İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 13. Asliye Ticaret Mahkemesi

İstanbul 13. Asliye Ticaret Mahkemesi 2021/618 E. 2024/704 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
İstanbul 13. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2021/618
Karar No
2024/704
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO:2021/618 Esas KARAR NO:2024/704 DAVA:İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ:01/10/2021 KARAR TARİHİ:10/10/2024 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde; Müvekkilinin ... ... Hiz, San. ve Tic. A.Ş. işlerini geliştirmek ve kolaylaştırmak adına bir takım online hizmetlere ihtiyaç duyduğunu, bu doğrultuda da ... San. ve Tic. A.Ş. ile 23/10/2019 tarihinde "... platform" (...) sözleşmesi ile 08/06/2020 tarihinde "... mabil app platform" (...) sözleşmesinin akdedildiğini, müvekkili şirketçe işbu sözleşmelerden doğan tüm yükümlülükler yerine getirildiğini ve ödemelerin yapıldığını, ancak davalı şirketçe projelerin bitirilmesi gereken tarihlerde bitirilmediğini, müvekkili şirkete teslim edilmediğini, ... Platform sözleşmesinin 7.1 maddesi ile “proje ekibinin bir araya getirilmesi ile tasarımfanoliz. çalışmasının onaylanmasını takiben iki fazın en geç 6 ay içerisinde tamamlanacağı" hükme bağlandığını, ... Mobil App Platform sözleşmesinin 6.1 maddesinde ise "proje ekibinin bir araya getirilmesi ile tasarım/analiz çalışmasının onaylanmasını takiben 2.5-3 ay içerisinde tamamlanacağı" hükme bağlandığını, ancak bu projelerin halen tamamlanmadığını ve teslim edilmediğini, müvekkili şirketçe tespit edilen eksikliklerin giderilmesi ve projenin tamamlanması talebinde bulunulduğunu, ancak davalı Şirketten dönüş alınamadığını, bunun üzerine 24/05/2021 tarihinde ... yevmiye nolu ihtarname ile müvekkilince ödenmiş olan 683.605,50 TL'nin 3 gün içerisinde iade edilmesinin ihtar edildiğini, bu ihtarnameye rağmen müvekkiline ödeme yapılmadığını, bunun üzerine .... İcra Dairesi'nin ... E. sayılı icra takibine girişildiğini, davalı tarafça bu takibe itiraz edildiğini ve takibin durduğunu beyanla, davanın kabulüne, itirazın iptaline, takibin devamına, davalının alacağın %20 sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkumiyetine karar verilmesini talep ve dava etmişlerdir. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde; Davacının sözleşmeyi asılsız ve soyut iddialar ile haksız feshetmesi, yaptığı ödemelerin iadesini talep etmesi ve nihayetinde işbu davayı açması aslında sektör değiştirmesi ve başlangıçta planladığı işi yapmaktan vazgeçmesi olduğunu, Vazgeçmişken de bu kapsamda harcadığı bedelleri de iade alma çabasına girdiğini, Davacının söz konusu yazılımlara ihtiyacı kalmadığını, kullanmayacağı yazılımlar için de yapmış olduğu yatırım tutarını kurtarabilme derdine düştüğünü, davacının icra takibi başlatmakta kötü niyeti mevcut olup, yapılacak yargılama neticesinde davanın reddi ile davacı aleyhine dava değerinin %20'sinden az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesini talep etmişlerdir. DELİLLER Davacı vekili delil ve belgelerini ibraz etmiş, davada; 23/10/2019 tarihli "... platform sözleşmesi" 08/06/2020 tarihli "... mobil app platform" sözleşmesi, .... Noterliği'nin 24/05/2021 Tarih Ve ... Yevmiye Nolu İhtarnamesi Ve Tebliğ Şerhi, .... İcra Dairesi'nin ... E. Sayılı dosyası, gerektiğinde müvekkili kurumun ticari defter ve kayıtları, Tanık, Yargıtay kararları, Bilirkişi İncelemesi ve karşı tarafın sunacağı delillere karşı yeni delil sunma hakkı saklı kalmak kaydı ile her türlü kanuni ve takdiri tüm delillere dayanmışlardır. .... İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyası sureti celp edilerek dosyamız arasına alınmış olup, takip dosyası incelendiğinde; alacaklının ... ...AŞ borçlu ... olduğu, 683.605,50 TL asıl alacak ve (30.05.2021 - 21.06.2021 dönemi için) 6.997,46 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 690.602,96 TL alacak için 21/06/2021 tarihinde takibe girişildiği, davalı/ borçluya usulüne uygun tebligatın yapıldığı borçlunun süresi içerisinde borca, ferilerine itiraz ettiği görülmüştür. DAVALI TANIĞI ... TALİMAT YOLUYLA ALINAN BEYANINDA: Ben davalı şirkette 2019 yılından bu tarafa yazılım mühendisi olarak çalışmaktayım, davacı şirketi de çalışmış olduğum şirket ile olan ilişkisinden dolayı bilirim, çalışmış olduğum firma yazılım firmasıdır, davacı firma ise bir avukatlık bürosudur, ikinci el araçların alım satımı yapıldığı bir web sitesi tasarımı ve yazılımı için çalışmış olduğum şirket ile görüşme yaptılar, sözleşme taraflarca imzalandı ve işe başlanıldı, iş yapılırken biz işe başlamadan önce işin nasıl yapılacağı neye göre yapılacağı sözleşmede yazılıydı ve daha sonra biz işi yapmaya başladığımızda davacı şirkette bu işe başlayan projeyi yapan insanlar değişti, bazıları projeden çıktı yeni insanlar geldi, yeni gelen davacı proje çalışanları yapılmış olan işleri daha önce böyle söylenmiş ise de artık böyle yapılmasını istemiyoruz, şöyle yapılsın tarzı taleplerle daha önce yapılan işlerin değiştirilmesini talep ettiler, daha sonra da araya pandemi girdi, pandemide karşı taraf davacı projede durdurmasını talep etti, 5 aylık projenin durmasından sonra davacı şirketin bu projeye atadığı proje yöneticisi ikinci kez değişti, yeni gelin proje müdürü yeni taleplerle geldi ve bizden yapmış olduğumuz işleri ikinci kez değiştirilmesini talep etti, davacının yeni talepleri davalı şirketce kesinlikle reddedilmedi, yapılmaya çalışıldı, yapılacak iş web sitesi ve mobil uygulama olarak iki kısımdan oluşmaktaydı, web sitesi yapıldı ve davacılara devredildi, ve davacılar tarafından bu devir kabul edildi, tarihi yaklaşık olarak 2020 yılının sonu 2021 yılının başıydı diye hatırlıyorum, web sitesi teslim edildikten sonra mobil uygulama üzerinde çalışırken bizim teslim ettiğimiz web sitesinin başka bir şirket tarafından değiştirildiğini fark ettik, web sitesinde başka şirket tarafından yapılan bu değişiklik bizim mobil işlerimizdeki yaptığımız yazılımlara etkisi oldu, buna rağmen müşterinin talepleri yine olumlu bir şekilde karşılandı ve mobil uygulamada yapıldı, teslim aşamasındayken davacı sözleşmeyi feshettiğini ve ödemiş olduğu ücretin iadesini talep etti, davalı şirket üzerine düşen tüm iş ve yükümlülükleri sözleşmede yazıldığı şekli ile yerine getirmiştir, tanıklık konusunda ücret talebim yoktur, şeklinde beyanda bulunmuştur. DAVALI TANIĞI ... TALİMAT YOLUYLA ALINAN BEYANINDA: Ben davalı şirkette operasyonlardan sorumlu müdür olarak yaklaşık 6 yıldır çalışmaktayım, projenin başından sonuna kadar bütün süreçlerin içerisindeyim, davacı firma ile davalı firma arasında 2019 yılında bir web tasarım sözleşmesi imzalandı, imzalanan web tasarım sözleşmesinden sonra projemize bir yönetici ve bir iş analisti atayarak web sitesi analiz çalışması başlattık, müşteriden gelen talepler doğrultusunda hem projenin nasıl hazırlanması gerektiği, hem de projenin tasarımı konusunda çalışmalar yaptık, projenin tasarımı ile ilgili onaylar müşteriden alındıktan sonra çalışmalara devam edildi, öngörülen proje süresinde tamamlanıp müşteri tarafından beklenilen entegrasyonlar zamanında iletilmedi, hem projenin tasarım hem de beklenen entegrasyonların gelmemesinden dolayı proje süresi uzadı, araya giren pandemi ile beraber müşteri tarafından projenin durdurulması talep edildi. Proje durduruldu, yaklaşık 5 ay kadar proje durduktan sonra projeye yeniden başlanıldı, buraya kadar anlatmış olduğum bütün olaylar neticesinde davacının proje yöneticisi iki kere değişti, pandemi sonrası gelen üçüncü yönetici danışman olarak görev aldı, sektör bilgisi olduğu için projenin başından müşteri tarafından talep edilmeyen yeni istekleri oldu, bu isteklerin de sisteme entegrasyonu talep edildi, bu talepleri de yerine getirildi, çalışan sayısı artırıldı, ekstra çalışıldı ve projenin web tasarımı müşteriye teslim edildi, müşteriye teslimden sonra davacı teslim ettiğimiz web tasarımını üçüncü bir şirkete teslim etmiş ve üzerinde oynamalar yapmış ön yüz çalışması yapmış, buradan kaynaklı sorunlar da bize yansıtılmak istenilmiş, web sitesi çalışmasının belirli bir aşamasında projenin mobil uygulanması hazırlanması yönünde bize bir talep geldi, bununla ilgili 2020 yılında bir sözleşme imzalandı, yine tasarım çalışmaları davacı şirkete onaylatıldı, mevcut mobil uygulamasının çalıştırılması esnasında web sitesi tarafında gerek en son gelen danışmanın talebi gerekse web sitesinin teslim edildiği üçüncü firmanın yapmış olduğu çalışmalardan dolayı mobil uygulama çalışmaları sekteye uğradı ve süreç uzadı, buradaki uzamanın sebebi davacı firmadır, hem teslim etmiş olduğumuz web tasarımındaki müdahaleler ve projeye atanan üçüncü proje müdürünün talepleri ile mobil tasarım sekteye uğradı, buna rağmen son teslim aşamasına getirildi, bu aşamada da davacı sözleşmeyi feshedip ödemiş olduğu bedelin iadesini talep etti, projenin başından sonuna kadar davalı firma üzerine düşen tüm yükümlülükleri yerine getirmiştir, bunlarla ilgili tüm yazışmalarda mevcuttur dedi tanıklık konusunda ücret talebim yoktur, şeklinde beyanda bulunmuştur. DAVACI TANIĞI ...'IN DURUŞMADAKİ BEYANINDA: ben davacı şirkette stratejik planlama müdürü olarak çalışmaktaydım, davalı firmayı internet üzerinden ben bulmuştum, daha sonra yöneticileri ile toplantı yaptık, beklentilerimizi anlattık ve anlaştık, buna göre davalı yan ile 2 ayrı sözleşme imzaladık, ilk sözleşme ile davalı yandan web tasarım hizmeti için 6 aylık süre tayin ettik, 2.sözleşme ise mobil aplikasyona ilişkin idi, ancak ilk sözleşmede kararlaştırılan hususlar yerine getirilemeden pandemi ortaya çıktı, bu nedenle 2 aylık bir uzama söz konusu oldu, teknik olarak sürekli problem yaşadık, karşı taraf ile sağlıklı iletişim kuramadık, geri dönüşler alamadık, toplantılar yapmış isek de şirket olarak istediğimizi alamadık, bu nedenle de projeyi durdurma kararı aldık yazılım konusunda teknik bilgim yoktur, ancak yazılım konusunda uzman değilim, yazılım projelerinde bulundum ve yönettim, ayrıca IT ve dış kaynak hizmetleri üzerinde yöneticilik yaptım, 8 yıl ... Genel Müdürlüğünde ve ...da görev yaptım ilk sözleşme başlandığında davacı yandan yönetici olarak ben ve IT sorumlusu, davalı yanda ise bir yazılım ekibi var idi, ancak davalı taraftaki yazılımcılardan görevden ayrılanlar oldu, ancak bu görev değişiklikleri projenin uygulanmasını etkilemedi, ancak davalı tarafta projenin yöneticisi pozisyonunda olan kişilerde sık değişiklik oldu, bizim beklentilerimizi davalı taraftaki yazılım ekibine aktaracak kişi bu pozisyondaki kişidir, süreç içerisinde beklentilerimizi karşılayamadılar, bu nedenle sistemi kullanamadık, buna rağmen ödemelerde herhangi bir aksama olmadı işin sonuna doğru zamandan kazanma amacıyla davalı taraftan web kodlarını istedik, bu kodlar aracılığı ile kendi yazılım ekibimiz ile sistemin görünür yüzünü yani ön yüzünü değiştirmek ve hayata geçirmek istedik, şeklinde beyanda bulunmuştur. DAVACI TANIĞI ... DURUŞMADAKİ BEYANINDA: ben davaya konu sözleşmelerin imzalandığı tarihlerden sonra yanlış hatırlamıyor isem 2019 yılı 6.ayından sonra davacı şirkete genel olarak yazılım danışmanlığı hizmeti verdim, davacı tarafın sözleşmeden beklentisi çok fazla kişinin aynı anda kullanabileceği bir web yazılımı idi, ancak biz çok daha az sayıda örneğin 30 kişi ile yapılan testlerde bile başarılı olamamıştır, davacı yanın beklentisini karşılayan bir sistem değildir, buna ilişkin eksiklikleri tespit ettim ve bunu davacıya ilettim, bu sistemin nasıl yapılması gerektiğini de ayrıca ilettim, ancak davalı yan önergelerimizi dikkate almamıştır, zira sistemle ilgili bir değişiklik yapılmadı ben davalının da dahil olduğu değerlendirme toplantılarına bir kez katıldım ancak bilgim bundan ibarettir, şeklinde beyanda bulunmuştur. Mahkememizce toplanan delillere, iddia ve savunmaya göre bilirkişiler heyetinden alınan 11/12/2023 havale tarihli raporlarında: ''... Somut ihtilafta ise taraflar arasında 23.10.2019 tarihinde ... Platform (...) Tasarım Yazılım ve Bakım Anlaşması, 08.06.2020 tarihinde ise "... mobil app platform” sözleşmesinin imzalandığının tespit edildiği,  Buna göre 23.10.2019 tarihli sözleşmenin 3.1.1 ve 3.1.2 maddesinde teslimin, tasarım / analiz çalışmasının onaylanmasını takiben iki fazın en geç 6 ay içerisinde; 08.06.2020 tarihli sözleşmesinin 6.1. maddesiyleyse "proje ekibinin bir araya getirilmesi ile tasarım/analiz çalışmasının onaylanmasını takiben 2,5 - 3 ay içerisinde tamamlanacağının öngörüldüğü,  Sözleşme konusu yazılım projesinin canlı ortama alınıp alınmadığı, sözleşmesel yükümlülüklerin taraflarca yerine getirilip getirilmediği, iddia edilen eksikliklerin ilgili uygulamada mevcut olup olmadığı, geç teslimi söz konusu olan uygulamanın geç teslim edilmesindeki ana sebeplerin kaynağına yönelik dosya kapsamında somut bir veri bulunmadığından, ayrıca teslimi yapıldığı iddia olunan yazılım uygulamasının incelenmesi yönünde davacı vekilince dönüş yapılmadığından bahisle somut uyuşmazlık konuları bakımından gerek teknik gerekse de genel bir incelemeye ve değerlendirmeye gidilemediği..." bildirilmiş, Bilirkişi heyetinin 15/05/2024 tarihli ek raporunda özetle; "... - Taraflar arasında 23.10.2019 tarihinde ... Platform (...) Tasarım Yazılım ve Bakım Anlaşması, 08.06.2020 tarihinde ise "... mobil app platform” sözleşmesinin imzalandığının tespit edildiği; buna göre 23.10.2019 tarihli sözleşmenin 3.1.1 ve 3.1.2 maddesinde teslimin tasarım / analiz çalışmasının onaylanmasını takiben iki fazın en geç 6 ay içerisinde; ... sözleşmesinin 6.1. maddesi ileyse "proje ekibinin bir araya getirilmesi ile tasarım/analiz çalışmasının onaylanmasını takiben 2,5 -3 ay içerisinde tamamlanacağının öngörüldüğü, - Taraflar arasında imzalanan sözleşme gereği davalı yanın analiz, tasarım, geliştirim ve test adımlarını (kullanıcı kabul testleri dışında) yerine getirdiğine dair somut verilere ulaşıldığı, yazılımın kaynak kodlarının davacı yana teslim edildiği, ancak projenin canlıya alınmasını izleyen teslim aşamasının projede öngörülen süreler içerisinde sağlanmadığı, ayrıca projenin canlı ortama alındığına dair somut verilere de ulaşılamadığı, her ne kadar yazılım projesinde geliştirme aşamaları genel anlamda tamamlanmışsa da kullanıcı kabul testlerinde ortaya çıkan hataların ve/veya eksikliklerin giderilmesini takiben uygulamanın canlı ortama alındığına dair somut verilere ulaşılamadı; - Proje için gerekli olan veri akışının zamanında davalı yana iletilip iletilmediği, iddia edildiği gibi davacı yanca kaynak kodda herhangi bir düzenleme ve yapısal değişikliklerin yapılıp yapılmadığı, ek geliştirme taleplerinin niteliği ve sayısı gibi hususlara dayanan herhangi bir somut veri akışı gözlenemediğinden sözleşme konusu projenin belirtilen sürelerde tamamlanamamasının kaynağı noktasında herhangi bir değerlendirme yapılamadığı, - Analiz, tasarım, geliştirme, test, canlıya alma - bakım / destek aşamalarından oluşan proje bir bütün olarak ele alındığında, sözleşme konusu işin ağırlıklı olarak geliştirme aşamalarına dayanması ve geliştirme aşamalarının da test süreçlerini de kapsayacak şekilde tamamlanması sebebiyle proje geliştirme sürecinin yaklaşık %90 lık kısmına karşılık gelen aktivitelerin tamamlandığı, son aşamaya gelindiği, somut olayda yaklaşık %10 luk kısma karşılık gelen kullanıcı kabul testlerinden geçme, hata & açık giderme / olası ek geliştirme ve canlıya alma süreçlerinin tamamlanmadığı, ya da tamamlandı ise tamamlandığına dair somut verilere ulaşılamadığı, - Bu yönü ile somut uyuşmazlık konuları bakımından herhangi bir incelemeye ve değerlendirmeye gidilemediğinden sözleşmeden dönmenin haklı sebebe dayanıp dayanmadığının tespit edilemediği..." tespit ve rapor edilmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava; taraflar arasında akdedilen sözleşmenin haklı nedenle feshine dayalı olarak ödenen bedellerin iadesi için girişilen icra takibine yapılan itirazın iptali davasıdır. Taraflar arasında 23/10/2019 tarihli "... platform sözleşmesi" ve 08/06/2020 tarihli "... mobil app platform" sözleşmesi akdedildiği, sözleşmelere göre davacının iş sahibi, davalının ise yüklenici olduğu, ancak sözleşmenin davacı tarafça feshedildiği hususlarında çekişme bulunmamaktadır. Davacı yanın; sözleşmelerden doğan tüm yükümlülükleri yerine getirdikleri halde davalı yanın projeyi süresinde teslim etmediğinden bahisle sözleşmenin haklı nedenlerle feshedilerek sözleşme kasamında davalıya ödenen 683.605,50 TL'nin tahsili için icra takibine girişildiği, itiraz üzerin eldeki davanın açıldığı, davlı yanın ise; sözleşmenin asılsız ve soyut iddialar ile haksız olarak feshedildiğini savunduğu anlaşılmaktadır. O halde somut olayda çekişme konuları, davacı yanın sözleşmeyi fesihte haklı olup olmadığı, sözleşme kapsamında davalıya ödediği tutarı isteyip isteyemeyeceği noktalarında toplanmaktadır. Sözleşme hükümlerinin incelenmesinde; 23.10.2019 tarihli sözleşmenin 3.1.1 ve 3.1.2 maddesinde teslimin tasarım / analiz çalışmasının onaylanmasını takiben iki fazın en geç 6 ay içerisinde; ... sözleşmesinin 6.1. Maddesinde de "proje ekibinin bir araya getirilmesi ile tasarım/analiz çalışmasının onaylanmasını takiben 2,5-3 ay içerisinde tamamlanacağının kararlaştırıldığı görülmektedir. Mahkememizce dosya Mali Müşavir, Bilgisayar Yüksek Mühendisi ve Nitelikli Hesaplamalar alanında uzman bilirkişilerden oluşan heyete tevdi edilmiş olup, 11.12.2023 tarihli bilirkişi heyeti kök raporundaki teknik tespitlere göre; sözleşme konusu yazılım projesinin canlı ortama alınıp alınmadığı, sözleşmesel yükümlülüklerin taraflarca yerine getirilip getirilmediği, iddia edilen eksikliklerin ilgili uygulamada mevcut olup olmadığı, geç teslimi söz konusu olan uygulamanın geç teslim edilmesindeki ana sebeplerin kaynağına yönelik dosya kapsamında somut bir veri bulunmadığından, ayrıca teslimi yapıldığı iddia olunan yazılım uygulamasının incelenmesi yönünde davacı vekilince dönüş yapılmadığından bahisle somut uyuşmazlık konuları bakımından teknik bir incelemeye ve değerlendirmeye gidilemediği görüş ve kanaatine yer verilmiştir. Mahkemenizin 18/01/2024 tarihli ara kararı ile, yazılım uygulamasının yerinde incelenmesi için bilirkişi heyetindeki bilgisayar mühendisine taraf vekillerinin bilgisi dahilinde tayin edilecek bir günde yerinde inceleme yetkisi verilmiş, bu incelemeyi müteakip dosyaya sunulan tarihli ek rapora göre de; taraflar arasında imzalanan sözleşme gereği davalı yanın analiz, tasarım, geliştirim ve test adımlarını (kullanıcı kabul testleri dışında) yerine getirdiğine dair somut verilere ulaşıldığı, yazılımın kaynak kodlarının davacı yana teslim edildiği, ancak projenin canlıya alınmasını izleyen teslim aşamasının projede öngörülen süreler içerisinde sağlanmadığı, ayrıca projenin canlı ortama alındığına dair somut verilere de ulaşılamadığı, her ne kadar yazılım projesinde geliştirme aşamaları genel anlamda tamamlanmışsa da kullanıcı kabul testlerinde ortaya çıkan hataların ve/veya eksikliklerin giderilmesini takiben uygulamanın canlı ortama alındığına dair somut verilere ulaşılamadığı, Proje için gerekli olan veri akışının zamanında davalı yana iletilip iletilmediği, iddia dildiği gibi davacı yanca kaynak kodda herhangi bir düzenleme ve yapısal değişikliklerin yapılıp yapılmadığı, ek geliştirme taleplerinin niteliği ve sayısı gibi hususlara dayanan herhangi bir somut veri akışı gözlenemediğinden sözleşme konusu projenin belirtilen sürelerde tamamlanamamasının kaynağı noktasında herhangi bir değerlendirme yapılamadığı, Analiz, tasarım, geliştirme, test, canlıya alma - bakım / destek aşamalarından oluşan proje bir bütün olarak ele alındığında, sözleşme konusu işin ağırlıklı olarak geliştirme aşamalarına dayanması ve geliştirme aşamalarının da test süreçlerini de kapsayacak şekilde tamamlanması sebebiyle proje geliştirme sürecinin yaklaşık %90'lık kısmına karşılık gelen aktivitelerin tamamlandığı, son aşamaya gelindiği, somut olayda yaklaşık %10'luk kısma karşılık gelen kullanıcı kabul testlerinden geçme, hata & açık giderme / olası ek geliştirme ve canlıya alma süreçlerinin tamamlanmadığı, ya da tamamlandı ise tamamlandığına dair somut verilere ulaşılamadığı, Bu yönü ile somut uyuşmazlık konuları bakımından herhangi bir incelemeye ve değerlendirmeye gidilemediğinden sözleşmeden dönmenin haklı sebebe dayanıp dayanmadığının tespit edilemediği görüş ve tespitlerine yer verildiği görülmüştür. İspat kuralına ilişkin ...m.6 hükmüne göre: "Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür". HMK.m.190/1 hükmüne göre: "İspat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağianan hukukî sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir". Bir vakıadan kendi lehine haklar çıkaran/iddia eden taraf o vakıayı ispat etmeye mecburdur. Dolayısıyla anılan hükümler uyarınca davacı yanın, fesihte haklı olduğunu geçerli delillerle ispat etmesi gerektiği açıktır. Mahkememizce yapılan yargılama, toplanan taraf delilleri, tanık anlatımları, hükme elverişli bulunan bilirkişi heyeti kök ve ek raporu ile tüm yargılama dosyası kapsamına göre, yukarıda değinilen hukuksal durum ve somut olayın birlikte değerlendirilmesi sonucunda; taraflar arasında akdedilen 23/10/2019 tarihli "... platform sözleşmesi" ve 08/06/2020 tarihli "... mobil app platform" sözleşmesi ile davalı yanın davacının işyerinde sözleşme kapsamındaki işleri yapmayı üstlendiği, bilahare sözleşmenin davacı yanca feshedilerek davalıya başlangıçta ödenen tutarın takip yolu ile geri istendiği, dinlenen taraf tanıklarının anlatımlarının birbiri ile çeliştiği, tanık anlatımlarının olayın aydınlatılması bakımından sonuca etkili olmadıkları, mahkememizce alınan bilirkişi heyeti kök ve ek raporları kapsamından da olayın aydınlatılması ve mahkememizce sonuca gidilmesine elverişli bir veriye ulaşılamadığı, davacı yanın sözleşme ilişkisinin kurulduğu tarihte ödemiş olduğu tutarın iadesinin, davacı yanın fesihte haklı olmasına bağlı olduğu, ancak davacı yanın ispat kuralına ilişkin ...m.6 hükmüne göre fesihte haklı olduğunu geçerli delillerle ispat edemediği anlaşıldığından davanın reddine, davacı yanın icra takibinde kötü niyetli olduğu kanıtlanamadığından davalı yanın icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmesi gerektiği sonuç ve kanaatine varılmıştır. HÜKÜM: Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere; 1-Davanın REDDİNE, 2-Koşulları oluşmadığından davalı yanın icra inkar tazminatı talebinin reddine, 3-Karar tarihi itibariyle alınması gereken 427,60-TL harcın peşin alınan 8.340,77-TL harçtan mahsubu ile bakiye 7.913,17 -TL harcın davacıya iadesine, 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-14 maddesi ile Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği'nin 26.maddesine göre; Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 1.320,00-TL arabuluculuk ücretinin davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 4-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına, 5-Kendini vekille temsil ettiren davalı lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca 107.590,44-TL nispi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 6-Yatırılan avanstan artan kısmın yatırana/ vekiline iadesine, Davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı tarafların gerekçeli kararı tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize verecekleri bir dilekçe ile veya başka bir mahkeme aracılığı ile mahkememize gönderecekleri dilekçe ile HMK 341. madde uyarınca İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yoluna başvurma hakları hatırlatılmak suretiyle oybirliğiyle verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 10/10/2024 Başkan ... e-imzalıdır Üye ... e-imzalıdır Üye ... e-imzalıdır Katip ... e-imzalıdır

Atıf: İstanbul 13. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2021/618, K. 2024/704, T. 10.10.2024, www.arakarar.com/karar/istanbul-13-asliye-ticaret-mahkemesi-2021-618-e-2024-704-k-cfbf23e7ad54