İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 1. Asliye Ticaret Mahkemesi

İstanbul 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 2025/322 E. 2026/111 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
İstanbul 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2025/322
Karar No
2026/111
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2025/322 Esas KARAR NO : 2026/111

DAVA : Alacak (Komisyonculuk Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 06/05/2025 KARAR TARİHİ : 13/02/2026

Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Komisyonculuk Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirket ile davalı şirket arasında 20.01.2016 tarihli simsarlık sözleşmesi akdedildiğini, davalı şirkete ait olan markası olan ... .com aracılığı ile konaklama satın alabilmesi konusunda anlaşma yapıldığını, müvekkili tarafından tanzim edilen faturalara konu konaklama ücretinin davalı şirket tarafından tahsil edildiğini, müvekkiline ödenmesi gereken 55.393,42 TL tutarının ödenmediğini, açıklanan nedenlerle; fazlaya ilişkin talep ve hakları saklı kalmak kaydıyla ...,...,...,... nolu faturalar nedeniyle toplam 55.393,42 TL alacağın ticari temerrüt faizi ile birlikte davalıdan alınarak müvekkiline verilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı şirkete yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; taraflar arasındaki sözleşme gereğince komisyon ve komisyon şartlarının belirlendiğini, taraflar arasında cari hesap mutabakatı sağlanmadığını ve muaccel bir borç bulunmadığını, müvekkili şirketin davacıdan komisyon alacağı ve fatura alacağı bulunduğunu, bu alacaklar yönünden takas-mahsup talep edildiğini, açıklanan nedenlerle; davanın reddine, 9620 den az olmamak üzere icra inkar tazminatına, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER VE GEREKÇE Davacının davası, taraflar arasında imzalanan sözleşme uyarınca da dışı kişilere verilen konaklama hizmetinden kaynaklanan fatura bedellerinin ödenmediği iddiasına dayanan alacak davasıdır. Taraflar arasındaki uyuşmazlık, taraflar arasında imzalanan 20/01/2016 tarihli sözleşme uyarınca davacı tarafından davalı adına tanzim edilen faturalardan dolayı davacının davalıdan bir alacağının bulunup bulunmadığı var ise alacak miktarının ne kadar olduğu hususlarından ibarettir. Mahkememizin 10.10.2025 tarihli duruşmasının 4 nolu ara kararında; dosyanın mahkememizce resen seçilecek mali müşavir bilirkişiye tevdi ile tarafların ticari defterleri ile dosyaya celbedilen belgeler incelenmek suretiyle tarafların ticari defterlerinin usule uygun tutulup tutulmadığı sahipleri lehine delil niteliğine haiz olup olmadığı, davacı tarafından tanzim edilen faturaların tarafların defterlerinde kayıtlı olup olmadığı, davalı tarafından varsa tanzim edilen iade faturalarının davacının ticari defterlerinde kayıtlı olup olmadığı, davacının dayanak faturalarının tarafların bağlı oldukları vergi müdürlüklerine beyan edilip edilmediği, tarafların BA-BS formları ve defterleri arasında mutabakat bulunup bulunmadığı, var ise mutabakatsızlık sebebinin ne olduğu, 20/01/2016 tarihli sözleşme ve tarafların ticari defterlerine göre davacının davalıdan dayanak faturalardan dolayı alacağının bulunup bulunmadığı var ise alacak miktarının ne kadar olduğu hususunda rapor tanzim edilmesinin istenilmesine karar verildiği, 03.01.2026 tarihli bilirkişi raporunda özetle; taraflara ait ticari defterlerin usulüne uygun olarak tutulmuş olduğunun anlaşıldığı, dava konusu talep edilen e-faturaların davacı şirket tarafından "Konaklama Hizmeti" açıklaması ile tanzim edilmiş olduğu, fatura borçlusunun davalı şirket olduğu, faturaların davalı şirkete finansotelz.com adresine elektronik ortamda iletilmiş olduğu, söz konusu faturalara karşı yasal süre içerisinde davalı tarafından yapılan herhangi bir itiraza dosya kapsamında rastlanılmadığı, davacı şirket tarafından 2024 yılında düzenlenen faturalar için BA-BS formlarında taraflarca mutabakat sağlanmış olduğu ve faturaların vergi dairesi sisteminde kayıtlı olduğu, taraflar arasında 20.01.2016 tarihinde imzalanan sözleşme konusuna istinaden, davacı şirket tarafından tanzim edilen toplam tutarı 55.393,42- TL olan faturaların tarafların ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, davalı şirketin ticari defter kayıtlarında; 06.05.2025 dava tarihi itibarıyla davacı şirketin davalıdan 55.393,39 TL alacaklı durumda olduğu, davacının, dava konusu faturalardan dolayı davalıdan dava tarihi itibarıyla 55.393,42 TL alacağı bulunduğu yönünde görüş bildirmiştir. 6102 sayılı TTK'nun 21/2 maddesinde "Bir fatura alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde, faturanın içeriği hakkında bir itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılır." hükmü yer almaktadır. Yargıtay 23. Hukuk Dairesinin 08/02/2016 tarihli 2015/4521 E. 2016/549 K. sayılı ilamı; "...Faturaların borçluya tebliğ edilip edilmediği, itiraza uğrayıp uğramadığı belirlenmeli, faturaların tebliğ edilmiş ve 8 günlük itiraz süresi içerisinde itiraz edilmemiş olduğunun tespiti halinde faturaların içeriğinin sözleşmeye uygun olduğunun alacaklı tarafça kanıtlanmış olduğu ve sadece fatura içeriğinin kesinleştiği, bunun aksinin yani faturaların içeriğinin sözleşmeye uygun olmadığının ve kesinleşmediğinin kanıt yükünün bu kez borçluya geçtiği kabul edilmelidir. Faturaların tebliğ edildiğinin alacaklı tarafça kanıtlanamaması ya da kanıtlanıp da süresinde iade edildiğinin borçlu tarafça kanıtlanması halinde, borçlu taraf alacaklının hizmet vermediğini savunmakta ise, faturaya konu hizmetin verildiğinin alacaklı tarafça kanıtlanması; borçlunun faturaları tebliğ alıp süresinden sonra iade etmesi halinde de faturanın alacaklı tarafça gönderilmesi şeklindeki icabı, borçlunun (faturayı defterine kaydetmemek ve hizmet almadığını savunmak suretiyle), kabul etmemesi ya da borçlunun faturayı kendi defterine kaydetmekle birlikte süresinde itiraz ve iade etmesi halinde hizmetin verildiğini yine alacaklının kanıtlaması gerekeceğinden, bu doğrultuda alacaklının delillerinin toplanıp değerlendirilmesi, şayet borçlunun faturaları kendi defterlerine kaydetmesi (faturaları deftere kayıt öncesinde ya da sonrasında süresi geçtikten sonra itiraz ve iade etmiş olması) halinde alacaklının (hizmet vermiş olsun ya da olmasın) HMK'nın 222. (6762 sayılı TTK'nın 84. ve 85.) maddesi uyarınca alacağını ispatladığının kabul edilmesi gerektiği gözetilmelidir.." şeklindedir. Yargıtay 23. Hukuk Dairesinin 10/02/2016 tarihli 2015/4576 E. 2016/621 K. sayılı, Yargıtay 23. Hukuk Dairesinin 08/02/2016 tarihli 2015/5485 E. 2016/550 K. sayılı, Yargıtay 23. Hukuk Dairesinin 09/12/2015 tarihli 2015/2467 E. 2015/7975 K. sayılı, Yargıtay 23. Hukuk Dairesinin 11/01/2016 tarihli 2015/4473 E. 2016/19 K. sayılı ilamları da aynı mahiyettedir.(İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 45. Hukuk Dairesi 2020/625 Esas 2022/262 Karar) Yapılan yargılama, toplanan deliller, alınan bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davaya dayanak faturaların tarafların ticari defterlerinde kayıtlı olduğu ve taraflarca bağlı oldukları vergi müdürlüklerine BA BS formlarında beyan edildiği, eş deyişle davaya dayanak faturaların davalının kabulünde olduğu ve davacının davalıdan 55.393,39 TL alacaklı olduğu hususunda taraların ticri defterleri arasında mutabakat olduğu, davalı tarafından borcun ödendiğine dair dosyaya bir delil sunulmadığı anlaşılmakla davacının davasının kabulüne karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM/ Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere; Davacının davasının KABULÜNE, 55.393,39 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince kabul edilen miktar üzerinden hesaplanan 3.783,92- TL nispi karar harcının, 945,99-TL peşin harçtan mahsubu ile noksan kalan 2837,93-TL harcın davalıdan alınarak hazineye irad kaydına, Davacı lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince kabul edilen miktar üzerinden hesaplanan 45.000,00-TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, Davacı tarafından yapılan toplam 6.210,00-TL yargılama gideri ile 945,99-TL peşin harç, 615,40-TL başvuru harcı toplamı 7771,39-TL'nin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu m.18/A gereğince Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 4.600,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, tahsilat ve gereği için Mahkeme Yazı İşleri Müdürlüğünce ilgili vergi dairesine müzekkere yazılmasına, Davacı tarafından yatırılan bakiye gider avansının kararın kesinleşmesi üzerine davacıya iadesine, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı dava vekilinin yokluğunda gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren iki haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi'nde İSTİNAF yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup anlatıldı. 13/02/2026

KATİP ¸e-imzalıdır

HAKİM ¸e-imzalıdır

Atıf: İstanbul 1. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2025/322, K. 2026/111, T. 13.02.2026, www.arakarar.com/karar/istanbul-1-asliye-ticaret-mahkemesi-2025-322-e-2026-111-k-a3360a494309