İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 16. Asliye Ticaret Mahkemesi

İstanbul 16. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/420 E. 2025/508 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
İstanbul 16. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2024/420
Karar No
2025/508
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 16. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO:2024/420 Esas KARAR NO:2025/508 DAVA:Menfi Tespit (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ:15/07/2024 KARAR TARİHİ:02/07/2025 Mahkememizin yukarıda esas numarası yazılı dosyasının mahkememizde yapılan yargılaması sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : DAVA: Davacı Vekili dava dilekçesinde özetle; davalı ... Sigorta A.Ş. tarafından .... İcra Dairesi Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası ile müteveffa ...'in mirasçıları olan müvekkilleri aleyhine 279.236,45 TL bedel için icra takibi başlatıldığını, davalı tarafından başlatılan söz konusu İcra takibine konu alacağın, kesinlikle hiçbir hukuki dayanağı olmadığını ve söz konusu İcra dosyasının iptaline karar verilmesi gerektiğini, mülkiyetinin davacıların murisi ...'e ait ve 08.07.2019 günü dava dışı sürücü ...''nin sevk ve idaresinde bulunan ... plakalı ticari aracın, dava dışı ... 'ye çarptığını ve kaza sonucu ... Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi'ne kaldırılan ... 'nin 18.07.2019 tarihinde hayatını kaybetmiş olduğunu, Müteveffa ...'ye çarpan ve dava dışı ...'in sürücüsü olduğu ... plakalı aracın davalı ... Sigorta A.Ş. nezdinde ... no lu poliçe ile sigortalanmış olduğunu, ..." nin mirasçılarının, ... Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyası ile sürücü ..., araç maliki ... ve ... Sigorta A.Ş aleyhinde "Ölüm ve Cismani Zarar Sebebiyle" maddi ve manevi tazminat davası ikame etmiş olduğunu, ... Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyası ile devam eden yargılamada, davalı sigorta şirketinin maddi tazminat yönünden 258.750,00 TL tutar ile müteveffa ... 'nin mirasçıları ile haricen anlaşmış olduğunu, akabinde davalı sigorta şirketinin hem sürücü ...'e karşı hem de muris ...'in mirasçıları davacı müvekkilleri aleyhine 258.750,00 TL ve işlemiş faizi ile birlikte icra takibine girişmiş olduğunu, sürücü ... kendisi aleyhinde başlatılan Siirt İcra Dairesinin ... Esas sayılı dosyasına itiraz ettiklerini ve icra takibinin durmuş olduğunu, davacı müvekkillerinin ise konudan bir haber olduğundan .... İcra Dairesi Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasına itiraz edemediğini ve takibin kesinleşmiş olduğunu, takipte borcun sebebi olarak “müvekkil şirket nezdinde Zorunlu Mali Mesuliyet Trafik Sigortası ile sigortalı ...' in sahibi olduğunu ... plakalı araç 08.07.2019 tarihinde, ...' in sevk ve İdaresinde iken yaya olarak bulunan ...' ye çarpması sonucu ölümlü trafik kazası meydana geldiğini, söz konusu kaza nedeniyle ...'nin ölümüne ilişkin olarak mirasçılarına şimdilik 01.09.2023 tarihinde 247.162,50 TL ve 13.09.2023 tarihinde 11.587,51 TL KDV ve STOPAJ dahil olmak üzere ödeme yapıldığını, 2918 Sayılı KTK. ve Sigorta Genel Şartları gereğince şirketlerince ödenen tazminatların ödeme tarihinden itibaren işleyen avans faizi ile birlikte rücuen tazminat talebidir." şeklinde belirtilmiş olduğunu, söz konusu alacak iddiasının Kanuna ve hukuka aykırı olduğunu, Sürücü ... hakkında ... Asliye Ceza Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyası ile açılmış olan dava esnasında, kusur durumuna ilişkin 06.05.2021 tarihli Adli Tıp Kurumu Raporunda;“sürücü ...' in kazanın oluşumunda tali kusurlu olduğu ve müteveffa yaya ...' nin ise asli kusurlu olduğunun” tespit edilmiş olduğunu, Öte yandan müteveffa yaya ... mirasçılarının, ... Asliye Hukuk Mahkemesi'nin (Ticaret Mahkemesi) ... Esas sayılı dosyası ile açtığını davada da kusur durumuna ilişkin tanzim edilmiş olan Bilirkişi Raporunda ise; “ yaya ...' nin kendi ölümüyle sonuçlanan olayda % 85 oranında asli kusurlu olduğu, sürücü ...' in ise %15 oranında alt düzeyde tali kusurlu olduğunun” tespit edilmiş olduğunu, İki farklı zaman diliminde alınan ve Mahkemeniz huzuruna sunulan iki raporda da müteveffa ...' nin Asli Kusurlu olduğunun, sürücü ...' in de Ağır Kusurlu olmadığı ve kasıtlı bir davranışta bulunmadığının sabit olduğunu, buna bağlı olarak araç sahibi ... ve dolayısıyla mirasçı müvekkillerine yöneltilen rücu talebinin hukuki gerekçeleri olmadan başlatılan icra takibinin durdurulmasını, iptaline karar verilmesi gerektiğini, .... İcra Dairesi'nin ... Esas dosyası aracılığı ile müvekkillerinin aleyhine İlamsız Takiplere mahsus Haciz Yoluna dayalı 279.236,45 TL miktarlı icra takip dosyası ile müvekkilleri aleyhine haksız yere icra takibine başlanmış olduğunu, bu takibin müvekkillerinin mağduriyetine yol açmaması amacıyla yargılama sonuna kadar durdurulması ve tüm bu nedenlerle davacı müvekkillerinin haksız ve usulsüz olarak işleme konulan alacak nedeniyle borçlu olmadığının tespitine ilişkin talepleri için sayın mahkemeye başvurma zorunluluğunun hasıl olduğunu, arabuluculuk başvurusu yapılmışsa da anlaşma sağlanamadığını dava açmış olduklarını, İddia etmiş ve sonuç olarak, taleplerinin kabulü ile davalı ... Sigorta A.Ş. ile müvekkilleri arasında mevcut ve geçerli bir hukuki ilişkinin bulunmadığının tespitini, dava neticesinde müvekkillerinin mağdur olmaması açısından, icra dosyasına yatıracağımız paranın alacaklı davalı tarafından çekilmemesi, dosyanın 3. Şahıslara temlik edilmemesi açısından uygun görülecek teminat karşılığında veya teminatsız tedbir kararı verilmesini, fazlaya ilişkin haklarının saklı kalması kaydıyla, bu dava sebebiyle uğramış oldukları zararların Yasa gereği alacağın %20' sinden az olmamak kaydıyla kötü niyetli davalıdan alınarak müvekkillerine verilmesini, neticeten .... İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı haksı: inin durdurulmasını/iptalini, Tensip Ara Karar ile .... İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı dosyası, ... Asliye Hukuk Mahkemesi'nin (Ticaret Mahkemesi) ... Esas sayılı dosyası, ... Asliye Ceza Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyası, Siirt İcra Dairesinin ... Esas sayılı dosyasının celbine karar verilmesini talep etmiştir. CEVAP: Davalı vekilinin cevap dilekçesinden özetle; Davacı taraf ile KTK ve Zorunlu Trafik Sigortası Genel Şartları uyarınca var olan rücuen tazminat ödeme borcuna dayalı geçerli bir hukuki ilişkinin mevcut olduğunu, müvekkili şirket nezdinde ... no.lu ZMS/Trafik Sigorta Poliçesi ile sigortalı müteveffa ...'in maliki olduğu ... plakalı aracın, 11.06.2021 tarihinde ...'in sevk ve idaresinde iken yaya olarak bulunan ...'ye çarpması sonucu ölümlü trafik kazasının meydana geldiğini, söz konusu kaza nedeniyle ...' nin ölümüne ilişkin olarak mirasçılarına 01.09.2023 tarihinde 247.162,50 TL ve 13.09.2023 tarihinde 11.587,51 TL KDV ve stopaj dahil olmak üzere ödeme yapılmış olduğunu, bu ödemenin KTK. 95. madde 2. fıkra uyarınca rücuen tazminat talebi ile sigortalı müteveffa ...'in mirasçılarına karşı .... İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı dosyası ile ilamsız icra takibine geçildiğini ve davacılar tarafından süresinde İtiraz edilmeyerek dosyanın kesinleşmiş olduğunu, müvekkili şirket nezdinde ZMS/Trafik Sigorta Poliçesi ile sigortalı olan ... plakalı aracın sürücüsünün ölümlü trafik kazasını meydana getirip, kazanın ardından "olay yerini terk / firar" etmesi sebebiyle, müvekkili şirketin işbu ödemiş olduğu tazminat bedelini sigortalısının davacı mirasçılarından, Trafik Sigortalı Genel Şartlarının B.4-f maddesi uyarınca rücuen talep etme hakkının doğmuş olduğunu, davacılar tarafından iddia edilen kusur oranlarının kabulünün mümkün olmadığını, kaza tespit tutanağında belirtilen veriler değerlendirildiğinde ... plakalı aracın %100 ve tam kusurlu olduğunun açıkça görüleceğini savunmuş ve sonuç olarak, sigortalı aracın kazanın ardından olay yerini terk ettiği sabit olduğundan haksız ve kötü niyetli davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER: .... İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı dosyasının uyap üzerinden mahkememiz dosyası arasına alınmıştır. Davacı murisin nüfus kayıt örneğinin uyap üzerinden dosyamız arasına alınmıştır. Davaya konu ... plaka sayılı trafik tescil kaydının uyap üzerinden mahkememiz dosyası arasına alınmıştır. ... Asliye Ceza Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyasının uyap üzerinden mahkememiz dosyası arasına alınmıştır. Davalı sigorta şirketine yazılan müzekkere ile davaya konu ... poliçe nolu sigorta poliçesi, şikayetçi ifade tutanağı, kaza tespit tutanağı, kaza beyan dilekçesi, ilgili savcılık dosyası, davalının hasar kabul beyanı, ekspertiz raporu ve hasara ilişkin faturalar, servis tutanakları, fotoğraflar, ödemeye ilişkin makbuz, ibraname ve benzeri belgeleri içeren sigorta şirketince açılmış hasar dosyası mahkememiz dosyası arasına alınmıştır. Mahkememiz tarafından tarafların delil listesinde gösterdikleri tüm deliller celp edilmiştir. Davalının bağlı bulunduğu Vergi Dairesi ve Ticaret Sicil Müdürlüğüne yazılan müzekkere cevapları mahkememiz dosyası arasına alınmıştır. Bilirkişiler Sigorta Hasar Uzmanı ... tarafından hazırlanan 21/03/2025 tarihli rapordan özetle; ".....Delillerin ve hukuki durumların takdiri Sayın Mahkemeye ait olmak üzere; 08.07.2019 tarihinde meydana gelen trafik kazasında; 1-Davalı tarafından geride kalan hak sahiplerine ödeme yapılan müteveffa yaya ...'nin *085 (yüzde seksenbeş) oranında asli kusurlu olduğu, 2-Davalı tarafından zorunlu trafik sigorta poliçesi ile sigortalanmış bulunan ... plakalı araç sürücüsü ... 'in 9615 (yüzde onbeş) oranında tali kusurlu olduğu, 3-ZMS/Trafik Sigortası Genel Şartlarının BId-f maddesinin; “Sigortacının, “bedeni hasara neden olan trafik kazalarında sigortalının veya eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin, tedavi veya yardım amaçlı sağlık kuruluşuna gitme, can güvenliği nedeniyle uzaklaşma gibi zorunlu haller hariç olmak üzere, olay yerini terk etmesi veya kaza tutanağı, alkol raporu vb. kazanın oluş koşullarına ilişkin gereken belgelerin düzenlenmesi yükümlülüğüne aykırı davranması halinde” sigortalıya rücu edebilir hükmünde olduğu, 4-Yargıtay'ın 2023 yılında vermiş olduğu emsal karar niteliğindeki kararı doğrultusunda, sadece bedeni hasara neden olan bir trafik kazası sonucu sigortalı araç sürücüsü olay yerini terk etmişse, sigorta şirketinin zarar gören 3. kişilere ödediği tazminatı sigortalısına rücu hakkı bulunduğu, bu durumda ise rücu sebebinin oluşmadığını ispat yükünün sigortalıda olduğu, sigortalının kaza yerini ancak Genel Şartların B.4.f maddesinde sayılan zorunlu nedenlerden biri nedeniyle terk ettiğini ispatlaması halinde rücu durumundan kurtulacağı, 5-Dava konusu somut olayda, yayanın ölümü ile sonuçlanan bir trafik kazasının meydana gelmiş olduğu, ancak yukarıda arz ve izah edildiği gibi, ... plakalı araç sürücüsü ...'in 09.07.2019 tarihli Savcılık Sorgulama Tutanağının tetkikinden, “araç sürücüsü ...'in kaza sırasında diğer araçta bulunan abisi ...'in, kaza sonucu yaralanan yaya ... ile birlikte ambulansa binip hastaneye gittiği, sürücü ...'in de dayısının oğlu ...'in kullandığı araçla birlikte, ambulansı takip ederek hastaneye gitmiş olduğunun” anlaşıldığı, 6-Araç sürücüsü ...'in kaza yerini terk etmediği, aksine genel şartların B.4.f maddesi kapsamında zorunlu hallerden olan yardım amaçlı sağlık kuruluşuna gitme koşulunu yerine getirmiş olduğundan, dava konu somut olayda, sigortalı araç sürücüsünün kaza yerini Genel Şartların B.4.£ maddesinde sayılan zorunlu nedenlerden biri nedeniyle terk etmiş olduğunun ispatlanmış olması nedeniyle, rücu durumunun ortadan kalktığı ve rücu koşullarının gerçekleşmediği, bu nedenle davalı sigorta şirketinin davacı işleten mirasçılarına ödediği tutarı rücu etme hakkının bulunmadığı, 7-Yukarıda yapılan tespitte araç sürücüsünün olay yerini haklı bir nedene dayalı olarak terk etmesi nedeniyle davalının ödediği tutarları rücu hakkı bulunmayacağından ve buna göre de davalıların .... İcra Dairesi Müdürlüğü'nün ... E sayılı icra dosyasında sorumlulukları söz konusu olmayacak ise de; bu husustaki hukuki durumun takdiri Sayın Mahkemeye ait olduğundan, Sayın Mahkemece aksi kanaate varılması ve davalının olay yerini terke dayalı olarak davacılardan Tücu hakkının bulunduğunun kabulü halinde ise; Kazada vefat eden ...'nin geride kalan hak sahiplerinin araç sürücüsünün %15 kusur oranına ve ödeme tarihindeki verilere göre belirlenen toplam destek zararı tutarı olan 184.308,97 TL.nın davalı tarafından ödenen 247.162,50 TL.nın altında olması nedeniyle davalının yaptığı ödemeleri hak sahiplerinin gerçek zararı ile sınırlı olarak rücu edebileceği, buna göre de davalının rücu hakkının bulunduğunun kabulü halinde; ....İcra Müdürlüğünün ... E. Sayılı dosyası ile yapılan icra takibi nedeniyle davalının takip tarihi itibariyle talep edilebilir ana para alacağının ve işlemiş faiz tutarının aşağıdaki gibi olduğu, bu tutarı aşan kısımdan davacıların sorumluluğunun söz konusu olmayacağı: sonuç ve kanaati ile tarafımızca tanzim olunan işbu raporu saygı ile arz ederiz. 21.03.2025...." şeklinde heyet görüşü sunmuşlardır. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava; menfi tespit istemine ilişkindir. Huzurdaki davada uyuşmazlık; davacı murislerine ait ... plakalı aracın dava dışı ...'in kontrolündeyken dava dışı ...'ye çarpıp ...'nin vefat etmiş olması sebebiyle davacılar murisi ...'in sahibi olduğu ... plakalı aracın sigortalısı davalı şirketin, kazada vefat eden ... mirasçılarına haricen anlaşma sonrası ödediği bedelin rücuen tazmini için başlatılan .... İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı takipte davacıların davalıya borçlu olup olmadığının tespiti noktasında toplanmaktadır. Mahkememizce dava konusu .... İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı dosyasının incelenmesinde; davalı Doga Sigorta Anonim Şirketi tarafından davacı ... Ve ... Aleyhine 03/12/2023 tarihinde 279.236.45 TL alacak üzerinden takip başlatıldığı, davacıların takibe konu alacak nedeniyle borçlu olmadığı iddiasıyla eldeki menfi tespit davasını açtığı anlaşılmıştır. Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası Genel Şartlarının B.4. maddesinde sayılan teminat dışı hallerde (f) bendinde "Bedeni hasara neden olan trafik kazalarında sigortalının veya eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin, tedavi veya yardım amaçlı sağlık kuruluşuna gitme, can güvenliği nedeniyle uzaklaşma gibi zorunlu haller hariç olmak üzere, olay yerini terk etmesi veya kaza tutanağı, alkol raporu vb. kazanın oluş koşullarına ilişkin gereken belgelerin düzenlenmesi yükümlülüğüne aykırı davranması" halinin rücu sebebi olarak düzenlenmiştir. Somut olayda; zorunlu mali sorumluluk sigorta ilişkisinden kaynaklanan rücu talepli icra takibine yönelik itirazın iptali istemine ilişkin olup taraflar arasında zorunlu mali sorumluk sigorta poliçesinin mevcut ve ihtilafsız olduğu görülmüştür. Davacıların muris ...'e ait veraset ilamını sunduğu ve takipte taraf oldukları görülmekle aktif dava ehliyetinin bulunduğu anlaşılmıştır. Davalı sigorta şirketi, davacı müteveffa sigortalı adına kayıtlı aracın zorunlu mali sorumluluk sigortacısı olup, kaza sırasında sigortalı aracı kullanan kişinin olay yerini terk ettiğini, poliçe şartlarına aykırı davrandığını, olay yerini terk etmesi nedeniyle hasarın teminat kapsamında olmadığını ileri sürerek poliçe kapsamında ödediği tazminatı sigortalının mirasçılarından rücuen tazmini talebine dayalı icra takibini başlatmış, davacı mirasçıları ise olay yerini terk koşullarının oluşmadığını bu sebeple davalıya borçlu olmadıklarını iddia etmiştir. Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası poliçe genel şartlarının B.4. maddesinde sigorta şirketinin sigortalısına rücu edebileceği haller düzenlenmiş olup, f bendinde ise bu maddenin kapsamı dışında kalan zorunlu haller düzenlenmiştir. Yasal düzenlemeler gereği rücu hakkının doğduğunun ve maddede sayılan bu hallerin mevcut olduğunu ispat yükü sigorta şirketi üzerindedir. Davalı vekili cevap dilekçesinde rücu nedeni olarak sürücünün olay yerini ettiğini belirtmiş olup salt sürücünün olay yerini terk etmesi sigortacıya rücu hakkı vermemektedir. Mahkememizce dosyaya celp edilen deliller ve yapılan bilirkişi incelemesinde, dava konusu somut olayda yayanın ölümü ile sonuçlanan bir trafik kazasının meydana gelmiş olduğu, kazaya %15 kusur ile sebebiyet veren aracın davacılar murisine ait olduğu ancak muris ...'in ve murise ait ... plakalı araç sürücüsü ...'in ... CBS ... Soruşturma sayılı dosyalarında alınan ifadelerinde “araç sürücüsü ...'in kaza sırasında diğer araçta bulunan abisi ...'in, kaza sonucu yaralanan yaya ... ile birlikte ambulansa binip hastaneye gittiği, sürücü ...'in de dayısının oğlu ...'in kullandığı araçla birlikte, ambulansı takip ederek hastaneye gitmiş olduğunun” anlaşıldığı dolayısıyla araç sürücüsü ...'in kaza yerini terk etmediği, aksine genel şartların B.4.f maddesi kapsamında zorunlu hallerden olan yardım amaçlı sağlık kuruluşuna gitme koşulunu yerine getirmiş olduğu görülmüştür. Açıklanan tüm nedenlerle sigortalı araç sürücüsünün kaza yerini Genel Şartların B.4.f maddesinde sayılan zorunlu nedenlerden biri nedeniyle terk etmiş olduğunun anlaşıldığı, davalının aksini ispat edemediği ve rücu koşullarının gerçekleşmediği, davalı sigorta şirketinin davacı mirasçılarına ödediği tutarı rücu etme hakkının bulunmadığı anlaşılmakla davanın reddine karar verilmiş ve aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur. H Ü K Ü M : Gerekçesi açıklandığı üzere; 1-Davanın KABULÜ ile; Davacılar ...' in .... İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı dosyasında davalıya borçlu olmadığının tespitine, 2-Şartları oluşmayan kötü niyet tazminatı talebinin reddine, 3-Kabul edilen dava değeri üzerinden hesaplanan ‭‭‭19.074,64‬‬ TL karar-ilam harcından, davacılar tarafından peşin yatırılan 4.768,67 TL harcın mahsubu ile bakiye ‭‭‭‭14.305,97 TL harcın davalıdan tahsili ile Hazine'ye gelir kaydedilmesine, 4-Dava tam kabul ile sonuçlandığından, davacı tarafça yapılan 18.087,00 TL yargılama giderinin, davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, 5-Davalı taraf yargılama gideri yapmadığından bu hususta bir karar verilmesine yer olmadığına, 6-Davacı taraflar kendisini vekille temsil ettirdiğinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesap ve takdir olunan 44.677,83 TL vekalet ücretinin davalıdan alınıp davacılara ödenmesine, 7-Dava tam kabul ile sonuçlandığından, davalı lehine vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına, 8-Taraflarca yatırılan avansların kullanılmayan kısmının, karar kesinleştiğinde ve istek halinde ilgili tarafa iadesine, 9-Davacı taraflar peşin yatırılan 4.768,67 TL ve başvurma harcı olan 427,60 TL toplam ‭‭‭5.196,27‬TL karar ve ilam harcının davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, 10-Davacı taraflarca yatırılan teminatın HMK'nun 392/2. maddesi gereğince hükmün kesinleşmesinden yahut ihtiyati tedbirin kaldırılmasından itibaren 1 ay içerisinde tazminat davası açılmaması halinde davacı tarafa iadesine, Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı (e-duruşma) verilen karara ilişkin gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize ya da mahkememize gönderilmek üzere istinaf dilekçesi sunulmak suretiyle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 02/07/2025 Katip ... e-imzalıdır Hakim ... e-imzalıdır

Atıf: İstanbul 16. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/420, K. 2025/508, T. 02.07.2025, www.arakarar.com/karar/istanbul-16-asliye-ticaret-mahkemesi-2024-420-e-2025-508-k-aa0f18649999