İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesi

İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesi 2021/344 E. 2024/798 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2021/344
Karar No
2024/798
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2021/344 Esas KARAR NO : 2024/798 DAVA : İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 25/05/2021 KARAR TARİHİ : 26/11/2024 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekilinin Mahkemeye sunmuş olduğu dava dilekçesini özetle; Müvekkili olduğu şirket ile davalı şirket arasında 23.02.2012 tarihinde Hizmet Sözleşmesi akdedildiğini, iş bu sözleşmenin her yıl uzatıldığını, müvekkili olduğu şirketin hizmet ilişkisinden doğan gözetim, resepsiyon ve danışma hizmetinin sağlanması ve bu amaçla ilgili personelin istihdamı borcunu davalı şirkete zamanında, düzenli ve sözleşme şartlarına uygun olarak yerine getirdiğini, hizmet sözleşmesinden kaynaklanan ödemelerin gecikmesi ile davalı şirkete yazılı ve sözlü uyarıların yapıldığını, ancak davalı şirketin sözleşmeden doğan hizmet bedellerini ödememesi üzerine .... İcra Müdürlüğü'nün 2020/... E. Sayılı dosyası ile takip başlatıldığını, ancak davalı şirketin takibe haksız ve kötü niyetli bir şekilde itiraz ettiğini, itiraz üzerine 15.01.2021 tarihinde ... Arabuluculuk Bürosu'na arabuluculuk başvurusu yapıldığını, 22.01.2021 tarihinde yapılan arabuluculuk görüşmesinde anlaşma sağlanamaması sebebiyle huzurdaki davanın ikame edildiğini, Söz konusu takip dosyası eklerine bakıldığında başlatmış oldukları takibin fatura alacağına dayandığını, müvekkili olduğu şirketin davalı şirket ile aralarında akdedilen hizmet sözleşmesine ve davalı şirkete sunmuş olduğu hizmete dayanarak faturaları düzenlediğini ve davalı şirkete ilettiğini, davalı şirketin iş bu faturalara herhangi bir itirazının bulunmadığını, Neticeten; Davalı şirketin .... İcra Müdürlüğü'nün 2020/... E. Sayılı dosyası ile başlatılan takibe haksız ve kötü niyetli olarak yaptığı itirazın iptaline, takibin kaldığı yerden devamına, alacağın %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkumiyetine, tüm dava ve takip masrafları ile ücreti vekaletin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekilinin Mahkemeye sunmuş olduğu cevap dilekçesini özetle; Müvekkili olduğu şirketin davacı tarafa icra takibinde talep edildiği kadar borcunun bulanmadığını, alacağın likit olmadığını ve yargılamayı gerektirdiğini, davacı şirketin sözleşme ile üstlendiği işi sözleşmeye uygun olarak yerine getirmediğini, bu sebeple, davacının edimini ifa ettiğine dair ispat yükünün kendisine ait olduğunu, hakkediş tutanaklarının yetkilendirilmiş kişiler tarafından imzalanmadığını ve sözleşme ile üstlenilen işi yaptığını ispat etmek zorunda olduğunu, asla kabul anlamına gelmemekle birlikte davacının, müvekkili olduğu şirkete fatura edebileceği bir işin varlığının söz konusu olması halinde mevcut fatura bedeli kadar işin yapılıp yapılmadığını işin süresinde ve ayıptan ari yapılıp yapılmadığının tespiti ile taraflar arasındaki alacak-borç miktarının bu hususa göre belirlenmesi gerektiğini, davacının öncelikle müvekkili olduğu şirket ile ticari ilişkisini, mevcut faturanın verilmesine neden olan işin yapılmış olduğunu, fatura bedeli kadar iş yaptığını, yapılan işin eksizsiz ve tam olarak müvekkili olduğu şirkete teslim ettiğini, yükümlülüklerini yerine getirdiğini ispatlayarak faturayı dayanaklandırması gerektiğini, Neticeten; davacı tarafından haksız ve hukuki dayanaktan yoksun davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa tahmiline, müvekkili lehine kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ettiği tespit edilmiştir. Dava, cari hesap ilişkisinden ve faturalardan kaynaklanan alacağın tahsiline yönelik icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir. Vergi Usul Kanunu hükümlerine göre fatura emtia veya yapılan iş karşılığında müşterinin borçlandığı meblağı göstermek üzere emtiayı satan veya işi yapan tüccar tarafından müşteriye verilen ticari vesikadır (229. md.). Fatura malın teslimi veya hizmetin yapıldığı tarihten itibaren azami "yedi gün" içinde düzenlenir. Bu süre içerisinde düzenlenmeyen faturalar hiç düzenlenmemiş sayılır (231/5. md.). 6102 sayılı TTK'da da fatura konusunda hükümler vardır. Ticari işletmesi bağlamında bir mal satmış, üretmiş, bir iş görmüş veya bir menfaat sağlamış olan tacirden, diğer taraf, kendisine bir fatura verilmesini ve bedeli ödenmiş ise bunun da faturada gösterilmesini isteyebilir.” (6102 Sayılı TTK 21/1) Bir fatura alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde, faturanın içeriği hakkında bir itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılır (6102 Sayılı TTK 21/2). Faturanın onu teslim alan kişiyi borç altına sokabilmesi için taraflar arasında borç doğurucu bir ilişkinin varlığı ve faturanın da bu ilişki nedeniyle düzenlenmiş olması gerekir. Borç münasebeti olmaksızın düzenlenen ve muhatap tarafından her nasılsa teslim alınan faturaya sekiz günde itiraz edilmemiş olması onu borç altına sokmaz. Ancak TTK 21/2 maddesi uyarınca , faturalara 8 gün içerisinde itiraz edilmediği takdirde faturadaki gösterilen bu bedeli kabul edilmiş sayılır. Faturanın tebliği şekle bağlı değildir, yazılı veya sözlü herhangi bir şekilde yapılabilir. Muhatap hazır ise kendisine elden verilmesi, değil ise herhangi bir şekilde gönderilmesi mümkündür. Ancak, uyuşmazlık halinde ispat kolaylığı açısından, fatura tebliğinin noter aracılığıyla ya da imza karşılığı elden tebliğ yolu ile ya da telgraf, teleks yolu ile veya PTT aracılığıyla ya da faks çekilmesi yahut güvenli elektronik imza ile elektronik posta gönderilmesi şeklinde yapılması uygundur. Faturaların borçluya tebliğ edilip edilmediği, itiraza uğrayıp uğramadığı belirlenmeli, faturaların tebliğ edilmiş ve 8 günlük itiraz süresi içerisinde itiraz edilmemiş olduğunun tespiti halinde faturaların içeriğinin sözleşmeye uygun olduğunun alacaklı tarafça kanıtlanmış olduğu ve sadece fatura içeriğinin kesinleştiği, bunun aksinin yani faturaların içeriğinin sözleşmeye uygun olmadığının ve kesinleşmediğinin kanıt yükünün bu kez borçluya geçtiği kabul edilmelidir. Faturanın delil olması ile ticari defterlerin delil olması birbirinden farklıdır. 6102 sayılı TTK'nın 21/2. maddeye göre faturaya itiraz edilmemiş ise içeriği kesinleşir ise de akdî ilişkinin yazılı delillerle ispatı gerekir. Fatura ticari defterlere kayıt edilmiş ise artık faturanın delil olmasıyla ilgili bu maddeye değil ticari defterlerin delil olmasıyla ilgili TTK'nın 222. maddeye bakmak gerekir. Bu nedenle ticari defterlere kaydedilmiş fatura akdi ilişkinin varlığını da kanıtlar. Faturayı teslim aldıktan sonra süresi içinde itiraz ve iade etmeyerek ticari defterlerine kaydeden kimse, bu faturanın mal veya hizmet aldığı için geçerli bir sözleşme ilişkisine göre düzenlendiğini kabul etmiş sayılır ve fatura nedeniyle mal veya hizmet almadığını, bu faturadan dolayı borçlu olmadığını yazılı veya kesin delillerle ispatlaması gerekir. Faturalarda belirtilen mal veya hizmetin davalı alıcıya teslim edildiği iddiasını davacı ispatla yükümlüdür. Fatura içeriğindeki mal veya hizmetin davalıya teslimi dayanak belgelerle kanıtlanmadığı sürece ticari defterler tek başına malın teslim edildiğini ispata yeterli değildir. Bu açıklamalar ışığında davacı ve davalının sunmuş oldukları tüm deliller dosya içerisine alınmış, icra dosyası getirtilerek incelenmiş, tüm deliller toplandıktan sonra alanında uzman mali bilirkişiden rapor alınmıştır. .... İcra Müdürlüğü'nün 2020/... Esas sayılı takip dosyasının incelenmesinde, davacının davalı aleyhine toplam 191.581,46-TL ilamsız icra takibi başlatıldığı, ödeme emrinin borçluya 04/12/2020 tarihinde tebliğ edildiği, borçlunun 07/12/2020 tarihinde süresi içerisinde itiraz ettiği görülmüştür. Bilirkişinin düzenlediği 18/03/2022 tarihli 8 sayfadan ibaret raporunda özetle; Dava konusunun, davacı ile davalı arasında tanzim edilen hizmet sözleşmesinden kaynaklanan fatura alacağının tahsili amacıyla başlatılan takibe yapılan itirazın iptali talebinden ibaret olduğu, Davacının 2020 yılına ait ticari defterlerinin lehine delil niteliğinin bulunduğu, Davacının ticari defterlerine göre takip tarihi (30.11.2020) itibariyle davacının davalından 201.714,16 TL alacaklı olduğu, taraflar arasında tanzim edilen sözleşmenin feshedildiği ile alakalı herhangi bir fesih bildiriminin dosyada bulunmadığı, İnceleme günü davacı tarafından hizmet sözleşmesinin tanzim edildiği 2012 ve 2020 yılları arasında davalı tarafından davacıya gönderilen ödemeleri gösteren banka eft dekontlarının tarafıma sunulduğu, sunulan dekontlara göre davalının son olarak davacıya 15.01.2020 tarihinde 28.789,04 TL ve 06.02.2020 tarihinde 33.085,00 TL tutarında ödemeler yaptığının tespit edildiği, bu durumun, taraflar arasında tanzim edilen hizmet sözleşmesinin 2020 yılı itibariyle de devam ettiği sonucunu ortaya çıkardığı, Davacı tarafından davalı adına düzenlenen takip konusu faturaları e-fatura olarak düzenlenmesi sebebiyle tarafların e-fatura mükellefi olduğunun anlaşıldığı, e-fatura sisteminde adına fatura düzenlenen firmanın gönderilen fatura ya da faturaları kendi sisteminde görebildiği, buna karşın davalının davacı tarafından adına düzenlenen fatura ve içeriklerine itiraz ettiğiyle alakalı dosyada herhangi bir belgeye rastlanmadığı, İnceleme günü tarafıma sunulan mail çıktısında, gönderenin ... ( ... © ... .com.tr), alıcının ... (muhasebe ... com), mail konusunun cari mutabakat olduğu 26.01.2021 tarihli mailde mutabakat yapmak amacıyla davacıya gönderilen cari hesap ekstresinde, takibe konulan faturaların tarih, fatura numarası ve tutarların birebir aynı olarak kayıtlı olduğu, İnceleme günü davacı tarafından, taraflar arasında tanzim edilen hizmet sözleşmesi çerçevesinde davalıya ait işyerinde çalışan müracaat görevlilerinin isimleri ve maaş bordrolarının tarafıma sunulduğu, sunulan isimler ile Sosyal Güvenlik Kurumuna bildirilen hizmet listelerinin karşılaştırılması neticesinde, davalı şirkette çalıştığı beyan edilen kişilerin takibe konulan fatura tarihlerine ait dönemde Sosyal Güvenlik Kurumuna zorunlu olarak bildirilen S.G.K. Hizmet Listelerinde de kayıtlı olduğu, bununla beraber davalı yanın 17.12.2021 tarihinde yapılan incelemeye katılmadığı ve tarafıma 2020 yılına ait ticari defter ve belgelerini sunmadığı, taraflar arasında tanzim edilen 23.02.2012 tarihli hizmet sözleşmesinde temerrüde ilişkin bir maddenin bulunmadığı, dosyaya mübrez belgeler içerisinde de davacının davalıyı temerrüde düşürdüğü ile alakalı herhangi bir ihtarname veya bildirime rastlanmaması sebebiyle nihai takdir Sayın Mahkeme'ye ait olmak üzere takip öncesi faiz talebinin yerinde olmadığı, Davacının ticari defterlerine göre takip tarihi (30.11.2020) itibariyle davacının davalından 201.714,16 TL alacaklı olduğu ancak davacı tarafından 25.09.2020 tarihli 21.118,41 TL tutarındaki faturanın takibe konulan faturalar içerisinde yer almadığı, Davacı tarafından takibe konulan 7 adet fatura toplamının 180.595,75 TL tutarında olduğu, Neticeten, yukarıda yapılan tüm inceleme ve tespitler hep birlikte değerlendirildiğinde, davacının takibe koymuş olduğu fatura içeriklerindeki hizmeti davalıya vermiş olduğu kanaatinin hasıl olduğu, bu itibarla takip tarihi (30.11.2020) itibariyle davacının davalından 180.595,75 TL tutarında alacaklı olduğu sonuç ve kanaatine varılmıştır. Bilirkişinin düzenlediği 15/03/2023 tarihli 4 sayfadan ibaret ek raporunda özetle; Dava konusunun, davacı ile davalı arasında tanzim edilen hizmet sözleşmesinden kaynaklanan fatura alacağının tahsili amacıyla başlatılan takibe yapılan itirazın iptali talebinden ibaret olduğu, Davacı vekilinin 04.04.2022 tarihli kök rapora itiraz dilekçesinde özetle, taraflar arasında tanzim edilen sözleşme çerçevesinde davalının, fatura tarihinden itibaren beş iş günü içerisinde ihtarnameye gerek kalmaksızın temerrüde düşmüş olduğu gerekçesiyle temerrüt faizi hesaplanmasını istediği, Davalı vekilinin 08.04.2022 tarihli itiraz dilekçesinde ise özetle, raporun yalnızca davacıya ait ticari defterlere göre yapıldığını beyan ederek tüm rapor içeriğine itiraz ettiği, yalnızca temerrüde ilişkin görüşümüze katıldığı, Davalı vekilinin 17.12.2021 tarihinde tarafımca yapılan incelemeye katılmadığı ve davalı şirkete ait herhangi bir ticari belge sunmadığı, bununla beraber kök rapor öncesi herhangi bir yerinde inceleme talebinde de bulunmadığı, ek rapor için ise davalının yerinde inceleme talebinde bulunduğu, yerinde inceleme için davalı ... Anonim Şirketi ile görüşmem neticesinde şirketin iflas etmemesi sebebiyle şirkete ait ticari defter ve belgelerin şirketten alınmış olması sebebiyle defter ve belge sunulamayacağını beyan ettikleri, her ne kadar davalı vekili kök rapora itiraz dilekçesinde, bilirkişi raporunun sadece davacıya ait ticari defter ve belgelere göre düzenlenmiş olduğu beyan etse de, kök rapordaki kanaat sadece davacının ticari defterlerine göre değil, dosyaya sunulan sözleşme, SGK Hizmet Listeleri, mail yazışmaları neticesinde varılan bir kanaat olduğu, hizmetin ifası ile ilgili hususunda kök raporda ayrıntılı olarak açıklandığı, taraflar arasında tanzim edilen 23.02.2012 tarihinde Hizmet Sözleşmesinin 7.2. Maddesinde “şirket, iş bu sözleşme ile üstlendiği hizmetlerin karşılığında, her ayın son günü itibarı ile fatura tanzim edecek, faturanın hizmet alana ibrazını izleyen beşinci iş günü, fatura bedeli şirketin aşağıda yer alan banka hesabına gönderilecektir” ifadesine yer verildiği, Sayın Mahkeme'nin iş bu sözleşme maddesi gereğince ihtarnameye gerek kalmaksızın davalının temerrüde düşmüş olacağı şeklinde hüküm vermesi ve davacı alacağına takip öncesi faiz hesaplanması gerekeceği yönünde takdirde bulunması durumunda, davacının takip tarihi (30.11.2020) itibariyle davalıdan 14.026,21 TL tutarında faiz alacağı bulunduğunun hesap edildiği, davacının takip dosyasında talep etmiş olduğu faiz talebinin ise 10.985,71 TL tutarında olduğu, bu itibarla taleple bağlılık ilkesi gereği, takip öncesi temerrüt faizi tutarının 10.985,71 TL olacağı, Neticeten; davacının takip tarihi (30.11.2020) itibariyle davalıdan 180.595,75 TL anapara, 10.985,71 TL temerrüt faizi olmak üzere toplam 191.581,46 TL tutarında alacaklı olduğu sonuç ve kanaatine varılmıştır. Bilirkişinin düzenlediği 13/08/2024 tarihli 4 sayfadan ibaret 2. Ek raporunda özetle; Dava konusunun, davacı ile davalı arasında tanzim edilen hizmet sözleşmesinden kaynaklanan fatura alacağının tahsili amacıyla başlatılan takibe yapılan itirazın iptali talebinden ibaret olduğu, Davalının, tarafımca yapılan hiçbir incelemeye katılmadığı ve Sayın Mahkeme tarafından en son kararlaştırılan 05.07.2024 tarihli incelemeye de katılmayarak tarafıma davalının ticari defter ve belgeleri ile alakalı herhangi bir flash bellek sunmadığı, daha önce tarafımca hazırlanan bilirkişi raporlarındaki kanaate, davacının ticari defterleri ile beraber, taraflar arasında tanzim edilen hizmet sözleşmesi, Sosyal Güvenlik Kurumuna bildirilen Hizmet Listeleri ve mail yazışmaları çerçevesinde varıldığı, Davacının ticari defterlerine göre, takip tarihi (30.11.2020) itibariyle davacının davalıdan 180.595,75 TL anapara alacağının olduğu, dosya münderecatında, davacının davalıyı temerrüde düşürdüğü ile alakalı herhangi bir ihtarname bulunmadığı, ancak taraflar arasında tanzim edilen 23.02.2012 tarihinde Hizmet Sözleşmesinin 7.2. maddesinde “şirket, iş bu sözleşme ile üstlendiği hizmetlerin karşılığında, her ayın son günü itibarı ile fatura tanzim edecek, faturanın hizmet alana ibrazını izleyen beşinci iş günü, fatura bedeli şirketi aşağıda yer alan banka hesabına gönderilecektir” şeklinde ifadelere yer verildi. Sayın Mahkeme'nin iş bu sözleşme maddesi gereğince ihtarnameye gerek kalmaksızın davalının temerrüde düşmüş olacağı şeklinde hüküm vermesi ve davacı alacağına takip öncesi faiz hesaplanması gerekeceği yönünde takdirde bulunması durumunda, davacının takip tarihi (30.11.2020) itibariyle davalıdan 14.026,21 TL tutarında faiz alacağı bulunduğunun hesap edildiği, davacının takip dosyasında talep etmiş olduğu faiz talebinin ise 10.985,71 TL tutarında olduğu, bu itibarla taleple bağlılık ilkesi gereği, takip öncesi talep edebileceği temerrüt faizi tutarının 10.985,71 TL olacağı, Neticeten; Takip tarihi (30.11.2020) itibariyle davacının davalıdan 180.595,75 TL tutarında anapara alacağının olduğu, Sayın Mahkeme tarafından takip tarihi öncesi faiz alacağının kabulü halinde ise davacının takip tarihi (30.11.2020) itibariyle davalıdan 180.595,75 TL anapara, 10.985,71 TL temerrüt faizi olmak üzere toplam 191.581,46 TL tutarında alacaklı olduğu sonuç ve kanaatine varılmıştır. Yargılama devam ederken davalı şirketin ... İflas İdaresinin 2022/... sayılı İflas dosyasında tasfiye işlemlerinin yapıldığı, 2. Alacaklar toplantısının 11/09/2023 tarihinde yapılması sonrası davaya devam edildiği anlaşılmıştır. Yasal dayanakları ortaya konularak yapılan bu açıklamalardan sonra somut olaya gelindiğinde; davacı tarafından, davalı yana gözetim, resepsiyon ve danışma hizmetinin sağlanması suretiyle ticari ilişki bulunduğu, dava konusu takibe ilişkin borç bakiyesi bulunduğu ve bu anlamda cari hesap borç ilişkisinin oluştuğu, davacının bu cari hesap alacağının tahsili istemiyle icra dosyasında takip yaptığı, davalının yasal süresi içerisinde yaptığı itiraz üzerine takibin durmasına karar verildiği, mahkememizce tüm delillerin toplandığı, dosyanın bilirkişiye tevdi edildiği, davalı tarafa ticari defter ve kayıtlarını sunmak üzere 11/06/2024 tarihli 9 nolu celsede kesin süre verildiği, inceleme gün ve saatinde davalı hazır olmadığı gibi mazeret de bildirmediği, incelemenin sadece davacı defterleri üzerinden yapıldığı, davacının ticari defterlerini usulüne uygun tutulduğu ve faturaların defterinde kayıtlı olduğu, ancak yukarıda ayrıntılı açıklandığı üzere faturanın tek başına alacağın varlığını kanıtlamaya yeterli olmadığı, davacının faturaya konu malı teslim ettiği veya hizmeti verdiğini kanıtlaması gerektiği, davacı tarafından malın teslimine/hizmetin verildiğine ilişkin belgelerin sunulduğu, taraflar arasındaki mail yazışmalarında cari hesaba ilişkin mutabakata vardıkları, davaya konu hizmetin verilmesine ilişkin personellerin isimlerinin ve bordrolarının incelendiği, SGK'ya bildirilen hizmet listelerinde de kayıtlı oldukları anlaşıldığından davacının faturalara konu hizmeti verdiği, tüm bu açıklamalarla davacının davasını ispatladığının kabulü gerektiği anlaşıldığından davanın kabulüne karar vermek gerekmiştir. Davacı her ne kadar icra inkar tazminatı talep etmiş ise de; yargılama sırasında davalı şirketin iflas ettiği, kayıt kabul davasın niteliği gereği davacının icra inkar tazminatı talebi reddedilmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-İtirazın iptali iken kayıt kabule dönüşen Davanın Kabulü ile, 180.595,75 TL asıl alacak, 10.985,71-TL takip tarihine kadar işlemiş faiz olmak üzere takip öncesi için toplam 191.581,46-TL’nin davacı alacağı olarak davalı iflas masasına kayıt ve kabulüne, 2-Davacının icra inkar tazminatı talebinin reddine, 3-Karar ve ilam harcı 13.086,92-TL nin peşin alınan 2.313,83-TL den düşümü ile kalan 10.773,09-TL bakiye ilam harcının davalıdan alınarak Hazineye gelir kaydına, 4-Tarafların zorunlu arabuluculuk sürecinde anlaşmamaları nedeniyle 6325 sayılı Kanunun 18/A-10 maddesi uyarınca zorunlu arabuluculuk gideri olan 1.320,00-TL'nin davalıdan tahsil edilerek hazineye gelir kaydına, 5-Davacı tarafından yatırılan 2.373,13-TL peşin ve başvuru harcının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 6-Davacı tarafından yapılan 3.681,00-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 7-Davacı taraf kendisini dava ve duruşmalarda vekili ile temsil ettirdiği anlaşılmakla AAÜT gereğince 30.0000,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 8-Tarafların gider avansından artan bakiyesinin karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine, Dair, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık yasal süresi içerisinde ... Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. Katip ... e-imzalıdır Hakim ... e-imzalıdır

Atıf: İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2021/344, K. 2024/798, T. 26.11.2024, www.arakarar.com/karar/istanbul-14-asliye-ticaret-mahkemesi-2021-344-e-2024-798-k-e8115fdd59ca