İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 13. Asliye Ticaret Mahkemesi

İstanbul 13. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/279 E. 2025/262 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
İstanbul 13. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2024/279
Karar No
2025/262
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO:2024/279 Esas KARAR NO:2025/262

DAVA:Alacak (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan Sebepsiz İktisab Nedeniyle) DAVA TARİHİ:14/05/2024 KARAR TARİHİ:09/04/2025

Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan Sebepsiz İktisab Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı müvekkilinin, davalı şirketten ... abone numarası ile enerji hizmeti almaktayken 05.02.2014 tarihinde, işletmesinde kaçak elektrik kullandığı gerekçesiyle 64.442,00 TL ceza faturası kesildiğini ve aboneliğinin mühürlendiğini, İşletmesinde enerji kullanamayan müvekkilinin o dönemde mağdur olmamak adına ceza faturasının 15.615,94 TL kısmını yatırarak aboneliği tekrar açtırdığını ve bu cezanın haksız olduğu iddiasıyla .... Asliye Ticaret Mahkemesi ... esas sayılı dosyadan menfi tespit davası açıldığını, yapılan yargılama neticesinde müvekkilinin haklı bulunduğunu ve ceza faturasının 43.435,55 TL'lik kısmının dağıtım şirketinin kusurundan kaynaklı olduğunun tespit edildiğini, bu kararın Yargıtay 3. HD 2016/1782 e., 2017/12095 k. numarası ile onandığını ve kesinleştiğini, yargılama devam ederken bu ceza faturasını alacak hanesine kaydeden davalı şirketin, kendi sistemlerinden ilama uygun olarak cezayı düşürmediği için 2023 mart ayında müvekkili internet bankacılığı hesabından otomatik ödeme talimatı vermesi sonucu davalı şirketçe hesaptan 13.03.2023 tarihinde 163.193,11 TL para çekildiğini, müvekkilinden kesilen 163.193,11 TL ve 15.615,94 TL olmak üzere toplam 178.809,05 TL'nin içinde .... Asliye Ticaret Mahkemesinin belirlediği sonuca göre müvekkilin borçlu kabul edildiği 21.006,45 TL'den o dönemde ödenen 15.615,94 TL düşüldükten sonra bakiye 5.390,51 TL'nin müvekkilinden tahsili gerekirken tahsil edilen tutarların neye göre tahsil edildiği, ceza faturalarına mevzuata göre faiz işletilememesine rağmen neye göre faiz işletildiği ve bu faiz oranının neye göre belirlendiğinin taraflarınca bilinmediğini, Mevzuat ve Yargıtay uygulaması kapsamında ceza faturasına fatura tarihinden itibaren faiz işletilemeyeceğini, Hatta tam olarak müvekkilin durumuna uygun Elektrik Piyasası Müşteri Hizmetleri Yönetmeliği 19 ve 20. Maddelerine göre somut olayda dağıtımda sayaçların problemli olmasından kaynaklı davalı şirketin kusuru olduğundan dolayı ceza faturasına faiz işletilemeyeceğini, ancak davalı şirket ilk günden itibaren ceza faturasına faiz işletmek suretiyle müvekkilinden haksız olarak tahsil ettiğini, bu dökümlerin tümünün davalının envanterinde ve ticari defterlerinde kayıtlı olduğunu, Mahkemenin tespiti doğrultusunda kesilen 64.442,00 TL ceza faturasından 43.435,55 TL düşüldüğünde kalan miktarın 21.006,45 TL olduğunu, bu tutarın da müvekkilince zamanında mühürlenmiş aboneliği açtırmak için ödenmiş olduğunu, bunun dışında ödenen tüm miktarın iadesi gerektiğini, müvekkilinin borçlu olduğu 21.006,45 TL yi davalıya ödemiş olmasına rağmen davalı tarafın bu tutar sanki ödenmemiş gibi hem bu tutarı hem de müvekkilinin borçlu olmadığı diğer tutarları müvekkilinin hesabından kesmiş olduklarını, Yerel mahkemece 43.435,55 TL'lik kısım iptal edildiğinden bu kesilen miktarın içinde ana para ve davalıca işletilmiş faizin ne kadar olduğu taraflarınca bilinmediğini, Bu sebeple bilirkişi marifeti ile hesaplama yapılmak, müvekkili tarafından yapılan ödemelerin tarihlerinin tespiti suretiyle net tutarın ortaya çıkarılması ve sebepsiz zenginleşildiği tespiti ile müvekkile iadesi sağlanması gerektiğini, Ayrıca 31.05.2014 tarihinde müvekkiline kesilen 8.640,10 TL haksız faturanın da faiziyle birlikte otomatik ödeme talimatını müteakip hesaptan çekildiğini, Mevzuat ve Yargıtay uygulaması kapsamında ceza faturasına fatura tarihinden itibaren faiz işletilemeyeceğini, İki ceza faturasından toplamda 190.888,10 TL para tahsilatı yapıldığını belirterek, mahkeme kararı ile iptal edilen 05.02.2014 tarihli ceza faturası ve davalı tarafından işletilmiş faiz yönünden müvekkilinden sebepsiz zenginleşilen toplam tutarın dava tarihinden itibaren işleyecek ticari temerrüt faizi(reeskont avans) ile davalıdan tahsiline, 31.05.2014 tarihinde müvekkiline kesilen 8.640,10 TL fatura yönünden de mevzuata aykırı olarak tahakkuk ettirilen ve müvekkilinden rızası dışında alınan faiz yönünden sebepsiz zenginleşildiği tespiti ile bu tutarın ticari temerrüt faizi(reeskont avans) ile (bu iki kalem için HMK 107 uyarınca şimdilik 1.000,00 TL) davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının bu davasının, 12/05/2024 tarihli dava dilekçesi ile fazlaya ilişkin haklarını saklı tutmak kaydı ile sebepsiz zenginleşmeye dayalı dava dilekçesinin içerik ve talep kısmı incelendiğinde, HMK‟nın 107‟nci maddesi ile düzenleme altına alınarak hukuk sistemine dahil edilen “Belirsiz Alacak Davası” olarak açıldığının görüleceğini, Ancak HMK ile sözü edilen türde bir davanın açılabilmesi için aynı hüküm ile birlikte belirli şartlar aranmış olduğunu, Davacının, davanın açıldığı tarihte alacağın miktarını yahut değerini tam ve kesin olarak belirleyebilmesinin kendisinden beklenemeyeceği veya bunun imkansız olması durumunda ancak asgari bir miktar belirleyerek belirsiz alacak davası açma hakkı usulen mümkün olduğunu, Somut olay incelendiğinde ise davacı ile müvekkili şirket arasındaki ödenmeyen dönem fatura tutarları açık bir şekilde belli olduğunu, Davacının, dava dilekçesinde de bu tutarları şüpheye yer bırakmayacak bir şekilde belirterek dönem fatura tutarlarını paylaştığını, Ayrıca hesabından haksızca çekildiğini iddia ettiği tutarları, .... Asliye Ticaret Mahkemesi ... Esas sayılı dosya üzerinden kesinleşen ilamı dayanak göstermesine rağmen belirsiz alacak olarak davaya konu etmesi, davanın öncelikle usulden reddini gerektirdiğini, Hesaplanabilir nitelikte olan dava konusunun davacı tarafından belirsiz alacağa dönüştürme gayesininMahkemece kabul edilmemesi gerektiğini, Davacının, banka hesabında gerçekleştirdiği otomatik ödeme talimatı işlemi sonucunda müvekkili şirket tarafından davacının borçlu olduğu tutarın tahsil edildiğini, Bu tutarların, davacının iddia ettiği gibi .... Asliye Ticaret Mahkemesi ... Esas sayılı dosyaya konu edilen tutarlarla bir ilgisi bulunmadığını, Davacının, banka hesabına otomatik ödeme talimatı vermesi sonucunda, müvekkili şirket davacının borçlu olduğu önceki dönemlere ait fatura bedellerinin ödenmesini sağladığını, Bununla ilgili faturaların müvekkili kurumdan alınarak Mahkemenize sunulacağını, davacının, ceza faturasına faiz işletildiğine yönelik iddialarının doğruluk payı bulunmadığını, söz konusu faturaların davacının ödemediği dönemlere ilişkin faturalar olduğunu, Fatura tutarlarında usule ve yasaya aykırılık taşıyan bir durum bulunmadığını, Müvekkili kurumdan temin edilecek faturaların Mahkeme tarafından incelenmesi durumunda, haklılıklarının ortaya çıkacağını belirterek, davanın öncelikle usul itirazları yönünden reddine, davanın esasına girilmesi halinde ise davacının kötü niyetle yönelttiği tüm haksız ve talepleri ile mesnetsiz iddialarını içeren davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Dava, davalı tarafça davacı adına düzenlenen ceza faturaları ve faizleri ile mevzuata aykırı faturaların haksız tahsil edildiği iddiasıyla, tahsil edilen tutarların sebepsiz zenginleşme kapsamında davalıdan tahsili talebine ilişkindir. Bilirkişi heyetinin 07/11/2024 tarihli raporunda özetle; Mahkemenin verdiği yerinde inceleme yetkisine binaen 29.05.2019 günü davalı şirketin "..." adresine gidilerek heyetimiz SMMM ve Elektrik Mühendisi katılımı ile 23.10.2024 tarihinde yerinde inceleme yapıldığı, .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 09/06/2015 tarihli kararında; ... Elektrik tesisat nolu abonelikle ilgili davacı ...'in (tüketicinin) davalı ... ... Elektrik Perakende Satış A.Ş'ne (tedarikçi) 64.442,00 TL bedelli 24/12/2013 son ödeme tarihli fatura sebebiyle 43.435,55 TL borçlu olmadığı, davacının borçlu olduğu miktarın 21.006,45 TL olduğutespitine karar verildiği, T.C. Yargıtay 3. Hukuk Dairesi Başkanlığı 2016/1782 Esas nolu ...No.lu kararında; .... Asliye Ticaret Mahkemesi 09/06/2015 tarihli kararı onandığı, 13.06.2014 son ödeme tarihli 8.640,10-TL bedelli faturanın ... no.lu tesisat üzerinden 28/04/2014-30/05/2014 tarihleri arasında 24.826,335kWh tüketim miktarına istinaden (normal tüketim) düzenlenmiş olduğu, Davacının fatura döneminde tesisatın yasal abonesi olduğunun anlaşıldığı, faturanın mevzuatlara uygun düzenlenmiş olduğu, tüketim dönemine ait fatura bedelinin davacı tarafından ödendiğine veya fatura döneminden önce davacının aboneliğini sonlandırdığına ilişkin dosya içerisinde somut belge tespit edilmediği hususları tümüyle değerlendirildiğinde; Davacının 13.06.2014 son ödeme tarihli 8.640,10TL fatura bedelinden sorumlu olduğu/davacının alacaklı olmadığı, Davalının 2013-2014 ve 2023 yıllarına ait yukarıda listelenen ticari defterlerin TTK hükümlerine uygun tutuldukları anlaşılmakla, delil kabiliyetlerinin takdirinin Mahkemeye ait olduğu, Davacının davalıya 24.12.2013 son ödeme tarihinde borcunun (64.442,00-TL–43.435,55-TL Mahkemece borçlu olmadığı kararı) 21.006,45-TL olduğu tespit edildiği, Buna göre davacının 21.006,45 TL borcuna yukarıda belirtilen ödemelerde dikkate alınarak; Davalının iş bu davaya konu alacağının 4.930,8 TL asıl ve 9.202,07 TL gecikme faizi olmak üzere 14.132,35 TL borçlu olduğu; Dolayısıyla davacının banka hesabından davalıca 13.03.2023 tarihinde çekilen 163.193,11 TL’den davalının – 14.132,35 TL alacağının düşülmesi neticede davacının149.060,76 TL alacaklı olduğu hesaplandığı, mahkeme tarafından davacının alacaklı olduğunun kabulü halinde faiz konusunun irdelenmesi: Davacı taraf dava dilekçesinde HMK 107 uyarınca şimdilik 1.000,00 TL ifadesi ile ticari temerrüt faizi (reeskont avans) yürütülmesini talep ettiği, 3095 sayılı Yasanın 4489 sayılı Yasa ile değişik 2/2 maddesinde ticari işlemde temerrüt faizinin "avans" oranında hesaplanacağı belirtilmiş bulunduğu, 13.03.2023 tarihinde davacının 149.060,76-TL davalıdan alacaklı olduğu hesaplanmış olup buna göre 13.03.2023 ödeme tarihi ile 14.05.2024 dava tarihi arasında geçen sürede; davacının 51.898,67-TL işlemiş faiz alacağının olduğu hesaplanmakla takdirinin mahkemeye ait olduğu, TCMB verilerinden 14.05.2024 dava tarihi itibariyle avans faizin % 51,75 olduğu görüldüğünden, davacının belirlenen 149.060,76 TL asıl alacağına takip tarihinden itibaren %51,75 ve değişen oranlarda kademeli olarak avans faizi yürütülebileceği, faizin infaz aşamasında hesaplanabileceği, özetle Mahkeme'nin takdirinde olmak üzere, davacının davalıdan, dava tarihi itibariyle ve itirazın iptaline konu alacağının; açıklama ana para işlemiş faiz alacağı 149.060,76 TL, 51.898,67 TL olabileceğinin mütalaaa edildiği, Bu hususların takdirinin delillerle doğrudan temas eden Mahkemeye ait olduğu ve davacının ve/veya davalının savları Mahkemece benimsenirse, iş bu davada dermeyan ettiği istem nazara alınarak hüküm kurulmasının yargı makamının takdir sınırları içinde düşünülebileceği sonuç ve kanaatine ulaşılmakla birlikte asli takdirin yargı makamına ait olduğu hususları tespit ve rapor edilmiştir.Davalı vekilince rapora itiraz dilekçesi sunulmuş ve Mahkememizin 19/02/2025 tarihli celsesinde davacı vekili beyanında; "davalı itirazlarını kabul etmiyoruz, raporun 10.sayfasında ... ATM nin ... esas sayılı dosyasında verilen ve kesinleşen karara istinaden inceleme yapılmış ve müvekkilin yaptığı kısmi ödeme düşüldükten sonra davalının bakiye alacak tutarı hesaplanmış ve bu tutara da işlemiş faiz hesabı yapılarak davalının toplam 14.132,35-TL alacaklı olduğu belirlenmiştir, bu durumda davalının raporun 10 sayfasında belirtilen 21.006,45-TL tutarındaki hesaplamanın eksik olduğu hususundaki itirazı yerinde değildir, bu tutar yargılama ile belirlenmiş ve bu karar kesinleşmiştir bu nedenle davalı itirazları nedeni ile ek rapor alınmasına gerek yoktur, mahkemece hesaplamada dikkate alınabilir eğer ek rapor alınmayacaksa talep arttırım için tarafımıza süre verilmesini talep ediyoruz" demiştir ve Mahkememizce davacı vekilinin duruşma sırasındaki beyanları dikkate alınarak rapor içeriği ve davalı itirazları ve davacı vekilinin beyanları kapsamında dosyanın incelemeye alınmasına karar verilmiş, takip eden 26/02/2025 tarihli celse 1 nolu ara kararında, Davalı vekilinin rapora itiraz dilekçesinde belirttiği eksik hesaplamaya ilişkin bilirkişi raporunda yapılan değerlendirmenin .... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... esas sayılı dosyasında yapılan yargılama neticesinde belirlenen ve kanun yolu incelemesinden geçerek kesinleşen kararın esas alındığı ve kesinleşen karar nedeniyle bu hususta yeniden hesaplama yapılmasının mümkün olmaması nedeniyle davalı vekilinin rapora itirazı kapsamında ek rapor alınması talebinin reddine karar verilmiş ve 2 nolu ara karar ile davacı vekiline talep artırım için süre verilmiştir. Davacı vekili 03/03/2025 tarihli dava değeri arttırım dilekçesinde; bilirkişi raporu doğrultusunda sebepsiz zenginleşilen ana para 149.060,76 TL ve dava tarihine kadar işlemiş faiz 51.898,67 TL olmak üzere toplam 200.959,43 TL'nin davalıdan alınarak müvekkile verilmesine, Alacağın ana para kısmı olan 149.060,76 TL'nin dava tarihinden itibaren reeskont avans faizi ile tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Tüm dosya kapsamı birlikte incelendiğinde ve değerlendirildiğinde; .... Asliye Ticaret Mahkemesi ... esas 2015/407 karar sayılı dosyası uyap sistemi üzerinden celp edilerek dosyamız arasına alınmış olup, dosya incelendiğinde, davacının ..., davalının ise ... Perakende Satış AŞ olduğu, davanın, davacının abonesi olduğu ... nolu tesisata ilişkin tahakkuk ettirilen 64.442,00 TL tutarındaki fatura sebebiyle davalıya borçlu olmadığının tespitine dair menfi tespit davası olup, davacı tarafça 03/04/2015 günlü ıslah dilekçesi ile dava değerinin 43.435,55-TL'ye çıkarıldığı görülmüş, yapılan yargılama neticesinde 09/06/2015 tarihinde davanın kabulüne, ... elektrik tesisat nolu abonelikle ilgili davacının davalıya 64.442,00 TL bedelli 23/12/2013 son ödeme tarihli fatura sebebiyle 43.435,55 TL borçlu olmadığının tespitine karar verilmiş, kararın davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 3. HD 18/09/2017 tarih 2016/1782 esas 2017/12095 karar sayılı ilamı ile onanmasına karar verildiği ve karar düzeltme isteğinin reddi kararı üzerine hükmün kesinleştiği görülmüştür. Eldeki davada, davacı tarafça anılan karar ve Yargıtay ilamına rağmen davalının sistemlerinden cezayı düşürmediği ve davacının elektriği kesilmesin diye yaptığı kısmi ödemeye rağmen daha sonrasında davacının banka hesabından tahsilat yaptığını belirterek fazla yapılan tahsilat nedeniyle sebepsiz zenginleşilen tutarın davalıdan alınmasına karar verilmesini talep etmiş, Mahkememizce yapılan inceleme neticesinde, alınan bilirkişi raporunda, kesinleşen Mahkeme ilamı ile davacının borçlu olduğu tutar ve yaptığı ödemeler dikkate alındığında, davacının davalıya yaptığı ödemeden haksız olarak tahsil edilen tutarın 149.060,76-TL olduğu belirlenmiş, ayrıca raporda davacının davalıya ödeme yaptığı tarihten dava tarihine kadar geçen süre için de 51.898,67-TL işlemiş faiz alacağı olduğu hesaplanmış ve takdiri Mahkemeye bırakılmış olup, raporun netice kısmında da dava tarihi itibariyle faiz oranının %51,75 olduğu ve asıl alacağa %51,75 ve değişen oranlarda kademeli avans faizi işletilebileceği belirtilmiş, raporun içeriğinde ve sonuç kısmında takip tarihinden itibaren faiz işletilebileceği ve faizin infaz aşamasında dikkate alınabileceği belirtilmiştir. Rapordaki işlemiş faiz tutarı hesaplaması ve işleyecek faiz değerlendirmeleri kapsamında dosya incelendiğinde, dava dilekçesinde davacı tarafça davalı tarafından haksız olarak tahsil edilen tutarın (davalının .... Asliye Ticaret Mahkemesinin dosyasına göre alacaklı olduğu belirlenen tutar ve işlemiş faizi olmak üzere toplamının ödediği bedelden düşülerek sebepsiz zenginleşen tutarın) dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile davalıdan tahsili talep edildiğinden, yani raporda sebepsiz zenginleşme nedeniyle davacının ödeme yaptığı tarihten itibaren faiz istenebileceği belirtilerek hesaplanan 51.898,67-TL tutarında işlemiş faiz tutarı bulunmakta ise de dava dilekçesinde işlemiş faiz için açık bir talep bulunmadığından değerlendirmenin, bilirkişi raporunda belirlenen fazla ödenen 149.060,76-TL üzerinden yapılması gerektiği kanaatine varılmıştır. Davanın 6100 sayılı HMK'nın 107. Madde uyarınca belirsiz alacak davası olarak 1.000,00-TL üzerinden açıldığı ve davacı vekilince 19/02/2025 tarihli celse talep artırım için süre talep edildiği ve davacı vekilince 03/03/2025 tarihli dilekçe ile sebepsiz zenginleşilen ana para 149.060,76 TL ve dava tarihine kadar işlemiş faiz 51.898,67 TL olmak üzere toplam 200.959,43 TL'nin davalıdan tahsiline, 149.060,76 TL ana paraya ise dava tarihinden itibaren reeskont avans faizi işletilmesini talep ettiği görülmüştür. Dava dilekçesinde davacının ödediği tutardan haksız olan kısım için sebepsiz zenginleşmeye dayalı dava açtığı ve dava dilekçesinde işlemiş faiz kısmı için tutar/ talep bulunmadığı görülmüş, akabinde davacı vekilince talep artırım dilekçesi sunulmuş ve bu dilekçe ile 149.060,76-TL asıl alacak ve 51.898,67-TL işlemiş faiz olarak artırım yapılmış, ancak davanın belirsiz alacak olarak sebepsiz zenginleşmeye dayalı olarak açılması nedeniyle, 149.060,76-TL asıl alacak talebi yerinde olmakla birlikte, 51.898,67-TL işlemiş faiz alacak kalemi yönünden dava dilekçesinde buna ilişkin talebinin olmaması ve talep artırım yolu ile iddianın genişletilemeyeceği gerekçesiyle işlemiş faiz talebi yönünden talebin reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere; 1-Davanın kısmen kabulüne, 149.060,76-TL asıl alacağın dava tarihinden itibaren işleyecek reeskont avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Fazlaya dair talebin reddine, 2-Karar tarihi itibariyle alınması gereken 10.182,34-TL harçtan peşin alınan 3.414,80-TL tamamlama harcının mahsubu ile bakiye 6.767,54-TL harcın davalıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına, 3-Davacı tarafından yapılan 18.000,00 -TL bilirkişi ücreti, 500,00-TL bilirkişi yol ücreti olmak üzere toplam 18.500,00 -TL'nin haklılık durumuna göre 13.722,29-TL tutarındaki kısmı ile 3.414,80-TL tamamlama harcı, 60,80-TL vekalet harcı olmak üzere toplam 17.197,89 -TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiye yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına, 4-Kendini vekille temsil ettiren davacı lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca 30.000,00-TL maktu vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5-Kendini vekille temsil ettiren davalı lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca 30.000,00-TL maktu vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 6-Yatırılan avanstan artan kısmın karar kesinleştiğinde yatırana/ vekiline iadesine, Dair, davacı vekili ile davalı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Mahkememize verilecek bir dilekçe ile veya başka bir yer Mahkemesi aracılığı ile gönderilecek bir dilekçe ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İstinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.09/04/2025

Katip ... e-imzalıdır

Hakim ... e-imzalıdır

Atıf: İstanbul 13. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/279, K. 2025/262, T. 09.04.2025, www.arakarar.com/karar/istanbul-13-asliye-ticaret-mahkemesi-2024-279-e-2025-262-k-e67d01af2e00