İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 16. Asliye Ticaret Mahkemesi

İstanbul 16. Asliye Ticaret Mahkemesi 2022/674 E. 2024/749 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
İstanbul 16. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2022/674
Karar No
2024/749
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 16. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2022/674 Esas KARAR NO : 2024/749 DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 12/10/2022 KARAR TARİHİ : 13/11/2024 Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 05.06.2022 tarihinde meydana gelen trafik kazası sorırasında müvekkiline ait ... plakalı araç, ... ...'a ait ... plakalı araç tarafından hasara uğratıldığını, Söz konusu ... plakalı araç, ... Sigorta A.Ş 'nin ... nolu poliçesi kapsamında, ZMSS ile sigortalandığından bu şirkete yapılan başvuru sonrasında ... nolu hasar dosyası kapsamında, şirket tarafından görevlendirilen eksper tarafından 104.,415,71-TL hasar bedeli tespit edilmiş ise de ; pollçe teminat limiti olan 50.000,00-TLödeme yapıldığını, 54.415,71-TL 'den ibaret bakiye hasar tazminatı ile araçta meydana gelen değer kaybının tahsil edemediklerini, Adı geçen tazminatların, ... plakalı aracın, davalı ...Ş 'nin 29/04/2022-29/04/2023 vadeli ve ... poliçe nolu Kasko Sözleşmesi İhtiyari Mali Sorumluluk Sigortası kapsamında teminat altına alınması nedeniyle davalı şirkete ve arabulucuya başvurulduğu halde , ödeme gerçekleşmediğinden bu davayı açtıklarını, davalarının kabulünü fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 05.06.2022 tarihinde gerçekleşen maddi hasarlı trafik kazası nedeniyle müvekkilinin aracında meydana gelen 1.000,00-TL. hasar ile 1.000,00-tl değer kaybı tazminatının 02/08/2022 tarihinden Itibaren işleyecek ticari avans faiz,yargılama giderleri ve avukatlık ücretini davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: ... Sigorta A.ş vekilinin sunmuş olduğu cevap dilekçesinden özetle ; araçta oluşan hasar bedeli belirlenebilir bir bedel olduğunu, davanın belirsiz alacak davası şeklinde açılmasında HMK107. Madde uyarınca hukuki yarar olmadığını, Arabuluculuğa başvurulmadığını, dava konusu talep muaccel olmadığını, müvekkili olduğu şirketin yalnızca poliçe limiti ile sınırlı olduğunu, Müvekkili şirket, sigortalının mali mesuliyet sigortasından kaynaklanan sorumluluğundan sigortalının kusuru oranında sorumlu olduğunu, taraflarına yapılan herhangi bir ödeme başvurusu olmadığını, Usule yönelik cevapları dikkate alınarak usulden reddini, Sayın Mahkeme aksi kanaatte ise esasa yönelik cevapları dikkate alınarak esastan reddini, Yargılama harç ve giderleri ile vekâlet ücretinin davacıya yüklenilmesini, talep etmiştir. DELİLLER: Davalı ... şirketine müzekkere yazılarak, sigorta poliçesi, şikayetçi ifade tutanağı, kaza tespit tutanağı, kaza beyan dilekçesi, ilgili savcılık dosyası, davalının hasar kabul beyanı, ekspertiz raporu ve hasara ilişkin faturalar, servis tutanakları, fotoğraflar, ödemeye ilişkin makbuz, ibraname olmak üzere sigorta şirketince açılmış hasar dosyası mahkememiz dosyası arasına alınmıştır. ... ne müzekkere yazılarak kaza tarihi olan 05/06/2022 tarihi itibariyle ... ve ... plakalı araçların tramer kayıtlarının ve kazaya ilişkin tüm kayıtları mahkememiz dosyası arasına alınmıştır. ... ne müzekkere yazılarak kaza tarihi olan 105/06/2022 tarihi itibariyle ... ve ... plakalı araçların trafik tescil kayıtları mahkememiz dosyası arasına alınmıştır. Davacı vekilinin ıslah dilekçesi sunduğu, davalı vekilinin ıslaha beyan dilekçesi sunduğu görüldü. Bilirkişi makine mühendisi ... , Makine Mühendisi ... ... ... ve Sigorta Uzmanı ... ... ... Tarafından hazırlanan 02/10/2023 tarihli bilirkişi raporu dosyamız arasına alınmıştır. Bilirkişi 02/10/2023 tarihli raporunda özetle:"....Hukuki ve nihai karar tamamen Sayın Mahkemenize ait olmak üzere; iddia, savunma ve toplanan deliller ile tüm dosya kapsamı üzerinde, Sayın Mahkemenizin talimatları doğrultusunda yaptığımız inceleme sonucunda, dava konusu somut olayda heyetimiz, ... Dava dışı ... Sigorta A.Ş.'nin; ZMS / Trafik Sigorta Poliçesinin kaza tarihi itibariyle azami maddi tazminat limiti olan 50.000,00 TL hasar bedelini davacı şirkete ödemişolduğu, trafik sigortası teminat limitini doldurduğu ve herhangi bir sorumluluğunun kalmadığı, ... plakalı otomobil sürücüsü ... ...'ın 9025 oranında kusurlu olduğu,... plakalı otomobil sürücüsü ... ...'ın 9025 oranında kusurlu olduğu,... plakalı minibüs sürücüsü ... u'nun 9650 oranında kusurlu olduğu, Davacıya ait ... plakalı minibüste meydana gelen hasarların, yukarıda izah edilen kazanın oluş şekli ile uyumlu olduğu ve 05.06.2022 günü meydana gelen trafik kazasının taraflarca ifade edilen şekilde gerçekleştiği, Davacıya ait ... plakalı minibüsün kadri maruf, haddi layık onarım bedelinin iskontosuz KDV hariç 104.415,71 TL - KDV dahil 123.210,54 TL ve iskontolu KDV hariç 84.235,07 TL - KDV dahil 99.397,38 TL olduğu, İskonto uygulanıp uygulanmayacağı ve KDV hususunun Sayın Mahkemenin takdirleri olduğu,Davacıya ait ... plakalı minibüs üzerinde meydana gelen değer kaybı zararının Yargıtay içtihatlarına göre piyasa metoduna göre 7.500,00 TL hesaplandığı, Davacı şirketin talep edebileceği gerçek zarar miktarının 106.897,38 TL x 0,25 -26.724,35 TL x 2 — 53.448,70 TL olduğu, ... plakalı aracın trafik sigortacısı olan dava dışı ... Sigorta A.Ş. Tarafından, ödenmesi gereken hasar bedeli 26.724,35 TL olması gerekir iken, ... no.lu hasar dosyası kapsamında poliçe teminat limiti olan 50.000,00 TL ödemenin yapılmış olup, İMM/İhtiyari Mali Mesuliyet Sigortası, ZMS/Trafik Sigortası teminatlarının üzerinde kalan zararları karşılayan bir sigorta türü olduğundan, davalı ...Ş.'nin dava konusu bu olaydan dolayı herhangi bir sorumluluğunun bulunmadığı görüş ve kanaatine varılmıştır...." şeklinde görüş bildirmişlerdir. Bilirkişi kök raporunu hazırlayan heyetin ek raporu mahkememiz dosyası arasına alınmıştır. Bilirkişi makine mühendisi ... , Makine Mühendisi ... ... ... ve Sigorta Uzmanı ... ... ... tarafından hazırlanan 01/03/2024 tarihli ek bilirkişi raporundan özetle;"... Takdiri tamamıyla Sayın Mahkeme'ye ait olmak üzere bilirkişi heyeti olarak aşağıdaki değerlendirmede bulunulmuştur. Yukarıda sıralanan tespitler, dosyaya sunulan bilgi ve belgeler, kısaca özetlenen durum ve Heyetimizce yapılan değerlendirmelerden hareketle; Davacı yanın kusur oranı yönünde itirazları çerçevesinde yapılan incelemeye göre, kök raporda belirtilen tespit, görüş ve kanaatte herhangi bir değişiklik olmadığı, Davacı yanın değer kaybı hesaplaması yönünden itirazları haklı ve yerinde olduğundan, kök raporda yer alan değer kaybı hesabının dava konusu ... plakalı 2018 model ... marka, ... tipi, 58.718 km'de olan minibüs için yeniden yapılması gerektiği anlaşıldığından Davacıya ait ... plakalı minibüs üzerinde meydana gelen değer kaybı zararının Yargıtay içtihatlarına göre piyasa metoduna göre 93.000,00 TL olarak yeniden hesaplanması gerektiği kanaat ve sonucuna ulaşmış bulunmaktayız. Keyfiyet, nihai takdir Sayın Mahkeme Makamına ait olmak üzere saygıyla sunulur. 01.03.2024...." şeklinde görüş bildirmişlerdir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Mahkememizde görülmekte olan dava; 05.06.2022 tarihli trafik kazasında ... plakalı araçta meydana gelen hasar bedeli ve değer kaybının karşı araç sürücüsünün ihtiyari mali mesuliyet sigortacısından tahsili isteminden ibarettir. Huzurdaki davada uyuşmazlığın; 05.06.2022 tarihli trafik kazasında ... plakalı araçta meydana gelen değer ve kazanç kaybı isteminin davalıdan tahsil edilip edilemeyeceği, davalının imms kapsamında sorumlu olup olmadığı, kusur oranının ve tazminat bedellerinin tespiti noktalarında toplandığı görülmektedir. Mahkememizce tespit edilen uyuşmazlık noktalarında bilirkişi makine mühendisi ... , makine Mühendisi ... ... ... ve Sigorta Uzmanı ... ... ... 02/10/2023 tarihli kök ve 01/03/2024 tarihli ek rapor dosyamız arasına alınmıştır. A- Değer kaybı istemi yönünden yapılan teknik ve hukuki değerlendirme neticesinde; 2019/40 esas, 2020/40 karar sayılı Anayasa Mahkemesinin iptal kararı kapsamında genel şartlar ifadesi iptal edilmekle (Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 13.07.2011 tarihli ve 2011/1-421 esas, 2011/524 karar sayılı kararında; “Eldeki dava sonuçlanıp kesinleşmeden o davaya uygulanabilecek olan yasa metni Anayasa Mahkemesince iptal edilip, yürürlüğün durdurulmasına karar verildiğine göre, iptal kararı sonucu oluşan durumun 05/09/1960 tarihli, 21/9 sayılı YİBK'da belirtildiği üzere maddi anlamda kesinleşmemiş olup, derdest olan eldeki davaya da uygulanması zorunludur.” denilmiş, aynı yöndeki içtihat, Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 21/03/2012 tarihli ve 2012/20-12 esas, 2012/232 karar sayılı kararında da oy birliği ile kabul edilmiştir. Keza 21/01/2004 tarihli ve 2004/10-44 esas, 2004/19 karar sayılı ve 03/02/2010 tarihli ve 2010/4-40 esas, 2010/54 karar sayılı kararlarında da; “Uygulanması gereken bir kanun hükmü, hüküm kesinleşmeden önce Anayasa Mahkemesince iptaline karar verilirse, usulî kazanılmış hakka göre değil, Anayasa Mahkemesinin iptal sonrası oluşan yeni duruma göre karar verilebilecektir.” yönünde değerlendirme ve açıklama yapılmıştır.) derdest dava yönünden bağlayıcı olup 01/06/2015 tarihinde yürürlüğe giren ZMSS Genel Şartlarına göre belirlenen değer kaybı hesaplama yöntemine göre değerlendirme yapılamayacağı sonucuna varılmıştır. Kabul edilen hukuksal durum gereğince, Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk ve 4. Hukuk Dairesinin istikrar kazanan içtihatları doğrultusunda; aracın kaza tarihindeki hasar görmemiş 2. el piyasa değeri ile kazadan sonra onarılmış hâldeki 2. el piyasa değeri arasındaki fark, aracın serbest piyasa koşullarına göre kaza tarihi itibariyle hasarsız haldeki ikinci el rayiç değeri ile aracın yaşı, özellikleri, hasar miktarı ve hasarlı kısımların özelliği dikkate alınarak kazadan sonraki onarılmış halinin rayiç değeri tespit edilip bu iki miktar arasındaki azalmaya (farka) göre hesaplanması gerekmiş olup bu kapsamda yapılan inceleme neticesinde, kusur yönünden kök raporun ve hasar bedelleri yönünden davacı yanın da itirazı doğrultusunda alınan ek raporun hükme elverişli olduğu görülmüş olup davacı malike ait araç şoförünün %50 kusurlu olduğu, kusur tespitinin kazanın oluşumu ile uyumlu ve itibar edilebilir olduğu, ... plakalı araçtaki değer kaybının 93.000,00 TL olduğu tespit edilmiştir. Davacı vekilinin ıslah dilekçesi doğrultusunda ve davalı ... şirketinin sigortalısı olan ... plakalı aracın %25 kusuruna tekabül eden 23.250,00 TL değer kaybı tazminatının davalının poliçe limitleri dahilinde teminat altında olduğu gözeilerek davanın bu miktar yönünden kabulüne karar verilmiştir. B- Hasar bedeli istemi yönünden yapılan teknik ve hukuki değerlendirme neticesinde: davaya konu kazanın meydana gelmesinde kusurun tespiti için mahkememizce alınan raporların hükme elverişli olduğu, davacı tarafından itiraz edilen hususların bilirkişilerce zaten değerlendirilmiş olduğu görülmekle alınan raporda davacının %50 kusurlu olduğu ve davacının ZMMS kapsamında 50.000 TL hasar bedeli ödemesi aldığı ve kusuruna tekabül eden orada ödenmeyen hasar bedeli tazminatının kalmadığı tespit edilmiştir. Mahkememizce alınan raporda kusur tespiti ve hasar bedeli yönünde yapılan tespitlerin ayrıntılı, gerekçeli ve dosya kapsamına uygun olması nedeni ile itibar edilir olduğu kanaatine varılmıştır. Davacı yanca da sunulan 23/05/2024 tarihli ıslah dilekçesinde hasar bedeline ilişkin bir ıslah söz konusu değildir. Açıklanan nedenlerle hasar bedeline ilişkin maddi tazminat talebinin reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur. H Ü K Ü M : Gerekçesi açıklandığı üzere; 1-Davacı tarafından açılan davanın KISMEN KABULÜ İLE; 23.250,00 TL değer kaybına ilişkin maddi tazminatın temerrüt tarihi olan 02/08/2022 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte tahsili suretiyle davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin REDDİNE, 2-Kabul edilen dava değeri üzerinden hesaplanan 1.588,21 TL karar-ilam harcından, davacı tarafça peşin yatırılan 80,70 TL ve ıslah harcı 725,79 TL toplam ‭806,49‬ TL harcın mahsubu ile bakiye ‭781,72‬ TL harcın davalıdan tahsili ile Hazine'ye gelir kaydedilmesine, 3-Davacı tarafça yapılan 5.764,75 TL yargılama giderinden davanın kabul oranına göre (% 53,45) hesaplanan 3.081,16 TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, kalan kısmın davacı üzerinde bırakılmasına, 4-Davalı taraf yargılama gideri yapmadığından bu hususta bir karar verilmesine yerolmadığına, 5-Davacı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesap ve takdir olunan 23.250,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınıp davacıya ödenmesine, 6-Davalı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden, reddedilen talep üzerinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesap ve taktir olunan ‭20.250‬ TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine, 7-Taraflarca yatırılan avansların kullanılmayan kısmının, karar kesinleştiğinde, istek halinde ilgili tarafa iadesine, 8-Davacı tarafça peşin yatırılan 80,70 TL ve başvuru harcı olan 80,70 TL ve 725,79 TL ıslah harcının toplam olarak ‭887,19‬ TL karar ve ilam harcının davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, 9-Devletçe karşılanan 3.120 TL arabuluculuk ücretinin, davanın kabul oranına göre (% 53,45) hesaplanan 1.667,59 TL 'sinin davalı taraftan, bakiye 1.452,41 TL'sinin davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydedilmesine, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, diğer tarafın yokluğunda miktar itibariyle kesin olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.13/11/2024 Katip ... e-imzalıdır Hakim ... e-imzalıdır

Atıf: İstanbul 16. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2022/674, K. 2024/749, T. 13.11.2024, www.arakarar.com/karar/istanbul-16-asliye-ticaret-mahkemesi-2022-674-e-2024-749-k-07a4350b4dc3