İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 13. Asliye Ticaret Mahkemesi

İstanbul 13. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/245 E. 2024/696 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
İstanbul 13. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2023/245
Karar No
2024/696
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO:2023/245 Esas KARAR NO :2024/696 DAVA:Tazminat (Rücuen Tazminat) DAVA TARİHİ:06/04/2016 KARAR TARİHİ:09/10/2024 Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Rücuen Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin davalı bankanın ... şubesi ile uzun yıllardır düzenli olarak çalıştığını, müvekkilinin bu şubede "KMH Hesabı, Spot/... Kredi, Taksitli Kredi" kredileri bulunduğunu, müvekkilinin kredilerin teminatı olarak araç rehinleri ve çekler verdiğini, ... ... Şubesine ait, keşidecisi ... ... olan ... numaralı ...-... hesap numaralı, 12/01/2019 tarihli, 68.000,00-TL bedelli çekin davalı bankanın ... şubesine teslim edildiğini, davalı bankanın çeki zayi ettiğini, çek zayi belgesi almadığını ve müvekkiline çek zayi belgesini teslim etmediğini, müvekkilinin sözleşme hükümlerini ihlal ettiğinden bahisle kredi hesabını 24/12/2015 tarihi itibariyle kat'ettiğini, buna ilişkin 28/12/2015 tarihli .... Noterliği tarafından hesap kat'ı ihtarnamesi gönderildiğini, bunun üzerine davalı bankaya .... Noterliği tarafından 04/01/2016 tarihinde ... yevmiye numaralı cevabi ihtarnamenin gönderildiğini, davalı bankanın objektif özen yükümlülüğünün bulunduğunu, buna aykırı davrandığını, davalı bankanın müvekkilinni keşideciye başvurma hakkını ortadan kaldırdığını, keşidecisi ... ... olan müvekkili tarfından davalı bankaya teminat olarak ibraz edilen daha önceki tarihli çeklerin tamamının keşideci tarafından ödendiğini, ancak bu çekin zayi nedeniyle ödenmediğini, müvekkilin keşideciye karşı başvuru hakkının davalı bankanın kusuru neticesinde ortadan kalktığını, müvekkilinin davalı bankanın hatalı işlemi neticesinde zayi olan çekin bedelini ve günü gelmemiş kredileri erken ödemek zorunda kaldığını, müvekkilinin tacir olması nedeniyle diğer bankalarda bulunan kredilerinin otomatik olarak yandığını, müvekkilinin tüm bankalarda bulunan kredi notunun sıfırlandığını, müvekkilinin ... ... Şubesi'de 200.00,00-TL, ... Bank ... Şubesi'nde 120.000,00-TL, ... ... Şubesi'nde 90.000,00-TL ve ... Bankası ... Şubesine verdiği çeklere karşılık kredi kullandığını, müvekkilinin ödemeleri gerçekleştirebilmek için maliki olduğu 34.570,00-TL bedelli ... plakalı aracını 20.000,00-TL'ye, 60.976,00-TL bedelli ... plakalı aracını 45.000,00-TL'ye, 64.457,00-TL bedelli ... plakalı aracını 40.000,00-TL'ye, 82.844,00-TL bedelli ... plakalı aracını 50.000,00-TL'ye satmak zorunda kaldığını beyan etmiş, sonuç olarak davanın kabulü ve fazlaya dair hakları ile talep artırma hakkları saklı kalmak kaydıyla 1.000,00-TL maddi tazminat, 20.000,00-TL manevi tazminat olmak üzere toplam 21.000,00-TL tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalı yana tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Dava dilekçesi davalıya 02/05/2016 tarihinde tebliğ edilmiş, davalı vekili 25/05/2016 tarihinde süre uzatım dilekçesi sunmuş, 25/05/2016 tarihinde süre uzatım kararı verilmiş, davalı vekili 30/05/2016 tarihinde cevap dilekçesi sunmuştur. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu çeke ilişkin olarak müvekkilinin banka tarafından çek zayi davası açıldığını, çekin zayi nedeniyle iptaline karar verildiğini, çeke ilişkin olarak müvekkili banka tarafından .... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... esas sayılı dosyasında dava açıldığını, açılan davanın kabulü ile ... Şubesine ait, keşidecisi ... firması olan, ... çek nolu, ... hesap nolu, 20/01/2016 keşide tarihli, 30.000,00-TL bedelli çek ile ... ... Şubesine ait, keşidecisi ... ... firması olan, ... çek nolu, ...-... hesap nolu, 12/01/2016 keşide tarihli, 68.000,00-TL bedelli çekin TTK 651 maddesi gereğince zayi nedeniyle iptal edildiğini, müvekkilinin üzerine düşen yükümlülüğünü yerine getirdiğini, davacının hesap kat ihtarının haksız olduğu yönündeki iddiasının yerinde olmadığını, müvekkilinin banka müşterinin kredilerindeki geri dönüşlerin sekteye uğraması, ödemelerde gecikme yaşanması dolayısıyla müvekkili banka ile davacı arasında imza olunan Genel Kredi Sözleşmesinin ilgili maddelerine ve yasal mevzuata uygun şekilde davacının hesabını kat ettiğini, buna ilişkin davacıya .... Noterliğinin 28/12/2015 tarih ve ... yevmiye numaralı hesap kat ihtarnamesinin keşide edildiğini, davacının maddi ve manevi tazminat isteminin hukuki mesnetten uzak olduğunu, davacının diğer bankalarda bulunan sicilininin zarar gördüğünü iddia ettiğini ancak bu iddiasını somut delillerle kanıtlamadığını, işbu hesap katının imza olunan genel kredi sözleşmesine ve yasal mezvuata uygun olduğunu, davacının ödemelerini gerçekleştirebilmek adına 4 adet maliki olduğu aracı zararına satmak durumunda kaldığını iddia ettiğini ancak davacının zaten araç alım satım ve kiralama işi ile iştigal ettiğini, davacının maddi ve manevi zarara uğradığı iddiasına hiçbir dayanak göstermediğini beyan etmiş, sonuç olarak işbu haksız ve hukuki mesnetten yoksun davanın reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı taraf üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. Davacı vekili cevaba cevap dilekçesinde özetle; davaya konu ... ... Şubesine ait, keşidecisi ... ... olan ... no'lu, ...-... hesap numaralı, 12/01/2016 tarihli 68.000,00-TL bedelli çekin müvekkili emrine düzenlendiğini ve davalı bankanın ... şubesine teslim ettiğini, çekin davalı banka tarafından zayi edildiğini, zayin olan çekin bankaya teminat olarak verildiğini, davalı bankanın tahsil ve teminat amaçlı aldığı çekin takasa fiziken gönderirken mutlaka taahhütlü veya APS ile değer konulmuş olarak postaya vermesi gerektiğini ancak somut olayda davalı bankanın basiretli tacir gibi davranmayarak çeki kuryeye verdiğini, davalı tarafından mahkemeye ibraz edilen çek zayi belgesinde müvekkili ...'ın lehtar olduğunun belirsiz olduğunu çekin zayi nedeniyle iptal olduğuna ilişkin mahkeme kararını davalı tarafın müvekkiline tebliğ etmediğini, bu nedenle mahkeme kararında müvekkilin isminin mevcut olmadığından, müvekkilin keşideciye başvuru hakkı bulunduğunu, davalının zayi belgesi ile keşideciye başvurmaması nedeniyle müvekkilinin keşideciye başvuru hakkının kaybolmasına sebebiyet verdiğini, davalı bankanın zayi belgesini müvekkiline tebliğ etmeden ve zayi olan çekin günü olan 12/01/2016 tarihinden önce 28/12/2015 tarihli .... Noterliği tarafından hesap kat'ı ihtarnamesi gönderdiğini, müvekkilinin araç alım satım ve kiralama işi ile iştigal ettiğini ancak artık kredi kullanamadığından yeni araçlar alamadığını, ticari itibarını kurtarabilmek için elindeki araçları çıkardığını beyan, maddi ve manevi tazminatı olmak üzere toplamda 21.000,00-TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, yargılama gideri ve vekâlet ücretinin davalı yana tahmiline karar verilmesini talep etmiştir. Dava; davacı tarafından davalı bankaya teminat için verilen çekin davalı Banka tarafından zayi edilmesi ve davalı Bankanın süresi içerisinde zayi belgesi almaması iddiası nedeniyle davacının uğramış olduğu maddi zararların tazmini için şimdilik 1.000,00TL maddi tazminat ve manevi zararlarının tazmini için 20.000,00TL manevi tazminat istemine ilişkindir. Mahkememizin ... esas sayılı dosyasında yapılan yargılamada, Mahkememizce deliller toplanarak,dosya içeriği deliller ve davalı banka kayıtları üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılarak rapor alınmıştır. 20/07/2018 tarihli bilirkişi heyet raporundan özetle; 12/01/2016 tarih ve 68.000,00-TL bedelli üçüncü bir kişi tarafından keşide edilmiş çekin davacı tarafından teminat olarak bankaya verildiği; çekin ileri tarihli tanzim edildiği; bu çekin banka nezdinde kaybolduğu; davalı bankanın .... Asliye Ticaret Mahkemesinde çekin zayii için dava açtığı ve 21/12/2015 tarihinde zayi kararının çıktığı; davalı bankanın davalı kredi sözleşmelerine uygun ödemelerini yapmadığı ve 89.115,61-TL borcu bulunduğu ve davacıya 28/12/2018 tarihli Noterde kredinin kat edildiği konusunda ihtarname keşide edildiği; kat ihtarının haklı olduğu sonucuna varıldığı, davacı bankanın çeki zayi ettiği, zayi belgesi alıp kendisine ibraz etmediği ve bu sebeple zarara uğradığını ileri sürdüğünü, bu iddianın yerinde olmadığını, zira bankanın mahkemeden zayi belgesi aldığını, bu zayi kararının çekin yerine geçtiğini, bu çekin teminat olarak verildiğini, mahkemenin aksi kanaatte olması ve çekin zayii sebebi ile davacının zarara uğradığı kabul edildiğinde, belirtilen araçların kasko bedeli ile satış bedelleri arasındaki farkın davacının zararı olarak kabul edilebileceği kanaati ile rapor sunulmuştur. 23/03/2019 tarihli bilirkişi heyet Ek raporunda özetle; Kök raporlarında belirtilen görüşlerinde herhangi bir değişiklik olmadığı belirtilmiştir. Mahkememizin ... esas sayılı dosyasında yapılan yargılama neticesinde 09/10/2019 tarihinde ... karar sayılı kararı ile; "Bilirkişi heyetinin 20/07/2018 tarihli kök raporunda da belirtildiği üzere 12/01/2016 tarih ve 68.000,00TL bedelli çekin Banka nezdinde kaybolması üzerine davalı Bankanın ....ATM'nde çekin zayii için açtığı davada 21/12/2015 tarihinde verilen zayii kararı çekin yerine geçtiğinden ve çek teminat olarak verildiğinden, davacının Bankanın çeki zayi ettiği ve zayi belgesini alarak kendisine ibraz etmediği gerekçesi ile zarara uğradığı iddiası yerinde görülmemiştir. Davalı Banka davacının kredi sözleşmelerine uygun ödemelerini yapmadığını ve 89.115,61TL borcu bulunması nedeniyle davacıya kredinin kat edildiğine dair ihtarname keşide ettiği, bilirkişi raporundaki tespitler de dikkate alındığında kat ihtarının haklı olduğu" gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Mahkememizin ... esas ... karar sayılı kararının davacı vekilinin istinaf edilmesi üzerine dosya istinaf incelemesi için İstanbul BAM ilgili Hukuk Dairesine gönderilmiştir. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. HD 02.03.2023 tarih 2020/334 esas 2023/357 karar sayılı ilamında; "...Davacı, davalı banka ile kredi ilişkisi bulunduğunu, kredi borçlarının teminatı olmak üzere lehtarı olduğu ... ... Şubesine ait, keşidecisi ... ... olan ... numaralı ...-... hesap numaralı, 12/01/2019 tarihli, 68.000,00-TL bedelli çeki davalı bankanın ... şubesine verdiğini, çekin banka tarafından kaybedildiğini, çek zayi kararı alınıp kendisine verilmediğini, dolayısıyla keşideciye başvurma hakkının ortadan kalktığını, ayrıca banka tarafından kredinin kat edildiğini, bu nedenle başka diğer bankalar nezdinde kredibilitesinin ortadan kalktığını, kredinin katı nedeniyle bir kısım araçlarını satmak zorunda kalıp zarara uğradığını, ayrıca manevi zararı doğduğunu ileri sürerek eldeki davayı açmıştır. Davalı yan ise kredi sözleşmesinin taraflar arasındaki gelen kredi sözleşmesinin ilgili maddeleri ve yasal mevzuat hükümleri kapsamında kat edildiğini ileri sürmüş, davalı vekili cevap dilekçesinde taraflar arasında imzalanan genel kredi sözleşmesi ve hükümlerine delil olarak dayanmıştır. Mahkemece yargılama aşamasında alınan bilirkişi raporunda da davacı ile davalı arasındaki kredi işlemleri için akdedilen genel kredi sözleşmesi ile ilgili belgelerin dava dosyasına sunulmadığı, bu nedenle kredi sözleşmesinin bu konudaki hükümlerinin değerlendirilemediği belirtilmiştir. Davacının kredi sözleşmesinin haksız kat edildiği, davalının ise kredi hesap kat' ının taraflar arasındaki kredi sözleşme hükümlerine uygun olarak kat edildiği savunmaları kapsamında, taraflar arasındaki genel kredi sözleşmesi dosyaya kazandırılmadan ve davalı bankanın kredi hesap katına ilişkin sözleşme hükümleri incelenip değerlendirilmeksizin yazılı gerekçe ile sonuca varılmış olması isabetsiz olmuştur." gerekçesi ile ... esas ... karar sayılı kararının kaldırılmasına karar verilmiş, kaldırma ilamı üzerine dosya Mahkememizin 2023/245 esas sırasına kaydedilmiştir. Mahkememizin 2023/245 esas sayılı dosyasında, BAM kaldırma ilamı öncesinde rapor alınan bankacı bilirkişi ...' in bilirkişilikten men edilmiş olması nedeni ile BAM kaldırma ilamı doğrultusunda inceleme ve değerlendirme yapılarak rapor tanzimi için resen seçilen bankacılık alanında uzman bilirkişi ...' dan rapor alınmıştır. Bankacılık alanında uzman bilirkişi ...17.12.2023 tarihli raporunda özetle; Davacı tarafa Davalı Banka ... Şubesi tarafından Ticari Kredili Mevduat, ... ve Spot Kredi ve Taksitli İhtiyaç Kredisi açıldığı ve kullandırıldığı, açılan kredilerin taksitlerinin ödendiği, Davalı Banka ile davacı arasında 20.08.2013 tarihinde 100.000,00 TL limitli ve 10.10.2013 tarihinde 250.000,00 TL olmak üzere iki adet Genel Kredi Sözleşmesi imzalandığı, Davalı Banka tarafından davacıya .... Noterliğinden 25.12.2015 tarihinde ... yevmiye sayılı ihtarname keşide edildiği ve ihtarnamenin davalıya tebliğinden sonra, davacı tarafından ....Noterliğinden 04.01.2016 tarihli ve ... yevmiye sayılı karşı ihtarname ile kat ihtarına itiraz edildiği, Kat ihtarındaki krediler incelendiğinde, Davacı müşteriye Mart 2015 ayında açılan 6 ay vadeli ... kredilerin vadesi olan Eylül 2015 ayında tasfiye edilmediği, dolayısıyla sözleşme hükümlerine göre, davalı Bankanın kredileri kat etme hakkı bulunduğu, Davacının ... kredilere karşılık verdiği 68.000,00 TL.lık 12.01.2016 keşide tarihli davalı Bankaca kayıp edilen çek hakkında Davalı Banka tarafından ....Asliye Ticaret Mahkemesinde 12.08.2015 tarihinde çek iptal davası açıldığı, 21.12.2015 tarihinde davanın kabul edildiği, ancak gerekçeli kararın 19.01.2016 tarihinde yazılmış olduğu, Davacı taraf 24.12.2015 tarihine göre kat edilen toplam 85.592,37 TL.lık kredi asıl borçlarını davalı Banka nezdindeki mevduat hesabına 19.02.2016 tarihinde gönderdiği 77.500,00 TL, 29.02.2016 tarihinde 13.250,00 TL.lık havale bedeli ile ödeyerek tasfiye ettiği, 29 Şubat 2016 tarihinde davacının davalı Bankaya herhangi bir borcunun kalmadığı, Davacının kat ihtarı nedeniyle çalıştığı dört Bankadan dosyaya gelen cevaplarda söz konusu Bankalarda durdurulan veya kapatılan kredi hesabının bulunmadığının bildirildiği, Davacının kredilerini tamamen tasfiye etmesinden sonra 07.03.2016 ile 11.03.2016 tarihinde dört adet aracını sattığı, dolayısıyla satış tarihinde davacının davalı Bankaya herhangi bir borcunun kalmamış olduğu, ayrıca satılan araçların değerlerinin tespiti hususunun uzmanlık alanımız dışında olduğundan herhangi bir zarar oluşup oluşmadığı tespit edilememekle birlikte davacı tarafın araçları satarak satış bedelleri borçlarını tasfiye etmediği, Davacı tarafından talep edilen 20.000,00 TL Manevi Tazminat Talebinin Sayın Mahkemenin takdirinde bulunduğu hususu tespit ve rapor edilmiştir. Tarafların itirazı üzerine inceleme yapılarak ek rapor tanzimi için dosya yeniden bilirkişiye verilmiştir. Bankacılık alanında uzman bilirkişi ...05.09.2024 tarihli ek raporunda özetle; yapılan itirazların hukuki mahiyette olması nedeniyle uzmanlık alanı dışında olduğunu, diğer borç ödemeye ve Bankacılık işlemlerine ilişkin itirazlara ait konuların ise kök raporda kapsamlı olarak incelendiğini, bu nedenle kök rapordaki tespitlerinden ayrılmasını gerektiren bir husus bulunmadığını bildirmiştir. Tüm dosya kapsamı birlikte incelendiğinde ve değerlendiriliğinde; İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. HD 02.03.2023 tarih 2020/334 esas 2023/357 karar sayılı ilamında, Mahkememizce yargılama aşamasında alınan bilirkişi raporunda da davacı ile davalı arasındaki kredi işlemleri için akdedilen genel kredi sözleşmesi ile ilgili belgelerin dava dosyasına sunulmadığı, bu nedenle kredi sözleşmesinin bu konudaki hükümlerinin değerlendirilemediği belirtilerek davacının ve davalının iddia ve savunmaları kapsamında, taraflar arasındaki genel kredi sözleşmesi dosyaya kazandırılmadan ve davalı bankanın kredi hesap katına ilişkin sözleşme hükümleri incelenip değerlendirilmeksizin karar verilmesinin isabetsiz olduğu gerekçesiyle Mahkememiz kararının kaldırılması üzerine... esas sayılı dosyada, 27/09/2023 tarihli celse 1 nolu ara kararı gereğince Davalı bankaya müzekkere yazılarak taraflar arasındaki akdedilen GKS nin onaylı suretinin Mahkememize gönderilmesi istenmiş ve istenen evraklar celp edildiğinde bilirkişi incelemesi yaptırılmış olup, BAM kaldırma ilamı sonrası alınan bilirkişi raporunda belirlendiği üzere, davacı ile davalı banka arasında iki adet Genel Kredi Sözleşmesinin akdedildiği ve davacının davalı banka nezdinde 2014 ve 2015 yıllarında cık sayıda ... kredi kullandığı ve kapattığı, en son 06/03/2015 tarihinde açılan ve 24/03/2015 tarihinde açılan ... kredilerin, vadesi geldiğinde tahsil ve tasfiye edilmediğinin dosyaya sunulan hesap ekstrelerinden görüldüğü ve davalı bankanın 24/12/2015 tarihine göre tüm kredilerinin, taraflar arasında akdedilen GKS hükümlerine göre kat edildiği, davacının iki adet ... kredinin teminatı olarak verdiği 12/01/2016 keşide tarihli 68.000,00-TL bedelli çekin davalı banka tarafından kaybedildiği, çek keşide tarihinin hesap kat tarihinden sonra olduğu, dolayısıyla çek kaybedilmese dahi çek bedelinin tahsilinin keşide tarihi olan 12/01/2016 tarihinden önce olmayacağı, ayrıca dava dışı Bankalardan gelen yazı cevaplarına göre davacının kesilen veya durdurulan bir kredisinin olmadığı bildirildiğinden davalı Bankanın, davacının hesaplarını kat etmesinin başka bankalar nezdinde olan kredilerine etkisinin olmadığının belirlendiği, yine davalı bankanın davacının hesaplarının 24/12/2015 tarihinde kat edilmesi sonrasında borcunun önemli kısmını 19/02/2016 tarihinde, kalan kısmını da 29/02/2016 tarihinde ödemek suretiyle kredilerini tasfiye ettiği ve bankaya rehinli araçların ise borç ödendikten sonra 07/03/2016 ve 11/03/2016 tarihlerinde sattığı belirlendiğinden araçların değerinin altında satılması nedeniyle uğradığını iddia ettiği zararın da ödenen borçla ilgisinin bulunmadığı anlaşılmış, netice olarak çek tanzim tarihi kat tarihinden sonra olması nedeniyle zarardan söz edilemeyeceği, ayrıca diğer bankalarda davacının iddia ettiği gibi işlem yapılmadığından ve araçların da hesap kat edilmesinden sonra borcun ödeme tarihlerinden sonra satılması nedeniyle davacının iddia ettiği maddi zararın oluşmadığı, davalı bankanın işlemleri usule uygun olduğundan ve davacının uğradığı bir maddi zararı belirlenemediğinden, davalının haksız fiili bulunmadığından tazminat koşulları arasında öncelikle haksız fiilin varlığı ispat edilemediğinden davacının manevi tazminat talebinin de yerinde olmadığı anlaşıldığından maddi ve manevi tazminat talepleri yönünden davanın reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere; 1-Maddi tazminat ve manevi tazminat talepleri yönünden davanın reddine, 2-Karar tarihi itibariyle alınması gereken 427,60-TL harçtan peşin alınan 358,63-TL harcın mahsubu ile bakiye 68,97-TL harcın davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına, 4-Maddi tazminat yönünden kendisini vekille temsil ettiren davalı lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT gereğince 1.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 5-Manevi tazminat yönünden kendisini vekille temsil ettiren davalı lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT gereğince 20.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 6-Yatırılan avanstan artan kısmın karar kesinleştiğinde yatırana/ vekiline iadesine, Dair, davacı vekili ve davalı vekilinin yüzüne karşı, miktar itibariyle KESİN olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 09/10/2024 Katip ... e-imzalıdır Hakim ... e-imzalıdır

Atıf: İstanbul 13. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/245, K. 2024/696, T. 09.10.2024, www.arakarar.com/karar/istanbul-13-asliye-ticaret-mahkemesi-2023-245-e-2024-696-k-5ed5dc58260c