İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 13. Asliye Ticaret Mahkemesi
İstanbul 13. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/533 E. 2025/54 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İstanbul 13. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2023/533
- Karar No
- 2025/54
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO:2023/533 Esas KARAR NO :2025/54 DAVA:İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ:17/08/2023 KARAR TARİHİ:23/01/2025 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde; Müvekkilinin davalı firma ile zeytinyağı alımı için taraflar arasında anlaşma yapıldığını, yapılan anlaşma sonucun iki faklı sipariş verildiğini, bu siparişlerden ilki için davalı firma 01/03/2023 tarihinde ilk 75.000,00-USD bedelli proforma faturasını ilettiğini ve müvekkilinin aynı tarihte davalı şirket yetkilisine ödeme yaptığını, daha sonra 20/03/2023 tarihinde 27.500,00-USD bedelli fatura karşılığında ikinci bir sipariş ile tekrar ödeme yaptığını, davalı firma tarafından ürünlerin teslimatının yapılmadığını, bunun üzerine icra takibi başlatıldığını, davalı tarafça borca itiraz edildiğini, bu sebeplerle davalı tarafın icra takibine yaptığı itiraz kötüniyetli ve haksız olması nedeniyle davalı hakkında %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine ve yargılama giderleri, vekalet ücretinin davalı taraf üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde; .... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyada müvekkili olduğu firmaya ödeme emrinin tebliğ edildiğini, süresi içinde itiraz etmiş olduklarını, itiraz dilekçelerindeki hususları tekrar ettiklerini, müvekkili olduğu firmanın dosya alacaklısına herhangi bir borcu olmadığının, müvekkili olduğu firmaya ödeme yapıldığına dair hiçbir belge sunulmadığını, sunulan belgeler de firma tüzel kişiliği ile ilgili olmadığını, taraf defter ve kayıtları incelendiğinde durumun anlaşılacağını, bu nedenlerle davanın reddine, davacı hakkında takibe konu miktarın %20 si oranında kötü niyet tazminatına mahkum edilmesine yargılama giderleri, vekalet ücretinin davacı taraf üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER Davacı vekili delil ve belgelerini ibraz etmiş, davada; .... İcra Dairesi ... Esas sayılı takibi, ... Arabuluculuk Bürosu 2023/ ... arabuluculuk numarası anlaşamama tutanağı, 75.000 USD tutarlı fatura, 27.500 USD tutarlı fatura, ... yetkilisinin ... olduğunu gösteren İstanbul Ticaret Odası Kayıtları, Davalı şirket yetkilisi ...'ın ... IBAN No'lu ... Bankası kayıtları, Tanık, keşif, bilirkişi ve her türlü hukuka uygun delile dayanmışlardır. .... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyası sureti UYAP üzerinden celp edilerek dosyamız arasına alınmış olup, takip dosyası incelendiğinde; alacaklının ... borçlu ... olduğu, 75.000,00 USD ürün bedeli, 27.000,00 USD ürün bedeli, olmak üzere toplam 102.000,00 USD alacak için 16/05/2023 tarihinde takibe girişildiği, davalı/ borçluya usulüne uygun tebligatın yapıldığı borçlunun süresi içerisinde borca, ferilerine itiraz ettiği görülmüştür. İncelenen ticaret sicil kaydına göre; ...'nin istanbul Ticaret Sicil Memurluğunun ...-5 sicil numarasında kayıtlı "..." adresinde faaliyet gösterdiği, odaya kayıt tarihinin 12/11/2019 olduğu, Ortak ve yetkililerinin ... ve ... olduğu ve şirketi temsile münferiden yetkili oldukları, şirketin son tescil tarihinin 04/07/2023 olduğu anlaşılmaktadır. Teminat hususunun dava şartı olması nedeniyle mütekabiliyet bulunup bulunmadığı hususunda Adalet Bakanlığı Uluslararası Hukuk ve Dış İlişkiler Genel Müdürlüğüne yazılan müzekkereye cevap verildiği görüldü. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava; Sipariş karşılığı yapılan ödemenin iadesi için başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptaline ilişkindir. Davacının Bahreyn uyruklu olduğu anlaşılmaktadır. Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanunun 48 maddesine göre; " (1) Türk mahkemesinde dava açan, davaya katılan veya icra takibinde bulunan yabancı gerçek ve tüzel kişiler, yargılama ve takip giderleriyle karşı tarafın zarar ve ziyanını karşılamak üzere mahkemenin belirleyeceği teminatı göstermek zorundadır. (2) Mahkeme, dava açanı, davaya katılanı veya icra takibi yapanı karşılıklılık esasına göre teminattan muaf tutar." Mahkememizce Adalet Bakanlığı Hukuk ve Dış İlişkiler Daire Başkanlığına yazılan teskereye verilen 13/10/2023 tarihli cevabi yazıda; ''...Dışişleri Bakanlığı'ndan bu defa alınan ve bir örneği ekte iletilen 09.12.2020 tarihli ve ... sayılı yazıda, ... Büyükelçiliğimizden alınan yazıya atıfla; 2019 ve 2002 yılları itibarıyla teminattan muafiyete ilişkin hukukî veya fiilî mütekabiliyet bulunup bulunmadığının öğrenilmesini teminen zamanında ... Dışişleri Bakanlığı nezdinde girişimde bulunulduğu; ancak, herhangi bir cevap alınamaması üzerine konunun müteaddit kereler tekit edildiğinin bildirildiği ifade edilmiş ve Bahreyn Dışişleri Bakanlığı'ndan alınan 1972 tarihli ve cari olan Adlî Harçlar Kanunu'nun, Türkçe çevirisi ile birlikte iletildiği belirtilmiştir. Bununla birlikte, anılan yazı ekinde bahse konu mevzuatın Türkçe tercümesinin bulunmaması üzerine Dışişleri Bakanlığı ile şifahen iletişime geçilmiş olup, evrakın Türkçe çevirisinin bulunmadığı öğrenilmiştir. Yukarıdaki açıklamaların ışığı altında, Türkiye’de dava açan, davaya katılan veya icra takibinde bulunan Bahreyn uyruklu gerçek veya tüzel kişilerin teminat yatırmaktan muaf tutulup tutulmayacağı hususunun yargı yetkisi ve takdir hakkı dâhilinde değerlendirmesinin mahkemesine ait olduğu ...'' bildirilmiş olup, yazı cevabına göre somut olayda fiili karşılıklılığın sağlanmadığı anlaşılmıştır. Hukuk Muhakemesi Kanununun 88. Maddesine göre teminat gerektiren işlerde Hâkim tarafından belirlenen kesin süre içinde teminat gösterilmezse, dava usulden reddedilir. Mahkememizin 21/11/2024 tarihli celsesinin 1 nolu ara kararı ile; Davacının Bahreyn uyruklu olduğu, Adalet Bakanlığının cevabi yazısına göre Bahreyn ve ülkemiz arasında hukuki veya fiili bir karşılıklık durumunun tespit edilemediği anlaşıldığından MÖHUK 48. Md. gereğince davacı yana dava değerinin %20'si oranında nakdi teminat veya banka teminat mektubu sunması için 4 haftalık kesin süre verilmesine, aksi halde davanın usulden reddedileceğine karar verildiği, ancak belirtilen süre içerisinde herhangi bir teminat yatırılmadığı ve teminat mektubu da sunulmadığı anlaşıldığından davanın dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere; 1-Açılan davanın dava şartı yokluğu nedeniyle REDDİNE, 2-Karar tarihi itibariyle alınması gereken 615,40-TL harcın peşin alınan 22.912,60 -TL harçtan mahsubu ile bakiye 22.297,20 -TL harcın davacıya iadesine, 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-14 maddesi ile Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği'nin 26.maddesine göre; Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 3.120,00-TL arabuluculuk ücretinin davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına, 4-Kendini vekille temsil ettiren davalı lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca 30.000,00-TL maktu vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 5-Yatırılan avanstan artan kısmın yatırana/ vekiline iadesine, Dair, dosya üzerinden, tarafların yokluğunda gerekçeli kararı tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize verecekleri bir dilekçe ile veya başka bir mahkeme aracılığı ile mahkememize gönderecekleri dilekçe ile HMK 341. madde uyarınca İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yoluna başvurma hakları hatırlatılmak suretiyle oybirliğiyle verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 23/01/2025 Başkan ... e-imzalıdır Üye ... e-imzalıdır Üye ... e-imzalıdır Katip ... e-imzalıdır