İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
İstanbul 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 2021/267 E. 2024/866 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İstanbul 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2021/267
- Karar No
- 2024/866
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2021/267 KARAR NO : 2024/866 DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) DAVA TARİHİ : 13/04/2021 KARAR TARİHİ : 22/11/2024 Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: (I) TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: (1) Davacı Tarafın İddialarının Özeti: Asıl davada davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkillerin murisi ...; 17.09.2020 tarihinde, davalı sigorta tarafından sigorta ettirilen ... plakalı aracın sürücüsü maliki davalı ...'un sebebiyet verdiği kazada hayatını kaybettiğini, ...'un hakimiyetinde bulunan ... plakalı araç, zorunlu mali mesuliyet sigortası kapsamında davalı ... Sigorta A.Ş. tarafından sigortalandığını, davalı ... hakkında ... 10. Asliye Ceza Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyasında ceza davası devam ettiğini, müvekkillerinin murisi ... serbest çalıştığını, ölüm olgusu çerçevesinde müvekkillerinin varis/destek alan sıfatıyla maddi düzlemede esaslı oranda zarar ve ziyana düştüğünü, müvekkillerin hakkında kaza sebebiyle desteğin kaybından doğan esaslı zarar ve ziyan husule geldiğini, kazanın meydana gelmesinden sonra davalı sigorta şirketine yapılan müracaat neticesinde ... numaralı hasar dosyası kapsamında müvekkillerine kısmi ödeme yapıldığını, Adalet Komisyonu ... Arabulucuk Bürosu'nun ..., ..., ..., ... sayılı dosyalarıyla bakiye alacağımız davalı sigortadan talep edilmiş ise de; müspet bir cevap alınabilmiş olmadığını, müvekkillerinin ömür boyunca müteveffanın desteğini alacağını kuşkusuz olduğunu, davalı ...'un tam kusurlu olduğu kazada davalı sigortaca ödenen miktar müvekkillerinin zararını karşılamaktan çok uzak olduğunu, tensiple birlikte ... 10. Asliye Ceza Mahkemesi'nin ... Esas Sayılı dosyasının celbiyle birlikte duruşma günü beklenmeksizin dosyanın Adli Tıp Kurumuna gönderilerek kusur raporu alınmasına, davalı ...'un adına kayıtlı ... plakalı araç ve başkaca tespit edilecek taşınır taşınmaz malları ile bankalardaki ve üçüncü kişilerdeki hak ve alacakları üzerine ihtiyati tedbir konulmasına, müvekkilleri cenaze, nakil, defin ve taziye harcamaları için toplam 25.000 TL.nin olay tarihinden işleyecek en yüksek reeskont faizi ile birlikle davalılardan tahsiline, müvekkili ... için 150.000 TL. ... için 150.000 TL. ... için 100.000 TL. ve ... için 100.000 TL. olmak üzere toplam 500.000 TL. manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek en yüksek reeskont faizi ile (davalı sigorta hariç, davalı ... aleyhine) tahsiline, fazlaya dair hakları saklı kalmak üzere şimdilik ... için 1.000 TL., ... için 1.000 TL., ... için 1.000 TL. ve ... için 1.000 TL. olmak üzere toplam 4.000 TL. destekten yoksun kalma tazminatına kaza tarihinden itibaren işleyecek en yüksek reeskont faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, olay tarihinden itibaren işleyecek en yüksek reeskont faizi ile birlikte destekten yoksun kalma tazminatı ve defin giderleri alacağından davalıların müştereken ve müteselsilen sorumlu tutulmasına, ve davalı sigortanın tarafımıza ödemiş olduğu kısmi ödemenin alacaklarının mahsubuna, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Birleşen dosyada davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ... 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin ...sayılı dosyasıyla davalılar aleyhine ikame ettikleri dava ile mahkeme dosyasıyla görülecek olan dava arasında hukuki ve fiili irtibat bulunduğundan dava konusu ve taraflarının aynı olması hasebiyle usul ekonomisi açısında mahkemeniz dosyasının ... 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin ... sayılı dosyasıyla birleştirilmesine davanın ... 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2021/267 sayılı dosyası üzerinden devam edilmesine karar verilmesini, müvekkilinin kızı ... 17.09.2020 tarihinde, davalı sigorta tarafından sigorta ettirilen ... plakalı aracın sürücüsü maliki davalı ...'un sebebiyet verdiği kazada hayatını kaybettiğini, ...'un hakimiyetinde bulunan ... plakalı araç, zorunlu mali mesuliyet sigortası kapsamında davalı ... Sigorta A.Ş. tarafından sigortalandığını, davalı ... hakkında ... 10. Asliye Ceza Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyasıyla yapılan muhakeme neticesinde davalının tecziyesi yönünde karar verildiğini, müvekkilinin kızı ... serbest çalıştığını, ölüm olgusu çerçevesinde, müvekkilinin varis/destek alan sıfatıyla maddi düzlemede esaslı oranda zarar ve ziyana düştüğünü, müvekkili hakkında kaza sebebiyle desteğin kaybından doğan esaslı zarar ve ziyan husule geldiğini, kazanın meydana gelmesinden sonra davalı sigorta şirketine yapılan müracaat neticesinde... numaralı hasar dosyası kapsamında müvekkillerine kısmi ödeme yapıldığını, Adalet Komisyonu ... Arabulucuk Bürosu'nun ... sayılı dosyalarıyla bakiye alacağının davalı sigortadan talep edildiğini, müspet bir cevap alınamadığını, müvekkilinin ömür boyunca müteveffanın desteğini alacağının kuşkusuz olduğunu, davalı ...'un tam kusurlu olduğu kazada davalı sigortaca ödenen miktar müvekkilin zararını karşılamaktan çok uzak olduğunu, mahkemeniz dosyasının ... 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin ...sayılı dosyasıyla birleştirilmesine davanın ... 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin ... sayılı dosyası üzerinden devam edilmesine karar verilmesini, tensiple birlikte ... 10. Asliye Ceza Mahkemesi'nin ... Esas Sayılı dosyasının celbiyle birlikte duruşma günü beklenmeksizin dosyanın Adli Tıp Kurumuna gönderilerek kusur raporu alınmasına, davalı ...'un adına kayıtlı ... plakalı araç ve başkaca tespit edilecek taşınır taşınmaz malları ile bankalardaki ve üçüncü kişilerdeki hak ve alacakları üzerine ihtiyati tedbir konulmasına, müvekkili ... için 50.000 TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek en yüksek reeskont faizi ile (davalı sigorta hariç, davalı ... aleyhine) tahsiline, fazlaya dair hakları saklı kalmak üzere şimdilik müvekkili ... için (sigorta tarafından yapılan kısmı ödeme mahsup edildikten sonra bakiye) 1.000 TL destekten yoksun kalma tazminatına kaza tarihinden itibaren işleyecek en yüksek reeskont faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, olay tarihinden itibaren işleyecek en yüksek reeskont faizi ile birlikte destekten yoksun kalma tazminatı ve defin giderleri alacağından davalıların müştereken ve müteselsilen sorumlu tutulmasına, ve davalı sigortanın taraflarına ödemiş olduğu kısmi ödemenin alacağının mahsubuna, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. (2) Davalı Tarafın Savunmalarının Özeti: Asıl davada davalı ... Sigorta Anonim Şirketi vekili cevap dilekçesinde özetle; 17.09.2020 tarihinde, davacılar destekçisinin ölmesine neden olduğu iddia edilen ... plakalı araç, müvekkili şirket nezdindeki ... nolu ZMMS Trafik Poliçesi ile sigortalı olduğunu, kabul anlamına gelmemekle beraber söz konusu poliçeye göre teminatı sakatlanma ya da ölüm halinde şahıs başına azami 390.000,00 TL maddi tazminat ile sınırlı olduğunu, ancak bu otomatikman her olayda ödenmesi gereken bir meblağ olmadığını, gerçek zarar ve trafik sigortalının kazanın meydana gelmesindeki kusur miktarına göre tazminat meblağı belirleneceğini, müvekkili şirketin poliçelerden kaynaklanan sorumluluğu azami teminat limiti dâhilinde gerçek zarar ve sigortalı araç sürücüsünün kusur oranı ile sınırlı olduğunu, trafik tutanağında ve diğer adli safahatlardaki sigortalı araç sürücüsüne atfedilen kusur oranını kesinlikle kabul etmediklerini, uyuşmazlık konusu trafik kazasındaki tarafların gerçek kusuru, ATK Trafik İhtisas Dairesi'nden alınacak bilirkişi raporu ile belirlenmesi gerektiğini, dava konusu trafik kazası nedeniyle, davacılara müvekkili şirket tarafından aktüerya hesabı doğrultusunda ödeme yapıldığını, davacılara (veya vekillerine) 12.11.2020 tarihinde 259.077,16 TL 03.05.2021 tarihinde ise 33.108,67 TL olmak üzere, toplam 292.185,83 TL destekten yoksun kalma tazminatı müvekkili şirketçe ödendiğini, bu nedenle 2918 sayılı KTK.nun 111/2 maddesi hükmü uyarınca açılan işbu davayı kabul etmediklerini, müvekkili şirket, ZMMS kapsamında davacılara ödemesi gereken tazminatı ödediğini, böylece yükümlüğü son bulduğunu, ancak asla davayı kabul anlamına gelmemekle birlikte, müvekkil şirketin bakiye bir sorumluluğu doğacaksa bile bu sorumluluk, sigortalı araç sürücüsünün kusur oranına göre ve münhasıran azami poliçe limiti ile sınırlı olacağını, davayı kabul anlamına gelmemekle birlikte müvekkil şirketin dava konusu kaza nedeniyle herhangi bir hukuki sorumluluğu doğacaksa bile bu sorumluluk, sigortalı araç sürücüsünün kusur oranına göre ve münhasıran azami poliçe limiti ile sınırlı olacağını, yapılacak yargılama neticesinde davacının haklı olduğu, desteğin ölümü nedeniyle maddi tazminat ödenilmesi ihtimalinin doğması halinde, bu tazminatın nasıl hesap edileceği, Resmi Gazete'de yayımlanarak 01.06.2015 tarihinde yürürlüğe giren yeni Karayolları Motorlu Araçları ZMMS Trafik Poliçesi Genel Şartlarının "Ek:2- Destekten Yoksun Kalma Tazminatı Hesaplaması" yan başlığı altında belirlendiğini, T.C. Hazine Müsteşarlığınca hazırlanarak Resmi Gazetede yayımlanan ve tebliğ niteliğinde olup yasal mevzuatının bir parçası olan söz konusu genel şartname bağlayıcı olduğunu, yürürlük tarihinden sonraki olaylara uygulanacağını, bu nedenle, hesap bilirkişisinin anılan genel şartlar uyarınca bir hesaplama yapması yasal zorunluluk olduğunu, yani alışılagelmiş bir aktüerya hesabı değil, ölüm tablosu olarak TRH 2010; iskonto oranı (teknik faiz) ise %1,8 olarak dikkate alınması gerektiğini, öte yandan sigortalı araç sürücüsünün, kaza günü kullandığı aracın sınıfına uygun yeterli ehliyete sahip olmamasının, istiap haddi, ağır kusurlu ya da alkollü olduğunun dava sırasında saptanması halinde, gerekli ihbar ve rücu haklarının saklı olduğunu, böyle bir durumun tespiti halinde ödenecek tazminatın ZMMS Genel Şartları uyarınca davacıya rücu edilmesi ihtimalinin doğması durumunda davanın reddi gerekeceğini, manevi tazminat talepleri, 2918 Sayılı KTK.nun m.92/1-f bendi uyarınca ZMMS (Trafik Poliçesi) teminatı dışında olduğunu, Yine, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk (Trafik) Sigortası Genel Şartları Tebliğinin A.6-f maddesi uyarınca, trafik poliçesinin teminatı dışında olduğunu, bu nedenle, davacıların müvekkili sigorta şirketinden talep ettikleri manevi tazminat istemlerinin müvekkili şirket yönünden reddine karar verilmesi gerektiğini, davanın reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yüklenmesine karar verilmesini savunmuştur. Asıl davada davalı ... cevap dilekçesinde özetle; davacının davasını kabul etmediklerini, müvekkilinin dava konusu kazada bir kusuru olmadığını, kusura ilişkin raporları kabul etmediklerini, dosyanın bu kapsamda yeniden rapora gönderilmesini talep ettiklerini, ayrıca müvekkiline duruşma günü tebliğ edilmeden ön inceleme yapıldığını, rapor alındığından yeniden ön inceleme duruşması yapılarak itirazları doğrultusunda tekrar rapor alınmasını talep ettiklerini, müteveffanın kazının oluşumunda önemli derecede kurusu olduğunu, bahse konu kazanın olduğu yere çift reşitli orda refüjü olan işlek bir cadde olduğunu, müteveffanın ise bu yoğun caddeye kontrolsüz bir şekilde girerek kazanın oluşmasına sebep olduğunu, müvekkilinin durumu, kazazedenin ani hareketi nedeniyle onu fark etmesi mümkün olmadığını, bu nedenle müvekkilinin herhangi bir kusuru olmadığını, ceza dosyasında dinlenen tanıklardan ... müteveffanın eşi olarak olay yerinde müvekkilinin aracını gördüğünü ve yavaşlatmak için el işareti yaptığını belirttiğini, yani müvekkilinin aracı aniden çıkmış olmadığını, yayalar tarafından geldiği görüldüğünü, ancak müteveffa dikkatsiz ve tedbirsiz bir şekilde yola çıktığı için araca göremediğini, bu nedenle kaza meydana geldiğini, arz ve izah edilen sebepler ile müvekkili bahse konu kaza nedeniyle bir kusur izaf edilmesi mümkün olmadığını, bu durum dikkate alınarak davanın tümden reddini talep ettiklerini, mahkeme aksi kanaatte ise kabul anlamına gelmemek kaydıyla, öncelikle maddi tazminat için davacıların talepleri afaki olup bu hususta yapılacak hesaplamaya dair rapor geldikten sonra bir değerlendirme yapılması gerektiğini, manevi tazminat açısından davacının talebi 500 000,00 TL olduğunu, manevi tazminat olarak bu bedelin talep edilmesini iyi niyetli olarak görmediklerini, müvekkilinin emekli bir insan olduğunu, bu bedeli ödemesi mümkün olmadığını, böyle bir bedelin ödenmesi müvekkili fakirleştireceği gibi davacıları da zenginleştireceğini, bu durum manevi tazminatın mantığına hukuki vasfına aykırı bir durum oluşturacağını, bu nedenle manevi tazminat taleplerinin de reddi gerektiğini, arz ve izah edilen sebeplerden dolayı davanın reddine karar verilmesini vekalet ücreti ve yargılama giderlerinin davacıya tahmiline karar verilmesini savunmuştur. Birleşen davada davalı ... Sigorta Anonim Şirketi vekili cevap dilekçesinde özetle; 17.09.2020 tarihinde, davacılar destekçisinin ölmesine neden olduğu iddia edilen ... plakalı araç, müvekkili şirket nezdindeki ... nolu ZMMS Trafik Poliçesi ile sigortalı olduğunu, kabul anlamına gelmemekle beraber söz konusu poliçeye göre teminatı sakatlanma ya da ölüm halinde şahıs başına azami 390.000,00 TL maddi tazminat ile sınırlı olduğunu, ancak bu otomatikman her olayda ödenmesi gereken bir meblağ olmadığını, gerçek zarar ve trafik sigortalının kazanın meydana gelmesindeki kusur miktarına göre tazminat meblağı belirleneceğini, müvekkili şirketin poliçelerden kaynaklanan sorumluluğu azami teminat limiti dâhilinde gerçek zarar ve sigortalı araç sürücüsünün kusur oranı ile sınırlı olduğunu, trafik tutanağında ve diğer adli safahatlardaki sigortalı araç sürücüsüne atfedilen kusur oranını kesinlikle kabul etmediklerini, uyuşmazlık konusu trafik kazasındaki tarafların gerçek kusuru, ATK Trafik İhtisas Dairesi'nden alınacak bilirkişi raporu ile belirlenmesi gerektiğini, dava konusu trafik kazası nedeniyle, davacılara müvekkili şirket tarafından aktüerya hesabı doğrultusunda ödeme yapıldığını, 03.05.2021 tarihinde ise 33.108,67 TL destekten yoksun kalma tazminatı, müvekkili şirketçe ödendiğini, bu nedenle 2918 sayılı KTK.nun 111/2 maddesi hükmü uyarınca açılan işbu davayı kabul etmediklerini, müvekkili şirket, ZMMS kapsamında davacılara ödemesi gereken tazminatı ödediğini, böylece yükümlüğü son bulduğunu, ancak asla davayı kabul anlamına gelmemekle birlikte, müvekkil şirketin bakiye bir sorumluluğu doğacaksa bile bu sorumluluk, sigortalı araç sürücüsünün kusur oranına göre ve münhasıran azami poliçe limiti ile sınırlı olacağını, davayı kabul anlamına gelmemekle birlikte müvekkil şirketin dava konusu kaza nedeniyle herhangi bir hukuki sorumluluğu doğacaksa bile bu sorumluluk, sigortalı araç sürücüsünün kusur oranına göre ve münhasıran azami poliçe limiti ile sınırlı olacağını, yapılacak yargılama neticesinde davacının haklı olduğu, desteğin ölümü nedeniyle maddi tazminat ödenilmesi ihtimalinin doğması halinde, bu tazminatın nasıl hesap edileceği, Resmi Gazete'de yayımlanarak 01.06.2015 tarihinde yürürlüğe giren yeni Karayolları Motorlu Araçları ZMMS Trafik Poliçesi Genel Şartlarının "Ek:2- Destekten Yoksun Kalma Tazminatı Hesaplaması" yan başlığı altında belirlendiğini, T.C. Hazine Müsteşarlığınca hazırlanarak Resmi Gazetede yayımlanan ve tebliğ niteliğinde olup yasal mevzuatının bir parçası olan söz konusu genel şartname bağlayıcı olduğunu, yürürlük tarihinden sonraki olaylara uygulanacağını, bu nedenle, hesap bilirkişisinin anılan genel şartlar uyarınca bir hesaplama yapması yasal zorunluluk olduğunu, yani alışılagelmiş bir aktüerya hesabı değil, ölüm tablosu olarak TRH 2010; iskonto oranı (teknik faiz) ise %1,8 olarak dikkate alınması gerektiğini, öte yandan sigortalı araç sürücüsünün, kaza günü kullandığı aracın sınıfına uygun yeterli ehliyete sahip olmamasının, istiap haddi, ağır kusurlu ya da alkollü olduğunun dava sırasında saptanması halinde, gerekli ihbar ve rücu haklarının saklı olduğunu, böyle bir durumun tespiti halinde ödenecek tazminatın ZMMS Genel Şartları uyarınca davacıya rücu edilmesi ihtimalinin doğması durumunda davanın reddi gerekeceğini, manevi tazminat talepleri, 2918 Sayılı KTK.nun m.92/1-f bendi uyarınca ZMMS (Trafik Poliçesi) teminatı dışında olduğunu, Yine, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk (Trafik) Sigortası Genel Şartları Tebliğinin A.6-f maddesi uyarınca, trafik poliçesinin teminatı dışında olduğunu, bu nedenle, davacıların müvekkili sigorta şirketinden talep ettikleri manevi tazminat istemlerinin müvekkili şirket yönünden reddine karar verilmesi gerektiğini, davanın reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yüklenmesine karar verilmesini savunmuştur. Birleşen davada davalı ... cevap dilekçesinde özetle; davacının davasını kabul etmediklerini, müvekkilinin dava konusu olayda kusuru olmadığını, kusura ilişkin raporları kabul etmediklerini, müteveffanın kazanın oluşumunda önemli derecede kusuru olduğunu, bahse konu kazanın olduğu yer işlek bir cadde olduğunu, müteveffa söz konusu caddeye kontrolsüz bir şekilde girerek kazanın oluşumuna sebebiyet verdiğini, müvekkilinin durumu, kazazedenin ani hareketi nedeniyle onu fark etmesi mümkün olmadığını, bu nedenle müvekkilinin herhangi bir kusuru olmadığını, ceza dosyasında dinlenilen tanıklardan ... müteveffanın eşi olarak olay yerinde müvekkilinin aracını gördüğünü ve yavaşlatmak için el işareti yaptığını belirttiğini, buradan da anlaşılacağı üzere müvekkilinin aracı ani bir şekilde ortaya çıkmadığını, yayalar müvekkilinin aracının geldiğini gördüğünü, müteveffa dikkatsiz ve özensiz davranmış olduğundan müvekkilinin aracını göremediğini, söz konusu kaza meydana geldiğini, bu nedenle de müvekkiline hiçbir kusur izafe edilemeyeceğini, davacı ... ölümü nedeniyle destek yoksun kaldığını iddia ettiğini, destekten yoksun kalma tazminatı, ölenin destek verdiği kişilerin hayatlarının ölüm nedeniyle kötüleşmemesi için kabul edilmiş bir maddi tazminat türü olduğunu, bu tazminatın amacı, destekten yoksun kalanların desteğin ölümünden önceki yaşamlarındaki sosyal ve ekonomik durumlarının korunması esasına dayandığını, destekten yoksun kalma tazminatına hükmedilebilmesi için öncelikle, ölen ile destekten yoksun kalan arasında maddi yönden düzenli ve eylemli bir yardımın varlığı gerektiğini, verilen desteğin yaşarken başlamış olmasının esas olduğunu, destek sayılabilmek için yardımın eylemli olması ve ölümden sonra da düzenli bir biçimde devam edeceğinin anlaşılması gerektiğini, destek yoksun kalma tazminatında aranan şartlar göz önüne alındığında, davacının ikamet adresinin ... iken, ...’ın ikamet adresinin ise ...olduğu görüldüğünü, adreslerden de anlaşılacağı üzere davacı ile ...’ın adresleri örtüşmediğini, ayrıca trafik kazasında ölüm meydana geldiğinde ölen evliyse eşi ve çocuklarına, destek verdiği karine olarak kabul edildiğini, bu sebeple ... evli olduğundan ve çocukları da bulunduğundan davacı annesi bu karineden de yararlanamayacağını, dolayısıyla davacının destekten yoksun kaldığı iddiası mesnetsiz ve yersiz olduğunu, müvekkili yönünden davacı lehine destekten yoksun kalma tazminatına hükmedilmesi hukuka aykırı olacağını, bu yüzden de davanın reddi gerektiğini, davacının dava dilekçesinde sunduğu ve daha önceden bilirkişilerce hesaplanan kusur hesaplamalarını kabul etmediklerini, manevi tazminatın zenginleşme amacı olmaması gerektiğini, manevi tazminatın amacı olay nedeniyle duyulan acı ve elemin kısmen de olsa giderilmesi gerektiğini, davacının kızının ölüm sebebiyle uğramış olduğu manevi kayıpları gerekçe göstererek talep etmiş olduğu tazminat miktarı, müvekkili kusurlu olmadığı için yersizdir ve fahiş miktarda yüksek olduğunu, arz ve izah olunan sebeplerle davacının ihtiyati tedbir talebinin, destekten yoksun kalma tazminat istemi ve manevi tazminat talebinin reddi ile birlikte davanın reddine karar verilmesini, ayrıca yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini savunmuştur. (II) ÇEKİŞMELİ VAKIALAR HAKKINDA TOPLANAN DELİLLER: 1-... Büyükşehir Belediye Başkanlığından gelen 2020 yılı mezar yeri ücret tarifesi, 2-... Sigorta A.Ş.'den gelen ... nolu poliçe, 3-... Sosyal Güvenlik Merkezinden gelen ..., ..., ... ve ...'la ilgili 17.09.2020 tarihli kaza nedeniyle, ... adına rücuya tabi herhangi bir geçici iş göremezlik ödemesi yapılmadığı, adı geçen şahsılara Müdürlüklerince rücuya tabi optik, yol parası ile ayaktan tedavi tıbbi malzeme ödemesine ve başvurusuna rastlanılmadığı, şahıslara rücuya tabi gelir ya da aylık bağlanmadığı bilgisi, 4-... 10. Asliye Ceza Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyası ve dosyada bulunan iki adet CD, 5-Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezinden gelen ... plakalı ...'a ait 17/09/2020 tarihini kapsayan Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası poliçe bilgisi, kasko sigortası poliçe bilgisi, ihtiyari mali mesuliyet sigortası ve yeşil kart poliçe bilgileri, 6-... İlçe Emniyet Müdürlüğünden gelen ...'a ait sosyal ve ekonomik durum araştırması, 7-... Emniyet Müdürlüğünden gelen ... plakalı aracın 17/09/2020 tarihinde ... adına kayıtlı olduğu, 07/06/2021 tarihinde ... 4. Noterliğince ... adına satıldığını gösteren devir bilgileri ile aracın mevcut bilgisini gösteren araç özet bilgisi, 8-Bilirkişi kök ve ek raporu, 9-Adli tıp raporu, 10-Tüm dosya kapsamı. (III) DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE DEĞERLENDİRİLMESİ, SABİT GÖRÜLEN VAKIALAR, ÇIKARILAN SONUÇ VE HUKUKÎ SEBEPLER: Asıl davada davacıların, birleşen davada davacının davası ve birleşen dava davacısının davası ölümlü trafik kazasından kaynaklanan destek yoksun kalma nedeniyle maddi tazminat ve manevi tazminat davasıdır. Taraflar arasında davalılardan ...'un sevk ve idaresi altındaki ve davalı Sigorta şirketi tarafından zorunlu mali trafik sigortası kapsamında sigortalanan ... plaka sayılı aracın davacıların desteği olan müteveffa yaya ...'a çarpması sonucunda 17.09.2020 tarihinde ölümlü trafik kazası meydana geldiği hususunda taraflar arasında herhangi bir uyuşmazlık yoktur. Taraflar arasındaki uyuşmazlık, asıl davada davacılar ..., ..., ... ve ... ile birleşen davada ...'ın davalılardan davalı sigorta şirketinden maddi tazminat, diğer davalıdan maddi ve manevi tazminat taleplerinin yerinde olup olmadığı, şartları var ise talep edebilecekleri tazminat miktarının ne kadar olduğu hususundadır. Tarafların ekonomik ve sosyal durumları kolluk marifetiyle araştırılarak tanzim edilen tutanak dosya arasına alınmış, davaya dayanak trafik kazasına ilişkin ... 10. Asliye Ceza Mahkemesi'nin ... Esas sayılı kovuşturma dosyası ve davalı sigorta şirketi tarafından tanzim edilmiş poliçe sureti ilgili yerlerden celp edilmiştir. Dava konusu trafik kazasında davalı sürücü ... ile davacıların desteğinin kusur oranlarının tespiti için Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesinden alınan 03.09.2021 tarihli raporda özetle, "davalı sürücü ... sevk ve idaresindeki otomobil ile seyirle olay mahalli yaya geçidi mahalline yaklaşması nedeniyle hızını her an tedbir alabileceği asgari seviyeye düşürerek müteyakkız şekilde seyrini sürdürmeye özen göstermesi ve yine yaya geçidini kullanan müteveffa yayaya ilk geçiş hakkını vermesi gerekirken bu hususlara riayet etmediği, davacı yayaya karşı zamanında ikazla birlikte etkin fren tedbiri almadan çarptığı olayda asli kusurlu olduğu, müteveffa yaya ... kurallara uygun bir biçimde yaya geçidi üzerinden karşıya geçmeye çalıştığı sırada davalı sürücünün idaresindeki aracın çarpmasına maruz kaldığı olayda atfı kabil bir kusuru bulunmadığı bildirilmiştir. Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesince tanzim ediklen rapora, gerekçeli, somut olay ve dosya içeriği ile uyumlu olması ve kovuşturma dosyası kapsamında alınan 05.03.2021 tarihli kusur raporundaki tespit ve değerlendirmeler ile de desteklenmesi sebebiyle Mahkememizce itibar edilmiştir. Asıl davada davacıların davalılardan talep edebileceği maddi tazminat miktarının tespiti için alınan 26.04.2022 tarihli bilirkişi raporunda özetle, davacılar ...'ın nihai ve gerçek maddi zararının toplam 208.615,30 TL, davacı ...'ın nihai ve gerçek maddi zararının ise toplam 130.322,92 TL olduğu, dava tarihinden önce ve dava tarihinden sonra yapılan ödemeler mahsup edilip garame hesabı yapıldıktan sonra asıl davada davacıların davalılardan talep edebileceği maddi tazminat miktarının davacı ... yönünden 59.817,70 TL, davacı ... yönünden ise 37.368,39 TL olduğu, diğer davacılar ... ile ...’ın kaza tarihi itibariyle yetişkin olmaları nedeniyle destekten yoksun kalma taleplerinin yerinde olmadığı, birleşen dava davacısının nihai ve gerçek maddi zarar miktarının ise 71.940,83 TL olduğu bildirilmiştir. Davacılar vekili bilirkişi raporu doğrultusunda 12.05.2023 tarihli dilekçesi ile talep miktarını arttırarak, bilirkişi tarafından hesaplanan maddi tazminatın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep etmiştir. Yine davacılar vekili, talep arttırım dilekçesinden sonra dosyaya sunduğu bila tarihli beyan dilekçesi ile davalı sigorta şirketi tarafından 17.815,00 TL asıl alacak, 12.815,00 TL dava vekalet, ücreti, 15.000,00 TL icra vekalet ücreti ve 5.000,00 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 150.000,00 TL ödendiğini, poliçe limiti olan 410.000,00 TL'nin daha önce yapılan ödemeler ile birlikte bu şekilde tüketildiğini, bu nedenle davalı sigorta şirketini ibra ettiklerini beyan etmiştir. Davacı Mahkememize ibraz ettiği 01.02.2024 tarihli ıslah dilekçesi ile davalı ... yönünden dava değerini arttırarak, 326.838,36 TL'nin davalı ...'dan tahsilini talep etmiştir. Davacıların davalı ...'dan bakiye alacağının bulunup bulunmadığı hususunda aktüer bilirkişisinden ek rapor alınmış, bilirkişi 24.06.2024 tarihli raporunu dosyaya sunmuştur. Dava konusu uyuşmazlığa ilişkin Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nin ... Esas ...Karar sayılı kararında "Müteselsil sorumluluğa ilişkin hukuki sonuçlar BK'nun 61, 62, 106, 155, 162, 163, 166, 168. maddelerinde düzenlenmiştir. Borçlar Kanunu hükümleri uyarınca müteselsil sorumluluğun bazı hukuki sonuçları vardır. Müteselsil borçlulardan her biri, alacaklıya karşı borcun tamamından sorumludur.(BK 162/1). Borç tamamen ifa edilinceye kadar alacaklıya karşı bütün borçluların sorumluluğu devam eder.(BK 163/2). Alacaklı, borçluların birinden, bir kısmından veya hepsinden alacağını talep etme ve dava açma hakkına sahiptir.(BK163/1). Borçlulardan birinin yaptığı ödeme kadar, müteselsil sorumluların alacaklıya karşı sorumlu oldukları toplam miktar eksilmiş olur (BK 166/1). Borcun tamamı borçlulardan biri tarafından ödenirse, diğer borçlular da alacaklıya karşı borçtan kurtulur. Alacaklının borçlulardan biriyle yaptığı ibra anlaşması, diğer borçluları da ibra edilen borçlunun borca katılma payı oranında borçtan kurtarır.(BK 166/3). Müteselsil borçlu, alacaklıyı tatmin ettiği oranda diğer müteselsil borçlulara karşı alacaklının halefi olur.(BK 168/1) ve alacaklının hakları ona geçer. Borçlu yalnızca kendi payına düşen kısmı ödemişse, diğer müteselsil borçluya rücu edemez. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 91/1.maddesinde, “işletenlerin, bu kanunun 85/1. maddesine göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur”, aynı Yasa'nın 85/1. maddesinde, “bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yararlanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, araç işletenin bu zarardan sorumlu olacağı”, aynı Yasa'nın 85/son maddesinde ise, “işleten ve araç işleticisi teşebbüsün sahibi, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumludur” hükümlerine yer verilmiş, Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları’nın A-1.maddesinde de, “sigortacı bu poliçede tanımlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermesinden dolayı 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’na göre işletene düşen hukuki sorumluluğu, zorunlu sigorta limitlerine kadar temin eder” şeklinde ifade edilmiştir. Yukarıda açıklanan 2918 sayılı KTK madde hükümlerinden, Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası; motorlu bir aracın karayolunda işletilmesi sırasında, bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına neden olması halinde, o aracı işletenin zarara uğrayan 3. kişilere karşı olan sorumluluğunu belli limitler dahilinde karşılamayı amaçlayan ve yasaca yapılması zorunlu kılınan bir zarar sigortası türü olduğu anlaşılmaktadır. Bu açıklamalardan da anlaşılacağı üzere davalı işletenin aracının işletilmesi sırasında doğacak 3. kişilere karşı olan sorumluluğunu trafik sigortacısı karşılamak durumunda olduğundan, somut olayda; davacının 15/08/2011 tarihli ibraname ile 156.000,00 TL ödeme karşılığında davalı sigorta şirketi yönünden feragat etmiştir. Şayet yeni alınacak bilirkişi raporu ile sigorta şirketinin ibra karşılığı davacıya yaptığı 156.000,00 TL ödemenin zararı tamamen karşılamaması halinde davalı işleten; poliçe limitini aşan miktarda zarar varsa limiti aşan kısımdan sorumlu olacaktır. (aradaki poliçe ilişkisi nedeniyle) Eğer limitin altında bir zarar varsa davalı işleten ibra nedeni ile bu oranda sorumluluktan kurtulmuş olacaktır. Davalı araç sürücüsü ise poliçe ilişkisinin tarafı olmadığından ve haksız fiil sorumlusu olarak sürücünün sigorta şirketine rücu hakkı sözkonusu olmadığından, sigorta şirketi tarafından yapılan 156.000,00 TL ödeme kadar davalı sürücünün borcu sona erecek, sigorta ödemesinin üstünde kalan zarar miktarından ise sürücü sorumlu olacaktır. İbranamenin müteselsil borçlular bakımından değerlendirilip sonucuna göre karar verilmesi gerekirken açıklanan nedenlerle, kararın bozulması gerekmiştir." şeklinde karar vermiştir. Yapılan yargılama, toplanan deliller, alınan bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamına göre, 17.09.2020 tarihinde meydana gelen ölümlü trafik kazası sonucunda davacılar ve birleşen dava davacısının desteği olan ...'ın vefat ettiği, kazanın meydana gelmesinde davalı sürücü ...'un % 100 oranında tam kusurlu olduğu, davacılardan ... ve ...'ın desteğin vefat tarihi itibariyle yetişkin olmaları nedeniyle murisin desteğinden mahrum kaldıklarına dair iddialarının sübut bulmadığı, davacılar ... ve ... ile birleşen dava davacısı ...'ın 26.04.2022 tarihli bilirkişi raporu ile toplam maddi zararının 736.922,36 TL olarak hesaplandığı, davalı sigorta şirketi tarafından hesaplanan maddi zararın dava öncesinde ve yargılama sırasında olmak üzere toplam 410.000,83 TL ödeme yapıldığı, davalı sigorta şirketinin teminat limitini tükettiği, davalı sigorta şirketinin dava sonrasında yapılan ödemeler ve dava tarihinden önce yapılan ödemelerin güncellenmiş hali toplam zarardan mahsup edildiğinde davalı sürücünün sorumlu olduğu bakiye zararının ise 293.064,88 TL olduğu,Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nin ... Esas ... Karar sayılı emsal kararına göre davalı sigorta şirketi tarafından yapılan ödemelerin diğer davalı sürücüyü borcundan ödeme miktarı kadar kurtardığı, davacılar vekili tarafından dosyaya sunulan 12.05.2022 tarihli dilekçede dava değerinin sadece davalı sigorta şirketinin sorumlu olduğu miktar esas alınmak suretiyle tüm davalılar yönünden arttırıldığı, ıslah dilekçesinin sunulduğu tarihten sonra davalı sigorta şirketi tarafından 117.815,00 asıl alacak, 27.185,00 mahkeme ve icra vekalet ücreti ve 5.000,00 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 150.000,00 TL ödeme yapıldığı, davacıların davalı sigorta şirketini ibra ettiği, HMK 'nun 107/2 maddesi '...karşı tarafın verdiği bilgi veya tahkikat sonucu alacağın miktarı veya değerinin tam ve kesin olarak belirlenebilmesinin mümkün olduğu anda davacı iddiasının genişletilmesi yasağına tabii olmaksızın davanın başında belirlemiş olduğu talebini artırabilir...' yönünde düzenleme içerdiği, ilgili yasal düzenlemenin gerekçesinde kanun koyucu " ... Şüphesiz alacağın belirli hale gelmesini müteakip ortaya çıkan yeni talep eksik belirtilmiş ise de, bundan sonra yeni bir artırma isteği iddianın genişletilmesi yasağı ile karşılaşacaktır..." ifadesi ile talep artırımın davada bir defa yapılabileceğini açıkça ifade edildiği (Yargıtay 4. Hukuk Dairesi ... Esas ...Karar sayılı ilamı), davacılar vekilinin bedel arttırma dilekçesinde belirttiği toplam zararın davalı sigorta şirketince karşılanan bedel mahsup edildiğinden ıslah dilekçesi nazara alındığında davalı gerçek kişi sürücünün sorumlu olduğu bakiye zararının 51.311,92 TL olduğu, asıl davada ıslah dilekçesi kapsamında davacıların maddi zararı karşılandığından davalılara yönelik davalarının dava konusuz kaldığından karar verilmesine yer olmadığına, birleşen dava yönünden ise bakiye 51.311,92 TL’nin diğer davalı sürücüden alınarak birleşen dava davacısına verilmesine karar vermek gerektiği, birleşen dosyada da davalı sigorta şirketi yönünden dava konusuz kaldığından karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerektiği, tarafların ekonomik ve sosyal durumları, kazanın meydana gelmesinde davalı sürücünün kusuru, kazanın meydana geldiği tarih nazara alınarak, asıl davada davacıların manevi tazminat taleplerinin kısmen kabulüne, bileşen davada davacının manevi tazminat davasının kabulüne karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM/ Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere; A-ASIL DAVADA; 1-Davacılar ... ve ...’ın maddi tazminat davalarının ayrı ayrı REDDİNE, 2-Davacılar ... ve ...’ın maddi tazminat davaları dava konusuz kaldığından ayrı ayrı KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA, Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince alınması gereken 427,60 TL maktu karar harcının 341,55 TL peşin harç ve 577,66 TL ve 1.116,32 TL ıslah harcı toplamı 2.035,53 TL'nin mahsubu ile bakiye kalan 1.607,93 TL harcın davacıdan alınarak hazineye irad kaydına, Davalılar lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesaplanan 30.000,00 TL vekalet ücretinin davacılardan tahsili ile davalılara verilmesine, 3-Davacıların manevi tazminat davalarının ayrı ayrı KISMEN KABULÜNE, 100.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 17.09.2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...’dan alınarak davacı ...’a verilmesine, 75.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 17.09.2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...’dan alınarak davacı ...’a verilmesine, 75.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 17.09.2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...’dan alınarak davacı ...’a verilmesine, 75.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 17.09.2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...’dan alınarak davacı ...’a verilmesine, Fazlaya ilişkin taleplerin ayrı ayrı REDDİNE, Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince kabul edilen miktar üzerinden hesaplanan 22.200,75 TL nispi karar harcından, 341,55 TL peşin harç ve 577,66 TL ve 1.116,32 TL ıslah harcı toplamı 2.035,53 TL'nin mahsubu ile noksan kalan 20.165,22 TL harcın davalı ...'dan tahsili ile hazineye gelir kaydına, Davacılar lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince kabul edilen miktar üzerinden hesaplanan 52.000,00 TL vekalet ücretinin davalı ...'dan tahsili ile davacılara verilmesine, Davalı ... lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince reddedilen miktar üzerinden hesaplanan 30.000,00 TL vekalet ücretinin davacılardan tahsili ile davalı ...'a verilmesine, Davacı tarafından yapılan toplam 1.581,20 TL yargılama giderinden davanın kabul red miktar ve oranı göz önüne alınarak hesaplanan 1.027,78 TL yargılama gideri ile 341,55 TL peşin harç ve 59,30 TL başvuru harcı ve 577,66 TL ve 1.116,32 TL ıslah harcı toplamı 2.122,61 TL'nin davalı ...'dan tahsili ile davacıya verilmesine, bakiye kısmın davacı üzerinde bırakılmasına, 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu m.18/A gereğince Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 1.320,00 TL arabuluculuk ücretinin davanın kabul red miktarına göre hesaplanan 687,30 TL'nin davalılardan, 632,70 TL'nin davacılardan alınarak hazineye gelir kaydına, tahsilat ve gereği için Mahkeme Yazı İşleri Müdürlüğünce ilgili vergi dairesine müzekkere yazılmasına, B-BİRLEŞEN DAVADA; 1-Davacının davalı sigorta şirketine yönelik davasında dava konusuz kaldığından KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA, Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince alınması gereken 427,60 TL maktu karar harcının 174,20 TL peşin harç ve 577,66 TL ve 1.116,32 TL ıslah harcı toplamı 1.868,18 TL'nin mahsubu ile noksan kalan 1.440,58 TL harcın davacıdan alınarak hazineye irad kaydına, Davalı ... Sigorta Anonim Şirketi lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesaplanan 1.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalı ... Sigorta Anonim Şirketi'ne verilmesine, Davacı tarafından yapılan yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına, 2-Davacının davalı ...’a yönelik maddi tazminat davasının KISMEN KABULÜ ile, 51.311,12 TL destekten yoksun kalma nedeniyle maddi tazminatın kaza tarihi olan 17.09.2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...’dan alınarak davacı ...’a verilmesine, Fazlaya ilişkin talebin REDDİNE, Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince kabul edilen miktar üzerinden hesaplanan 3.505,06 TL nispi karar harcından, 174,20 TL peşin harç ve 577,66 TL ve 1.116,32 TL ıslah harcı toplamı 1.868,18 TL'den mahsubu ile noksan kalan 1.636,88 TL harcın davalı ...'dan tahsili ile hazineye gelir kaydına, Davacı lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince kabul edilen miktar üzerinden hesaplanan 30.000,00 TL vekalet ücretinin davalı ...'dan tahsili ile davacıya verilmesine, Davalı ... lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince reddedilen miktar üzerinden hesaplanan 20.629,71 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalı ...'a verilmesine, Davacı tarafından yapılan toplam 6,50 TL yargılama giderinden davanın kabul red miktar ve oranı göz önüne alınarak hesaplanan 4,63 TL yargılama gideri ile 174,20 TL peşin harç ve 577,66 TL ve 1.116,32 TL ıslah harcı toplamı 1.872,49 TL'nin davalı ...'dan tahsili ile davacıya verilmesine, bakiye kısmın davacı üzerinde bırakılmasına, 3-Davacının davalı ...’a yönelik manevi tazminat davasının KABULÜNE, 50.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 17.09.2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...’dan alınarak davacı ...’a verilmesine, Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince kabul edilen miktar üzerinden hesaplanan 3.415,50 TL nispi karar harcından, 174,20 TL peşin harç ve 577,66 TL ve 1.116,32 TL ıslah harcı toplamı 1.868,18 TL'nin mahsubu ile noksan kalan 1.547,32 TL harcın davalı ...'dan tahsili ile hazineye gelir kaydına, Davacı lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince kabul edilen miktar üzerinden hesaplanan 30.000,00 TL vekalet ücretinin davalı ...'dan tahsili ile davacıya verilmesine, Davacı tarafından yapılan toplam 6,50 TL yargılama gideri ile 174,20 TL peşin harç, 577,66 TL ve 1.116,32 TL ıslah harcı toplamı 1.874,68 TL'nin davalı ...'dan tahsili ile davacıya verilmesine, 6325 Sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A maddesi gereğince Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 1.560,00 TL arabuluculuk ücretinin davanın kabul ret miktar ve oranı göz önüne alınarak kabul edilen miktar üzerinden hesaplanan 1.285,53 davalılardan, ret edilen miktar üzerinden hesaplanan 274,47 TL'nin ise davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına, tahsilat ve gereği için Mahkeme Yazı İşleri Müdürlüğünce ilgili vergi dairesine müzekkere yazılmasına, Davacı tarafından yatırılan bakiye gider avansının kararın kesinleşmesi halinde davacıya iadesine, Dair, davacılar ve birleşen dava davacısının yüzüne karşı davalıların yokluğunda gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren iki haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi'nde İSTİNAF yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup anlatıldı. 22/11/2024 KATİP ¸e-imzalıdır HAKİM ¸e-imzalıdır