İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesi
İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesi 2017/409 E. 2026/356 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2017/409
- Karar No
- 2026/356
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2017/409 Esas KARAR NO :2026/356
DAVA:İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ:27/04/2017 KARAR TARİHİ:15/04/2026
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı Vekilinin Mahkememize Tevzi Edilen Dava Dilekçesinde Özetle; davacı şirket tarafından Davalı/Barçluya, aralarındaki ticari ilişki kapsamında; 4 adet “fitting” diye tabir edilen tesisat parçası teslim edilmiş olup, işbu teslimat karşılığında 12.11.2015 tarihli A seri, ... Nolu 31.091,00-TL bedelli fatura düzenlendiğini, söz konusu fatura bedeli davalı/borçlu şirket tarafından ödenmediğini, davalı/borçlunun fatura tutarını ödememesi üzerine, davacı şirket, alacağının tahsili amacıyla .... İcra Müdürlüğünün 2016/... E. sayılı dosyasından icra takibine geçtiğini, davalı/borçlu, davacı şirkete borçlu olduğunu bile bile işbu icra takibi konusu borca kötü niyetli ve haksız bir biçimde itiraz ettiğini, davalı/borçlunun, .... İcra Müdürlüğünün 2016/... E. sayılı dosyasından, icra takibine vaki itirazlarının iptaline ve takibin devamını, yargılama masrafları ile ücreti vekâletin davalı/borçluya tahmiline karar verilmesini bilvekale arz ve talep etmiştir. Davalı Vekilinin Mahkememize Sunmuş Olduğu Cevap Dilekçesinde Özetle; dava dayanağı icra takibi için yetkili icra müdürlüğü davalı şirketin ikametgah adresinin ...'da olması sebebiyle ... İcra Müdürlüğü olduğunu, davalı şirket takibe karşı itirazda bulunurken yetkiye de itiraz ettiğini, takibe dair yetki itirazı çözülmeden itirazın iptali davası açılamayacağını, bu nedenle öncelikle bu sebeple davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, davalı şirket hakkında ... Asliye Ticaret Mahkemesi tarafından iflas kararı verilmiş olup davacı ancak kayıt kabul başvurusunda bulunabilir ki başvurusunun reddi halinde bu dava için yetkili yer ... Asliye Ticaret Mahkemesi olabileceğini, bu nedenle yetki itirazında bulunuyor ve mahkeme'nizin yetkili olmadığına karar verilmesini talep ettiklerini, dava itirazın iptali davası olarak açılmış olsa da davalı şirketin iflasına karar verilmiş olduğundan davacının iflas masasına başvururarak kayıt kabul talebinde bulunması ve aynı zamanda ikinci alacaklılar toplantısının yapılmasının beklenmesi gerektiğini, çünkü iflas idaresinin davacının başvurusuna dair vereceği karara göre davaya devam edilip edilmeyeceği tespit edilmiş olacağını, dava konusu takip fatura alacağına dayanmakta olup, icra takip tarihine kadar işlemiş faiz talep edilemeyeceğini, davacının bunun aksini sözleşme ve ihtarname ile ispat etmesi gerektiğini, davalı şirketin iflasına karar verilmiş olduğundan takipten sonra faiz ancak iflas tarihine kadar işletilebilir, iflas kararından sonra faiz işletilemez ve tahsil harcı da toplam borç miktarına dahil edilemeyeceğini, aynı zamanda icra inkar tazminatına hükmedilemeyeceğini, alacağı olduğunu iddia eden tarafın alacağın kaynağını başka belgelerle de ispat etmesi gerektiğini, sadece davacının beyanına, fatura ve defterlere dayanılarak davacının alacak talebinde haklı olduğu sonucuna varılamayacağını, davacı takibe yetki yönünden itiraz edildiği halde yetki itirazını ortadan kaldırmadan işbu davayı açmış olup öncelikle usulden davanın reddini, davalı şirketin iflasına karar verilmiş olup davaya kayıt kabul davası olarak devam edileceğinden yetki itirazımızın kabulü ile ... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin yetkili olduğuna, zamanaşımı def'inin kabulünü, cevap dilekçesinde bahsi geçen usule yönelik taleplerinin reddi halinde 2. Alacaklılar toplantısının yapılmasından 10 gün sonrasına kadar yargılamanın bekletilmesini, davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına, davanın kabulü halinde takipten önce işlemiş faiz işletilemeyeceği, kayıt kabul davasında takipten sonra ise ancak iflas tarihine kadar faiz işletilebileceği, tahsil harcının alacak miktarına dahil edilemeyeceği ve icra inkar tazminatına hükmedilemeyeceği hususlarının dikkate alınarak karar verilmesini talep etmiştir. Bilirkişinin 20.03.2019 tarihli raporunda özetle; Dava konusunun, davacının, davalı ile olan ticari ilişkisi dolayısıyla oluşan fatura alacağının tahsili amacıyla yürüttüğü takibe yapılan itirazın iptali talebinden ibaret olduğu, Davacının 2015 ve 2016 yılları ticari defterlerinin lehine delil niteliğinin bulunduğu, davacının ticari defterlerine göre; takip tarihi (20.10.2016) itibariyle davacının davalıdan 31.091,00 TL alacaklı olduğu, Davacının takip konusu alacağa ilişkin olarak davalıya 2015 yılında 1 adet 12.11.2015 tarihli A seri no.lu ... numaralı 31.091,00 TL tutarında fatura düzenlemiş olduğu, davacının davalıya düzenlemiş olduğu takip konusu faturayı ve içeriğindeki ürünü davalıya teslim edilip edilmediği sunulan irsaliyeden okunamadığından dolayı tespit edilemediği, edilse dahi teslim alan kişinin davalı çalışanı olup olmadığı veyahut ürünleri almaya yetkili olup olmadığı tarafımızca tespit edilemediği, Davalının incelenmek üzere ... 10. Asliye Ticaret Mahkemesine gönderilen talimat dosyasına ticari defter ve belgelerini sunmadığından dolayı davacı alacağını hususunda değerlendirme yapılmadığı, bu çerçevede davalıya ait ait SGK dökümleri ve 2015/Kasım ayına ait BA formu bulunmadığından dolayı takibe konu alacağa ilişkin nihai değerlendirme yapılamadığı, Neticeten, takip konusu alacağı oluşturan 12.11.2015 tarihli A seri no.lu ... numaralı 31.091,00 TL tutarlı faturadan dolayı davacı alacağının ispata muhtaç olduğu, kanaatine varılmıştır. Mahkememizce yargılama devam ederken davada davalı olarak yer alan şirket hakkında iflas kararı verildiği, iflas kararının verilip kesinleşmesinin, alacaklılar toplantısı yapılmasının beklenildiği, bu nedenle duruşma celselerinin ertelendiği anlaşıldı. .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 07/10/2020 tarih ve ... sayılı kararları ile iflasına karar verilen ... ... A.Ş.'nin hakkında yürütülen iflas tasfiye işleminde; Davacı şirket ... Turizm Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi'nin 57.00372-TL alacağı sıra cetvelinde 4. derecede kaydedildiği anlaşılmıştır. DELİLLER: -.... İcra Dairesinin 2016/... Esas sayılı icra dosyası. -Bilirkişi raporu. -Tarafların beyan ve dilekçeleri -Tüm dosya kapsamı DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE Dava; davacı tarafından düzenlenen faturaya konu mal teslimi nedeniyle doğduğu ileri sürülen ticari alacağın tahsili amacıyla başlatılan icra takibine davalı borçlu tarafından yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir. Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; taraflar arasındaki ticari ilişki kapsamında davalı şirkete “fitting” olarak tabir edilen tesisat parçalarının teslim edildiğini, bu teslim karşılığında 12.11.2015 tarihli A seri ... numaralı 31.091,00-TL bedelli faturanın düzenlendiğini, fatura bedelinin davalı tarafından ödenmemesi üzerine .... İcra Müdürlüğü’nün 2016/... Esas sayılı dosyası üzerinden icra takibi başlatıldığını, davalının borçlu olduğunu bildiği hâlde haksız ve kötü niyetli biçimde takibe itiraz ettiğini ileri sürerek itirazın iptaline ve takibin devamına karar verilmesini talep etmiştir. Yargılama devam ettiği sırada, davalı şirket ... ... A.Ş. hakkında .... Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 07/10/2020 tarih ve ... Esas sayılı kararı ile iflas kararı verildiği anlaşılmıştır. İcra ve İflas Kanunu’nun 193 ve devamı maddeleri uyarınca iflas kararı ile birlikte müflisin haczedilebilir tüm malvarlığı üzerinde tasarruf yetkisi iflas masasına geçmekte; müflise karşı açılmış bulunan para alacağına ilişkin davalar ise belirli istisnalar dışında ikinci alacaklılar toplantısından on gün sonrasına kadar durmaktadır. Aynı Kanun’un 235. maddesi gereğince ise alacaklıların alacaklarını iflas masasına yazdırmaları ve sıra cetveline kaydettirmeleri mümkündür. Bu aşamadan sonra alacağın iflas idaresince kabul edilmesi hâlinde, artık aynı alacağa ilişkin eda hükmü verilmesini gerektirir güncel bir uyuşmazlık kalmamaktadır. Somut olayda, davacı şirketin dava konusu alacağını iflas masasına kaydettirdiği, yapılan incelemede davacı ... Turizm Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi'nin 57.003,72-TL tutarındaki alacağının sıra cetveline 4. sırada kabul edilerek kaydedildiği anlaşılmıştır. Bu durumda, dava konusu alacak iflas idaresince kabul edilerek sıra cetveline geçirilmiş olmakla, taraflar arasındaki uyuşmazlık sona ermiş; davacının itirazın iptali davası sonunda ayrıca bir hüküm elde etmesinde korunmaya değer güncel hukuki yararı kalmamıştır. Zira iflasın açılmasıyla birlikte bireysel takip yolları durmakta olup, alacağın tahsili artık iflas tasfiyesi hükümlerine göre ve sıra cetveli çerçevesinde gerçekleştirilecektir. Bu nedenle eldeki davanın konusuz kaldığının kabulü gerekmiştir. Dava açıldığı tarihte davacının dava açmakta haklı olduğu anlaşılmakla; HMK’nin 331. maddesi uyarınca yapılan yargılama giderleri ile karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT gereğince hesaplanan vekâlet ücretinin davalı ... ... A.Ş. iflas masasından alınarak davacıya verilmesine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi Yukarıda Ayrıntılı Açıklandığı Üzere; 1-Konusuz kalan davanın esası hakkında KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA, 2-Alınması gereken 732,00-TL harcın, peşin alınan 412,45-TL harçtan mahsubu ile eksik kalan 319,55-TL harcın davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, 3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 4-Davacı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince 34.150,00-TL vekalet ücretinin davalı ... ... A.Ş. iflas masasından alınarak davacıya ödenmesine, 5-Taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde resen ilgilisine iadesine, Dair, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık yasal süresi içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu kabil olmak üzere karar verildi.
Katip ... Hakim ... e-imzalıdır e-imzalıdır