İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 16. Asliye Ticaret Mahkemesi

İstanbul 16. Asliye Ticaret Mahkemesi 2022/452 E. 2023/756 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
İstanbul 16. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2022/452
Karar No
2023/756
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 16. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO:2022/452 Esas KARAR NO:2023/756 DAVA:Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ :28/06/2022 KARAR TARİHİ:27/12/2023 Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVACININ TALEBİ : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 12.12.2020 tarihinde ... Mah. ... Sokak ... İstanbul adresinde davacı şirketin mevcut yeraltı güzergahında bulunan kablolara davalı tarafından yapılan çalışmalar sırasında hasar verildiğini, hasarın davalıdan tahsilini talep edilmesine rağmen davalı tarafından bir ödeme yapılmadığını, davalının oluşan hasardan sorumlu olduğunu, yapılan arabuluculuk görüşmelerinin sonuçsuz kaldığını ifade ederek davalının haksız fiil neticesinde hasara neden olduğundan 12.12.2020 hasar tarihinden itibaren 801,55-TL hasar tutarının davalıdan tahsilini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalı taraftan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. DAVALININ CEVABI : Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; ... ... Abone İşleri daire Başkanlığı’nın 791643 sayılı 07.07.2022 tarihli cevabi yazısında bahsi geçen adreste 12.12.2020 tarihinde ... belediye başkanlığı tarafından yağmur Suyu Hattı çalışması yapıldığının tespit edildiğinin bilgisine yer verildiğini, esasen davacı tarafından sunulan dava dilekçesine ekli fotoğraflarda da ... Belediye Başkanlığı tarafından çalışma yapıldığına ilişkin tabelanın olduğunun görüldüğünü hasar ile davalı arasında illiyet bağının bulunmadığını, hasarın ... Belediyesinin çalışmasından kaynaklanması nedeni ile hasar dolayısı ile davalıya bir kusur ve sorumluluk yüklenemeyeceği, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. DAVANIN HUKUKİ NİTELİĞİ : Dava; davalı şirketin kazı çalışması sırasında davacıya ait yer altı güzergahında bulunan kabloların hasara uğratılması sonucunda sigortalıya ödenen hasar bedelinin tahsili istemine ilişkindir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: İBB Altyapı Koordinasyon Merkezi'ne yazılan yazımıza yanıt verildiği anlaşıldı. ... Belediyesi'ne yazılan yazımıza yanıt verildiği anlaşıldı. ...'ye yazılan yazımıza yanıt verildiği anlaşıldı. Mahkememizce görevlendirilen bilirkişi ... marifetiyle hazırlanan 12/09/2023 tarihli bilirkişi raporunda özetle; ''...Dava konusu hasarın , Davalı ... ‘nin arıza kazı çalışmaları sırasında meydana getirildiği dolayısıyla yukarıda açıklandığı üzere meydana gelen hasarla davalı arasında illiyet bağı bulunduğu , davalı nın % 100 kusurlu olduğu , davacının karşı kusuru ile ilgili herhangi bir bilgi bulgu bulunmadığı bu nedenle davalının ödeme yükümlülüğünün 781,92 TL Hasar Bedelinden ibaret olduğu, 2-Davacının talebine göre ; 781,92 TL lik zararın faizinin hasar tarihinden itibaren, Davalının hukuki yapısı bakımından, Ticari veya yasal adi faiz üzerinden hesaplanarak tahsili hususunun Sayın Mahkemenin Hukuki değerlendirmesine tabi olduğu, 3-Ancak hukuki değerlendirilmesi Sayın Mahkemeye ait olmakla birlikte Sayın Mahkemece gerekli görülmesi olasılığına karşı, yukarıda ( 5 ) nolu bölümde gösterildiği üzere, söz konusu hasar bedeline hasar tarihinden dava tarihine (28.06.2022 ) kadarki süre bakımından yasal adi faiz oranları üzerinden hesaplanan faizin 110,06 TL bu tutarın KDV sinin (110,06 TL x %18 =) 19,81 TL aynı hasar tutarın ticari faiz oranları üzerinden faizinin 199,66 TL, bu tutarın KDV sinin (199,66 TL x %18 =) 35,94 TL olduğunu...'' mütalaa ettiği görülmüştür. 6098 sayılı T.B.K'nun 49. Maddesine göre "kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür." hükmü yer almaktadır. Haksız fiil öğreti de Hukuka aykırı zarar verici fiil olarak tanımlanmakta ve unsurları eylem hukuka aykırılık, zarar, kusur ve illiyet bağı olarak belirlenmektedir. Buna göre haksız fiilden bahsebilmek için hukuka aykırı bir eylem bulunmalı, bu eylenden bir zararın doğması, zararlandırıcı eylemde bulunan kişinin kusurlu bulunması ve zarar ile kusur arasında illiyet bağının olması gerekmektedir. Bu unsurların varlığı halinde zarar veren zarara uğrayan kişi ya da kişilerin zararlarını karşılamak durumundadır. Davacı zararı, haksız eylemi ve zarar ile haksız eylem arasındaki illiyet bağını ispat etmek durumundadır. Mahkememizce yapılan tüm yargılamalar neticesinde, taraf iddia ve savunmaları, alınan bilirkişi raporları ve tüm dosya içeriğine göre; 12.12.2020 tarihinde ... Mah. ... Sokak ... adresinde yapılan çalışma nedeniyle davacı şirketin alt yapısına dahil olan kablo ve tesisatların davalı ... tarafından hasara uğratıldığı, her ne kadar davalı ..., cevap dilekçesinde hasarın meydana geldiği tarihte ... Belediyesince yağmur suyu hattı çalışması yapılması nedeniyle davalı idarenin çalışmasından değil ... Belediyesinin çalışmasından kaynaklandığından bahisle davalı idareye atfedilecek kusur bulunmadığından davanın reddini talep etmiş ise de mahkememizce ... Belediyesine yazılan müzekkereye verilen cevapta 12.12.2020'de Belediyece yahut görevlendirdiği taşeron firmalarca çalışma kazı çalışması bulunmadığının bildirildiği, davalı idareye yazılan müzekkere cevabında ise ... Belediyesince yapılan yağmur suyu hattı çalışması neticesinde içme suyu şebekelerine verilen zarar nedeniyle idarece onarım çalışması yapıldığına dair bilgi verildiği, hasarın meydana geldiği tarihte davalı idarece onarım çalışması yapıldığı anlaşılmıştır. Dava dilekçesi ekinde bulunan ... belediyesine ait levha resminin sehven eklendiği, survey dosyasında bulunmadığı beyan edilmiştir. Yine tanzim edilen bilirkişi raporuyla da hasarın davalı ...'nin arıza kazı çalışması sırasında meydana geldiğine yönelik tespiti de bulunmaktadır. Tanzim edilen bilirkişi raporunun denetime elverişli, dosya içeri ile uyumlu, hükme esas alınabilecek yeterlilikte olduğu da göz önünde bulundurularak, davalı idarenin hasarın kendi çalışmaları nedeniyle meydana gelmediği savunmalarına itibar edilmeyerek zararın doğumunda davalı ... çalışanlarının tedbirsiz ve dikkatsiz çalışmalarının etken olduğu kanaatiyle davanın kısmen kabulü ile781,92 TL'nin hasar tarihi olan 12.12.2020 tarihinden itibaren işleyecek değişen oranlarda uygulanacak ticari avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. H Ü K Ü M : Gerekçesi açıklandığı üzere; 1-Davanın KISMEN KABULÜ İLE, 781,92-TL'nin hasar tarihi olan 12.12.2020 tarihinden itibaren işleyecek değişen oranlarda uygulanacak ticari avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin REDDİNE, 2-Hüküm altına alınan miktar üzerinden hesaplanan 269,80-TL ilam harcından peşin alınan 189,10-TL'nin mahsubu ile bakiye 189,10-TL ilam harcının davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, 3-Davacı tarafından yatırılan 80,70-TL peşin harç ve 80,70-TL başvurma harcı olmak üzere toplam 161,40-TL harcın davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 4-Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden, karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 781,92-TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 5-Davalı, kendisini vekille temsil ettirmiş olmakla, karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. Göre hesaplanan 19,63-TL ücreti vekaletin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine, 6-Davacı tarafından yapılan 6.321,50-TL yargılama giderinin red ve kabul durumuna göre takdiren oranlayarak 154,81-TL'nin davacı üzerinde bırakılmasına; arda kalan 6.166,69-TL'nin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 7-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A maddesinin 13. Bendine göre; arabuluculuk faaliyeti sonunda taraflara ulaşılamaması, taraflar katılmadığı için görüşme yapılamaması veya iki saatten az süren görüşmeler sonunda anlaşamamaları hallerinde iki saatlik ücret tutarı tarifenin birinci kısmına göre Adalet Bakanlığı bütçesinden ödendiğinde ve bu ücret ve ayrıca adliye arabuluculuk bürosu tarafından yapılmış zaruri giderler de Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılandığından ve bu giderler de yargılama gideri sayıldığından buna göre hazineden ödenen toplam 1.320,00-TL arabuluculuk ücretinin kabul red oranına göre hesaplanan 1.287,67-TL'sinin davalı taraf üzerinden, kalan 32,33-TL'nin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 8-Taraflarca yatırılan gider avansının kullanılmayan kısmının 6100 sayılı Yasanın 333. maddesi ile Yönetmeliğin 207. maddesi gereğince hükmün kesinleşmesinden sonra hesap numarası bildirilmiş ise elektronik ortamda hesaba aktarmak suretiyle; hesap numarası bildirilmemiş ise masrafı kalan paradan karşılanmak suretiyle PTT merkez ve işyerleri vasıtasıyla adreste ödemeli olarak yazı işleri müdürü tarafından iadesine, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, HMK 341. Maddesi gereğince miktar itibariyle kesin olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.27/12/2023 Katip ... e-imzalıdır Hakim ... e-imzalıdır

Atıf: İstanbul 16. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2022/452, K. 2023/756, T. 27.12.2023, www.arakarar.com/karar/istanbul-16-asliye-ticaret-mahkemesi-2022-452-e-2023-756-k-a98a47579952