İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 16. Asliye Ticaret Mahkemesi
İstanbul 16. Asliye Ticaret Mahkemesi 2020/547 E. 2024/609 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İstanbul 16. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2020/547
- Karar No
- 2024/609
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 16. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2020/547 Esas KARAR NO : 2024/609 DAVA : Tazminat DAVA TARİHİ : 04/12/2019 KARAR TARİHİ : 09/10/2024 İstanbul 4. Tüketici Mahkemesi'nden 2019/1043 Esas ve 2020/723 Karar sayılı görevsizlik kararı üzerine mahkememize tevzi olunan ve mahkememizin yukarıda yazılı esasına kaydedilen dava dosyası incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin Sermaye Piyasası Kurulu'na üye olan .... nezdinde yatırım hesabı olduğunu, ...yatırım işlemleri yaptığını, müvekkilinin 2018 yılının nisan ayından itibaren 1-3'ü arasında .... temsilcilerinin yatırım yönlendirmeleri ile sürekli olarak zarara uğratıldığını, nisan ayının ilk haftasında başlayan yönlendirmeler sistematik olarak iki ay devam etmiş ve bu süreçte müvekkilinin çok ciddi zarara uğratıldığını, zararın değeri tam olarak bilinemediğinden davayı kısmi alacak davası olarak açtıklarını, daha sonra ıslah edeceklerini, ilk olarak ilgili şirket temsilcisi tarafından nisan ayında dolar kurunun Türk Lirası bazında 4.00-TL seviyesinin psikolojik sınır olduğu ve aşağı yönlü hareket yapacağı beyan edilerek müvekkilinin doların düşeceği yönünde yatırım yapması sağlandığını, akabinde doların 4.20 seviyesine çıkması sonrası yine davalı şirket temsilcisi tarafından Merkez Bankası'nın müdehalesi olacağı beyan edildiğini, yine genel seçim öncesi 4.30 seviyelerinde mevcut hükümetin seçime girmeyeceği ve Cumhurbaşkanı'nın İngiltere'ye gidip anlaşma yaptığını, doların düşeceği gibi beyanlarla iki ay süre ile müvekkilinin yanlış ve Şirket/Hazine Müsteşarlığı Genelge ve Yönetmeliği'ne aykırı olarak yönlendirerek zarara uğratıldığını, işbu yönlendirmeler ile zarara uğrayan müvekkilinin adına ...'ye başvuru yapılarak işbu somut olay bildirildiğini, taraflarınca başvuru dilekçesi ile "hukuka ve mevzuata aykırı olarak şirket temsilcilerinin yönlendirmeleri ve müvekkilimizi zarara uğratarak şirketinizin işbu zarardan kazanç sağlaması haksız, hukuka aykırı ve kötü niyetlidir." denildiğini, bu başvuru ile ilgili durumun düzeltilmesi, müvekkilinin yanlış ve hukuka aykırı yönlendirmeler ile uğradığı zararın tazminini, müvekkili ile 3. aydan itibaren yapılan görüşme kayıtlarının tarafımıza gönderilmesini talep ederek aksi halde SPK ve Hazine Müsteşarlığı'na gerekli hukuki başvuruları yaparak yasal yollara başvuracaklarını, mahkeme masrafları, avukatlık ücreti ile gecikmeden doğan faiz alacaklarının taraflarına rücu edeceklerini ihtaren de bildirmiş bulunmalarına rağmen idari inceleme yapılacağı söylenerek şu ana kadar herhangi bir olumlu bir dönüş yapılmadığını, yine Sermaye Piyasası Kurulu tarafından verilen 27.12.2018 tarihli cevap yazısına yatırımcı olarak anılan davacı müvekkilinin zarar tazmini için yetkili olmadıklarını hakem heyeti ya da adli yargı yoluna başvurulabileceğinin bildirildiğini, yine işbu dava ile ilgili olarak SPK'na 12.11.2018 tarihinde şikayette bulunmuş olmalarına rağmen taraflarına şu ana kadar olumlu bir dönüş yapılmadığını, davalı şirketin yönlendirmeleri neticesinde müvekkilinin çok büyük zarara uğradığını ve mağdur olduğunu, Türk Borçlar Kanunu'nun 49. maddesinde de belirtildiği gibi kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlü olduğunu, tüm bunlar neticesinde müvekkilinin mağduriyet halinin giderilebilmesi ve zararının tazmin edilebilmesi için işbu maddi tazminat davasını açma zorunluluklarının hasıl olduğunu, tüm bu nedenlerden dolayı davanın kabulüne, fazlaya ilişkin hakları ve ıslah hakları saklı kalmak kaydıyla 20.000,00-TL alacağın yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, yargılama giderlerinin ve avukatlık ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; görevli mahkemelerin Asliye Ticaret Mahkemeleri olduğunu, davanın görev yönünden reddini talep ettiklerini, ayrıca yetkili mahkemenin İstanbul Asliye Ticaret Mahkemelerinin olduğunu, davalının Sermaye Piyasası Kanunu’na tabi, düzenlenmiş bir sektörde, aldığı izin uyarınca faaliyet gösteren ve SPK’nın yakın denetimi altında olan bir şirket olduğunu, yanlış yatırım kararları nedeniyle zarara uğrayan davacının, uğradığı zararı tahsil etmek için müvekkili şirket hakkında haksız ve mesnetsiz iddialarda bulunduğunu, tüm bu nedenlerden dolayı görev itirazlarının kabul edilerek görevsizlik kararı verilmesine, itirazlarının uygun görülmesi halinde, talep halinde dosyanın görevli ve yetkili İstanbul Nöbetçi Asliye Ticaret Mahkemesi’ne gönderilmesine, görev itirazlarının yerinde görülmemesi halinde, iddialarının mesnetten yoksun olması hususu göz önünde bulundurularak dayanaktan yoksun olan davanın reddine, vekalet ücreti dahil bütün dava giderlerinin yasal faizi ile birlikte karşı taraftan alınarak taraflarına iadesine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER: Davacı vekilinin sunmuş olduğu ıslah dilekçesi mahkememiz dosyası arasına alındı. Akbank Genel Müdürülüğüne yazılan müzekkere cevapları dosyamız arasına alındı. Bilirkişiler sermaye piyasası uzmanı ... ve Mali Müşavir ve sermaye piyasası uzmanı ..., ve sermaye piyasası uzmanı... tarafından hazırlanan 24/02/2022 tarihli bilirkişi raporu dosyamız arasına alınmıştır. Bilirkişiler Sermaye Piyasası Uzmanı ..., Sermaye Piyasası Uzmanı ...ve yeni bir bilirkişi Serbest Piyasa Uzmanı ... eklenerek hazırlanan 15/02/2023 tarihli bilirkişi heyet raporu mahkememiz dosyamız arasına alındı. Bilirkişiler Sermaye Piyasası Uzmanı ..., Sermaye Piyasası Uzmanı ... ve Serbest Piyasa Uzmanı ... tarafından hazırlanan 14/05/2023 tarihli ek bilirkişi raporu mahkememiz dosyamız arasına alındı. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Mahkememiz tarafından tarafların delil listesinde gösterdikleri tüm deliller celp ve incelenmiş, mahkemece değerlendirilmiştir. Dava; 18/11/2013 tarihli kaldıraçlı alım satım işlemleri çerçeve sözleşmesine dayalı hukuki ilişki kapsamında 2018 yılı nisan ayından itibaren davalının hukuka aykırı hatalı yönlendirmesinin olup olmadığı, davacının bu nedenle zarara uğrayıp uğramadığı, davacının şimdilik 20.000 TL tazminat isteminin yerinde olup olmadığına ilişkindir. Bilirkişiler sermaye piyasası uzmanı ... ve Mali Müşavir ve sermaye piyasası uzmanı ..., ve sermaye piyasası uzmanı ... tarafından hazırlanan 24/02/2022 tarihli bilirkişi raporundan özetle;Sayın Mahkeme’nin 26.05.2021 tarihli Duruşma Tutanağında Bilirkişiliğimize verilmiş bulunan görev çerçevesinde, huzurdaki Dava dosyası içeriğinin incelenmesi ve değerlendirilmesi sonucunda; Davacının iddialarını somutlaştırmaya yarayacak ve böylece Davalı aracı kurumun Davacı hesabında yapılan işlemlerden ve iddia edilen zarardan sorumlu tutulabilmesini sağlayacak bir tespite Bilirkişiliğimizce dosya kapsamında rastlanmadığı hususunu nihai takdiri Sayın Mahkemeyee ait olmak üzere saygı ile arz ederiz. Şeklinde görüş bildirmişlerdir. Bilirkişiler Sermaye Piyasası Uzmanı ..., Sermaye Piyasası Uzmanı... ve yeni bir bilirkişi Serbest Piyasa Uzmanı ... eklenerek hazırlanan 15/02/2023 tarihli bilirkişi heyet raporundan özetle; "...Dava dosyası muhteviyatının heyetimize verilen görev kapsamında incelenmesi sonucunda aşağıdaki tespitlere ulaşılmıştır. Davacının ...AŞ’deki hesabından davalı ... A.Ş. nezdindeki hesabına toplam 374.700 TL aktarmış olduğu, Davacının hesabının yüksek risk içeren KAS işlemlerine 18.11.2013 tarihinde imzalamış olduğu “Kaldıraçlı Alım Satım İşlemleri Çerçeve Sözleşmesi” ile başlamış olduğu, Davacının hesabında KAS işlemlerini yapabilmesi için gerekli olan UYGUNLUK TEST’lerinde 04.12.2017, 08.12.2017 ve 14.12.217 tarihlerinde hep UYGUNSUZ (inappropriate) çıktığı, böylece davacı ...'in hesabının yüksek risk taşıyan KAS işlemlerine uygun olmadığı ancak aracı kurumca bu işlemlere yönelik pozisyon almasına izin verilmiş olduğu, KAS işlemlerini yapabilmesi için atanan müşteri temsilcisinin davacı müşteriye bire bir genel yatırım tavsiyelerinde bulunmasının yanı sıra KAS işlemlerine yönelik diğer alternatifleri (GBP/TRY) sunduğu, sahip olduğu USD/TRY pozisyona yönelik yönlendirici nitelikte parite, miktar, fiyat bilgilerini verdiği ve “buralardan pozisyon açılsa idi” veya “ters pozisyonda bulunulsa idi” türünden alım-satım yönünde yönlendirici nitelik taşıyan ifadelerde bulunduğu, SPK, Yatırım Hizmetleri ve Faaliyetleri ile Yan Hizmetlere İlişkin Esaslar Hakkında Tebliğ’in (“III- 37.1 sayılı Tebliğ”) 27. Maddesinde (27/B) Aracı kurumlarca kaldıraçlı işlemleri sundukları müşterilerine söz konusu işlemler için bireysel portföy yöneticiliği veya yatırım danışmanlığı hizmeti veremeyeceklerinin (RG-14/l/2016-29593) hükme bağlanmış olduğu, − Yine dava konusu ile ilgili olarak davacı müşterinin pozisyonuna yönelik yukarıda detayları verilen ses kayıtlarının bütününde düşüş kaydedileceğine dair beklentilerden bahsedildiği, (1-2 konuşma hariç) düşüşe yönelik beklenti oluşturulduğu ve bu beklenti olasılığının irdelendiği, Davacı müşterinin bu ifadelerden etkilendiği anlaşılmakla birlikte hesabındaki alım satım işlemlerini kendi kararı ile vermiş olduğu, SPK Denetim Raporunda; KAS işlemleri yapmaya yönelik olarak uygunluk testi sonuçlarının uygun çıkmamasına rağmen, müşteri temsilcileri tarafından fiyat hareketliliği açısından tek yönlü strateji ve tavsiyelerde ve yorumlarda bulunularak yatırımcılara bire bir genel yatırım tavsiyeleri sunulması fiilinin tespit edildiği, bu fiil sebebi ile davalı aracı kurumun 718.269 TL idari para cezasına tabi tutulduğu, ayrıca Aracı Kurum personeli ile ... arasında 10.04.2018, 13.04.2018 ve 03.05.2018 tarihlerinde gerçekleştirilen telefon görüşmelerinde, Aracı Kurum personelinin KAS işlemlerine yönelik olarak fiyat, miktar, parite ve pozisyon bilgilerini içeren, ...’in portföyüne yönelik yönlendirici nitelikte alım, satım tavsiyelerinde bulunması fiilinin tespit edildiği, ancak söz konusu yönlendirmelerin ...’in portföyüne yönelik olarak süreklilik arz edecek şekilde gerçekleşmemesi (Yatırım Danışmanlığı Faaliyeti içinde görülmemesi nedeni ile) dikkate alınarak aracı kurumun mevzuata uygunluk hususunun hatırlatılmasına karar verildiği, Bu bağlamda dava dosyası muhteviyatında davacının ne kadar zarar elde ettiği tespit edilememiş olmakla birlikte; davacının, davalı aracı kurum müşteri temsilcinin fiyat hareketliliği açısından tek yönlü strateji, tavsiye, yönlendirme ve yorumlarından etkilenmiş olduğu anlaşılmakla birlikte; davacının alım -satım işlemlerini kendi kararı ile yerine getirmiş olduğu, tespit, sonuç ve kanaatine varılmıştır. 22 sayfadan oluşan ve e-imzalı olarak sunulan raporumuzda yukarıda yer alan hususlardaki tespit, sonuç ve kanaatimizi nihai ve hukuki değerlendirme Sayın Mahkemeye ait olmak üzere saygı ile arz ederiz. 14/02/2023 ..." şeklinde görüş bildirmişlerdir. Bilirkişiler Sermaye Piyasası Uzmanı ..., Sermaye Piyasası Uzmanı ... ve Serbest Piyasa Uzmanı... tarafından hazırlanan 13/05/2024 tarihli ek bilirkişi raporundan özetle;"... Davacının, davalı aracı kurum nezdindeki hesabına hesap açılışından hesap kapanışına kadar (davacının 012672 no’lu Kaldıraçlı Alım Satım İşlemleri Çerçeve Sözleşmesi’ni 18/11/2013 tarihinde imzalayarak Davalı Şirket nezdinde KAS işlemlerine başlamıştır ) yani 2013-2018 yılları aralığında toplam 568.700,00 TL para göndermiş olduğu, buna karşılık ilgili tarihler aralığında toplam 100.209,64 TL para çıkışı gerçekleştirdiği, böylece alım satım komisyonu, vergi vs dahil toplam 468.490,36 TL portföy yatırım kaybı olduğu, belirlenmiştir. Bu kaybın büyük kısmını ise 2018 yılında USD’nin düşüşüne yönelik yapmış olduğu yatırım ile kaybettiği (USD fiyatı yükselme göstermiştir), anlaşılmıştır. Davacı işlemlerini yaparken her ne kadar davalı aracı kurum yatırım uzmanlarınca tarafına günlük ve aylık yatırım stratejileri sunulmuş olsa da ve bu stratejilerde yönlendirici ibareler yer alsa da bu yönlendirici bilgilerle işlem yapmak zorunda olmadığı, bu konuda kendisine yatırım uzmanlarınca herhangi bir baskı yapılmadığı, alım satım kararlarını bizzat kendisi vermiş olduğu, tüm alım satımları kendi icazeti ile gerçekleştirmiş olduğu, tespit, sonuç ve kanaatimiz bu raporda da Sayın Mahkemenin takdirine sunulmuştur. 9 sayfadan oluşan ve e-imzalı olarak sunulan raporumuzda yukarıda yer alan hususlardaki tespit, sonuç ve kanaatimizi nihai ve hukuki değerlendirme Sayın Mahkemeye ait olmak üzere saygı ile arz ederiz..." şeklinde görüş bildirmişlerdir. Davanın hukuki niteliği itibariyle, Kaldıraçlı Varlık Alım Satım İşlemlerine dair imzalanan sözleşme ve davacının ...işlemlerine aracılık eden davalı aracı kurumun kusuru nedeniyle uğranıldığı iddia edilen zararın tazmini istemine ilişkin olup, tarafların sundukları deliller toplanmış, bilirkişi raporu aldırılmış yargılama yapılmıştır. Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendiriliğinde; davacı, aracı kurum olan davalı şirket nezdinde gerçekleştirdiği kaldıraçlı alım satım işlemi ile ilgili olarak davacının 22.11.2013 tarihinden başlayarak KAS işlemleri gerçekleştirdiği, son işlem tarihinin 10.08.2018 olduğu görülmüştür. Davalının SPK mevzuatına aykırı olarak davacıyı işlemlerini gerçekleştirmede yönlendirip yönlendirmediği, varsa oluşan zarar nedeniyle davalının kusurunun bulunup bulunmadığının tespit edilebilmesi için dosya bilirkişi heyetine tevdi edilmiştir. Mahkememizce görevlendirilen bilirkişi heyeti marifetiyle ile log kayıtları, SPK kararı, taraflar arasında geçen telefon konuşmalarına ilişkin kayıtlar incelenmiş, SPK raporunda davalı kurum personeli ile ... arasında 10.04.2018,13.04.2018 ve 03.05.2018 tarihlerinde gerçekleştirilen telefon görüşmelerinde aracı kurum personelinin KAS işlemlerine yönelik olarak fiyat, miktar, parite ve pozisyon bilgilerini içeren, ... portföyüne yönelik yönlendirici nitelikte alım satım tavsiyelerinde bulunulduğunun tespit edildiği ancak söz konusu yönlendirmenin ... portföyüne yönelik olarak süreklilik arz edecek şekilde gerçeklemediği dikkate alınarak davalıya mevzuata uygunluk hatırlatması yapılmasına yönelik karar verildiği, mahkememizce alınan tüm bilirkişi raporlarında da belirtildiği üzere davacının davalı kurum çalışanının yorumlarından etkilenmekle birlikte işlemleri kendi iradesi ile gerçekleştirdiği, her ne kadar yönlendirici ifadeler bulunsa da davacının alım satım kararlarını bizzat kendisinin vermiş olduğu, davalı çalışanının ifadelerinin davacının iradesini önemli ölçüde etkileyecek nitelikte görülmediği, davacının sistemde uzun süredir bulunuyor oluşu, gerçekleştirilen işlem hacmi de dikkate alındığında alım-satım kararlarını davacının kendi hür iradesi ile gerçeştirtiği, mahkememizce alınan tüm raporların bu yönde olduğu, SPK tarafından davalı aracı kuruma idari para cezası verilmiş ise de alım satım tavsiyesi niteliğinde görülen fiillerin ...'in portföyüne yönelik süreklilik arz edecek nitelikte olmadığı tespitinin yapıldığı, meydana gelen zararın davacının kendi kararlarıyla oluştuğu bu nedenle oluşan zarardan davalı aracı kurumun sorumlu tutulamayacağı sonuç ve kanaatiyle davanın reddi yönünde karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. H Ü K Ü M : Gerekçesi açıklandığı üzere; Davanın REDDİNE, Alınması gerekli 427,60-TL harcının, davacı tarafça yatırılan 341,55-TL peşin harç ile 7.674,09-TL ıslah harcı toplamı 8.015,64-TL'den mahsubu ile bakiye 7.588,04-TL'nin kararın kesinleşmesi ve talep halinde davacıya iadesine, 3-Dava ret ile sonuçlandığından, davacı tarafça yapılan yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına, 4-Davalı tarafça yapılan 8,40-TL yargılama giderinin, davacı yandan alınarak davalı yana ödenmesine, 5- Davalı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden, reddedilen talep üzerinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesap ve taktir olunan 68.788,60-TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine, 6- Taraflarca yatırılan gider avansının kullanılmayan kısmının 6100 sayılı Yasanın 333. maddesi ile Yönetmeliğin 207. maddesi gereğince hükmün kesinleşmesinden sonra hesap numarası bildirilmiş ise elektronik ortamda hesaba aktarmak suretiyle; hesap numarası bildirilmemiş ise masrafı kalan paradan karşılanmak suretiyle PTT merkez ve işyerleri vasıtasıyla adreste ödemeli olarak yazı işleri müdürü tarafından iadesine, 7-Yargılama giderlerinden sayılan 1.320-TL arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak hazineye GELİR KAYDINA, Dair, davacı ve davalı vekilinin yüzüne karşı HMK'nın 341/1 ve 345/1. maddeleri uyarınca gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık yasal süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere yapılan açık yargılama sonucunda karar verildi. 09/10/2024 Katip ... e-imzalıdır Hakim ... e-imzalıdır