İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 13. Asliye Ticaret Mahkemesi

İstanbul 13. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/307 E. 2023/646 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
İstanbul 13. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2023/307
Karar No
2023/646
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO:2023/307 Esas KARAR NO:2023/646 DAVA:İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ:05/05/2023 KARAR TARİHİ:04/10/2023 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin uluslararası işler yapan bir firma olup Birleşik Krallık Londra'da yüklenicisi olduğu ... isimli projede kullanılmak üzere davalı ile bir takım inşaat ürünleri üretilmesi ve satın alımı konusunda anlaştığını, tarafların anlaşma uyarınca 01.07.2022 tarihinde iki adet farklı sözleşme imzaladıklarını, sözleşmeler uyarınca davalı tarafından üretilip müvekkiline 30.08.2022 tarihinde teslim edilmesi gereken ürünler gecikmeli olarak teslim edildiğini, ücstelik geç teslim edilen bu ürünlerin davalı tarafından müvekkiline taahhüt edilen kalitede olmadığını, ayıplı olduğunu, müvekkilinin ürünlerin ayıpları hakkında müşterisi olan üçüncü kişilerden şikayet aldığını, kendi çalışanları ve kalite kontrol ekibi vasıtasıyla ürünleri kontrol ederek iki farklı kalite kontrol raporu tanzim edildiğini, taraflar arasındaki sözleşmede açıkça "ALICI'nın atayacağı kalite kontrol ekibi, SATICI üretimini, üretim süresince denetleyecektir. SATICI alıcının kalite kontrolünden geçmeyen hiç bir ürünün alıcı tarafından teslim alınmasını ve bakiyesinin ödenmesini talep edemez. Kesin hak ediş öncesi SATICI imalatta doğabilecek tüm hataları düzeltmek veya yeniden üretmekle yükümlüdür." hükmüne yer verildiğini, kontroller sonucunda anılan ürünlerin ... isimli projelerde kullanılabilecek durumda olmadığının tespit edildiğini, müvekkili tarafından Londra'ya gönderilen ancak müşteri tarafından reddedilerek kullanılamayan ürünlerin bedelinin 104.297,00-TL+KDV tutarı olduğunu, bu tutardaki ürün kullanılamadığı için ve ürünün ülkemize geri dönüşü için yapılacak lojistik harcamasının ticari olarak müvekkilini daha çok zarara uğratacak olması nedeniyle 104.297,00-TL+KDV tutarındaki ürünün Londra'da imha edilmesi için müvekkili tarafından harcama yapılması gerektiğini, müvekkilinin anılan ayıplı ürünler nedeniyle Londra'da yüklenicisi olduğu işle alakalı maddi zarara uğradığını, müşterilerinin gözünde gözünde prestij kaybettiğini, bu kaybın tahammül edilemez boyutlara ulaşması sonucunda müvekkilinin davalı ile itelitişime geçerek teminatın iadesi ve sözleşmeden dönme talebinde bulunduğunu, davalının ise sözleşme ile kararlaştırılmış olan standartları taşımayan malları kabul etmeyerek müvekkilinin sözleşmeden dönme talebini reddettiğini, davalının bununla da yetinmeyerek müvekkiline e-fatura portalı üzerinden iletilmeyen aslen 08.07.2022 ve 22.07.2022 tarihlerinde olmak üzere yapılan ödemeler dikkate alınarak düzenlendiği anlaşılan 12.11.2022 tarihi verilen ancak müvekkiline 20.12.2022 tarihinde doğrudan icra takibi ekinde gönderilen ... numaralı 12.11.2022 tarihli fatura bedelinin ödenmesini talep ettiğini, davalıya bunun üzerine 925.891,86 TL tutarında ödeme yapılmış olup e-fatura mükellefi müvekkile e-arşiv üzerinden fatura ulaşmadığını, müvekkilinin üçüncü kişilerle olan iş ilişkilerinde uğradığı zararı minimize etmek amacıyla davalıdan alınan ayıplı malların bir kısmını ayıplı şekilde, bir kısmını ise ham madde olmak üzere teslim aldığını ve ürünlerin kullanılabilecek hale gelmesi için ham madde olarak teslim alınan ürünleri de kullanarak sözleşme konusu ürünleri kendi üretim tesislerinde yeniden ürettiğini, müvekkili tarafından yeniden üretilen ve ham madde olarak kullanılan ürünlerin bedelinin 224.850,00-TL+KDV olduğunu, elde kalan ürünlerin ayıplı olduğunu ise .... Sulh Hukuk Mahkemesinin ... D.İş sayılı dosyası ile tespit ettirdiğini, davalının bu davaya konu icra takibiyle müvekkiline e-fatura portalı üzerinden iletilmeyen, aslen müvekkili tarafından davalıya 08.07.2022 ve 22.07.2022 tarihlerinde yapılan ödemeler dikkate alınarak düzenlendiği anlaşılan 12.11.2022 tarihi verilen ancak müvekkiline 20.12.2022 tarihinde doğrudan icra takibi ekinde gönderilen ... numaralı 12.11.2022 tarihli fatura, fatura içeriğinde belirtilen malların eksiksiz ve kusursuz olarak ve zamanında teslim edilmemiş olması nedeniyle .... Noterliğinin 23.12.2022 Tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile davalı tarafından gönderilen fatura reddedilerek davalıya iade edildiğini, ancak davalının kendisine iade edilen itirazlı faturanın bakiye kısmının ödenmesini .... İcra Dairesinin ... E. Sayılı dosyasıyla talep ettiğini, müvekkili tarafından haksız takibe vaki ödeme emrine itiraz edildiğini ve takibin durduğunu belirterek, davalının .... İcra Müdürlüğünün ... E. Sayılı dosyasına gerçekleştirdiği haksız itirazının 596.744,86-TL tutarı üzerinden iptaline, davalının haksız itirazı sebebiyle itirazın iptali istenen tutarın % 20'sinden aşağı olmamak şartıyla icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; öncelikle mahkememizin ... esas sayılı dosyası ile bu dava arasında hukuki ve fiili irtibat bulunduğundan dosyaların birleştirilmesini, davacı ile müvekkili arasındaki ticari ilişki kapsamında üretimler yapılarak ürünlerin davacıya teslim edilmesine rağmen müvekkiline sözleşme bedelinin ödenmediğini, bunun üzerine ....İcra Dairesinin ... esas sayılı dosyası ile ilamsız icra takibi yoluna gidildiğini, davacı tarafından haksız olarak takibe itiraz edildiğini, müvekkilinin itiraz sonrasında dava şartı Arabuluculuk sürecini yürüttüğünü ve İstanbul ...Asliye Ticaret Mahkemesinin ... esas sayılı dosyasını ikame ettiğini, müvekkilinin hukuki yollara başvurması sonrasında davacının ödemeden kaçınmak kastı ile alacaklı olduğu iddiası ile icra takibi ve dava ikame ettiğini, davacı tarafça müvekkili aleyhine başlatılmış olan ....İcra Dairesinin ... esas sayılı dosyasına müvekkili borcu bulunmadığı için itiraz ettiğini, davacının müvekkilinden herhangi bir alacağı bulunmadığını, müvekkili ile davacı arasında sabit ve hareketli mobilya alım satımına ilişkin 01.07.2022 tarihinde iki ayrı proje için iki ayrı alım satım sözleşmesi akdedildiğini, iş bu sözleşmeler kapsamında sipariş listesinde görülen ürünlerin üretilerek satımı ve 30.08.2022 tarihinde teslim edilmesine ilişkin tarafların anlaştıklarını, sözleşme ile müvekkilinin bir takım ürünlerin imal edilip teslim edilmesi konusunda ifa borcu altına girdiğini, davacının ise para ödeme borcu altına girdiğini, müvekkilinin alacağı olan tutarı ödemek istemeyen davacının müvekkilinin hak etmiş olduğu parayı olabildiğince düşürmek kastı ile hareket ettiğini, bu amaç ile icra takibi ve huzurdaki davayı ikame etme yoluna girdiğini, davacının müvekkili tarafından üretilip teslim edilen ürünlere ayıp iddiasında bulunulduğunu ve müvekkili aleyhinde ... esas sayılı icra dosyası ile sözde ayıplı mal üretilmiş ve davacının zararı meydana gelmiş gibi icra takibi başlatıldığını, müvekkili tarafından böyle bir borcu bulunmaması nedeni ile icra takibine itiraz edildiğini, devamında davacının, müvekkilinin alacağına engel olma veya en azından geciktirme gayesi ile iş bu davanın açıldığını, müvekkili tarafından davacıya teslim edilen ürünlerde herhangi bir ayıp bulunmadığını, sözleşme konusu ürünlerin tüm üretim işlemlerinin davacı yetkilisinin ve davacının görevlendirdiği yetkili personelin denetim, gözetim ve kontrolünde gerçekleştirildiğini, sözleşme konusu ürünlerin üretiminin yapılması esnasında defalarca davacı şirket personellerince üretim aşamalarının denetlendiğini, davacının istekleri doğrultusunda değişiklikler, revizeler, ek üretimler yapıldığını, bu aşamalarda davacı şirket yetkililerince/personellerince talep edilen her türlü değişikliğin gerçekleştirildiğini, davacının talepleri doğrultusunda numune araştırmaları, numune ürünlere karar verilmesi, üretimde kullanılacak tüm ürünlerin belirlenmesi de davacı şirket yetkililerinin istekleri ve denetiminde gerçekleştirildiğini, sözleşmenin işbu hükmü kapsamında üretimin tüm aşamalarında davacı alıcının çizimleri, tasarımları, talep ve istekleri kullanıldığını, bu kapsamda sözleşmenin imzalandığı 01.07.2022 tarihinden ürünlerin teslim edildiği 19.09.2022 tarihine kadar sürekli davacı ile mutabakat sağlanarak adımlar atıldığını, kabul etmemekle birlikte davacı tarafından ayıp olarak öne sürülen tüm hususların açık ayıp niteliğinde olup davacı tarafça derhal ihbar yükümlülüğünün yerine getirilmesi gerektiğini, oysa müvekkili tarafından fatura tanzim edilinceye ve icra takibine girişinceye kadar davacının müvekkiline bildirilmiş hiçbir ayıp ihbarı bulunmadığını belirterek, öncelikle huzurdaki dosyanın fiili ve hukuki bağlantısı bulunan İstanbul 13.Asliye Ticaret Mahkemesinin ... esas sayılı dosyası ile birleştirilmesine, ayrıca davanın esastan reddine ve müvekkili aleyhine haksız biçimde icra takibine girişen davacının dava konusunun % 20'sinden az olmamak kaydı ile kötü niyet tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davanın; Taraflar arasında akdedilen inşaat ürünleri üretimi ve satımına ilişkin sözleşmeler kapsamında davalının edimini gereği ifa etmediğinden bahisle ayıplı olduğu tespit edilen ve davalı tarafından iade alınmayan mallara ilişkin davalı adına düzenlenen ancak davalının ödemediği iddia edilen faturadan kaynaklanan alacağa ilişkin .... İcra Dairesinin ... esas sayılı dosyasında başlatılan takibe yapılan itirazın iptali ve icra inkar tazminatı talebine ilişkin olduğu anlaşılmıştır. Tüm dosya kapsamı birlikte incelendiğinde ve değerlendirildiğinde; HMK. nun 166.(1) maddesi hükmü gereğince; "Aynı yargı çevresinde, aynı düzey ve sıfattaki hukuk mahkemelerinde açılmış davalar, aralarında bağlantı bulunması halinde, davanın her safhasında istek üzerine veya kendiliğinden mahkemece birleştirilebilir. (4) Davaların aynı veya birbirine benzer sebeplerden doğması yada biri hakkında verilecek hükmün diğerini etkileyecek nitelikte bulunması durumunda bağlantı var sayılır." Tarafların iddia ve savunmaları incelendiğinde davalı vekilinin cevap dilekçesinde Mahkememizin işbu ... esas sayılı dosyasının yine Mahkememizin ... esas sayılı dosyası ile birleştirilmesini talep ettiği görülmüş, Mahkememizin ... Esas sayılı dosyası incelendiğinde davacının ... (Mahkememizin ... esas sayılı dosyasında davalı), davalının ise ... (Mahkememizin ... esas sayılı dosyasında davacı) olduğu, davanın taraflarının aynı olduğu ve yine davamıza konu taraflar arasındaki sözleşmeler kapsamında davacının (Mahkememizin ... esas sayılı dosyasında davalı) davalı (Mahkememizin ... esas sayılı dosyasında davacı) adına düzenlediği faturalardan kaynaklanan alacağı için .... İcra Dairesinin ... esas sayılı dosyasında yürütülen takibe itirazın iptali dava olduğu, ... esas ve ... esas sayılı dosyalarda dava konusu uyuşmazlıkların taraflar arasındaki ticari ilişki kapsamında tarafların birbirleri adına düzenlediği fatura alacaklarından kaynaklandığı, davaların arasında fiili bağlantı olduğu, tarafların aralarındaki ticari ilişki kapsamında düzenledikleri faturalar nedeniyle tarafların birbirlerinden olan alacak, birbirlerine olan borç durumlarının tespiti için davaların birlikte görülmesi usul ekonomisi ilkesi açısından faydalı olacağından ve Mahkememizin ... esas sayılı dosyasının 16/02/2023 tarihinde, ... esas sayılı dosyanın ise 05/05/2023 tarihinde açıldığı belirlendiğinden Mahkememizin ... esas sayılı dosyasının ilk davanın açıldığı Mahkememizin ... esas sayılı dosyası ile birleştirilmesine ve esasın bu şekilde kapatılmasına karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM:Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere; 1-Mahkememizin işbu dava dosyasının HMK 166/1. madde uyarınca doğrudan doğruya hukuki ve fiili bağlantı bulunan İstanbul 13. Asliye Ticaret Mahkemesinin ... esas sayılı dava dosyası ile BİRLEŞTİRİLMESİNE, 2-Dosyaların İstanbul 13. Asliye Ticaret Mahkemesinin ... esas sayılı dava dosyası üzerinden YÜRÜTÜLMESİNE, 3-Esasın bu şekilde kapatılmasına, 4-HMK 331. Maddesi uyarınca, harç, masraf ücreti vekalet tayin ve takdirine asıl davada nihai kararla birlikte karar verilmesine, Dair, davacı vekili ve davalı vekilinin yüzüne karşı, HMK'nun 168/(1) maddesi uyarınca nihai kararla birlikte, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yoluna başvurma hakları hatırlatılmak suretiyle karar verildi. 04/10/2023 Katip ... e-imzalıdır Hakim ... e-imzalıdır

Atıf: İstanbul 13. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/307, K. 2023/646, T. 04.10.2023, www.arakarar.com/karar/istanbul-13-asliye-ticaret-mahkemesi-2023-307-e-2023-646-k-ff4cf20a989f