İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 12. Asliye Ticaret Mahkemesi
İstanbul 12. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/400 E. 2024/944 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İstanbul 12. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2024/400
- Karar No
- 2024/944
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2024/400 Esas KARAR NO:2024/944
DAVA:İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ:08/07/2024 KARAR TARİHİ:06/12/2024
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı şirket, müvekkil şirketten mal aldığı, davacı şirket, malları ve faturayı davalı şirkete teslim etmesine rağmen, davalı, faturaların esildiği tarihlerde ödemeleri yapmadığı, arada parça parça borcunu göndermeye çalışmışsa da müvekkile hala borcu bulunduğu, müvekkil şirket, alacağını talep etmek için borçlu şirketten defalarca şifahi olarak talepte bulunduğu, ancak bu talepler karşılanmadığı, borçlu, icra dosyasına dayanak yaptığı faturalara itiraz etmediği sadece borcu olmadığını beyan ettiği, davalı borçlu aleyhine .... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasından, 15/05/2024 tarihi itibariyle ana alacak, işleyecek faiz, icra harç ve masrafları, vekalet ücreti ile birlikte tahsili için icra takibi başlatıldığı, borçlu, kendisine gönderilen ödeme emri üzerine alacak miktarı dışındaki tutar için itirazda bulunmuş ve takip durduğu, icra takibi faturaları dosya ekinde ibraz ettiği, ayrıca belirtmek isteriz ki karşı tarafın bu faturalara istinaden tarafımıza ödemiş olduğu bir meblağ da bulunduğu, davacı şirket tarafından kesilen faturalardan, davalı tarafın parça parça ödemiş olduğu tutar çıkarılmış olup, bunun neticesinde ödenmemiş kısım için icra takibi başlatıldığı, kısmi ödemenin yapılmış olduğuna ilişkin dekontları da mahkemeye ibraz ettiği, faturalar; ..., ..., ..., açıklanan nedenlerle, haksız ve kötü niyetli olarak yapışmış olan borca itirazın iptalini ve takibin devamına karar verilmesini, karşı tarafa %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa hükmedilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı, dava dilekçesinde her ne kadar alacak miktarı dışındaki tutar için itirazda bulunmuş olduğumuzu iddia ve beyan etmişse de icra dosyasına yapmış olduğumuz itirazımız incelendiğinde müvekkil şirketin, icra dosyasında alacaklı olarak gözüken davalıya karşı hiçbir borcu bulunmamakta olduğunu belirttiğimiz ve ödeme emrinde talep edilen borcun tamamına, asıl alacağa, faize, işlemiş faize ve diğer tüm ferilerine itiraz ettiğimiz açıkça görüleceği, dolayısıyla davacı tarafın dava dilekçesindeki icra takibine olan itirazlarımızla ilgili iddiaları gerçeği yansıtmadığı gibi sayın mahkemeyi yanıltmaya çalışmaktan ve icra takibinde olduğu kadar haksız kazanç elde etmeye çalışmaktan ibaret olduğu, davalı şirket ile davacı taraf arasında 11.03.2023 tarihli fason üretim sözleşmesi imzalandığı, davalı şirket ile davacı taraf ile aradaki fason üretim sözleşmesi mucibince sipariş edilmiş ürünleri (kahve) hazırlamış ve teslim ettiği, ürünlerin hiçbirinde herhangi bir problem çıkmamış olduğu gibi davacının da bu yönde hiçbir iddiası ve/veya davası olmadığı, davacı bu ürünleri kendinden kaynaklı sebeplerle satamamış ve müvekkile satmak suretiyle iade etmeyi teklif ettiği, müvekkil de karşı tarafın ve ikili ilişkilerin zarar görmemesi için kendine münhasır bir pazarı da olması sebebiyle bu teklifi kabul ettiği, ürünlerin iadesi ve bedelleri üzerinde mutabakata varılmış ve iade gerçekleştiği, buna göre; davacı taraf yeniden fatura tanzim etmek suretiyle malların satışını gerçekleştirecek ve müvekkil şirket de ödeme yapacağı, bu şifahi anlaşmaya göre ise kesilecek toplam fatura bedelinden bir kısım, "... bedeli" olarak mahsup edilecek veya likit olarak ödeneceği, bunun üzerine müvekkil de elindeki ambalajlar için fatura düzenlemek suretiyle bu ambalajların satışını gerçekleştirdiği, nitekim müvekkil şirket, "hiç kâr etmeksizin" ambalajlar için yaptığı ödemeyi baz alarak faturalandırmış ve ödemeyi ve/veya mahsubu beklediği, davacı tarafın iddiasını dayandırmış olduğu faturaların toplam meblağı 430.411,30-TL olduğu, yine davacı tarafın da ikrar ettiği ve müvekkil şirket tarafından davacıya ödenen dekontlardan da görüleceği üzere müvekkil şirket tarafından davacıya iade alınan Türk Kahvesi için ödenen meblağ ise 330.519,65-tl olduğu, zira müvekkil şirket, davacı ile yapmış oldukları sözleşme gereği davacıya karşı üstlenmiş olduğu kahve üretim, ambalajlama, etiketleme ve paketleme edimini yerine getirebilmek için üretilen kahvenin paketlenmesi için dava dışı ... ... isimli firma ile anlaşarak ... satın aldığı, müvekkil şirketin davacı için satın almış olduğu ambalaja ilişkin ... ... tarafından kesilmiş olan ... No'lu fatura dilekçemiz ekinde mahkemenize sunulduğu, Söz konusu faturadan da açıkça görüleceği üzere müvekkil şirket, davacı için almış olduğu ... için 98.700,00-TL ödeme yaptığı, müvekkil şirketin davacı için satın aldığı bu ambalajlar yalnızca davacının kullanabileceği, davacının isim ve ambleminin bulunduğu davacıya özel bir ambalajlar olduğundan davacının müvekkil şirketten satın aldığı Türk Kahvesinin iadesi ile birlikte ambalajlar da müvekkil şirketin elinde başka bir ürün için kullanılamaz halde kaldığı, fakat davacı taraf, ticari ilke ve kuralları ihlal etmek ve hukuku da çiğnemek suretiyle sebepsiz zenginleşme amacına matuf şekilde icra takibi açmış ve itirazımız neticesinde huzurdaki dava ikame olunduğu, bu noktada davacı, eldeki dava ile müvekkil şirket ile olan aralarındaki ticari bağı ve güven ilişkisini istismar etmiş olduğundan müvekkil şirket tarafından da söz konusu ... bedeline istinaden .... İcra Dairesi ... E. Sayılı dosya ile icra takibine başlanıldığı, icra takibine itiraz edildiği, yukarıda arz ve izah etmeye çalıştığımız nedenler ile sayın mahkemenizin re’sen dikkate alacağı hususlar doğrultusunda; davaya ilişkin beyan ve itirazlarımızın kabulüne, davacının haksız ve hukuka aykırı davasının öncelikle usulden reddine, mahkemeniz aksi kanaatteyse esasa ilişkin hukuka aykırılıklar sebebi ile esastan reddine, takibinde haksız ve kötü niyetli olan sözde alacaklı hakkında takip konusu alacağın %20’sinden az olmamak üzere kötüniyet tazminatına mahkûm edilmesine, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, cari hesap alacağının tahsili amacıyla alacağın tahsili amacıyla davalı aleyhine yapılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir. Dava dilekçesi, cevap dilekçesi ve sair tüm evraklar hep birlikte incelenmiştir. Dosyamıza getirtilen ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyasının incelenmesinde; davacı tarafından davalı aleyhine toplam 100.000,00-TL üzerinden icra takibi yapıldığı, davalının itirazı üzerine takibin durduğu, itirazın süresinde ve usulüne uygun yapıldığı, buna göre davanın, İİK.67.maddesinde yazılı 1 yıllık hak düşürücü süre içerisinde açıldığı anlaşılmıştır. Mahkememiz ara kararı uyarınca davalı vekili tarafından davacıya yapılan ödemeye ilişkin banka dekontunun sunulmuş olduğu, davacı vekili tarafından ise sulh yapıldığından bahisle dosya masraflarının ve vekalet ücretinin taraflar üzerinde bırakılması talepli beyan dilekçesi sunulduğu görülmüştür. Davalı vekili tarafından davacıya yapılan ödemeye ilişkin banka dekontunun incelenmesinde, dava tarihinden sonra takip konusu 100.000,00 TL'nin davalı tarafça davacıya ödenmiş olduğu anlaşılmıştır. Bu kapsamda somut olaya bakıldığında, davanın konusuz kaldığı anlaşılmakla konusuz kalan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına, HMK 331/1 maddesi uyarınca davanın açıldığı tarih itibari ile tarafların haklılık durumuna göre yargılama giderleri ile vekalet ücretine hükmedilmesi gerekmekte olup, dava konusu takip kapsamında davalı tarafça dava tarihinden sonra ödeme yapıldığı dosya kapsamı ile sabit olduğundan, davacı tarafın dava açtığı sırada haklı olduğu kanaati oluşmuş olup, davalının yargılama giderlerinden sorumlu olduğu gözetilerek yargılama giderlerinin davalı üzerinde bırakılmasına, vekalet ücreti talebi bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir. H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda ayrıntılı olarak izah edildiği üzere; 1-Konusuz kalan dava hakkında KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA, 2-Alınması gereken 427,60-TL karar ve ilam harcından 1.707,75-TL peşin harcın mahsubu ile fazla alınan 1.280,15-TL'nin karar kesinleştiğinde talep halinde davacı tarafa iadesine, 3-Davacı tarafça başlangıçta yapılan 2.196,15-TL yargılama gideri ile yargılama aşamasında yapılan 32,00-TL masraf olmak üzere toplam 2.228,15-TL yargılama giderinin davalıdan alınıp davacıya verilmesine, 4-Gider avansının kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde ilgili tarafa iadesine, 5-Taraflarca vekalet ücreti talebi bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 6-3.600,00-TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, Dair, taraf vekillerinin yüzlerine karşı, kararın tebliğinden itibaren iki haftalık kesin süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 06/12/2024
Katip ... e-imzalıdır
Hakim ... e-imzalıdır