İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 11. Asliye Ticaret Mahkemesi
İstanbul 11. Asliye Ticaret Mahkemesi 2021/5 E. 2024/52 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İstanbul 11. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2021/5
- Karar No
- 2024/52
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO:2021/5 Esas KARAR NO :2024/52 DAVA:Sigorta (Mal Sigortası Kaynaklı) DAVA TARİHİ:05/01/2021 KARAR TARİHİ:30/01/2024 Mahkememizde görülmekte olan Sigorta (Mal Sigortası Kaynaklı) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA DİLEKÇESİ: Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı şirket tarafından 27/03/2020-27/03/2021 tarihleri arasında geçerli olmak üzere ... nolu KOBİ Paket Sigorta Poliçesi yaptırdığını, riziko adresi poliçede “... Mah. ... Sok. No:85 A .../...” olarak yer almakta olduğunu, 18/06/2020 tarihinde yoğun yağışlar nedeniyle kanalizasyon pis sularının taşması sonucunda müvekkil şirkete ait işyerinin -2. Bodrum katının yağmur suyu ve kanalizasyon pis suları basması dolayısıyla hasar meydana geldiğini, hasarın meydana geldiği yerde bulunan duvar boyası, alçı, demirbaş, mağaza emtia ve dekoratif dekorasyon eşyaları ıslanarak hasar ve zarar gördüğünü, meydana gelen su basması sonucunda19/06/2020 tarihinde ... Büyükşehir Belediyesi İtfaye Dairesi Başkanlığı tarafından tanzim edilen 4626 kayıt nolu raporda; ''8 katlı binan -2, -1, zemin ve 1. Katlarındaki ... Ltd. Şti.’ ne ait iş yerinin -2. Katında kuvvetli yağış sebebiyle yaklaşık 40 cm yüksekliğinde yağmur suyunun girmiş olduğu görülmüştür. İş yerinin -2. Katına giren yağmur suyu kurulan motopomp ve dalgıç pompa ile çekilerek tahliye edilmiştir. Tahliye sonrası yapılan kontrolde: -2. Katta satışa hazır halde açık ve ambalaj içinde bulunan tarafımızca modeli ve sayısı tespit edilemeyen çeşitli ebat ve modellerde elektrikli ev ve mutfak eşyalarının, elektrikli kişisel bakım ürünlerinin, beyaz eşyaların, elektronik ürünlerin ve ev mobilyalarının işyerinin bodrum katına giren yaklaşık 40 cm yüksekliğinde yağmur suyundan dolayı ıslanmış olduğu görülmüştür'' denildiğini, meydana gelen hasar sonrası, müvekkil şirket tarafından davalı sigorta şirketine ihbarda bulunmuş ve bunun üzerine davalı şirket tarafından ... nolu hasar dosyası oluşturulduğunu ve davalı şirket tarafından ekspertiz incelemesi yaptırıldığını, yaptırılan ekspertiz incelemesi sonucunda şirket tarafından, müvekkil şirkete hasar ödemesi yapılması beklenirken, ödeme yapılmayacağı bilgisi verildiğini ve müvekkilin davalı sigorta şirketinden diğer işyerlerine de yaptırmış olduğu poliçelerde dahil olmak üzere tüm poliçelerini geriye dönük iptal ettiğini, müvekkil şirketin söz konusu hasar dolaysıyla uğramış olduğu zarar miktarı çok büyük olduğu gibi sürecin, ayrıca tam pandemi döneminde yaşanan hasar dolayısıyla şirket tarafından hasar ödemesinin yapılmamış olması daha büyük mağduriyete neden olduğunu, söz konusu riziko adresinde yapılacak olarak keşif ve hazırlanacak olan bilirkişi raporundan sonra meydana gelen hasarın gerçek değeri ortaya çıkacağından, bilirkişi raporundan sonra dava değerlerini bedel artırım, ıslah dilekçesi ile arttırmak kaydı ile şimdilik 1.000,00-TL üzerinden davamızı açtıklarını, yukarıda açıkladıkları sebeplerden ötürü iş bu davayı açma zarureti hasıl olduğunu, açıklanan tüm bu nedenlerle haklı davalarının kabulü ile 18/06/2020 tarihinde meydana gelen su baskını dolayısıyla, tüm alacak kalemleri için fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak kaydı ile, hasar bedeli için şimdilik 1.000,00 TL, tazminatın olay tarihinden itibaren mevduatlara uygulanacak en yüksek avans faizi ile tahsili talebine karar verilmesini, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davalı tarafa tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. ISLAH DİLEKÇESİ: Davacı vekilinin mahkememize sunmuş olduğu 02/11/2023 tarihli ıslah dilekçesinde, haklı davalarının kabulü ile munzam zarara ilişkin her türlü dava ve alacak hakları ve fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak kaydı ile, 1.000,00 TL üzerinden açmış oldukları davalarını 244.697,47-TL arttırarak toplamda 245.697,47-TL' ye olay tarihinden (31.10.2023) itibaren mevduatlara uygulanacak en yüksek avans faizi ile kabulüne karar verilmesini, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davalı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir. CEVAP DİLEKÇESİ: Davalı vekili cevap dilekçesinde; usule ve esasa ilişkin itirazlarının bulunduğunu, iş bu dava belirsiz alacak davası olarak ikame edilemeyeceğini, zira davacı yan zarara ve zarar tutarına vakıf olduğunu, zarar tutarının kendilerince belirlenmesi için gerekli bilgi ve belgeler, ticari defter ve kayıtları ile asgari düzeyde bilinecek durumda olduğunu, bu halde belirsiz alacak davası açılmasında hukuki yarar bulunmadığından davanın usul yönünden reddine karar verilmesini talep ettiklerini, dava konusu ... Mah. ... Sok.No:85 /A ...-... adresinde mukim taşınmazda kiracı olarak sakin bulunan ... Limited Şirketi'nin menfaat sahibi bulunduğu eşyalar, demirbaş dekorasyon, müvekkil sigorta şirketi nezdinde ... sayılı 27.03.2020-2021 vadeli sel-su-seylap vd. rizikolara karşı Kobi Paket Sigorta Poliçesi ile kiracının malike karşı sorumluluk teminatı kapsamında sigorta güvencesine alındığını, 18.06.2020 tarihinde meydana gelen sağnak yağmur sonrası sel-su baskını hasarı meydana gelmiş akabinde ekspertiz çalışmaları başlatılmış olup sunulan faturaların ardışın sırada ve tarihte, belirli firmalarla sınırlı olduğunun görülmesi üzerine ayrıca hasar araştırma firması aracılığı ile hasar incelemesi başlatıldığını, yapılan araştırmalarda sel suyu - seylap rizikosu sonrasında talep edilen tazminatın haksız ve mesnetsiz olduğu, sunulan faturaların gerçek durumu yansıtmadığı, fatura temin edilen firmalar ile davacının ticari ve akrabalık ilişkileri içerisinde bulunduğu, hasar tespiti için talep edilen faturaların davacı şirket form BA ve form BS lerinde düzeltme beyanı yapılarak yer aldığı, ilk beyanlarda bulunmadığı, faturaların başlıca 4 firmadan hasardan önceki yakın tarihli ve yoğun biçimde alındığı, faturaların seri numaralarının ve tarihlerinin birbiri sıra olduğu arada bir başka firmaya satış yapılmadığı, bu durumun ticari hayatın olağan işleyişine aykırı olduğu tespit edildiğini, sigortalı işyerinde inceleme yapıldığı sırada şirket yetkilisi ... tarafından geçmiş yıllarda da bahse konu işyerlerinde ve bu işyerine bağlı şubelerde de çeşitli hasarlar olduğunu, bu hasarlarla ilgili ... Sigorta ve ... Sigortadan hasara ilişkin zararlarını aldıklarının belirtilmesi üzerine sigorta şirketi tarafından taraflarına gönderilen 2018 ve 2019 yıllarına ait ilgili sigorta şirketlerine ait hasar dosyalarının bulunduğunu, yukarıda yer verilen savunmal saklı kalmak kaydıyla, faiz başlangıç tarihi temerrüt tarihi olup olay tarihinden itibaren faiz talep edilmesi, mevduata uygulanan en yüksek faiz talep edilmesi yasal dayanaktan yoksun olduğunu, sigorta tazminatının muacceliyeti ve sigortacının temerrüdü TT Md.1427 uyarınca hasar ilişkin evrakların ve incelemelerin tamamlanması herhalde hasar ihbarından itibaren 45 gün sonrası olduğunu, yasanın açık hükmü uyarınca herhalükarda faiz başlangıç tarihi hasardan itibaren 45 gün sonrası olduğunu, açıklanan tüm bu nedenlerle belirsiz dava açılmasında davacının hukuki yararı bulunmadığından davanın usulden reddine, haksız ve mesnetsiz davanın reddine, her halde faiz nevi ve başlangıç tarihinin reddine, yargılama harç ve masrafları ile vekalet ücretinin davalı yandan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. HUKUKİ NİTELENDİRME DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava iş yeri sigorta poliçesi nedeni ile maddi tazminat istemine ilişkindir. Davacı yana ait züccaciye ürünleri satılan ... Mahallesi, ... Sokak, No:85 .../... adresinde bulunan iş yerinin, davalı tarafından 27/03/2020-27/03/2021 tarihleri arasında Kobi Paket Sigorta Poliçesi ile sigortalandığı, sigorta poliçesinde sel ve su baskını için 1.910.000,00 teminat limitinin bulunduğu, 18/06/2020 günü meydana gelen yağış nedeni ile sigortalı iş yerini su bastığı ve maddi zarar oluştuğu, davacının sigorta teminatı kapsamında zararının karşılanmasını talep ettiği anlaşılmıştır. Davalı tarafından, davacının hasarlandığını iddia ettiği emtialara ilişkin sunduğu faturaların ardışık sıralı olduğu ve yakın çevresinden edinilen faturalar olduğu, zarar gördüğü iddia edilen ürünlerin gerçek durumu yansıtmadığı savunulmuştur. Uyuşmazlığın çözümü teknik bilgi gerektirmesi nedeni ile mahkememizce bilirkişi incelemesi yaptırılmış, bilirkişi heyeti tarafından sunulan 28/09/2023 tarihli rapor ile, davacının kiracı olduğu sigortalı iş yerinde dava konusu su baskının 18/06/2020 tarihinde meydana geldiği, vergi dairelerinden gelen BA-BS formlarının davacının alım yaptığı firmaların beyanları ile uyumlu olduğu, faturaların ardışık olarak düzenlenmesinin bu faturaların olmadığı anlamına gelmeyeceği, itfaiye raporunda hasarlanan emtianın çeşitli ebatlarda ve modellerdeki elektrikli ev ve mutfak eşyası, elektrikli kişisel bakım ürünü, beyaz eşya, elektronik ürün ve ev mobilyaları olarak belirtildiği ve eksper raporu dikkate alınarak 37.839,07 TL muafiyet tenzili ve 30.000,00 TL sovtaj indirimi uygulandığında davacının 245.697,47 TL zararının oluştuğu kanaati ile rapor düzenlendiği anlaşılmıştır. Her ne kadar davalı, davacının hasarlandığını iddia ettiği ürünlerin gerçek durumu yansıtmadığını savunmuş ise de, itfaiye raporu ile davacının BA/BS bildirimlerinin alım yapılan firmaların bildirimleri ile uyumlu olduğu ve aksini gösterir başkaca bir delil bulunmadığından davalı savunmasına itibar edilmemiş, 28/09/2020 tarihli bilirkişi heyet raporu hüküm kurmaya elverişli, denetime açık ve dosya kapsamı ile ekspertiz raporuna uygun olmakla mahkememizce hükme esas alınmış ve davacının dava konusu olay nedeni ile 245.697,47 TL zararının olduğu kabul edilmiştir. Davacı vekili 02/11/2023 tarihli dilekçesi ile dava değerini 245.697,47 TL olarak ıslah etmiş, davalı vekili tebliğ edilen ıslah dilekçesine karşı süresi içerisinde zamanaşımı def'i ileri sürmüştür. 6102 sayılı TTK 1420. Maddesi “(1) Sigorta sözleşmesinden doğan bütün istemler, alacağın muaccel olduğu tarihten başlayarak iki yıl ve 1482 nci madde hükmü saklı kalmak üzere, sigorta tazminatına ve sigorta bedeline ilişkin istemler her hâlde rizikonun gerçekleştiği tarihten itibaren altı yıl geçmekle zamanaşımına uğrar. (2) Diğer kanunlardaki hükümler saklıdır." hükmünü içermektedir. Somut olayda, dava dilekçesi ile "fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla şimdilik" talepte bulunulmuştur. Dava dilekçesinde açıkça davanın belirsiz alacak davası olarak açıldığı da açıklanmamıştır. Dava dilekçesinde, davanın açıkça belirsiz alacak davası olarak açıldığı belirtilmemekle ve/veya HMK 107. maddesinden bahsedilmemekle dava kısmi alacak davasıdır. Rizikonun gerçekleştiği tarih 18/06/2020 olup, dava tarihi itibariyle dava edilen 1.000,00 TL yönünden bu tarihte zamanaşımı kesilmiştir. Ancak, dava edilmeyen kısım yönünden temerrüt (6102 sayılı TTK'nın 1427/2 maddesi uyarınca 04/08/2020 ) ile başlayan 2 yıllık zamanaşımı süresi ıslah tarihi itibariyle dolmuştur. Bu nedenle ıslah edilen kısım yönünden davanın zamanaşımı nedeni ile reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. KARAR : Gerekçesi yukarıda yazılı kararda açıklandığı üzere; 1-Davanın KISMEN KABULÜ ile, 1.000,00 TL ' nin 04/08/2020 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, fazlaya dair istemin reddine, 2-Alınması gereken 427,60 TL karar ve ilam harcının 59,30 TL peşin harç ve 4.178,82 TL ıslah harcından mahsubu ile bakiye kalan 3.810,52 TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacı yana iadesine, 3-Davacı tarafından ödenen 427,60 TL peşin harcın davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, 4-Davacı tarafından bu yargılama nedeni ile ödenen 59,30 TL başvuru harcı ile 9.219,25 TL posta, tebligat ve bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 9.278,55 TL yargılama giderinden davanın kabul ve ret oranına göre hesaplanan 37,76 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiye kalan kısmın davacı üzerinde bırakılmasına, 5-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT gereği hesap olunan 1.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, 6-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'nin 13/3 maddesi uyarınca hesaplanan 1.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya ödenmesine, 7-Gider avansının harcanmayan kısmının karar kesinleştiğinde yatıran tarafa iadesine, 8-6325 Sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği gereğince Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1.320,00 TL arabulucu ücretinin, 5,37 TL'sinin davalıdan, 1.314,63 TL ' sinin davacıdan alınarak Hazine'ye ödenmesine, Dair taraf vekillerinin yüzüne karşı gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren iki haftalık yasal süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.30/01/2024 Katip ... e-imzalıdır Hakim ... e-imzalıdır