İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 13. Asliye Ticaret Mahkemesi
İstanbul 13. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/55 E. 2023/856 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İstanbul 13. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2023/55
- Karar No
- 2023/856
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO2023/55 Esas KARAR NO :2023/856 DAVA:Ticari Şirket (Pay Defteri Kaydına İlişkin) DAVA TARİHİ:24/01/2023 KARAR TARİHİ:07/12/2023 Mahkememizde görülmekte olan Ticari Şirket (Pay Defteri Kaydına İlişkin) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde; Müvekkilinin davalı şirketin hissedarı olan ...'dan 4050 adet pay 25/10/2021 tarihinde ... 1. Noterliği ... yevmiye numarası ile pay devri yapıldığını, ancak daha sonra yapılan pay devrine binaen şirket yöneticileri ticaret siciline bildirmediği gibi şirketin karar defterine de işlemediğini, adı geçen hisseler üzerinde ...'ın hiç bir hakkı ve alacağı kalmadığı, gayri kabili rücu olarak ibra etmiş, noter huzurunda da beyan ve tasdik edildiğini, hisse devrinin pay defterine işlenmesi ve diğer gerekli işlemlerin yapılması gerekirken şirket yöneticileri tarafından yapılmadığını, limited şirketlerde ortakların pay devirleri gerçekleştirilirken pay devir sözleşmesinin noterce onanması gerekmekte olduğunu, söz konusu noter huzurunda yapılan devir sözleşmesini Mahkememize sunduklarını, esas sermaye payının devri için ortaklar genel kurulunun onayı da şart olduğunu, ancak uygulamada hisse devir işlemleri gerçekleşirken ortaklar genel kurulunun onayı ile birlikte hisse devir sözleşmesinin noterce onanmasının ardından tescil ve ilan işlemlerinin gerçekleştirilmediği sıklıkla görülmekte olduğunu, ne yazık ki somut olarak bu sorun ile karşı karşıya kalan müvekkil bu davayı açması zaruri hale geldiğini, açıklanan nedenlerle müvekkil lehine düzenlenen noter sözleşmesinin davalı şirket tarafından karar defterine işletilmesini ve ticaret siciline bildirerek müvekkilin isminin kaydedilmesini talep ve dava ettikleri anlaşıldı. CEVAP: Davalı tarafa usulüne uygun tebligat yapıldığı ancak dosyaya herhangi bir cevap dilekçesi sunulmadığı anlaşılmıştır. DELİLLER Davacı vekili delil ve belgelerini ibraz etmiş, davada; Tanık beyanlarına, şikayet ifade tutanağına, Ticaret Sicil Gazetesi'ne, noter sözleşmesine ve her türlü yasal delile dayanmışlardır. Getirtilip incelenen ticaret sicil kaydına göre; ... ŞİRKETİ'nin İstanbul Ticaret Sicil Memurluğunun ...-0 sicil numarasında kayıtlı "... mh. ... ... ... No: 762 ..." adresinde faaliyet gösterdiği, şirket ana sözleşme tarihinin 03/04/1996 olduğu, şirket ortaklarının ... ile ... olduğu ve şirket yetkilisinin ... ... olduğu anlaşılmaktadır. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava; limited şirket pay devrinin karar defterine işlenmesi ve Ticaret Sicil Kaydında tescil ve ilanı talebine ilişkindir. Davacı yan, davalı şirketin hissedarı olan ...'dan 4050 adet payı 25/10/2021 tarihinde ... 1. Noterliği ... yevmiye numarası devraldığını, devir işleminin davalı şirketin devrin pay defterine işlenerek bu hususun İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğünde tescil ve ilanına karar verilmesi talep etmiştir. TTK.m.595 hükmüne göre; "(...)(2) Şirket sözleşmesinde aksi öngörülmemişse, esas sermaye payının devri için, ortaklar genel kurulunun onayı şarttır. Devir bu onayla geçerli olur. (...) (7) Başvurudan itibaren üç ay içinde genel kurul reddetmediği takdirde onayı vermiş sayılır." Mahkemizce yapılan yargılama, toplanan taraf delilleri, yukarıda değinilen hukuksal durum ve somut olayın birlikte değerlendirilmesi sonucunda; TTK.m.595 hükmüne göre, limited şirketlerde pay devri genel kurulun onayına tabi olup bu husus TTK.m.595 hükmünden kaynaklanan bir dava şartıdır. Davacı yana, pay devri için genel kurula başvuruda bulunup bulunmadığı hususunda açıklamada bulunmak için süre verilmiş, davacı yan ise beyanlarında davalı şirkete sözlü olarak müracaat edildiğini beyan etmiş, davalı şirket tüzel kişiliğine keşide edilmiş bir ihtarnamenin olmadığı anlaşılmıştır. Hukuk Muhakemesi Kanunun 114.maddesinde dava şartları yazılmış, aynı yasanın 114/2 maddesi gereğince de diğer kanunlarda yer alan dava şartlarına ilişkin hükümlerin saklı olduğu belirtilmiş olup m.115/2 hükmüne göre, dava şartı noksanlığı halinde davanın usulden reddine karar verileceği hüküm altına alındığından davanın genel kurula başvuru dava şartını yerine getirmemiş olması nedeniyle davanın usulden reddine karar verilmesi gerektiği sonuç ve kanaatine varılmıştır. HÜKÜM: Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere; 1-Davanın dava şartı yokluğu nedeniyle usulden REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu'na göre alınması gereken 269,85-TL harcın, başlangıçta peşin olarak alınan 179,90-TL harçtan mahsubu ile bakiye 89,95-TL harcın davacıdan alınarak Hazine'ye irat kaydına, 3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına, 4-Yatırılan avanstan artan kısmın yatırana/ vekiline iadesine, Davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda, tarafların gerekçeli kararı tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize verecekleri bir dilekçe ile veya başka bir mahkeme aracılığı ile mahkememize gönderecekleri dilekçe ile HMK 341. madde uyarınca İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yoluna başvurma hakları hatırlatılmak suretiyle oybirliğiyle verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 07/12/2023 Başkan ... e-imzalıdır Üye ... e-imzalıdır Üye ... e-imzalıdır Katip ... e-imzalıdır