İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 16. Asliye Ticaret Mahkemesi
İstanbul 16. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/753 E. 2024/558 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İstanbul 16. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2023/753
- Karar No
- 2024/558
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 16. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2023/753 Esas KARAR NO : 2024/558 DAVA : Ticari Şirket (Genel Kurul Kararının İptali İstemli) DAVA TARİHİ : 27/11/2023 KARAR TARİHİ : 19/09/2024 Mahkememizde görülmekte olan Ticari Şirket (Genel Kurul Kararının İptali İstemli) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili dilekçesinde özetle; müvekkiline dava konusu genel kurul için herhangi bir tebligat yapılmadığını, yapıldığı iddia edilen tebligatın usulsüz olduğunu, müvekkilinin iyi niyet çerçevesinde sürekli davalı şirket ile işbirliği yapmaya, kendi kurdukları şirket üzerinde ortak akıl ve istişare ederek süreci ilerletmeye çalışsa da sürekli diğer ortaklar ve davalı şirket tarafından dışarıda tutulduğunu, davalı şirket tarafından 29.08.2023 tarihinde hukuka aykırı olarak yapılan Genel Kurulda çağrı usulüne uyulmayarak müvekkilinin Genel Kurula katılmasının önlendiği gibi Genel Kurulun sadece Ticaret Sicil Gazetesinde ilan edilmiş olmasının yeterli olmadığını, tüm ortaklara tebligatın yapılması gerektiğini, anılan usule uyulmadığından müvekkilinin rüçhan hakkını kullanamadığını, en başından beri sürekli şirket işleyişinin dışında tutulan müvekkilinin şirketin borçlarından cevap dilekçesi ile haberdar olduğunu, bu borçlar için ortaklarla iletişime geçildiği iddiasının gerçek dışı olduğunu, şirketin yaklaşık 20.000.000 TL borçlandığını, müvekkiline haber verilmeden kredi talebinde bulunulduğunu, sonrasında ... ...'in 120.000 TL daha şirkete borç verdiğinin görüldüğünü, davalı şirketin sermaye artırımı yoluyla borçların kapatılması iddiasıyla müvekkilinin şirket üzerindeki söz hakkını açıkça bertaraf etmeye çalıştığını, zira 20.000.000 TL borçlu olan borca batık bir şirketin ortaklarının biraraya gelerek tüm seçenekleri masaya yatırıp ortak akılla istişare ederek sürecin ilerletilmesi gerektiğini, davalı şirketin müvekkilini dışlayarak hem basiretli tacir olmanın sonuçlarından bihaber bir şekilde hem de pay sahipleri sözleşmesine aykırı tutumlarıyla müvekkili süre gelen bir zarara uğradığını, davalının süregelen zararlarının önüne geçmek adına ivedilikle ihtiyati tedbir kararı verilmesi gerektiğini, Pay Sahipleri Sözleşmesinde şirketin 350.000 USD dışındaki muhtemel ilave masraflarının ayrıntılı olarak düzenlendiğini, buna göre ilave masrafın gündeme gelmesi halinde ... ... tarafından 15.000.000 TLlik sermaye arttırımı değil, hissedar kredisi ile yöntemi ile şirketin masrafının karşılanacağını, müvekkilinin buluşa dair formülleri üçüncü kişilere ifşaladığı iddiasının müvekkilinin şirket üzerindeki etkisini yok saymak amacıyla bahaneden ibaret olup, gerçek dışı olduğunu, davalının ihmalkar eylemleri nedeniyle söz konusu buluşa dair formüllerin internette aleni olarak yayınlandığını, davalı şirket yüzünden tüm emek ve paranın ziyan olduğunu, formülün Google'da alenileştiğini, ilacın formülünün ... firmasına verildikten sonra müvekkilinin şirket üzerindeki haklarının etkisinin azaltılması için davalı şirket tarafından tüm yolların denendiğini, son etapta sermaye arttırımı yolunun seçildiğini, ... firmasına formüllerin verilmesinden iki ay sonra davalı şirket tarafından müvekkiline asılsız ihtarname gönderildiğini beş ay sonra da yönetim kurulundan çıkarıldığını ve tüm yetkilerin tıpla alakası olmayan ... ...'e verildiğini beyanla davalı şirketin sürekli borç altına girmesi ve hala 5.000.000 TL ye yakın borca batık olduğunu, usule aykırı sermaye artırım kararları alınarak uygulandığı gözetilerek müvekkilinin daha fazla zarara uğramasını engellemek adına yargılama tamamlanıncaya kadar 29.08.2023 tarihli genel kurul toplantısında alınan kararların yürütülmesi ve uygulanmasının durdurulması yönünde teminatsız olarak ihtiyati tedbir kararı verilmesini, Sermaye artırımı suretiyle Şirket Ana Sözleşmesi’nin 6. maddesinin değiştirilmesine dair kararın ve 29.08.2023 tarihli olağanüstü genel kurul toplantısında alınan tüm kararlarının yok hükmünde olduğunun tespiti ile iptaline , verilecek kararın ilgili ticaret sicil memurluğuna bildirilmesine, tescil ve ilanına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının işbu davada teminat göstermesini talep ettiklerini, ... AŞnin 2019 yılında tek ortaklı olarak ... ... tarafından kurulmuş bir şirket olduğunu, şirketin hisse yapısı değiştiğini ve şirkete ... ... %10 , ... ... %50 , ... %10, ... ... %30 hisse ile ortak olduklarını, yeni ortaların hisse alımı sırasında ... ...'e tek kuruş para ödemediklerini, 04.01.2022 tarihinde şirketin 2021 yılı olağan genel kurulu yapıldığını, yönetim kurulu kararından başta davacı olmak üzere tüm ortakların haberdar olduğunu, ancak davacının kendisine şirket ile ilgili bilgi verilmediği ve yapılan genel kurullardan haberdar olmadığı iddiasında bulunmuş ise de bu durumun gerçek olmadığını, davacının şirkete ait olan ve şirketin en önemli değerlerinden birisi olan ticari sırları ifşa ettiğini ve ilaç formüllerini 3. Şahıslarla paylaştıklarını, şirket yönetim kurulu 2021/6 sayılı olarak oy birliği ile aldığı karar ile şirketin ana sözleşmesinde 7., 8., 9.ve 10.maddesinin tadilinin gündeme alındığını ve toplam 9 maddeden oluşan gündem ile genel kurulun 04.01.2022 tarihinde toplanmasına karar verdiğini, bu kararı yönetim kurulu üyelerinin imzaladığını, 19.08.2022 tarihinde şirkette bir genel kurul daha yapıldığını ve genel kurul kararının kesinleştiğini, müvekkili şirketin ortak değişikliği ile birlikte ilaç üretimi, pazarlaması işini yapmak üzere ana sözleşme değişikliği yaptığını, şirketin ana faaliyet konusunun ilaç üretimi ve pazarlaması olduğunu, molekülden yeni ilacın piyasaya sürülmesine kadar toplam kat edilen yolun maliyetinin başarısızlık maliyetleri dahil olmak üzere son on yılda 754 milyon USD ile 2.6 milyar USD arasında değiştiğini, müvekkili şirketin çıkarmayı planladığı ilaç için davacının başlangıçta 350.000 USD ile bu sürecin tamamlanabileceğini yatırımcı ortağa vaat etmişken bunun gerçekte birkaç milyon USD bulacağı gelinen aşamadan ortaya çıkmış durumda olduğunu, şirketin üzerinde çalıştığı ilacın stratejik ve milli bir ilaç olduğunu, şirket hakim ortağı olan ... ...'in şirketin ilaçlama ruhsat işlemlerinde kullanılmak üzere şirkete 350.000 USD ödeme yaptığını, bu paranın şirketin ihtiyaçları için şirket Yönetim Kurulu tarafından harcandığını, bu paranın bitmesi ile ruhsatlama işlemlerinin durma noktasına geldiğini, şirket ortaklarından ... ...'den ısrarla para istenildiğini , vermemesi durumunda bugüne dek yapılan bütün harcamaların ve emeğin boşa gideceğinin ve ruhsatlama sürecinin askıya alınacağının bildirilmesi üzerine bu ortak tarafından şirkete 155.000 USD + 120.000 TL bu sefer geri alınmak üzere USD borç para verildiğini, şirketin ilaç ruhsatlama ve olağan şirket giderleri dışında hiçbir gideri yokken şirkete gelir sağlayan önemli bir argümanının da bu aşamada olmadığını , şirketin borçlarını ödeyemez hale geldiğini, Yönetim Kurulunun finansal krizini aşmak için banka ve finans kuruluşlarına gittiğini ve kredi talebinde bulunduğunu ancak bankaların şirketin kredi taleplerini reddettiğini, şirketin borçlarını ödeyememesi üzerine 31.07.2023 tarihinde Olağanüstü Genel Kurul yapmaya karar verildiğini, iki ortağın sermaye artışı yaptığını ancak diğer iki ortağın artışa katılmadığını, sermaye artışına karşı çıkılmasının tamamen kötü niyetli olduğunu, sermaye artışının zorunlu olduğunu beyanla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Mahkememiz tarafından deliller toplanılmış, ilgili belgeler celp edilerek dosya içerisine alınmıştır. Mahkememizde açılan işbu dava, sermaye artırımı suretiyle Şirket Ana Sözleşmesi’nin 6. Maddesinin değiştirilmesinin kabulünü içeren ve 29/08/2023 tarihinde alındığı öğrenilen genel kurul kararlarının tümünün yok hükmünde olduğunun tespiti ve iptali istemine ilişkindir. Davacı vekilince 14/09/2024 tarihli dilekçesi ile; davadan feragat ettiğini bildirdiği anlaşıldı. Davalı vekilince 17/09/2024 tarihli dilekçesi ile; feragat nedeniyle yargılama gideri ve vekalet ücreti talep etmediklerine dair beyanda bulunduğu anlaşıldı. Mahkememizce dosyanın incelenmesinde; davacı vekilinin 14/09/2024 tarihli dilekçesi ile davadan feragat ettiği, 6100 sayılı HMK'nun 307, 309 ve 311.maddeleri gereğince davacı vekilinin davadan feragat etmesi ve davadan feragatın kesin hüküm sonuçlarını doğurduğu mahkememizce tespit edilmekle, davacı yanın açtığı davanın feragat nedeniyle reddine ilişkin aşağıdaki şekilde hüküm tesis etmek gerekmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davacı tarafından açılan davanın 6100 sayılı HMK'nun 307, 309 ve 311 maddeleri gereğince feragat nedeniyle REDDİNE, 2-Taraflar lehine masraf ve ücreti vekalet takdirine YER OLMADIĞINA, Taraf vekillerinin beyanları dikkate alınarak, yargılama masraflarının yapan taraf üzerinde bırakılmasına, 3-Mahkememizin işbu dosyadan verdiği 19/02/2024 tarihli ihtiyati tedbir kararının kaldırılmasına, Davacı yan tarafından yatırılan 300.000,00-TL teminatın davalı yanın muvafakati dikkate alınarak, davacı yana iadesine, 4-Alınması gereken 427,60 TL karar ve ilam harcından, davacı tarafça peşin olarak yatırılan 269,85 TL harcın düşümü sonucu kalan 157,75 TL harcın davacıdan tahsili ile Hazineye GELİR KAYDINA, 5- Taraflarca yatırılan gider avansının kullanılmayan kısmının 6100 sayılı Yasanın 333. maddesi ile Yönetmeliğin 207. maddesi gereğince hükmün kesinleşmesinden sonra hesap numarası bildirilmiş ise elektronik ortamda hesaba aktarmak suretiyle; hesap numarası bildirilmemiş ise masrafı kalan paradan karşılanmak suretiyle PTT merkez ve işyerleri vasıtasıyla adreste ödemeli olarak yazı işleri müdürü tarafından İADESİNE, Dair; taraf vekillerinin yüzüne karşı kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık yasal süre içerisinde ... Mahkemesinde istinaf yasa yolu açık olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.19/09/2024 Başkan ... ¸e-imzalıdır Üye ... ¸e-imzalıdır Üye ... ¸e-imzalıdır Katip ... ¸e-imzalıdır