İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
İstanbul 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/532 E. 2024/975 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İstanbul 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2024/532
- Karar No
- 2024/975
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO:2024/532 Esas KARAR NO :2024/975 DAVA:Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ:28/08/2024 KARAR TARİHİ:17/12/2024 Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA/ Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 01/07/2021 tarihinde plakası ve sürücüsü tespit edilemeyen aracın kusuru sonucu meydana gelen trafik kazasında yaya olan müvekkilinin yaralandığını, meydana gelen kaza sonrasında Sigortacılık Kanunu'nun 14/2-b maddesi uyarınca güvence hesabı tarafından müvekkilinin maluliyeti söz konusu olduğundan ortaya çıkan maddi zararlarının tazmini için ödeme yapılmasının gerektiğini, talihsiz kaza sonucunda vücut fonksiyonlarının önemli bir kısmında kayba uğrayan müvekkili için daha zor hale gelen yaşam koşulları karşısında yapılacak olan ödemenin müvekkili için önem arz ettiğini, dava şartı olan arabuluculuk yoluna gidildiğini, anlaşma sağlanamadığını, müvekkilinin trafik kazasının meydana getirdiği olumsuz etkilerden dolayı iş gücü kaybı ve ayrıca kazadan sonra çalışamamasından dolayı maddi kazanç kaybına uğradığını, bunun yanısıra müvekkilinin maluliyetinin bundan sonra yapacağı işlerin başkalarına nazaran çok daha fazla zaman ve emek harcayarak yapmasına neden olacak ağırlıkta olduğunu, tüm bu nedenlerle fazlaya ilişkin her türlü talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla söz konusu kazanın müvekkilinin vücut fonksiyonlarını kaybederek maluliyetine sebebiyet verdiğinden davalı sigorta şirketinin ödemekle sorumlu olduğu maddi tazminat miktarının 50-TL sürekli iş göremezlik tazminatı, 50-TL geçici bakıcı gideri tazminatı, 50-TL geçici iş göremezlik tazminatı ve 50-TL tedavi gideri olmak üzere şimdilik toplam 200-TL'sinin, davalıya başvurdukları tarihin 8. İş gününden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, yargılama giderleri ve avukatlık ücretinin karşı taraftan tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. SAVUNMA/ Davalı vekili tarafından sunulan cevap dilekçesinde özetle; davanın zamanaşımı nedeniyle reddinin gerektiğini, gerçekleştiği belirtilen kaza tarihi ve dava tarihi dikkate alınarak dava konusu taleplerin zaman aşımına uğradığının görüldüğünü, zaman aşımına uğrayan davanın reddini talep ettiklerini, plakası tespit edilemeyen aracın varlığı ve kazaya neden olduğu ispatlanamadığından davanın pasif husumet yokluğundan reddinin gerektiğini, KTK madde 97 ve 99 gereği dava şartı yokluğundan davanın usulden reddinin gerektiğini, ispat yükümlülüğünün yerine getirilmediği gibi müvekkili kuruma başvuru sırasında yönetmeliğe uygun sağlık kurulu raporu da sunulmadan dava yoluna gidildiğini, davacının davadan önceki başvuruda, kazaya tespit edilemeyen aracın kusuru ile neden olduğunun ispatlamış olmasının zorunlu olduğunu, davacının iddialarının ispata muhtaç olduğunu, olayda müvekkili kurumun sorumluluğunu gerektirir bir olgunun olmadığını, davacının iddia ettiği kalıcı maluliyet oranının tespiti için sağlık kurulu raporunun alınması gerektiğini, Sosyal Güvenlik Kurumu ile ilgili emeklilik kurum ve kuruluşlarına müzekkere yazılarak davacıya ödenen bir tazminat ya da bağlanan bir ödenek olup olmadığının sorulması gerektiğini, cevaba göre müvekkilinin sorumluluğunda olacak tutardan mahsup edilmesi gerektiğini, Tazminat hesaplamasının TRH Yaşam tablosu ve %1,65 teknik faiz dikkate alınarak sicile kayıtlı aktüer bilirkişi tarafından yapılmasının gerektiğini, Geçici iş göremezlik ve geçici bakıcı gideri tazminatından müvekkili kurumun sorumluluğunun bulunmadığını, tedavi gideri zararından müvekkili kurumun sorumluluğunun bulunmadığını, hesaplanan tazminattan en az %20 müterafik kusur indirimine gidilmesinin gerektiğini, kaza sırasında geçerli bir sürücü belgesi bulunmadığının ifade tutanakları ile sabit olduğunu, aksinin ispatının davacının üzerinde olduğunu, ehliyet ibraz edilemediğini, bununla birlikte yaralanmanın boyutu dikkate alındığında koruyucu ekipman kullanılmadığının açık olduğunu, davadan önce yapılan başvuruda müvekkilinin sorumluluğunun ispat edilememiş ve mevzuata uygun sağlık kurulu raporunun sunulmadığını, mevcut koşullarda davacının talebinin değerlendirilmesi mümkün olmadığını, bu nedenle dava açılmasına sebep olunmaması nedeniyle temerrüt gerçekleşmediğini ayrıca müvekkili kurumun yargılama giderleri ve avukatlık ücretinden sorumluluğunun bulunmadığını, tüm bu nedenlerle öncelikle pasif husumet yokluğundan ve başvuru şartlarının oluşmaması nedeniyle dava şartı yokluğundan usulden reddine, aksi kanaat halinde ise cevap dilekçesindeki diğer nedenlerle ve ispatlanamayan davanın esastan reddine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı taraf üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER VE GEREKÇE/ Davacının davası davalı Güvence hesabına karşı yaralamalı trafik kazasına dayanan iş göremezlik nedeniyle maddi tazminat davasıdır. Uyuşmazlığın, 01/07/2021 tarihinde plakası ve sürücüsü tespit edilemeyen aracın karıştığı iddia olunan trafik kazası nedeniyle yaralandığı belirtilen davacının cismani zarar nedeniyle davalıdan tazminat istemine ilişkin hususlardan kaynaklandığı görüldü. Dosyaya celp edilen, dava konusu trafik kazasına ilişkin başlatılan ... Cumhuriyet Başsavcılığı'nın ... sayılı soruşturma dosyasının incelenmesinde, mağdur ...'in kendisine çarpan kişinin ... olduğunu düşünse de; mağduru hastaneye götüren aracın ...'na ait ... pakalı araç olduğu ve bu aracın markası ile mağdurun kendisine çarptığını iddia ettiği araç markası ile uyuşmadığı görülmekle, bu sebeple şüphelinin suçu işlediğini gösterir dava açmaya yeter, her türlü şüpheden uzak, kesin inandırıcı somut kanıt ve emare bulunmadığı, tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde yeni bir delilin ortaya çıkması halinde yeniden soruşturma başlatılabileceği de göz önüne alınarak, 5271 sayılı CMK'nın 172 ve devamı maddeleri gereğince kararın tebliğinden itibaren 15 günlük yasal süre içerisinde ... Sulh Ceza Hakimliğine itiraz yolu açık olmak üzere olay hakkında kamu adına kovuşturmaya yer olmadığına, dair karar verildiği görülmüştür. Dava dilekçesi ekinde ve savcılık soruşturma dosyasında olay günü tanzim edilen herhangi bir kolluk tutanağına rastlanmamıştır. Dava dosyasında davacının ne şekilde yaralandığına ilişkin, davacının anlatımındaki soyut ve dayanaksız beyanı dışında bilgi ve sunulmuş delil bulunmamaktadır. Her ne kadar dava dilekçesi ekinde davacının yaralanması nedeniyle gördüğü tedavilere ilişkin bir kısım tedavi belgeleri dosyaya sunulmuş ise de, "Sigorta kapsamında kalan rizikonun gerçekleştiğini" ispat yükü davacıdadır. Sigortacı üzerindeki ispat yükü ise gerçekleşen rizikonun teminat dışında kaldığına ilişkindir. Buna göre öncelikle davacı, sigorta kapsamında kalan rizikonun gerçekleştiğini ispat etmelidir. Başka bir deyişle davacının yaralanmasının, plakası tespit edilemeyen bir aracın kusurundan kaynaklanan kazadan dolayı gerçekleştiği ya da olayda plakası tespit edilemeyen bir aracın varlığı davacı tarafça ispatlanamamıştır.( İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 40. Hukuk Dairesi 2019/1469 Esas 2020/4410 Karar sayılı ilamı) Yapılan yargılama, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre, davacının dava dilekçesinde iddia ettiği şekilde meydana gelen trafik kazası nedeniyle yaralandığına dair dosyaya herhangi bir delil sunulmadığı, iddia edilen olaya ilişkin herhangi bir kolluk tutanağı düzenlenmediği anlaşılmakla davacının sübut bulmayan davasının reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın REDDİNE, 2-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince alınması gereken 427,60-TL karar harcı peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına, 3-Davalı lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince red edilen miktar üzerinden hesaplanan 200,00-TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine, 4-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına, 5-Taraflarca yatırılan bakiye gider avansının kararın kesinleşmesi halinde yatırana iadesine, 6-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu m.18/A gereğince Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 3.600,00 TL arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına, tahsilat ve gereği için Mahkeme Yazı İşleri Müdürlüğünce ilgili vergi dairesine müzekkere yazılmasına, Dair davacı vekilinin yüzüne karşı, mahkememiz gerekçeli kararının HMK 345 maddesi gereğince taraflara tebliği tarihinden itibaren 2 hafta içerisinde mahkememize veya mahkememize gönderilmek üzere başka yer mahkemesine dilekçe verilmek ve istinaf harcı ile gerekli giderlerin tamamı ödenmek suretiyle, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi İlgili Hukuk Dairesince incelenebilmesi için tarafların istinaf yoluna başvuru hakkı açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup anlatıldı. 17/12/2024 Katip ... e-imzalıdır Hakim ... e-imzalıdır