İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 12. Asliye Ticaret Mahkemesi

İstanbul 12. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/876 E. 2025/493 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
İstanbul 12. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2023/876
Karar No
2025/493
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO:2023/876 Esas KARAR NO:2025/493 DAVA:Sigorta (Trafik Sigortası Kaynaklı) DAVA TARİHİ:28/12/2023 KARAR TARİHİ:25/06/2025 Mahkememizde görülmekte olan Sigorta (Trafik Sigortası Kaynaklı) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA :Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Dava konusu trafik kazası, ... plakalı aracın yayaların yoğun olduğu bir cadde olan ... caddesi Polis Merkezi istikametine doğru seyir halinde iken No.69 önüne geldiğinde yolun karşısına geçmekte olan müteveffa ...'ı aracın altına alarak üzerinden geçmesi neticesinde meydana geldiğini, müteveffanın ölümü, .... asliye ceza mahkemesi'nin ... e. 2022/... k. sayılı dosyası kapsamında yer alan otopsi raporu ile de sabit olduğu üzere boyun kırığı neticesinde gerçekleştiğini, davalı ... idaresindeki aracın hızının yüksekliği nedeniyle müteveffa el hareketi ile davalı sürücüyü yavaşlatmak istemiş o sırada dengesini kaybederek yere düştüğünü, Davalı sürücünün hız sınırlarını aşma şeklindeki fiili olmasaydı kazanın meydana gelmeyeceğini, .... Asliye Ceza Mahkemesi’nin ... Esas sayılı dosyasında yapılmış olan yargılamada, bahse konu trafik kazasında davalı sürücünün kusurlu olduğuna karar verildiğini, Müvekkillerinin, dava konusu trafik kazasında hayatını kaybeden ...'ın mirasçıları olduğunu, davalı doğa sigorta anonim şirketi ; kazaya karışan ... plakalı aracın zorunlu mali sorumluluk (trafik) sigortacısı olduğu için , davacıların maddi zararlarını karşılamak zorunda olduğunu, Bugüne kadar da davalı şirket tarafından tarafımıza herhangi bir ödeme gerçekleştirilmemiş olduğundan söz konusu davayı açma zorunluluğumuz doğduğunu, davalı taraf üzerinde de caydırıcılık etkisi dikkate alınarak eş için 100.000,00-TL ve çocuklar için ayrı ayrı 50.000,00-TL olmak üzere toplam 200.000,00 TL manevi tazminat talep ettiklerini, bu nedenlerle davanın kabulü ile, Trafik kazasında eş ve babalarını yitiren davacıların, 6100 sayılı Yasa’nın 107.maddesi uyarınca toplanacak delillere göre ve fazlaya ilişkin her türlü talep ve dava hakları saklı kalmak kaydı ile müvekkil Nagihan için 1.000,00- TL, müvekkil ... için 1.000,00-TL, müvekkil ... için 1.000-TL olmak üzere toplam 3.000,00-TL Destekten Yoksun Kalma Tazminatının işleten yönünden olay tarihinden, diğer davalı sigorta şirketi yönünden temerrüt tarihinden itibaren işletilecek faizi, yargılama giderleri ve avukatlık ücretiyle birlikte ortaklaşa ve zincirleme tahsili ve müvekkil Nagihan için 100.000,00-TL, müvekkil ... için 50.000,00-TL ve müvekkil ... için 50.000-TL olmak üzere toplam 200.000,00-TL Manevi Tazminatın olay tarihinden itibaren işletilecek faizi, yargılama giderleri ve avukatlık ücretiyle birlikte davalı işletenden tahsiline, Davalı ...'ın taşınır taşınmaz malları ile üçüncü şahıslardaki hak ve alacakları da dahil olmak üzere tüm malvarlıkları üzerine ihtiyati tedbir ve kazaya sebebiyet veren ... plakalı aracın kaydına “ihtiyati haciz” konulmasına, Yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava ettiği görüldü. CEVAP : Davalılar tarafından cevap dilekçesi sunulmadığı anlaşıldı. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:Dava, trafik kazasından kaynaklanan cismani zarar sebebiyle destekten yoksun kalma tazminatı ve manevi tazminat istemine ilişkindir. Dava dilekçesi ve sair tüm evraklar hep birlikte incelenmiştir. Tensip ara kararları uyarınca davacılar ile ilgili SED araştırmasına yönelik yazılan müzekkerelere yanıt verildiği, SED araştırma tutanaklarının mahkememize gönderilmiş olduğu, davalı ... hakkında yazılan müzekkereye ise henüz yanıt verilmediği, SGK'ya yazılan müzekkereye yanıt verildiği, Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezine yazılan müzekkereye yanıt verildiği, .... Asliye Ceza Mahkemesinin ... Esas sayılı ceza dosyasının celp edilmiş olduğu incelenmesinde yapılan yargılama sonucunda davalı ... hakkında HAGB kararı verildiği, karara karşı yapılan itirazın reddi üzerine kararın 23/03/2023 tarihinde kesinleşmiş olduğu anlaşılmıştır. Mahkememizce 09/10/2024 tarihli celsede; davacı vekili tarafından sunulan beyan dilekçesi ile maddi tazminat talebi bakımından davalı sigorta şirketi ile sulh olunduğu ve bu talep yönünden davadan vazgeçildiğinin bildirilmiş olması sebebiyle vazgeçmenin davalıların rızasına bağlı olduğu gözetilerek davalılara davacılar vekilinin vazgeçme beyanına ilişkin 08/05/2024 tarihli beyan dilekçesinin tebliği ile maddi tazminat talebi yönünden davadan vazgeçilmesine muvafakat edip etmediklerinin bildirilmesi için davalı taraflara işbu duruşma zaptının tebliğinden itibaren 2 haftalık kesin süre verilmesine, aksi halde maddi tazminat talebi ve vazgeçme beyanı yönünden dosyanın mevcut durumuna göre değerlendirme yapılacağı hususunun davalı ve davacı tarafa ihtarına karar verildiği, ara karar uyarınca davalılara davacılar vekilinin davadan maddi tazminat talebi bakımından vazgeçmesine muvafakatlerinin bulunup bulunmadığı yönünden beyanda bulunulması hususunda duruşma zaptının tebliğ edildiği, davalı taraflarca herhangi bir beyanda bulunulmadığı, davacılar vekilinin ihtiyati haciz talebinin celse arasında değerlendirildiği ve talebin reddine dair verilen gerekçeli ara kararın taraflara tebliğ edilmiş olduğu görülmüştür. İddia ve toplanan deliller kapsamında tarafların meydana gelen trafik kazasında kusur durum ve oranlarının tespiti için bilirkişi incelemesi yapılmasına karar verilmiş ve bilirkişi sunmuş olduğu 06/04/2025 tarihli raporunda özetle; "1.Yaya (müteveffa) ...'ın %75 oranında asli derecede etkili olduğu, 2.... plakalı araç sürücüsü ...'ın %25 oranında tali derecede etkili olduğu," şeklinde görüş bildirilmiştir. Bu kapsamda somut olaya bakıldığında; dava konusu trafik kazası sonucunda davacıların desteği müteveffa ...'ın vefat ettiği, davacılar tarafından destekten yoksun kalma tazminatı ve manevi tazminat istemi ile işbu davanın açılmıştır. Tüm dosya kapsamına özellikle de kazaya ilişkin soruşturma dosyası verilerine göre denetime elverişli bulunan bilirkişi raporuna göre kazada yaya konumunda olan müteveffanın %75 oranında, davalı sürücü ...'ın ise %25 oranında kusurlu olduğu tespit edilmiştir. Davacılar vekili tarafından davalı sigorta şirketi ile sulh olunduğundan bahisle maddi tazminat talebi bakımından davadan vazgeçtikleri beyan edilmiş, mahkememizce vazgeçmenin karşı tarafın rızasına bağlı olduğu gözetilerek vazgeçmeye muvafakatleri olup olmadığı hususunda beyanda bulunulması için davalılara verilen kesin süre içerisinde davalı taraflarca herhangi bir beyanda bulunulmamış olması sebebiyle maddi tazminat yönünden davadan vazgeçilmesi hükümlerine göre değil sulhe ilişkin beyan kapsamında sulhe ilişkin hükümlere göre karar verilmesi gerektiği gözetilerek taraflar arasındaki sulh/ibra sözleşmesi uyarınca maddi tazminat talebi konusuz kaldığından maddi tazminat talebi bakımından karar verilmesine yer olmadığına dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir. Manevi Tazminat Talebi Yönünden; Türk Borçlar Kanunu 56. maddesi hükmüne göre hakim bir kimsenin bedensel bütünlüğünün zedelenmesi durumunda olayın özelliklerini göz önünde tutarak zarar görene uygun bir miktar paranın manevi tazminat olarak ödenmesine karar verebilir. Hükmedilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer bir fonksiyonu olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi malvarlığı hukukuna ilişkin bir zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. Manevi tazminatın tarafların ekonomik durumları da nazara alınarak tazminat ödeme yükümlüsü olan tarafın fakirleşmesi, lehine tazminata hükmedilen tarafın ise zenginleşmesi sonucunu doğurmayacak hak ve nesafet kurallarına uygun makul ve makbul bir miktar olarak tayin ve tespiti gerekmektedir. 22.06.1966 günlü ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı'nın gerekçesinde takdir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar da açıkça gösterilmiştir. Bunlar her olaya göre değişebileceğinden hakim bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir. Manevi tazminatın miktarı bir taraf için zenginleşme aracı, diğer taraf için de yıkım olmamalıdır. Manevi tazminatın miktarının belirlemesinde her olaya göre değişen özel hal ve şartlar gözetilmelidir. Hakimin bu takdir hakkını kullanırken, ülkenin ekonomik koşulları, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, paranın satın alma gücü, tarafların kusur durumu, olayın ağırlığı, olay tarihi gibi özellikleri göz önünde tutması ve buna göre manevi tazminat takdir etmesi gerektiği açıkça ortadadır. (HGK 23/06/2004, 13/291-370) Zira MK'nın 4.maddesindeki hak ve nesafet kuralları, kanunun hakime takdir hakkı verdiği hallerde hakimin, hak ve nesafete göre tazminata hükmetmesi gerektiğini öngörmektedir. Belirtilen bu hususlar ve tarafların sosyal ekonomik durumları ve müteveffa yayanın kazada %75, davalı araç sürücüsünün ise %25 oranındaki kusuru dikkate alınarak manevi tazminat talebi yönünden davanın kısmen kabulü ile; mahkememizce davacı ... için takdiren 60.000,00 TL, davacı ...için 30.000,00 TL, davacı ... için 30.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 21/08/2021 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalı ...'dan alınarak davacılara verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda ayrıntılı olarak izah edildiği üzere; Davanın KISMEN KABULÜ İLE; 1-Taraflar arasındaki sulh/ibra sözleşmesi uyarınca maddi tazminat talebi konusuz kaldığından maddi tazminat talebi bakımından KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA, 2-Manevi tazminat talebi bakımından davanın KISMEN KABULÜ İLE; -Davacı ... yönünden 60.000,00-TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 21/08/2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...'dan alınarak davacı ...'a verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, -Davacı ...yönünden 30.000,00-TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 21/08/2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...'dan alınarak davacı ...'a verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, -Davacı ... yönünden 30.000,00-TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 21/08/2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...'dan alınarak davacı ...'a verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, MADDİ TAZMİNAT YÖNÜNDEN; 3-Alınması gerekli 615,40-TL harcın peşin olarak alındığından yeniden alınmasına yerolmadığına, 4-Davacı tarafça başlangıçta yapılan 3.774,99-TL yargılama gideri ile yargılama aşamasında yapılan 5.919,25‬-TL masraf olmak üzere toplam 9.694,24‬-TL yargılama giderinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınıp davacıya verilmesine, 5-Karar kesinleşinceye kadar yapılacak giderlerin davacının yatırmış olduğu gider avansından karşılanmasına, karar kesinleştikten sonra bakiye avansın davacıya iadesine, 6-Taraflarca vekalet ücreti talebi bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 7-3.120,00-TL Arabuluculuk ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak hazineye irat kaydına, MANEVİ TAZMİNAT YÖNÜNDEN; 8-Alınması gerekli 8.197,2‬0-TL karar ve ilam harcından peşin alınan 2.851,34‬-TL harcın mahsubu ile geriye kalan 5.345,86‬-TL eksik harcın davalı ...'dan tahsili ile hazineye irat kaydına, 9-Davacı taraflar vekille temsil olunduğundan; Davacı ... yönünden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesap ve taktir olunan 30.000,00-TL vekalet ücretinin davalı ...'dan alınıp davacı ...'a verilmesine, Davacı ...yönünden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesap ve taktir olunan 30.000,00-TL vekalet ücretinin davalı ...'dan alınıp davacı ...'a verilmesine, Davacı ... yönünden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesap ve taktir olunan 30.000,00-TL vekalet ücretinin davalı ...'dan alınıp davacı ...'a verilmesine, Dair, davacılar vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafların yokluğunda, kararın tebliğinden itibaren iki haftalık kesin süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 25/06/2025 Katip ... E-İmzalıdır Hakim ... E-İmzalıdır

Atıf: İstanbul 12. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/876, K. 2025/493, T. 25.06.2025, www.arakarar.com/karar/istanbul-12-asliye-ticaret-mahkemesi-2023-876-e-2025-493-k-311e5bc76954