İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 16. Asliye Ticaret Mahkemesi

İstanbul 16. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/218 E. 2025/286 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
İstanbul 16. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2024/218
Karar No
2025/286
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 16. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO:2024/218 Esas KARAR NO :2025/286 DAVA:İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ:29/03/2024 KARAR TARİHİ:16/04/2025 GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ... markasıyla ve ... alan adlı internet sitesi üzerinden e-ticaret sektöründe faaliyetlerini sürdüren müvekkili şirket, akdedilen sözleşmelere istinaden ülke genelindeki birçok gerçek ve/veya tüzel kişi tacirin ürünlerin satışına da aracılık ettiğini, Davalı tarafla da Satıcı İş Ortaklığı ve İlan Sözleşmesi |kısaca “Sözleşme”) akdedilmiş sözleşme bulunduğunu, gerekir ki, satıcıların platform üzerinden işlem yapabilmelerinin öncelikli koşulu bu sözleşmeyi elektronik ortamda onaylandığını, sözleşme uyarınca davalıya ait ürünler ... alan adlı internet sitesi üzerinden tüketicilere satışa sunulduğunu, her bir satış işlemiyle ilgili olarak da müvekkilinin kararlaştırılan oranlardaki komisyonlar başta olmak üzere cezai şart, hediye çeki, kargo ve iade bedellerinden kaynaklı sair hak ediş bakiyeleri doğduğunu, Müvekkiline ait platform (... alan adlı internet sitesi) üzerinden yapılan işlemler neticesinde her bir taraf nezdinde doğan hak edişler faturalandırılarak cari hesaba kaydedildiğini, Müvekkili şirket, sözleşmenin diğer tarafı olan satıcıların cari hesapta alacak bakiyeleri doğduğunda ödeme işlemlerini gecikme olmaksızın yerine getirmediğini, buna karşın davalı gibi bazı satıcılar tarafından borç bakiyeleri ödenmediğini, ödeme konusunda yapılan sözlü görüşmeler ile iadeli taahhütlü olarak gönderilen ihtar mahiyetindeki ödeme mektuplarına da olumlu yanıt alınmadığını, borçlu konumundaki satıcılar aleyhine alacağın tahsili bakımından icra müdürlükleri nezdinde yasal işlemler başlatıldığını, davalı tarafın cari hesabı da 56.300,00 TL tutarında borç bakiyesi vermesine rağmen ilgili tutar kararlaştırılan vade tarihinde ödenmediğini, yapılan görüşmelerden de olumlu bir netice elde edilmediğini, bu bakımdan borçlu konumundaki davalı aleyhine .... İcra Müdürlüğünün ... E. sayılı dosyasıyla ilamsız icra takibi başlatıldığını, ödeme emrinin davalı - borçluya 20.12.2022 tarihinde tebliği akabinde yasal süresi içerisinde itirazda bulunulduğunu, için icra müdürlüğü tarafından takip işlemlerinin durdurulmasına karar verildiğini, takip borçlusu - davalının borca yönelik itirazı mevcuttaki ticari kayıt ve belgeler göz önünde bulundurulduğunda açıkça haksız ve kötü niyetli olduğunu, alacağın tahsilini geciktirmeye matuf bu amaç, ticari kayıt ve belgelerin bilirkişi marifetiyle incelenmesi neticesinde ortaya çıkartabileceğini, yargılama neticesinde itirazın iptalinin yanında davalı tarafın likit bir alacağı kötü niyetli olarak inkar etmesi nedeniyle alacak tutarının yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere tazminata da hükmedilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı yana yüklenilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı vekilinin sunmuş olduğu cevap dilekçesinden özetle; taraflar arasında davacının da belirttiği gibi bir Satıcı İş Ortaklığı Sözleşmesi imzalandığını ve davacıya ait e-ticaret sitesi üzerinde satış yapılmaya başlandığını, bu sözleşme uyarınca davacının yükümlülüğü alacağı olan miktarları usulüne uygun bir fatura kesmek suretiyle müvekkile bildirmek ve müvekkilin yükümlülüğü ise fatura bedelini 7 gün içerisinde ödeyeceğini, somut durumda davacı tarafından usulüne uygun kesilmiş bir fatura bulunmadığını, tebliğ edilmiş bir faturada bulunmadığını, Fatura kesme yükümlülüğünü ihlal eden, usulüne uygun olarak fatura kesmeyen veya bu faturaları tebliğ etmeyen davacı bu hususta defalarca uyarılmış olmasına rağmen sözleşmeden doğan yükümlülüklerini yerine getirmeyi reddini, haksız ve kötü niyetli davanın açıldığını davanın reddini, davacı aleyhine %20 oranında kötü niyet tazimatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmişlerdir.xw DELİLLER: ... Dairesinin ... Esas sayılı dosyası mahkememiz dosyası arasına alınmıştır. Bilirikişi Mali Müşavir ... tarafından hazırlanan 27/01/2025 tarihli bilirkişi raporundan özetle; "...Rapor içerisinde de belirtildiği üzere; a. — ... ve davacı arasında 06.08.2019 tarihli Sözleşme ve Tedarikçi formu” ile “Satıcı İş Ortaklığı ve İlan Sözleşmesi” akdedilmiştir. Sözleşmeye göre sözleşmenin Finansal Şartlar başlıklı maddesinde 12. Sayfasının son paragrafında; ...'nin alacağını satıcıya bildiresinden itibaren 7 gün içinde...'nin banka hesabına ödeme yapılacağı imza altına alınmış ve sözleşmeye göre davacının defter kayıtlarının esas alınması gerektiği kararlaştırılmıştır. b. — Her iki şirket tarafından ibraz edilmiş olan yasal defterlerin e-defter olduğu ve sahibi lehine delil olma özelliğine haiz oldukları değerlendirilmiştir. c. — Davalı, 05.12.2019 tarihinde aldığı Genel Kurul kararı ile ...'den AŞ'ye geçmiş, nevi değişikliği 17.01.2020 tarih ve 9996 sayılı TTSG'de ilan edilmiştir. İş bu durumun davacıya yazılı olarak bildirildiğine ilişkin belge bulunmamaktadır. d. — Davalı adına düzenlenen faturalar ... adına düzenlendiği için davalı bu faturaları kayıtlarına almamıştır. e. — Davacı, faturaların davalıya tebliğ edildiğine ilişkin ekran görüntüsü paylaşmış olup; faturaların davalıya tebliğinin gerçekleştiği anlaşılmaktadır. Zira nevi değişikliğinde şirketin vergi kimlik numarası değişmemektedir. Ayrıca hizmetin davacı tarafından verilmediğini ya da eksik /ayıplı verildiğini de iddia etmemektedir. Hal böyle olunca, davacının taleple bağlılık ilkesine göre davalıdan 56.300.-TL alacaklı olduğu mütalaa edilmektedir. Nihai takdir ve değerlendirme tamamen Sayın Mahkemenize ait olup; Görüş ve kanaatlerimi belirtir işbu raporumu saygılarımla arz ederim. 27.01.2025..." şeklinde görüş bildirmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Mahkememizde görülmekte olan dava; taraflar arasındaki cari hesap ilişkiden kaynaklı alacağın tahsili .... İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı dosyası ile başlatılan takibe vaki itirazın iptali ile icra inkar tazminatı istemine ilişkindir. Mahkememizce dava konusu .... İcra Dairesinin ... Esas sayılı dosyasının incelenmesinde; davacı ... Ve Satış Ticaret Anonim Şirketi tarafından davalı ... Tekstil Ve Giyim Sanayi Ticaret Limited Şirketi aleyhine asıl alacak üzerinden ilamsız takip başlatıldığı 29/11/2022 tarihinde 56.300,00TL alacak üzerinden ilamsız takip başlatıldığı, davalının yasal süresi içerisinde takibe, borca ve yetkiye itirazı ile takibin durduğu akabinde 06/03/2024 tarihli arabuluculuk anlaşamama tutanağının sunulduğu ve iş bu davanın hak düşürücü süre içerisinde açıldığı anlaşılmıştır. Davalının icra dairesinin yetkisine itirazı ilk celse 4. ara kararı ile değerlendirilmiş ve taraflar arasındaki sözleşmede bulunan yetki şartı dikkate alındığında HMK 17. maddesi gereği icra dairesinin yetkisine yapılan itirazın reddine karar verilerek esas yönünden yargılamaya geçilmiştir. Huzurdaki davada; davacı, cari hesaba dayalı alacak için .... İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı dosyasında takip başlattığını, davalının takibe itiraz ettiğini ve takibin durduğunu beyan etmiştir. Davalı ise kendilerine tebliğ edilmiş fatura bulunmadığını, şirketin ünvan değiştirdiğini ve eski ünvana yapılan fatura tebliğlerini kabul etmediklerini, sözleşmenin 12. Maddesi gereği davacının üzerine düşen sorumluluğunu yerine getirmediğini ileri sürerek davanın reddini savunmuştur. Taraflar arasında Satıcı İş Ortaklığı ve İlan Sözleşmesi ve ticari ilişki bulunduğu hususunda ihtilaf yoktur. İşbu davada uyuşmazlık yanlar arasında ticari ilişki gereği davacı yanın alacak talep edip edemeyeceği, davalının faturaları tebliğ alıp almadığı ve davalının itirazında haklı olup olmadığı hususlarında toplanmaktadır. Dava kapsamında dilekçeler teatisi aşamasında delil olarak tarafların sözleşme, taraf ticari defterleri ve cari hesaba dayandığı görülmektedir. Mahkememizce davacı ve davalı şirketin ticari defterleri üzerinde mali müşavir bilirkişi marifeti ile inceleme icra edilmesine karar verilmiştir. Yapılan incelemede , ibraz edilen davacı ticari defterlerinin kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş olduğu, açılış ve kapanış tasdiklerinin yaptırıldığı ve ibraz edilen taraf ticari defterlerinin delil vasfını haiz olduğu görülmüştür. Bu incelenmede davalının, 05.12.2019 tarihinde aldığı Genel Kurul kararı ile ...'den AŞ'ye geçtiği, nevi değişikliğinin 17.01.2020 tarih ve 9996 sayılı TTSG'de ilan edildiği, bu durumun davacıya yazılı olarak bildirildiğine ilişkin belge bulunmadığı, davalı adına düzenlenen faturalar ... adına düzenlendiği için davalının bu faturaları kayıtlarına almadığı, faturaların davalıya (... adresine) tebliğ edildiği, nevi değişikliğinde şirketin vergi kimlik numarası değişmediği, davalının hizmetin davacı tarafından verilmediğini ya da eksik /ayıplı verildiğini de iddia etmediği ve davacının taleple bağlılık ilkesine göre davalıdan 56.300.-TL alacaklı olduğu tespit edilmiştir. Davalı yan her ne kadar ünvan değişikliği nedeni ile faturaları tebliğ almadığını ileri sürmüş ise de ünvan değişikliği sonrası davalının vergi numarasının değişmediği, davacıya ait platformda ticari hayatına devam ettiği, öncesinde olduğu gibi davacıya karşı ahde vefa ilkesi gereği sözleşmesel yükümlülüklerini yerine getirmesi gerektiğini bilecek durumda olduğu zira davalının basiretli tacir olduğu dikkate alınarak davalının bu savunması ticari hayatın akışına ve TMK 2.maddesine uygun görülmemiş ve savunmasına itibar edilmemiştir. Taraflar arasındaki sözleşmede bulunan delil şartı gereği ve, anılı bilirkişi raporunun dosya kapsamına uygun, ayrıntılı ve gerekçeli olarak hazırlamakla hükme esas alınmaya elverişli olduğu anlaşıldığından davacı kayıtları esas alınarak davanın kabulüne karar verilmiş ve aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur. İcra inkar tazminatı yönünden yapılan değerlendirmede; alacağın likit olduğu anlaşılmakla mahkememizce kabul edilen asıl alacağın kabul % 20'si oranındaki 11.260,00 -TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş ve aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur. Açıklanan bu nedenlerle davanın davanın kabulü ile, .... İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı takip dosyasına yönelik davalının itirazının İPTALİ ile asıl alacağa takip tarihinden itibaren %15,75 ve değişen oranlarda avans faiz uygulanması suretiyle takibin aynen devamına, alacağın varlık ve miktarı belirli olmakla 11.260 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine dair aşağıdaki şekilde hüküm verilmiştir. H Ü K Ü M : Gerekçesi açıklandığı üzere; 1-Davanın KABULÜ İLE, .... İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı takip dosyasına yönelik davalının itirazının İPTALİ ile asıl alacağa takip tarihinden itibaren %15,75 ve değişen oranlarda avans faiz uygulanması suretiyle takibin aynen devamına, 2-Alacağın varlık ve miktarı belirli olmakla 11.260 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 3-Kabul edilen dava değeri üzerinden hesaplanan ‭3.845,85 TL karar-ilam harcından, davacı tarafça peşin yatırılan 679,97 TL ve harcın mahsubu ile bakiye ‭‭‭3.165,88 TL harcın davalıdan tahsili ile Hazine'ye gelir kaydedilmesine, 4-Dava tam kabul ile sonuçlandığından, davacı tarafça yapılan 6.250,00 TL yargılama giderinin, davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine 5-Davalı taraf herhangi bir yargılama giderinde bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 6-Davacı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesap ve takdir olunan 30.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınıp davacıya ödenmesine, 7-Dava tam kabul ile sonuçlandığından davalı tarafa avukatlık ücreti taktirine yer olmadığına, 8-Taraflarca yatırılan avansların kullanılmayan kısmının, karar kesinleştiğinde, istek halinde ilgili tarafa iadesine, 9-Davacı tarafça peşin yatırılan 679,97 TL harç ve 427,60 başvuru harcı olmak üzere toplam ‭‭1.107,57‬ TL'nin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, 10-Devletçe karşılanan 3.600 TL olan arabuluculuk ücretinin davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, diğer tarafın yokluğunda verilen karara ilişkin gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize ya da mahkememize gönderilmek üzere istinaf dilekçesi sunulmak suretiyle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. Katip ... e-imzalıdır Hakim ... e-imzalıdır

Atıf: İstanbul 16. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/218, K. 2025/286, T. 16.04.2025, www.arakarar.com/karar/istanbul-16-asliye-ticaret-mahkemesi-2024-218-e-2025-286-k-4e42df2e4b68