İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 16. Asliye Ticaret Mahkemesi
İstanbul 16. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/14 E. 2024/569 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İstanbul 16. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2023/14
- Karar No
- 2024/569
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 16. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2023/14 Esas KARAR NO : 2024/569 DAVA : İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 29/12/2021 KARAR TARİHİ : 25/09/2024 .... Tüketici Mahkemesinin 2021/528 esas sayılı 2021/661 Karar sayılı 29/12/2021 tarihli kararı ile görevsizlik kararı verilen dosya mahkememize yukarıdaki esas numarası yazılı dosyasının yapılan yargılaması sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı Vekili dava dilekçesinde özetle; 23.12.2018 Tarihinde Müvekkili Şirketin Zmss İle Sigortalı ... Plakalı araç trafikte seyir halinde iken park halindeki ... plakalı araca çarpması neticesinde maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, kazanın oluşumunda müvekkili şirketine sigortalı bulunan ... plakalı araç sürücüsünün %100 kusuru ile sebep verdiğini, araç sürücüsü kusurlu olmasının yanında aynı zamanda olay yerini terk ettiğini, araçta meydana gelen 12.140,97 TL ödendiğini, sigortalıdan bu ücretin rücu etme haklarının olduğunu, bu nedenle sigorta ettiren hakkında ....İcra dairesi 20219/... Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, borçlunun itirazı nedeniyle durduğunu, itirazın iptalini, takibin devamını, yargılama giderlerinin ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine, karar verilmesini talep etmiştir. CEVAP: Davalı taraf, dava dilekçesi ve tensip zaptının usulüne uygun yapılan tebliğ edilmesine rağmen cevap dilekçesi sunmamıştır. DELİLLER: ... İcra Dairesi 2019/... E. sayılı dosyası mahkememiz dosyası içerisine alınmıştır. .... Tüketici Mahkemesi 2021/... esas sayılı dosyası mahkememiz dosyası arasına alınmıştır. Davacının tacir araştırması için ... Vergi Dairesine müzekkere yazılmış olup, müzekkere cevapları dosyamız arasına alınmıştır. Bilirkişiler makine mühendisi ... ... ve Sigorta Uzmanı ... ..., tarafından hazırlanan 20/11/2023 tarihli bilirkişi raporu dosyamız arasına alınmıştır. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Mahkememiz tarafından tarafların delil listesinde gösterdikleri tüm deliller celp ve incelenmiş, mahkemece değerlendirilmiştir. Dava; itirazın iptaline ilişkindir. Mahkememizce celp edilen ... İcra Müdürlüğü 2019/... E. sayılı takip dosyasının incelenmesinde, davacı ... Sigorta Anonim Şirketi tarafından davalı ... ... aleyhine 27/02/2019 tarihinde 12.337,47 TL alacak yönünden ilamsız takip başlatıldığı, davalının yasal süresi içerisinde takibe ve borca itirazı ile takibin durduğu akabinde iş bu davanın açıldığı anlaşılmıştır. Bilirkişiler makine mühendisi ... ve Sigorta Uzmanı ... ..., tarafından hazırlanan 20/11/2023 tarihli bilirkişi raporundan özetle;"...Nihai hukuki takdir Sayın Mahkeme'ye ait olmak üzere,Dava konusu trafik kazasının meydana gelmesinde, ... plakalı aracın sürücüsünün % 100 kusurlu olduğu Dava konusu trafik kazasının meydana geldiği tarihte ... plakalı aracın malikinin davalı ... ... olduğu,Dava konusu trafik kazası neticesi ... plakalı araçta 8.526,61 TL hasar, 3.614,36 TL değer kaybı olmak üzere toplam 12.140,97-TL zarar meydana geldiği,Davacı sigortacının ZMSS Genel Şartları 4/F maddesi kapsamında rücu tazminat talep ve dava hakkını bulunmayacağı,Görüş ve kanaatimiz Sayın Mahkemenin takdir ve tensiplerine arz olunur. 20.11.2023..." şeklinde görüş bildirmişlerdir. Yargıtay 4. Hukuk Dairesi Bölge Adliye Mahkemeleri Kararları Arasındaki Uyuşmazlığın Giderilmesi İstemine Dair 2023/ ... Esas, 2023/ ... Karar sayılı ilamında da belirtildiği gibi; 01.06.2015 tarihinden önce düzenlenen zorunlu trafik sigorta poliçelerine ilişkin olarak meydana gelen trafik kazalarında o dönem yürürlükte bulunan Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının B.4 maddesinde sigortacının işletene rücu nedenleri arasında sigortalı aracın sürücüsünün kaza sonrası olay yerinden ayrılması sayılmamıştır. Dolayısıyla 01.06.2015 tarihinden önce düzenlenen zorunlu trafik sigorta poliçelerine dayalı olarak zarar gören hak sahiplerine ödemede bulunan sigorta şirketi salt olay yerini terk nedenine dayalı olarak kendi akidine rücu edemeyecektir. Ancak 01.06.2015 tarihinden sonra düzenlenen zorunlu trafik sigorta poliçeleri nedeniyle bedensel hasarlı trafik kazası sonucu zarar gören hak sahiplerine ödemede bulunan zorunlu trafik sigortacısı, kendi akidi olan sigortalısına karşı Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının B.4 maddesine göre olay yerini terk nedeniyle rücu davası açabilecektir. Zira bedensel hasarlı trafik kazalarında 01.06.2015 tarihinde yürürlüğe giren Genel Şartların B.4 maddesinde ifade edilen haller ile benzer zorunlu haller dışında olay yerini terkin, içe rücu sebebi olduğu kabul edilmiştir. Olay yerini terk ile içe rücu sebebi gerçekleşmiş olup olay yerini Genel Şartların B.4. maddesinde sayılan haller ile benzer zorunlu nedenlerden biri nedeniyle terk ettiğini, dolayısıyla rücu sebebinin oluşmadığını ispat yükü ise sigortalıdadır. Sigortalı kaza yerini ancak Genel Şartların B.4. maddesinde sayılan zorunlu nedenlerden biri nedeniyle terk ettiğini ispatlar ise rücu durumundan kurtulacaktır. Yargılamaya konu olayda, Trafik Sigorta Poliçesi Genel Şartlarının B.4.f maddesine dayanılarak rücuen tazminat talep edilmiştir. 23/12/2018 tarihinde meydana gelen kaza nedeniyle polis memurlarının katılımıyla tanzim edilen kaza tespit tutanağında davacının sigortalısı araç sürücüsünün kazadan sonra olay yerinden kaçtığının yazılı olduğu, davacıya sigortalı aracın sürücüsünün zorunlu haller nedeniyle olay yerini terk ettiğini ispat edemediği, olay yerini terk etmesi sonucu alkol raporu ve kazanın oluşuna etki edecek hususlara ilişkin gereken belgelerin düzenlenmesi yükümlülüğüne aykırı davrandığının anlaşılmasına göre oluşan kaza yerini terk sebebinin ZMMS Genel Şartları B.4/f bendi kapsamında "tedavi" veya "yardım amaçlı sağlık kuruluşuna gitme", "can güvenliği nedeniyle uzaklaşma" gibi zorunlu hallerden olmadığı, bu nedenle rücu koşullarının oluştuğu gözetilerek ve ilgili maddenin "Bedeni hasara neden olan trafik kazalarında" ifadesi ile başlamasının bu bendin sadece bedeni hasarlı kazalara uygulanacağı anlamı taşımadığı, olay yerini terk etmenin istisnasını oluşturduğu (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi 2022/535 E. 2024/1499 K) bilirkişi raporunda kazanın sadece maddi hasar içermesi nedeniyle rücu sebebinin oluşmadığı ifade edilmiş ise de hukuki değerlendirme mahkememize ait olmakla yerleşik yargıtay ve istinaf ilamlarında da belirtildiği gibi ilgili bedeni hasarlara neden olan kazalarda şeklinde başlaması olay yeri terke dayalı rücu sebebinin sadece bedeni hasara dayalı kazalarda uygulanacağı anlamını taşımadığı bilakis maddi hasarlı kaza meydana geldiğinde sürücülerin olay yerini terk etmemeleri gerektiği, maddi hasarlı kaza meydana geldiğinde sürücünün olay yerini terk etmesinin doğrudan rücu sebebi sayılacağı anlamına gelmektedir. (Antalya 11. Hukuk Dairesi 2021/314 Esas, 2023/73 Karar; İstanbul 9. Hukuk Dairesi 2022/556 Esas, 2024/1503 Karar) Maddi hasara ilişkin bilirkişi raporunda yapılan hesaplamanın usul ve yasaya uygun olduğu, davacının icra takibine konu edilen alacak miktarı ile uyumlu olduğu ayrıca rücuen tazminat davalarında ödeme tarihinden itibaren işlemiş faiz talep edilebileceği, davacı sigorta şirketince 27/02/2019'da hasar bedellerinin ödenmiş olduğu talebinde de yasal faiz istediği göz önünde bulundurularak davalının icra takibine yaptığı itirazın haksız olduğu anlaşılmakla davanın kabulüne karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. H Ü K Ü M : Gerekçesi açıklandığı üzere; 1-Davanın KABULÜNE; İİK.67/1. Maddesi uyarınca ... İcra Dairesi'nin 2021/... Esas sayılı icra takip dosyasında ilamsız icra takibine davalı tarafından yöneltilmiş olan İTİRAZIN İPTALİ ile, 12.140,97-TL asıl alacak ve 236,50 işlemiş faiz ile asıl alacak tutarına icra takip tarihinden itibaren işletilecek yasal temerrüt faizi ile birlikte tahsili için TAKİBİN DEVAMINA, 2-İcra inkar tazminatı talebi bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 2-Kabul edilen dava değeri üzerinden hesaplanan 845,50-TL karar-ilam harcından, davacı tarafça peşin yatırılan 149,49-TL harcın mahsubu ile bakiye 696,01L harcın davalıdan tahsili ile Hazine'ye gelir kaydedilmesine, 3-Davacı tarafından yatırılan 149,49-TL peşin, 59,30TL başvurma harcı olmak üzere toplam 208.79-TL harcın davalıdan tahsili ile davacıya VERİLMESİNE, 4-Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden, karar tarihinden yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. göre hesaplanan 12.377,47-TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya VERİLMESİNE, (AAÜT m.13/2) 5-Davacı tarafından yatırılan posta, tebligat, bilirkişi ücreti vesairden oluşan toplam 3.956,00-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, 6-Yargılama giderlerinden sayılan 680,00TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA, 7-Taraflarca yatırılan gider avansından kullanılmayan kısmın karar kesinleştiğinde talep halinde yatıran tarafa iadesine, Dair davacı vekilinin yüzüne karşı davalının yokluğunda HMK 341. Maddesi gereğince miktar itibariyle KESİN olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 25/09/2024 Katip ... e-imzalıdır Hakim ... e-imzalıdır