İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 16. Asliye Ticaret Mahkemesi

İstanbul 16. Asliye Ticaret Mahkemesi 2022/649 E. 2024/747 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
İstanbul 16. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2022/649
Karar No
2024/747
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 16. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2022/649 Esas KARAR NO : 2024/747 DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) DAVA TARİHİ : 03/10/2022 KARAR TARİHİ : 13/11/2024 Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 31.03.2021 tarihinde sürücü davalı ... ... ... sevk ve iradesindeki ... plaka sayılı aracıyla ... Tünel İstikametinden ... Meydanı istikametine seyir halinde iken, ... ... Caddesi ... Belediyesi ... Merkezi önüne geldiği esnada yaya olarak karşıdan karşıya geçmekte olan davacıya çarpması sonucu yaralamalı ve maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, kaza sonucu tutulan tespit raporuna göre kazanın meydana gelmesinde ... plaka sayılı ... ... ...'ın davacı yaya ... ...ı'ın ise yaya ve okul geçitlerinin bulunduğu yerlerdeki geçitlerde yayalar için ışıklı işaret olduğu halde yayaların bu işaretlemelere uymaması kurallarının ihlal ettiği tespit edildiğini, kazaya sebebiyet veren ... plaka aracın davalı şirket nezdinde ... poliçe ile sigortalı olduğunu, sigorta bitiş tarihinin 21.05.2021 olduğunu, davalı sigorta şirketine davacı tarafından 16.06.2021 tarihinde başvuru yapıldığını, davalı sigorta şirketinin 26.08.2021 tarihli cevap yazısıyla 20.02.2019 tarih ve 30692 sayılı resmi gazete ile yürürlüğe giren areşkenlar eçen anğallelek daıarlandermase hükkondü yvnatmaleıen 9/2. Maddesi gereği engellilik sağlık kurulu raporu bulunmadığı gerekçesiyle yerine getirilmediğini bildirdiğini beyan ederek ... plaka sayılı araca ihtiyati tedbir konulmasını, şimdilik 12.500,00 TL maddi tazminatın işleten ve sürücü yönünden olay tarihinden; sigortacı yönünden sigorta limitini aşmamak üzere temerrüt tarihinden 12.500 TL maddi tazminatın trafik kazasında uğranan bedensel zarar sebebiyle toplanacak delillere göre (6100 sayılı Yasa’nın 107.maddesi uyarınca) maddi tazminat tutarı belirlenerek (fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak üzere), işleten ve sürücü yönünden olay tarihinden; sigortacı yönünden sigorta limitini aşmamak üzere temerrüt tarihinden işletilecek avans faizini, yargılama giderleri ve avukatlık ücretiyle birlikte ortaklaşa ve zincirleme davalılara ödetilmesini, Ayrıca 15.000.-TL manevi tazminatın, olay tarihinden işletilecek avans faizi, yargılama giderleri ve avukatlık ücretiyle birlikte davalı ... ... ...'dan tahsilini, Mahkeme masrafları ve yargılama giderlerinin davalı taraftan tahsiline karar verilmesi talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı ... Sigorta vekilinin cevap dilekçesinden özetle; Davacının geçici iş göremezlik, tedavi/bakım giderleri talepleri bakımından poliçe kapsamında sorumluluklarının bulunmadığını, bu nedenle davacının taleplerin reddini, Kusur durumunun belirlenmesi için dosyanın Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi’ne gönderilmesini, Davacının maluliyetinin tespitinin “Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmeliği”e göre belirlenmesi için dosyanın Adli Tıp Kurumu 3.İhtisas Dairesi’ne gönderilmesini, Sosyal Sigortalar Kurumu’na müzekkere yazılmasını, davacıya dava konusu kaza nedeniyle ödenen rücuya tabi geçici iş görmezlik ödeneğinin ve var ise bağlanan gelirin peşin sermaye değerinin ve tenzile tabi olup olmadığının sorulmasını, Sayın Mahkeme tarafından kusur ve maluliyetin tespitinin ardından aktüerya hesaplamasının Hazine Müsteşarlığı tarafından belirlenen aktüerler tarafından yerine getirilmesini, Sayın Mahkeme tarafından herhangi bir tazminata hükmedilmesi durumunda, hesaplanacak olan tazminat tutarından dilekçemizde belirtilen indirim sebepleri göz önüne alınarak indirim uygulanmasını, Sayın Mahkemece herhangi bir tazminata hükmedilmesi durumunda tazminat tutarına uygulanacak faiz tür ve başlangıç tarihinde dilekçemizde belirtilen hususların dikkate alınmasını, Dava konusu kaza sonrasında açılmış olan ceza dosyasının celbini, Davaya yönelik tüm beyanlarımız dikkate alınmak suretiyle davanın reddini, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin karşı tarafa yükletilmesini, aksi takdirde hesaplanacak olan tazminat tutarından dilekçemizde belirtilen indirim sebepleri göz önüne alınarak indirim uygulanmasını karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı asil ... ... ...'ın cevap dilekçesinden özetle; Sürücüsü olduğu ... plakalı aracı ile 31.03.2021 tarihinde ekteki trafik kaza tespit tutanağından anlaşılacağı üzere ... Tünel istikametinden ... Meydanı yönüne saat: 06.00 sularında havanın tam aydınlanmadığı bir zaman diliminde bu sebeple de oldukça dikkatlice ve yaklaşık 30 kım gibi yavaş bir hızda (trafik azami hız sınırına uygun şehir içinde) seyir halinde iken ... ... Caddesi ... Belediyesi ... Kültür Merkezi önüne geldiğimde yaya olarak trafik kurallarına uymaksızın karşıdan karşıya geçerken aniden önüne çıkan davacı ... ...'a hiçbir kastı kusuru olmadan çarptığını bundan dolayı davaya konu yaya açısından yaramalı, kendisi açısından maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, Kaza sonrasında hemen ambulans çağırdığını, karakola ifadeye gideceğinden oğlunu aradığını, o da hemen hastaneye davacının yanına insani olarak yardımcı olmak, elinden geleni yapmak için gittiğini, Trafik kaza tespit tutanağında her ne kadar tarafına %25 kusur izafe edildiğini, T.C ... Cumhuriyet Başsavcılığı 2021/... Sor. - 2021/... No'lu Kararı İle Davacının aleyhine Taksirle Bir Kişinin Yaralanması Suçuna İlişkin Şikayetini incelediğini, Takipsizlik Kararı verildiğini, Diğer Davalı ... Sigorta A.ş.'nin Sorumluluğuna İlişkin Beyanlarının Olay tarihinde sürücüsü olduğu ... plakalı araç diğer davalı şirket: ... Sigorta A.Ş. nezdinde ... nolu 21.05.2020/2021 vadeli Zorunlu Mali Mesuliyet ( Trafik) Sigorta Poliçesi ile sigortalı bulunduğunu, Motorlu bir aracın karayollarında işletilmesi sırasında, bir kimsenin zarara uğramasına neden olunması durumunda, o aracı işletenin üçüncü kişilere karşı olan sorumluluğunu belli sınırlar içinde karşılamayı amaçlayan ve yasaca yapılması zorunlu kılınan sorumluluk sigortası türüne Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası, ya da kısa adıyla Trafik Sigortası denildiğini, Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun yun 91. Maddesinde Maddesinde “de belirti belirtildiği Üzere işletenin fiçüncü kişilere verdiği zararları karşılamak amacıyla oluşturulmuş bir zarar sigortası türü olduğunu, Diğer davalı olan sigorta şirketinin sorumluluğunun Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta Poliçesindeki teminat limiti ile birlikte sigortalının kusur oranıyla sınırlı olduğunu, davalının sorumluluğunu doğuracak kusur durumunu ispat edemediğini, Talep edilen miktarların faiş olduğunu, sebepsiz zenginleşmeye sebebiyet vermeyecek şekilde davacının gerçek zararının uzman bilirkişiler marifetiyle kusur ve sorumluluk durumu ile birlikte mahkememce tespitini, Sigorta bedelinin muaccel hale gelebilmesi için usulünce TTK'nun ilgili maddeleri uyarınca ihbarda bulunulmasını, ihbarın ardından hasar miktarının sigorta şirketi tarafından hesaplanmasını, Sigorta tazminatına faiz uygulanabilmesi için alacağın muaccel hale gelmesi gerektiğini, Davacı tarafça müvekkil sigorta şirketine gerekli belgeler süresinde ulaştrılmadığını, sigorta şirketinin de bu sebeple temerrüde düştüğünü ileri sürelemeyeceğini, kendisinin temerrüdü söz konusu olmadığını, yargılama harç ve giderleri ile vekalet ücretinin davacı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER: ... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2021/... sayılı esas dosyası mahkememiz dosyası arasına alınmıştır. SGK'ya, ... 'ne, SBGM'ne yazılan müzekkere yanıtları mahkememiz dosyası arasına alınmıştır. Davalı ... sigortaya ait hasar dosyası mahkememiz dosyası arasına alınmıştır.... CBS'nin 2021/... sor sayılı dosyası mahkememiz dosyası arasına alınmıştır. Mahkememiz dosyası Adli Tıp ... İhtisas Kuruluna tevdii olunmuş 02/01/2024 tarihli ATK raporundan özetle; "... Mevcut belgelere göre ... oğlu 09.06.1955 doğumlu ... ...’ın 31.03.2021 tarihinde geçirdiği trafik kazasına bağlı arızası sebebiyle 20.02.2019 tarih ve 30692 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Erişkinler için Engellilik Değerlendirilmesi Hakkında Yönetmelik Hükümleri kapsamında fonksiyonel araz bırakmadan iyileşmiş olduğu dolayısıyla;1.Kişinin tüm vücut engellilik oranının %0 (yüzdesıfır) olduğu,2.İyileşme süresinin (iş göremezlik süresi) olay tarihinden itibaren 9(dokuz) aya kadar uzayabileceği,3.Başka birinin sürekli veya geçici olarak bakımına muhtaç durumda olmadığı oy birliği ile mütalaa olunur..." şeklinde görüş bildirmişlerdir. Dosyanın aktüerya uzmanı ... ile makine mühendisi kusur bilirkişisi ... ... 'a tevdi edilmiştir. 04/06/2024 tarihli bilirkişi raporundan özetle;"...Delillerin ve hukuki durumların takdiri Sayın Mahkemeye ait olmak üzere 31.03.2021 tarihinde meydana trafik kazasında; 1 Davalı sürücü ... ... ...’ın %20 (yüzde yirmi) oranında tali kusurlu olduğu, 2.Davacı yaya ... ...’ın %80 (yüzde seksen) oranında asli kusurlu olduğu,3.Davalıların müteselsilen%20kusur oranındaki sorumluluk duruma göre davacı ... ...’ın;9 aylık geçici iş göremezlik döneminde %100 kazanç kaybı nedeniyle maddi zararının = 5.086,62 TL, b)laşım gideri nedeniyle maddi zararının=240,00 TL olduğu, c )Adli Tıp Kurumu tarafından malul kalmadığı belirlenen davacının sürekli iş gücü kaybı(maluliyet) nedeniyle maddi zararının bulunmadığı, d)Adli Tıp Kurumu tarafından bakıma muhtaç olmadığı belirlenen davacının bakıcı gideri nedeniyle maddi zararının söz konusu olmayacağı, e)Davacının yukarıda belirlenen maddi zararının poliçe limiti içinde kalmakta olup, Manevi tazminat taleplerinin poliçe kapsamında olmaması nedeniyle Sayın Mahkemece takdir edilecek manevi tazminattan sadece davalı sürücünün sorumlu olacağı, F)Başvuru tarihine göre sigorta şirketi bakımından temerrüdün 29.06.2021 olarak belirlenmiş olup, Araç sürücüsü bakımından temerrüdün 31.03.2021 olay tarihinde gerçekleşmiş olacağı, G)Sigortalı aracın kullanım şeklinin hususi gözüktüğü, sonuç ve kanaati ile tarafımızca tanzim olunan işbu raporu saygı ile arz ederiz. 04.06.2024..." şeklinde görüş bildirmişlerdir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE: Dava; 30/03/2021 tarihinde meydana gelen trafik kazası nedeniyle geçici iş göremezlik, tedavi gideri ve manevi tazminat isteminden ibarettir. A-) Maddi tazminat bakımından yapılan değerlendirmede; huzurdaki davada ileri sürülen talepler kapsamında tatbiki gereken 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 91/1. maddesinde; “İşletenlerin, bu Kanunun 85/1 maddesine göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur.” hükümlerine yer verilmiş olup Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının A-1. maddesinin de; “Sigortacı bu poliçede tanımlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermesinden dolayı 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’na göre işletene düşen hukuki sorumluluğu, zorunlu sigorta limitlerine kadar temin eder.” şeklinde ifade edildiği görülmüştür. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun 49. maddesinde ise haksız bir fiille başkasına zarar verenin bu zararı gidermekle yükümlü olduğu düzenlenmiştir. Somut olayda ise davalı sigorta şirketinin ZMSS ile sigortaladığı, davalı sürücü idaresindeki aracın karıştığı trafik kazası neticesinde davacının yaralanmasına bağlı olarak geçici ve sürekli iş göremezliğe dayalı maddi tazminat/tedavi gideri ile manevi tazminat isteminde bulunulduğu görülmüştür. Davada ileri sürülen talepler kapsamında tedavi evraklarının celbine müteakip kaza tarihi olan 31.03.2021 tarihi itibari ile yürürlükte olan ''Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik''hükümleri kapsamında ATK raporu temin edilmiş, alınan raporda davacının kalıcı maluliyeti bulunmadığının, geçici iş göremezlik süresinin 9 ay olduğunun ve bakıcı ihtiyacı bulunmadığının tespit edildiği görülmüştür. ATK raporunun, dosyada mevcut tedavi evrakları/raporları incelenmek sureti ile güncel durum raporları da dikkate alınarak ayrıntılı ve gerekçeli olarak hazırlandığı, yine kaza tarihinde uygulanan yönetmelik uyarınca hesaplamalar yapıldığı anlaşılmakla hükme esas alınmıştır. Ayrıntılı, gerekçeli, dosyada bulunan savcılık dosyasındaki tespitler ile ve dosya kapsamına uygun tanzim edilmekle mahkememizce itibar edilir bulunan kusur raporu içeriği ışığında; davalı araç sürücüsünün % 20 oranında kusurlu bulunduğu, anılı tespitlerin dosya kapsamında çelişeceği kusura ilişkin başkaca bir değerlendirme unsuru bulunmadığı ve aksi yönde delil ibraz edilmediği anlaşılmakla, usul ekonomisi ilkesi ışığında kusur yönünden yeniden inceleme yapılması yoluna gidilmemiştir. 2918 sayılı KTK'nın 90. maddesinde; “Zorunlu mali sorumluluk sigortası kapsamındaki tazminatlar bu Kanun ve bu Kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda öngörülen usul ve esaslara tabidir. Söz konusu tazminatlar ve manevi tazminata ilişkin olarak bu Kanun ve genel şartlarda düzenlenmeyen hususlar hakkında 11/1/2011 tarihli ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun haksız fiillere ilişkin hükümleri uygulanır.” şeklindeki düzenleme ve zorunlu mali sorumluluk sigortası teminatı kapsamı dışında bulunan hallerin düzenlendiği 92/i maddesindeki; “Bu Kanun çerçevesinde hazırlanan zorunlu mali sorumluluk sigortası genel şartları ve ekleri ile tanımlanan teminat içeriği dışında kalan talepler.” şeklindeki düzenleme Anayasa Mahkemesinin 17/07/2020 tarihli, 2019/40 E-202/40 K. sayılı kararı ile Karayolları Trafik Kanunu’nun 90. maddesinin birinci cümlesinde yer alan “...Ve bu Kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda…” ibaresi ile ikinci cümlesindeki “…Ve genel şartlarda…” ibaresinin ve 92. maddesinin (i) bendinin Anayasa’ya aykırı olduğuna ve iptaline karar verilmekle ZMSS Genel Şartları ekindeki cetvellere göre (devre başı ödemeli belirli rant yöntemi, % 1,8 teknik faizle) tazminat hesabının yapılmasına ilişkin olarak KTK'nın 90. maddesinde yapılan değişikliğin Anayasa Mahkemesi tarafından iptal edilmesi ile birlikte uygulama birliğinin sağlanması yönünde tazminat hesaplarında bakiye ömrün belirlenmesinde TRH 2010 tablosunun esas alınmasına yönelik içtihat geliştirildiği ancak hesaplamalarda pregresif rant yönteminin kullanılması ile bilinmeyen (işleyecek) devredeki gelirlerin her yıl için % 10 artırılıp % 10 iskonto edilmesi ve kaza tarihinde yürürlükte olan yönetmelik hükümlerine göre tespit edilen maluliyet raporuna göre hesaplama yapılması gerektiği anlaşılmıştır. Anılı kriterler uyarınca; ayrıntılı, gerekçeli, dosya kapsamına ve kaza tarihindeki yönetmelik hükümleri ile içtihatlara uygun hesaplanması ile itibar edilir bulunan 04.06.2024 tarihli aktüer bilirkişi raporu kapsamında; davacı yanın talep miktarı, tarafların kusur oranı ve poliçe limiti hususları da dikkate alınarak hesaplanan tutarlar üzerinden davalıların sorumluluğunun mevcut olduğu, zira kazaya sebep olan aracın sürücüsü ve ZMMS sigortacısının davalılar oldukları anlaşılmış ve anılan 5.086,62 TL geçici iş göremezlik bedeli yönünden maddi tazminat istemli davaların kısmen kabulüne karar verilmiştir. Davacının bakıma muhtaç olmadığı tespit edilmiş olmakla bakıcı gideri yönünden de davasının reddine karar vermek gerekmiştir. Tedavi giderleri bakımından ise davalıların belgeli olmayan tedavi giderlerinden sorumlu olacağı anlaşılmakla buna bağlı olarak hesaplanan ve taraflarca da itiraz edilmeyen ulaşım masrafı olarak belirlenen 240,00 TL hüküm altına alınmıştır. (Emsal İlam: İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi 2021/1156 Esas, 2024/249 Karar) B-) Manevi tazminat talebi yönünden yapılan değerlendirmede; 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 56/1. maddesine göre, Hakimin olayın özelliklerini göz önünde tutarak manevi tazminat adı ile hak sahibi yararına takdir edeceği para tutarı adalete uygun olmalıdır. Hükmedilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer işlevi olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi, malvarlığı hukukuna ilişkin zararın karşılanması da amaç edinilmemiştir. O halde, tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerektiği kadar olmalıdır. 22/06/1966 günlü ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı'nın gerekçesinde, takdir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar açıkça gösterilmiştir. Bunlar, her olaya göre değişebileceğinden; Hakim, bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir. Hakim manevi tazminat yönünde takdir hakkını kullanırken, ülkenin ekonomik koşulları, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, paranın satın alma gücü, tarafların kusur durumu, olayın ağırlığı, olay tarihi gibi özellikleri göz önünde tutması ve buna göre manevi tazminat takdir edilmesi gerekmektedir. (HGK 23/06/2004, 13/291-370) Yukarıda açıklanan ilkeler ışığında, manevi tazminat zenginleşme aracı olmamakla beraber, bu yöndeki talep hakkındaki hüküm kurulurken olay sebebiyle duyulan acı ve elemin kısmen de olsa giderilmesi amaçlanmalı ve bu sebeple tarafların sosyal ve ekonomik durumları ile birlikte olayın meydana geliş şekli de gözönünde tutularak, hak ve nesafet kuralları çerçevesinde bir sonuca varılmalıdır. Anılı düzenlemeler ve içtihatlar ışığında somut olaya bakıldığında; olayın ağırlığı ve verdiği üzüntünün bir nebze olsun telafisi bakımından meydana gelen olayın oluş şekli, maluliyet oran ve süreleri, kusur oranları, tarafların mali ve sosyal durumları dikkate alınarak yalnızca davalı gerçek kişilere yöneltilen manevi tazminata ilişkin istemin kısmen kabulüne karar verilmiştir. C-) Temerrüt tarihinin tespiti ve faiz türü noktasında yapılan değerlendirmede; inceleme yapılmış olup rizikonun bilgi ve belgeleri ile birlikte ihbar edilmesinden sonra davalı sigorta şirketinin tazminatı ödeme yükümlülüğü bulunmakta olup davalı sigorta yönünden temerrüdün en erken, 29/06/2021 tarihinde gerçekleştiğinin tespit edilebildiği, diğer davalılar yönünden TBK 117 uyarınca haksız fiilin gerçekleştiği kaza tarihi olan 31/03/2021 itibari ile temerrüdün gerçekleştiği görülmüştür. Kazaya sebep olan aracın kullanım amacı hususi olduğundan yasal faiz işletilmesinin gerektiği anlaşılmakla davanın maddi-manevi tazminat istemleri yönünden kısmen kabulüne dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir. H Ü K Ü M : Gerekçesi açıklandığı üzere; 1-Davacı tarafından açılan maddi tazminat davasının KISMEN KABULÜ İLE; 5.086,62 TL geçici iş göremezlik ve 240,00 TL ulaşım gideri olmak üzere toplam 5.326,62 TL maddi tazminatın temerrüt tarihi olan 29/06/2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, 2-Davacı tarafından açılan manevi tazminat davasının KISMEN KABULÜ İLE; 3.000 TL manevi tazminatın olay tarihi olan 31/03/2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ... ... ...'dan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, 3-Maddi tazminata ilişkin olarak;492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 368,86 TL harcın peşin alınan ve tensip ile tamamlattırılan toplam 556,01 TL 'lık harçtan maddi tazminat kısmına denk gelen 487,70 TL harçtan mahsubu ile bakiye 123,84 TL harcın karar kesinleştiğinde ve istek halinde davacıya iadesine, Manevi tazminata ilişkin olarak;492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 204,93TL harçtan peşin alınan ve tensip ile tamamlattırılan toplam 556,01 TL 'lık harçtan manevi tazminat kısmına denk gelen 68,31 TL harcın mahsubu bakiye 136,62 TL harcın davalı ... ... ...'dan alınarak hazineye gelir kaydına, 4-Davacı tarafça yapılan 5.649,25 TL yargılama giderinden davanın kabul oranına göre (% 25,62) hesaplanan 1.447,33 TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine ve ATK faturası olan 595 TL 'nin davanın kabul oranına göre 148,00 TL 'nin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine kalan kısmın davacı üzerinde bırakılmasına, 5-Maddi tazminata ilişkin olarak; davacı vekille ile temsil edildiğinden yürürlükte olan A.A.Ü.T gereği hesaplanan 5.326,62 TL vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, (A.A.Ü.T m.13/2 ) Davalı sigorta şirketi vekille temsil edildiğinden ‭yürürlükte olan A.A.Ü.T gereği hesaplanan 5.326,62 TL davacıdan alınarak davalı sigorta şirketine verilmesine, (A.A.Ü.T m.13/3 ) Manevi tazminata ilişkin olarak ; davacı vekil ile temsil edildiğinden yürürlükte olan A.A.Ü.T gereği hesaplanan 3.000,00TL vekalet ücretinin davalı ... ... ...'dan alınarak davacıya verilmesine,(A.A.Ü.T m.13/2 ) 6- Davalı taraf yargılama gideri yapmadığından bu hususta bir karar verilmesine yerolmadığına, 7- Taraflarca yatırılan avansların kullanılmayan kısmının, karar kesinleştiğinde, istek halinde ilgili tarafa iadesine, 8-Davacı tarafça peşin yatırılan 556,01 TL ve başvurma harcı 80,70 TL ve toplam ‭636,71 TL karar ve ilam harcının davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, 9- Devletçe karşılanan 1.560,00 TL arabuluculuk ücretinin, davanın kabul oranına göre (%25,62) hesaplanan 399,672 TL 'sinin davalı taraftan, bakiye 1.160,33, TL'sinin davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydedilmesine, Dair, davacı vekili ve davalı asil ... ... ...'ın yüzüne karşı, diğer tarafın yokluğunda verilen karara ilişkin gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize ya da mahkememize gönderilmek üzere istinaf dilekçesi sunulmak suretiyle ... Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 13/11/2024 Katip ... e-imzalıdır Hakim ... e-imzalıdır

Atıf: İstanbul 16. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2022/649, K. 2024/747, T. 13.11.2024, www.arakarar.com/karar/istanbul-16-asliye-ticaret-mahkemesi-2022-649-e-2024-747-k-e6e79f3a655c