İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 16. Asliye Ticaret Mahkemesi
İstanbul 16. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/522 E. 2026/78 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İstanbul 16. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2023/522
- Karar No
- 2026/78
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 16. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2023/522 Esas KARAR NO :2026/78
DAVA:Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ:10/08/2023 KARAR TARİHİ:04/02/2026
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA : Davacı vekili tarafından mahkememize sunulan 10.08.2023 havale tarihli dava dilekçesinde özetle; 18.06.2022 Günü saat 00.30 sıralarında sürücüsü firar olan ... plakalı özel halk otobüsünün ... ... Sokak No.78 önünde park halinde bulunan müvekkiline ait ... plakalı araca çarpmış ve hasarına sebebiyet vermiş ve müvekkiline ait araçta hem hasar kaybı hem de değer kaybı meydana gelmiş olduğunu, Bu kazanın oluşumunda sürücüsü firar olan ... plakalı araç sürücüsünün 2918 sayılı KTK.'nun 52/1-B,84/1-J kurallarına ihlal ettiği olay yeri görgüsünden ve beyanlardan anlaşılmış ve kaza tespit tutanağında tespit edilmiş olduğunu, 8. Kazadan kaynaklı zararlarımızın tazmini için davalı sigorta şirketine 22.05.2023 tarihinde Mail atılmış ve davalı taraf mailimize cevap vermiş, fakat zararlarını tazmin etmemiş olduğunu, kazaya sebebiyet veren araç asli ve tamamen kusurlu, müvekkilinin kazanın meydana gelmesinde tamamen kusursuz olduğunu, Fazlaya ilişkin haklarının saklı kalması kaydıyla, yapılacak olan bilirkişi incelemesi sonucunda ortaya çıkacak olan araçtaki değer kaybının ve araç hasar kaybının, davalı sigorta şirketi tarafından tazmin edilmesi istemiyle işbu davanın açılmış olduğunu İddia etmiş ve sonuç olarak, talep artırım haklarının mahfuz kalması kaydıyla, müvekkilinin aracında meydana gelen hasar kaybının ve değer kaybının bilirkişi raporu ile belirlenecek haklarının saklı kalması kaydıyla, şimdilik 100,00 TL hasar kaybının ve 100,00 TL değer kaybının olay tarihi olan 18.06.2022 tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP : Davalı ... Sigorta A.Ş. vekili tarafından mahkememize sunulan 06.09.2023 tarihli cevap dilekçesinde özetle;... plakalı aracın müvekkili şirket tarafından 09.02.2022 - 09.02.2023 tarihlerini kapsayan .../0 no.lu Mali Sorumluluk (Trafik) Sigortası ile sigortalanmış olup, müvekkili sigorta şirketinin sorumluluğunun iş bu sigortalı aracın kusuru oranında poliçe teminatı, poliçe limitleri ve poliçe dönemi ile sınırlı olduğunu, Dava konusu kaza öncesinde aracın çalınmış olması nedeniyle davacı talepleri teminat dışında olup müvekkili sigorta şirketinin sorumluluğu bulunmadığını, hasar araştırma raporundan da anlaşılacağı ve davacının da bilgi ve kabulünde olduğu üzere ilgili kaza öncesinde sigortalı aracın çalındığı, kazaların aracı çalan kişi tarafından yapıldığının tespit edilmiş ve bu hususun savcılık dosyası, kamera ve mobese kayıtları, tanıklar ve davacı beyanı ile sabit olduğunu, KTK.'nun 107. maddesi ve ZMS/Trafik Sigortası Genel Şartlarının A/6-h maddesine göre; bir motorlu aracı çalan veya gasp eden kimsenin işleten gibi sorumlu tutulacağını, çalınan veya gasp edilen araçların sebep oldukları ve KTK.'na göre sigortalının sorumlu olmadığı zararların, ZMS/trafik sigortası teminat kapsamı dışında tutulmuş olduğunu, dolayısıyla KTK.'nun 107. maddesi uyarınca aracın çalınmasında işletenin veya eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin kusurlu olmamaları halinde zarardan işletenin sorumlu tutulamayacağını, işletenin sorumluluğunu üstlenen zorunlu mali sorumluluk sigortasının ise, aynı Yasa ve zorunlu mali sorumluluk sigortası genel şartlarının A.6.h. Maddesine göre işletenin kusurlu olmaması halinde sigortacının da sorumluluktan kurtulacağını düzenlemiş olduğunu, Hasar araştırma raporu incelendiğinde; davacı ile yapılan görüşmede kazayı gerçekleştiren kişi ile sigortalı araç sürücüsünün aynı kişi olmadığını sözlü ve yazılı beyan ettiği, ... ... Polis Merkezi Amirliği ile yapılan görüşmede otobüsün çalınma anının mobese kamerasına yansıdığı, otobüsü çalan şahsın sol ön kapıyı açmak üzere zorladığı ve sonrasında çalarak götürdüğü, otobüsün çalınmış olduğu yönünde kanaate vardıkları, çalınma hadisesinin 17.06.2023 23.58'de gerçekleştiği ve hasarın yaklaşık yarım saat sonra gerçekleştiğinin belirtilmiş olduğunu, Sigortalı aracın meçhul bir kişi tarafından çalınarak davacıya ait araçla birlikte 19 araca zarar verdiği somut olayda, aracın kazadan önce çalınması nedeniyle, KTK.'nun 107.maddesi ve ZMS/Trafik Sigortası Genel Şartlarının A/6-h maddesine göre, işletenin ve sigortacının sorumlu tutulamayacağından davacının haksız talebinin reddi gerektiğini, Dava konusu kazada sigortalı aracın çalınması, bu durumun davacı tarafça bilinmesi ve teminat kapsamı dışında olması nedenleriyle işbu davada taraf sıfatlarının da bulunmadığını ve davanın husumet yokluğu nedeniyle esastan reddi gerektiğini, Aracın kaza öncesinde çalınmış olması nedeniyle müvekkili şirketin herhangi bir sorumluluğunun bulunmadığını, davanın öncelikle bu nedenle reddi gerektiğini, öncelikle davacının dava ikame etmeden önce müvekkili şirkete başvuru şartını yerine getirmemiş olduğundan, KTK.'nun 97. maddesi gereği dava şartı yokluğundan davanın reddine karar verilmesini talep ettiklerini, Başvurana ait aracın başvuruya konu kazadan daha öncesinde bir kazaya karışıp karışmadığının ve aynı bölgeye hasar almış olup olmadığının tespitini talep ettiklerini, davacının aracı daha önce hasara uğradı ise bir araç birden fazla kez değer kaybına uğrayamayacağından değer kaybına yönelik taleplerin reddi gerekeceğini, davacıya ait aracın aynı yerden birden fazla hasarının olması, araç geçmişinde 3 ve daha fazla hasar olması ve araç kilometresinin 165.000 km'den fazla olması hallerinde değer kaybı oluşmayacağı için belirtilen hususların tespitini talep ettiklerini, Dosyanın bilirkişiye tevdi halinde Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk (Trafik) Sigortası Genel Şartları ve ek-1 Değer Kaybı Hesaplama Tablosuna göre değer kaybı hesaplaması yapılması gerektiğini, ... Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi 2021/261 E. 2021/397 K. Sayılı ilamının bu doğrultuda olduğunu, Yedek parça ve işçilik bedellerine iskonto uygulanması gerektiğini, müvekkili şirketin sorumluluğu, kaza tarihini itibari ile benzer hasarlardaki onarım uygulamasına göre, eşdeğer veya ömrünü tamamlamış araçlar mevzuatı kapsamındaki parça bedelleri ile sınırlı olduğunu, Müvekkili şirketin talep edilen KDV yönünden sorumluluğu bulunmadığını, Faiz talebinin reddi, aksi halde haksız fiil hükümleri kapsamında yasal faiz uygulanması gerektiğini Savunmuş ve sonuç olarak, dava konusu kaza aracın çalınmasından sonra gerçekleştiğinden davanın esastan reddine, davanın husumet yokluğu nedeniyle esastan reddine, müvekkili şirkete zorunlu evraklar ile başvuru yapılmaması sebebiyle davanın usulden reddine, başvuran yanın belirsiz dava açmada hukuki yararının bulunmaması sebebiyle davanın usulden reddinİ, faiz talebinin reddine ve her halde yasal faiz uygulanmasına karar verilmesini arz ve talep etmiştir. DELİLLER: Mahkememiz tensip ara kararı gereği, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığına, İstanbul ... Sosyal Güvenlik Merkezi Müdürlüğüne, ... Merkezi Amirliği'ne müzekkere yazılmış gelen cevabi yazılar incelenmiş ve mahkememiz dosya arasına alınmıştır. Bilirkişi kök ve ek raporları mahkememiz dosyası arasına alınmıştır. Bilirkişiler ... tarafından hazırlanan 14.02.2025 tarihli bilirkişi raporundan özetle; Davalıya ZMM sigortalı ... plakalı aracın kimliği bilinmeyen sürücüsünün %100 (yüzde yüz) oranında asli kusurlu olduğu,Davacı sürücü ...'in kusursuz olduğu, Dava konusu aracın onarımının değişen parça bedellerinde 9631 iskonto dahil olmak üzere 71.319,82 TL, KDV dahil 84.157,39 TL olacağı, Dava konusu aracın dava konusu kazada aldığı hasarın onarımı sonrası, marka, tip, model ve kilometresi ile daha önce geçirmiş olduğu kazalarda aldığı hasarlar dikkate alındığında değer kaybına uğramayacağı, Yukarıda detaylı olarak arz ve izah etmiş olduğumuz üzere; özellikle dava konusu olayın meydana gelişine bizzat şahit olan davacı malik ...'in beyanı, kazaya sebebiyet veren ... plakalı özel halk otobüsünün sürücülerinin beyanları, diğer mağdur şahısların ve yetkili şahısların beyanları ile kaza yapan ... plakalı otobüsün kamerasının ve otoparka ait güvenlik kameralarının görüntülerinden, park halinde duran ... plakalı özel halk otobüsünün çalınması sırasında, araca zorla giren ve çalan şüpheli şahsın tavır ve davranışları ile yaşanan kaza sonrasında aracı çalan şüpheli şahsın otobüsten indiği ve yürüyerek uzaklaştığı anları gösterdiği, Hırsızlığı gerçekleştiren ve kazayı yapan şahsın 25-35 yaşlarında, 1,70-75 boylarında, kirli sakallı, tahmini 60-65 kilolarında üzerinde yeşil çizgili tişört, tişört üzerinde siyah renk yelek, kısa saç traşlı erkek şahıs olduğuna ilişkin, 20.06.2022 tarihli Emniyetin Araştırma ve CD İnceleme Tutanağı göz önüne alınarak, dava konusu somut olay birlikte değerlendirildiğinde, aracın maliki, işleteni ve sürücüsünün aracın gözetimi yönünden gerekli tedbirleri almış oldukları ve gereken özeni göstermiş oldukları, dolayısıyla aracın çalınması, kazaya ve hasara sebebiyet verilmesi olaylarında herhangi bir kusurlarının ve sorumluluklarının olmadığı, Bu nedenle; yukarıda detaylı olarak arz ve izah edilen hususlar doğrultusunda, dava konusu somut olayda, ... plakalı özel halk otobüsünün park edilmiş yerden meçhul bir kişi tarafından çalınmasında ve yaşanılan trafik kazasında, gerek davacıya ait ve gerekse üçüncü şahıslara ait araç ve mülklerin zarar görmesinde, kazaya sebebiyet veren otobüsün Maliki, işleteni ve sürücüsünün herhangi bir kusurlarının ve sorumluluklarının olmadığı, KTK.'nun 107. maddesi ve ZMS/Trafik Sigortası Genel Şartlarının A/6-h maddesi gereğince, çalınan veya gasp edilen ... plakalı özel halk otobüsünün sebep olduğu ve sigortalının sorumlu olmadığı zararların, ZMS/Trafik Sigortası teminat kapsamı dışında tutulmuş olduğu, dolayısıyla ... plakalı aracın trafik sigortacısı davalı ... Sigorta A.Ş.'nin iş bu kaza nedeniyle herhangi bir sorumluluğunun bulunmadığı görüş ve kanaatini içerir raporu sundukları görülmüştür. Bilirkişiler ... tarafından hazırlanan 07.01.2026 tarihli bilirkişi ek raporundan özetle; "... Emniyet tarafından ... Genel Müdürlüğünün Dava konusu hırsızlık ola) olarak kök raporumuzda da belirtilmiş olduğu üzere,'nden halk otobüsüne ait güvenlik kamera kayıtları talep edilmiş ve 20.06.2022 tarihli Araştırma ve CD İnceleme Tutanağında özetle; “25-35 yaşlarında 1,70-75 boylarında, kirli sakallı, tahmini 60-65 kilolarında üzerinde yeşil çizgili tişört, tişört üzerinde siyah renk yelek, kısa saç traşlı erkek şahsın elleri cebinde bir şekilde bahse konu otobüsün yanına doğru yöneldiği, otobüsün ön kapısını, orta kapısını ve arka kapısını eli ile zorlayarak açmaya çalıştığı, arka kapıyı açarak otobüsün içine girdiği ve belli bir süre sonra otobüsün arka farlarının yandığı ve otobüsün hareket ettiği ve ... Caddesi üzerinden ... istikametine gittiği” tespit edilmiştir. Ayrıca; ... plakalı otobüs sürücüsü ... ... ifade tutanağında; “17.06.2022 günü saat 06.30 sıralarında ... ark halindeki Halk Otobüsünün kapılarının havasını boşaltarak araç içi /e şoför kapısının yan gözünden araç anahtarı aldığını ve aracı çalıştırıp sefere çıktığını, aynı gün 17.06.2022 günü saat 22.43 sıralarında otobüsü yine aynı yere ... Caddesi üzerinde bulunan ... önüne park edip, durak freni ve imdat frenini çekerek, kontak anahtarını ayak pedalının altına bırakarak ikametine gittiğini, bütün ...'lerin kontak anahtarlarının paydos verildikten sonra, araçların içerisinde bırakıldığını, çünkü vardiyalı çalışma sistemi olduğu için gece bırakan şoförün ayrı, gündüz aracı kullanacak şoförün ayrı olduğunu” beyan etmiştir. Ancak; dava konusu olaya ilişkin tüm tutanaklarda, aracın düz kontak yapılarak veya anahtar kullanılarak çalındığına ilişkin herhangi bir resmi kayda rastlanılamamıştır. Diğer taraftan; yerleşik Yargıtay Kararlarına göre, 2918 sayılı KTK.'nun 107. Maddesine göre, işletenin motorlu aracın çalınmasında veya gasp edilmesinde sorumluluktan kurtulabilmesi için, sadece aracın çalındığını kanıtlaması yetmemekte, aracın kapı ve camlarının kapatılmış olması, aracın kontak anahtarının başkaları tarafından ele geçirilmesini önleyecek gerekli tedbirlerin alınması, kontak anahtarının araç üzerinde veya kolayca elde edilebilecek bir yerde bırakılmaması, sürücü ve yardımcılarını seçmede, talimat vermede, denetlemede, her türlü özeni gösterdiğini ve dolayısıyla çalınmanın önlenmesi bakımından olağan, makul, uygulanabilir türden gerekli tüm önlemler yerine getirildiği halde, çalınmanın önüne geçilemediğini ispat etmesi gerekmektedir. Anahtar araçta bırakılmasaydı; dava konusu otobüsün çalınmasının, otobüslerde genellikle aracın sol ön kısmında bulunan ve kapıdaki basınçlı gazı boşaltarak kapının açılmasını sağlayan emniyet valfi/kolunu kullanarak kapının açılmasını sağlamak, düz kontak yapmak veya anahtar uydurmak vs. şekillerde aracın çalınması gayet mümkündür. Dolayısıyla; hukuki ve nihai karar tamamen Sayın Mahkemenize ait olmak üzere; kontak anahtarının araç içerisinde bırakılmış olmasının, sürücünün aracın çalınmasına kolaylaştırıcı bir rol oynayıp oynamadığı hususunda heyetimiz açısından bir görüş verilememiştir. İş bu bilirkişi raporumuzu takdir ve tensiplerinize saygılarımızla arz ederiz..." şeklinde rapor görüşü bildirmişlerdir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, trafik kazasından kaynaklanan hasar bedeli ve değer kaybı tazminat isteğine ilişkindir. Dava konusu kazanın, davalı sigorta şirketine ZMM sigortası ile sigortalı olan ... plakalı özel halk otobüsü olan aracın, olay yerinden kaçması nedeniyle kimliğinin tespit edilemeyen sürücünün sevk ve idaresinde iken 18/06/2022 tarihinde davacı tarafa ait ... plaka sayılı park halindeki araca çarpması ile meydana geldiği ve kaza sonucunda davacıya ait araçta hasar oluştuğu anlaşılmaktadır. 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 107.maddesi uyarınca aracın çalınması ya da gasbedilmesinde işletenin veya eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin kusurlu olmamaları halinde zarardan işletenin sorumlu tutulamayacağı öngörülmüştür. Somut olayda; ... plakalı aracın ZMM sigortacısı olan davalı, aracın çalındığını ve kazadan sorumlu olmadığını savunmuştur. Aracın şoförü aynı gün kolluğa başvurmuş ve kamera kayıtları incelenmiştir. Yine dosyada mevcut 23/06/2022 tarihli şikayetçi tutanağında özetle araç maliki olan dava dışı ... karakola müracaat ederek " 18/06/2022 tarihinde saat 00:30'da ... plakalı aracın kazaya karıştığını öğrendiğini akabinde aracı kiraladığı şirket yetkililerini aradığını, aracın Şoförü ... ...'un aracı ... Caddesine park ettiğini sonra aracın çalındığını ve kazaya karıştığını aracın şoförü ...'in karakola müracaatta bulunduğunu öğrendiğini ifade etmiştir. Aracın çalınması ile ilgili İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının 2022/... soruşturma sayılı dosyasında daimi arama kararı ile devam ettiği de saptanmıştır. Mahkememizce bilirkişiler sigorta uzmanı ... ile makine mühendisi Prof. ... tarafından hazırlanan 14.02.2025 tarihli kök ve 07.01.2026 tarihli ek rapor dosyamız arasına alınmıştır. Alınan raporlarda özetle; "dava dışı şoförün ifadesinde aracın anahtarını araç içinde bıraktığını belirttiği ancak anahtar araçta bırakılmasaydı; dava konusu otobüsün çalınmasının, otobüslerde genellikle aracın sol ön kısmında bulunan ve kapıdaki basınçlı gazı boşaltarak kapının açılmasını sağlayan emniyet valfi/kolunu kullanarak kapının açılmasını sağlamak, düz kontak yapmak veya anahtar uydurmak vs. şekillerde aracın çalınması gayet mümkündür.é şeklinde tespitte bulunulmuştur. Açıklanan tüm bu nedenlerle; dosyada mevcut bilirkişi raporunda ve karakolca tutulan tutanaklarda aracın kapılarının zorlanması suretiyle açıldığı tespit edilmiş olup anahtarın araç içinde olmasının hırsızlık olayında bir etkisi olmadığı, hırsızlığın aracın kapısındaki gazın boşaltılması veya düz kontak yapılarak çalınması ile oluşabileceği anlaşılmış olup hırsızlık olayında dava dışı şoförün kolaylaştırıcı bir davranışı olmadığı kanaatine varılmış, davalının savunmasına itibar edilmiş bu sebeple KTK 107. maddesi uyarınca davanın reddine karar verilmiştir. (Emsal ilam : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi 2019/396 Esas 2021/239 Karar) H Ü K Ü M : Gerekçesi açıklandığı üzere; 1-Davacı tarafından hasar bedeli ve değer kaybına ilişkin açılan maddi tazminat davasının REDDİNE, 2-Harçlar kanunu gereğince alınması gereken 732,00 TL karar ve ilam harcından, davacı tarafça peşin olarak yatırılan 269,85 TL harcın düşümü sonucu kalan 462,15-TL eksik harcın davacıdan alınarak hazineye irad kaydına, 3-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T göre hesaplanan 200,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 4-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 5-Kullanılmayan gider avansının bulunması halinde kararın kesinleşmesinden sonra HMK’nun 333. maddesi uyarınca resen yatırana İADESİNE, 6-Devletçe karşılanan 3.120,00 TL arabuluculuk ücretinin davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalının yokluğunda, gerekçeli kararın kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize ya da mahkememize gönderilmek üzere istinaf dilekçesi sunulmak suretiyle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 04/02/2026
Katip ... E-imza
Hakim ... E-imza