İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 11. Asliye Ticaret Mahkemesi

İstanbul 11. Asliye Ticaret Mahkemesi 2025/139 E. 2025/376 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
İstanbul 11. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2025/139
Karar No
2025/376
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO:2025/139 Esas KARAR NO :2025/376 DAVA:İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ:25/02/2025 KARAR TARİHİ:13/05/2025 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA DİLEKÇESİ: Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının ...ile ilgili çeşitli ürünleri web sitesi üzerinden satmakta olduğunu, bu işin yürütülmesi ile ilgili olarak davacının davalı ile anlaştığını, taraflar arasındaki anlaşma gereğince davalı şirket, davacının web sitesi üzerinden yaptığı satışları takip etmekte, satışlardan elde edilen gelirleri tahsil etmekte ve kendi hizmet bedelini kestikten sonra parayı davacıya göndermekte olduğunu, ödemenin yapılmaması üzerine, .... İcra Dairesi'nin 2024/... Esas Sayılı dosyası ile icra takibi başlatılıldığını, davalı borçlunun takibe borca, faize ve ferilerine itiraz etmesi üzerine takibin durdurulmasına karar verildiğini, açıklanan tüm bu nedenlerle itirazın iptali ile alacak likit olduğundan takibe haksız olarak itiraz eden davalının alacağın %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatı ödemesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP DİLEKÇESİ: Davalı taraf cevap dilekçesinde; söz konusu borçla ilgili daha önce davacı tarafa gerekli bilgilendirmeler yapılmış olup, borcun gerçekte var olup olmadığına dair taralarınca yapılan açıklamalarda, bu tespitin yalnızca uzman kişilerce yapılabileceği ifade edildiğini, şirketlerinin mevcut borcu ödeme hususunda taahhüt verdiğini belirtmekle birlikte, şu anda ekonomik durumları gereği borcu derhal ödeyecek durumda olmadıklarını ancak söz konusu borcun ödenebilmesi için belirli bir vade ile ödeme yapılmasının mümkün olabileceği, bu ödeme planının taraflarca belirlenmesi gerektiğini, açıklanan nedenlerle davacı tarafın 220.000 TL tutarındaki borcunu kabul ettiklerini, bu borcun ödenmesi için uygun bir ödeme planının belirlenmesi ve taksitle ödeme yapılması hususunda mahkemenizden karar verilmesini, davacı tarafa herhangi bir tazminat, yargılama giderleri veya avukatlık masraflarının taraflarına yüklenmemesine karar verilmesini talep etmiştir. HUKUKİ NİTELENDİRME DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Davanın konusu, davacının satışlarına aracılık eden davalının tahsil ettiği bedelleri davacıya aktarmaması nedeniyle başlatılan ilamsız icra takibine yapılan itirazın iptali davasıdır. Davalı şirketin mahkememize sunmuş olduğu dilekçe ile davayı kabul ettiğini ve böyle bir borçlarının bulunduğunu bildirdiği anlaşılmıştır. HMK 308. ve devamı maddelerinde düzenlenmiş olan kabul davayı sona erdiren taraf işlemlerindendir. Kesin hüküm gibi hukuki sonuç doğurur. Huzurdaki dava; itirazın iptali davası olup, davalının mahkememize sunmuş olduğu 11/03/2025 tarihli cevap dilekçesindeki beyanı, 6100 sayılı HMK’nun 308. maddesinde düzenlenen kabul beyanı niteliğindedir. Davayı kabul; Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 308. maddesinde düzenlenmektedir. HMK.’nun 308. maddesine göre; kabul, davacının talep sonucuna, davalının kısmen veya tamamen muvafakat etmesidir. Davalının davaya son veren taraf işlemlerinden biri olan kabul beyanında bulunması halinde, bu durum karşı tarafın (davacının) ve mahkemenin muvafakatine bağlı değildir. Kabul, ancak tarafların serbestçe tasarruf edebilecekleri davalarda hüküm doğurur. Kabul, hüküm kesinleşinceye kadar her zaman yapılabilir ve kesin hüküm gibi sonuçlar doğurur. Kabul beyanında bulunan taraf, davada aleyhine hüküm verilmiş gibi yargılama giderlerini ödemeye mahkum edilir. Eğer davalı, davanın açılmasına kendi hal ve davranışıyla sebebiyet vermemiş ve yargılamanın ilk duruşmasında davacının talep sonucunu kabul etmiş ise bu durumda yargılama giderlerini ödemeye mahkum edilmez. Ancak davalı, ilk duruşmadan sonra (somut olayda olduğu gibi deliller toplandıktan ve bilirkişi incelemesi yaptırıldıktan sonra) davayı kabul ederse, bu durumda davacı yanın açıkça bunun aksine bir beyanı ve/veya talebi olmadıkça davalı aleyhine aynen davayı kaybetmiş olmasındaki gibi aleyhine yargılama giderlerine ve vekalet ücretine hükmedilmesi gerekir. Açıklanan tüm bu nedenlerde de göz önüne alınarak, davacı vekilinin karar duruşmasındaki beyanında, davalı taraf davanın açılmasına sebebiyet verdiğinden, yargılama gideri ve vekalet ücreti taleplerinin bulunduğu bildirmiştir. Davacı vekilinin karar duruşmasındaki beyanı ve davalının kabul beyanı da göz önüne alınarak, davalının dava açılmasına sebebiyet verdiği de dikkate alınarak davanın kabulüne dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur. Davalı cevap dilekçesinde davayı kabul ettiğinden AAÜT' ye göre vekalet ücretinin yarısına hükmedilmiştir. KARAR : Gerekçesi yukarıda yazılı kararda açıklandığı üzere; 1-Davacı tarafın davasının KABULÜ ile; Davalı tarafın .... İcra Dairesinin 2024/... Esas sayılı icra dosyasına yaptığı itirazın 220.000,00 TL asıl alacak için İPTALİ ile 220.000,00 TL asıl alacağa takip tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte TAKİBİN DEVAMINA, 2-Hüküm altına alınan alacağın %20'si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 3-Alınması gereken 15.028,20 TL karar ve ilam harcının 2.657,05-TL peşin harçtan mahsubu ile bakiye 12.371,15 TL harcın davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına, 4-Davacı tarafından ödenen 2.657,05 TL peşin harcın davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, 5-Davacı tarafından bu yargılama nedeni ile ödenen 615,40 TL başvuru harcı ile 35,00 TL posta, tebligat ve bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 650,40 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, 6-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT gereği hesap olunan 17.600,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, 7-Gider avansının harcanmayan kısmının karar kesinleştiğinde yatıran tarafa iadesine, 8-6325 Sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği gereğince Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 4.600,00 TL arabulucu ücretinin davalıdan alınarak Hazine'ye ödenmesine, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı davalı yanın yokluğunda, gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine İSTİNAF YOLU açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup anlatıldı.13/05/2025 Katip ... e-imzalıdır Hakim ... e-imzalıdır

Atıf: İstanbul 11. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2025/139, K. 2025/376, T. 13.05.2025, www.arakarar.com/karar/istanbul-11-asliye-ticaret-mahkemesi-2025-139-e-2025-376-k-093a397206ca