle yanan treylerle ilgili olarak görülüp sonuçlandırılan ve davalıyı sorumlu tutan Landshut Eyalet Mahkemesinin (2.Ticaret Mahkemesi) ve temyizi inceleyen Münih Eyalet Yüksek Mahkemesinin kararına karşı karar düzeltme istemini inceleyen Federal Eyalet Mahkemesinin 15.12.2011 tarih ... sayılı kararında da dava konusu gemide çıkan yangın riskinin, sadece açık denizdeki bir geminin başına gelebilecek bir riske dönüştüğü, taşıyıcının mallarda yangın sebebiyle meydana gelen zarar ve ziyadan, kendi kastı ve ihmali yoksa sorumlu olmayacağı, davalı taşıyıcının kasıt veya ihmali ile ilgili maddi delil bulunmadığı, bu sebeple taşıyıcının sorumluluktan kurtulabildiği, davalının karar düzeltme talebinin kabulü ile davanın tamamen reddedilmesi gerektiği sonucuna varıldığı da değerlendirildiğinde bir bütün olarak davalının meydana gelen zarardan sorumlu olmadığına karar vermek gerekirken davanın kısmen kabulüne karar verilmesinin doğru görülmediği" gerekçesi ile hüküm davalı yararına bozulmuştur. Dosya Yargıtay'dan döndükten sonra ... nolu Esasını alan davada mahkemece Yargıtay Bozma İlamına uyularak, Bozma ilamında açıklanan gerekçelerle sonuç olarak davanın reddine karar verilmiştir. Böylelikle bekletici mesele yapılan dosyada, Yargıtay'ın 23/02/2023 tarihli son Bozma İlamı ile, eldeki dosyaya konu olan ... ... isimli ... gemisinde meydana gelen yangın olayında gemi donatanının "sorumlu olmadığına" karar verilmiş olduğundan, aynı gemi yangınından kaynaklanan ve aynı hukuki nedene dayalı olarak davalı gemi donatanı hakkında açılan iş bu davanın, anılan Yargıtay ilamı doğrultusunda reddine karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM/Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere, 1-Davanın REDDİNE, 2- Peşin alınan 6.854,70 TL harçtan, karar harcı olan 615,40 TL'nin mahsubu ile fazla alınan 6.239,30 TL'nin kesinleşmeye müteakip talep halinde davacıya iadesine, 3-Davalı vekil ile temsil olunduğundan karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi 13/4 maddesi gereğince tayin olunan 30.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 4- Taraflarca yatırılan gider avansı bakiyesinin karar kesinleştiğinde yatıran tarafa iadesine, Dair, taraf vekillerinin yüzlerine karşı, kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde istinaf yolu (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine başvuru yolu) açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.14/04/2025 Başkan ... e-imzalıdır Üye ... e-imzalıdır Üye ... e-imzalıdır Katip ... e-imzalıdır

Atıf: İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2014/394, K. 2025/230, T. 14.04.2025, www.arakarar.com/karar/istanbul-17-asliye-ticaret-mahkemesi-2014-394-e-2025-230-k-9209bf6c70f8