İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesi
İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/650 E. 2025/502 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2024/650
- Karar No
- 2025/502
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO:2024/650 Esas KARAR NO :2025/502 DAVA:İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ:14/10/2024 KARAR TARİHİ:24/06/2025 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirket nezdinde ... No.lu İnşaat ... Sigorta Poliçesi ile sigorta ettiren ... Ticaret Limited Şirketi 'nin <<... ... Hanzade Sok. No: 2 9 .../...>> adresinde kain taşınmazda; 23.05.2022 tarihinde, bölgede yapılan bakımda hasar meydana geldiğini ve uğranılan hasar bedeli olan 17.211,00 TL'nin Müvekkil şirket tarafından Sigorta ettirene ödendiğini, Müvekkili Şirket Türk Ticaret Kanunu'nun 1472. Maddesi gereği ödediği tazminat nispetinde sigortalısının haklarına halef olmuş ve Davalı borçluya keşide edilen; 28.02.2023 tarihli ihtarname ile 17.211,00 TL'nin ödeme tarihinden itibaren işleyen faizi ile birlikte ödenmesi talebinde bulunduğunu, ancak, Davalı Borçlunun, Müvekkili Şirkete herhangi bir ödeme yapmadığını; Müvekkili şirketin, Davalı Borçlu aleyhine; 15.03.2024 tarihinde .... Müdürlüğü'nün ... E. No.lu dosyası ile genel haciz yolu ile takip başlattığını, Davalı borçlunun 28.03.2024 tarihli dilekçesi ile borca itiraz ettiği için anılan takip durduğunu, Davalı borçlunun itirazına vaki olmak üzere tarafımızca; 29.04.2024 tarihinde İstanbul Arabuluculuk Bürosu'na başvurulmuş; arabuluculuk sürecinin 27.05.2024 - tarihinde anlaşamama olarak sonuçlanmış olduğunu, arz ve izah olunan nedenlerle ve Mahkememizce re'sen dikkate alınacak hususlarla; Davalı Borçlu'nun icra takibine yaptığı itirazının iptali ile, Davalı Borçlu'nun takip konusu borcu takip dosyasında belirtilen ticari temerrüt faiziyle ödemesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; İddia ve talepleri kabul anlamına gelmemekle birlikte iddia olunan hasarın tazmini için mevzuatta belirtilen şartlar dava konusu talepler yönünden mevcut olmadığını, gerek davacı taraf gerekse dava dışı sigortalının tazmin için müvekkili şirkete süresi içerisinde müracaat etmediğini, 21.12.2012 tarihli Epdk Elektrik Dağıtımı Ve Perakende Satışına İlişkin Hizmet Kalitesi Yönetmeliği “nde konuyla ilgili düzenlemeler yer aldığını, bu düzenlemedeki sürelerin geçirilmesinden dolayı zararın müvekkili şirket tarafından karşılanması talebinin usul ve yasayla uyarlı bir talep olmadığından reddine karar verilmesini talep ettiklerini, ayrıca iddia olunan hasarın müvekkili şirketin dağıtım tesisinden kaynaklandığının tespit edilmesi gerekmekte olup dava konusu edilen hasar aşağıda da teferruatlı şekilde açıklanacağı üzere müvekkil şirket tesislerinden kaynaklı olarak meydana gelmemiş olduğunu, Davacı tarafın dava konusu zarara müvekkili şirketin neden olduğu yolundaki iddialarını ispatlayabilecek nitelikte herhangi bir belge sayın mahkemeye sunamadığını, Dosyaya bu konuda sunulan ekspertiz raporu gibi tespit içeren evrakların taraflarınca kabulünün mümkün olmadığını, bu kapsamda tek taraflı hiçbir tespiti ve iddiayı kabul etmediklerini, hasarın müvekkili şirketin dağıtım şebekesinin işletilmesinden kaynaklanmamış olduğunu, Zira öyle olsa idi, aynı koldan enerji alan başka binalarda da yangın ve hasar olması gerektiğini, Müvekkili şirketin kayıtlarının incelenmesiyle anılan adreste hasar tarihinde dava dışı sigortalıyı etkileyen müvekkil şirket kaynaklı herhangi bir arıza ve kesintinin olmadığı tespit edildiğini, Yine dağıtım şebekesinden kaynaklı bir arıza olsa idi aynı doğrudan aynı koldan beslenen diğer adreslerde de hasarların meydana gelmesi ve müvekkil şirkete bu konuda başvuru yapılması gerekirken böyle bir başvuru bulunmamakta olduğunu, Somut uyuşmazlıkta her iki şartın da gerçekleşmemiş olduğu hususu nazara alındığında davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, dava konusu hasarın davacının sigortalısına ait elektrik tesisatından kaynaklı olarak meydana geldiğini, Elektrik İç Tesisat Yönetmeliği gereğince binanın sayaç girişinde tesisatı besleyen hatta ve daire içine ya da sayaç girişine Kaçak Akım Rölesi (KAR) koyulması ve görevini ifa edecek şekilde bulundurulması zorunlu olup, genellikle bu önlemin alınmadığı durumlarda cihaz hasarı ve yangınla karşılaşılmaktadır ki; Elektrik İç Tesisleri Yönetmeliği bu sorumluluğu abonelere yüklediğinden kaçak akım rölesinin bulunmadığı veya olması gerektiği şekilde çalışmadığı durumlarda da oluşan hasardan müvekkili şirketin sorumlu tutulamayacağını, Kaçak Akım Rölesinin koyulmasından davacı sorumlu olduğu için meydana gelen hasardan da kendisi sorumlu olacağını, Zira dosya içeriğinden anlaşıldığı kadarı ile dava dışı sigortalıya ve apartman yönetimine ait tesisatta çalışır vaziyette bir kaçak akım rölesinin bulunmadığı anlaşılmakta olduğunu, Abonelerin kendi sorumluluk alanı içinde olan dahili elektrik hatlarında kullanılan kablo, sigorta gibi elemanların gerekli olan standartlarda ve ölçümlerde olmaması da arızaların hatta yangınların meydana gelmesinde etkili olabilmekte olduğunu, Elektrik iç tesisatına kaçak akım rölesi gibi kaçak ve aşırı akım korumalarının takılması Elektrik İç in sorumluluğunda olduğunu, İşbu davaya konu olayda Elektrik İç tesisleri Yönetmeliği'ne uygun olarak gerekli kaçak ve aşırı akım korumalarının dava dışı sigortalının işyerinde var olup olmadığı bilinmediğini, Kaçak akım rölesi kullanımı ile kaçak akım sebebiyle oluşabilecek yangın ve hasarın önüne kolaylıkla geçilebildiğini, Elektrik Piyasası Bağlantı ve Sistem Kullanım Yönetmeliğinin “Dağıtım Sistemine Bağlantı ve Sistem Kullanımına İlişkin Dağıtım Tesisleri Sınırları” başlıklı 15.maddesine göre Mülkiyet sınırları içindeki kabloların güvenli şekilde işletilmesi, bakımı ve onarımından malik ve hukuki ilişki sebebiyle hukuki ilişkinin türü ve şartlarına göre malik olunan yeri işleten müteselsilen sorumlu olduğunu, Elektrik İletim ve Dağıtım Sistemlerine Bağlantı ve Sistem Kullanımı Hakkında Yönetmeliğin 4.bölümünün 13.maddesinin 1/b fıkrasına göre bağlantı noktasından kullanım yerine kadar olan kısımdaki tesis ve teçhizatın sorumluluğu müvekkili şirkete ait olmadığını, Binanın elektrik kofra ve panosu ile bina içindeki kablolar, müşteri tarafından tesis edilmiş ve Müşterinin mülkiyetinde yani sorumluluğunda olan kısımlar olduğunu, bu kısımlarda meydana gelen arıza ve yangın olaylarında müvekkili şirketin sorumluluğu bulunmadığını, Yargıtay 3. Hukuk Dairesi 2015/7271 E. sayılı kararında yangının iç tesisattan kaynaklı olması halinde zararın dağıtım şirketince karşılanması istenemeyeceği hüküm altına alınmış olduğunu, dava konusu olayda müvekkili şirketin sorumluluğunu doğuracak illiyet bağı mevcut olmadığını, Davayı kabul anlamına gelmemek kaydıyla; Davacı tarafın delil olarak dayandığı eksper raporunun yeterliliği ve neye istinaden hazırlandığı da belirli olmadığını, davacının talep konusu ettiği meblağın fahiş olup davacı tarafça talep edilen değerin tespitinin hangi kriterlere göre yapıldığının belli olmadığını, cihazın hasar öncesi durumu, yaşı eskimesi amortismanı gibi pek çok hususun hasarın değerlendirilmesi sürecinde göz önünde bulundurulması ve değerlendirmeye dahil edilmesi gerekmekte olduğunu, Eksper raporu ile tespit edilen kalem meblağları fahiş mahiyette olduğunu, İndirilmesi gereken hususlar indirilmeksizin hesaplama yapıldığını, açıklanan nedenlerle; davanın reddine karar verilmesini talep ettiklerini beyan etmiştir. Dava, 6102 sayılı TTK.'nun 1472. Maddesinden kaynaklanan sigortacı tarafından sigortalısına ödenen bedelin, rücuen tahsili amacıyla başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. 6102 sayılı TTK'nın 1472 maddesine göre, sigortacı, sigorta tazminatını ödediğinde, hukuken sigortalının yerine geçer. Sigortalının, zarardan ötürü sorumlulara karşı dava hakkı varsa bu hak, tazmin ettiği bedel kadar sigortacıya intikal eder. Böyle bir davada sigortacı, gerçek zarar miktarını zarar sorumlusundan isteyebilir. Tarafların sunmuş olduğu tüm deliller dosya içerisine alınmış, tüm deliller toplandıktan sonra alanında uzman bilirkişiden rapor alınmıştır. .... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı takip dosyasının incelenmesinde, davacının davalı aleyhine 17.211,00-TL asıl alacak 3.375,83-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 20.586,83-TL ilamsız icra takibi başlatıldığı, ödeme emrinin borçluya .20/03/2024 tarihinde tebliğ edildiği, borçlunun 26/03/2024 tarihinde süresi içerisinde itiraz ettiği görülmüştür. Bilirkişinin düzenlediği 14/04/2025 tarihli 10 sayfadan ibaret raporunda özetle; İlgili mevzuat hükümleri uyarınca, Dava dışı sigortalı abonenin, zararın ortaya çıktığı tarihten itibaren 30 gün içinde dağıtım şirketine başvurması ve başvuruya istinaden, hasarın niteliği, kullanıcı tesisinin durumu, dağıtım sisteminde meydana gelen kesinti, arıza, gerilim dalgalanması gibi hususlarda dağıtım şirketi tarafından yapılacak inceleme ve değerlendirme neticesinde teknik rapor düzenlenerek, söz konusu hasarın dağıtım sisteminden kaynaklandığının tespit edilmesi gerektiği, Mevzuatta belirtilen süre içince başvuru yapılmadığı, cihazların tadilatından sonra ihtarda bulunulduğu, Davalı ... tarafından hasar mahallinde bu hususta herhangi bir tespit çalışması yapılmadığı, dosya kapsamında yer alan bilgi-belgelerden dava konusu hasarın; sigorta ettiren firmanın iş makinesi ile yapmış olduğu çalışma sırasında dikkatsiz ve özensiz davranması sebebiyle davalı firmanın altyapı tesislerine zarar vererek, 3 kişilerin elektrikli cihazlarının arızalanmasına sebebiyet verildiği görüldüğünden sigorta ettiren firmanın kusurlu olduğu, Davalı ... altyapı sistemlerinin ilgili mevzuat ve standartlara uygun olmadığı görüldüğünden davalı ...'ın da kusurlu olduğu, tüm bu tespitler doğrultusunda; değerlendirme bölümünde değinilen hususlar doğrultusunda sigorta ettiren şirketin hasarın meydana gelmesinde %60 oranında kusurlu olduğu, davalı ...'ın ise altyapı tesislerinin standart ve yönetmeliklere uygun olmaması sebebiyle %40 kusurlu olduğu değerlendirilmiş olup, bu hususta nihai takdirin Sayın Mahkemenin takdirinde olduğu, dosya kapsamında 3. Kişilerin hasara uğramış olan cihazlarına ilişkin; teknik servis raporlarının, piyasa araştırma formlarının ve onarımlara ilişkin faturaların yer aldığı, hasara ilişkin tespit edilen tutarların piyasa şartlarında kadri maruf olduğu, tarafların yukarıda yer verilen kusur oranlarının Sayın Mahkemece kabulü halinde davalı şirketin takipte 6.884,51 TL Asıl alacak, 1.139,39 TL işlemiş faiz olmak üzere 8.023,89 TL Toplam Alacak talep edebileceği, sonuç ve kanaatine varılmıştır. Tüm dosya kapsamının bir arada değerlendirilmesi neticesinde; davacı sigorta şirketi nezdinde sigortalı olan makinenin arızalanması nedeniyle dava dışı sigortalı İgdaş'a ödeme yapıldığı, yapılan ödemenin kusuru oranında davalıdan rücuen tahsilinin talep edildiği anlaşılmıştır. Mahkememizce alınan bilirkişi raporu ile hasarın meydana gelmesinde sigorta ettiren şirketin %60 oranında kusurlu olduğu, davalı ...'ın ise altyapı tesislerinin standart ve yönetmeliklere uygun olmaması sebebiyle %40 oranında kusurlu olduğu tespit edilmiş ayrıca dava konusu hasara ilişkin olarak düzenlenmiş ekspertiz raporunda; hasar mahallinde voltaj dalgalanması sonucu meydana gelen hasarlar ile ilgili ödeme dekontlarının, teknik servis fişlerinin ve piyasa araştırma belgelerinin, hasar gören 3. Kişlere yapılan ödemelere ilişkin dekontların yer aldığı, toplam hasar miktarının 17.211,27 TL olduğu, bu bedelin piyasa şartlarına göre kadri maruf olduğu, davalının kusuruna göre 6.884,51 TL asıl alacak ve 1.139,39 TL işlemiş faizden sorumlu tutulacağı tespit edilmiş olup bilirkişi raporunun denetime açık ve karar vermeye elverişli olduğu anlaşıldığından bilirkişi raporuna itibar edilerek davanın kısmen kabulüne karar vermek gerekmiştir. Davacı her ne kadar icra inkar tazminatı talep etmiş ise de alacak likit olmayıp yargılama ile belirlendiğinden, davacının icra inkar tazminatı talebi reddedilmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın KISMEN KABULÜ ile davacı tarafından davalı aleyhine başlatılan .... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı takip dosyasına yöneltilen davalı itirazının kısmen iptali ile takibin 6.884,51-TL asıl alacak ve 1.139,39-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 8.023,89 üzerinden devamına, takipten sonra asıl alacağa avans faiz işletilmesine, fazlaya dair isteminin reddine, 2-Alacak likit olmayıp yargılama ile belirlendiğinden, davacının icra inkar tazminatı talebinin reddine, 3-Kabul edilen 8.023,89 TL üzerinden binde 68,31 oranında hesaplanan 548,11 TL karar ve ilam harcı en az (maktu) harca ulaşmadığından, alınması gereken 615,40 TL harçtan 427,60 TL peşin harcın düşümü ile eksik kalan 187,80 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irad kaydına, 4-Davacı tarafından yatırılan 427,60 TL başvuru harcı, 427,60 TL peşin harç olmak üzere toplam 855,20 TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5-Tarafların zorunlu arabuluculuk sürecinde anlaşmamaları nedeniyle 6325 sayılı Kanunun 18/A-10 maddesi uyarınca zorunlu arabuluculuk gideri olan 3.600,00-TL'nin kabul edilen ret olunan miktar oranlanarak hesap ve takdir olunan 1.403,10-TL'nin davalıdan, 2.196,90-TL'nin davacıdan tahsil edilerek hazineye gelir kaydına, 6-Davacının karşıladığı , 5.087,50 TL diğer giderler olmak üzere toplam 5.087,50 TL yargılama giderinin, kabul / talep oranına göre hesaplanan 1.982,90 TL sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, geri kalan 3.104,60 TL yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına, 7-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca kabul edilen 8.023,89 TL üzerinden takdir edilen 8.023,89 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 8-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca reddedilen 12.562,94 TL üzerinden takdir edilen 12.562,94 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 9-Davacının gider avansından artan bakiyesinin karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine, Dair, parasal miktar itibariyle kesin olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. Katip ... e-imzalıdır Hakim ... e-imzalıdır