İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2026/93 E. 2026/838 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2026/93
Karar No
2026/838
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2026/93 Esas KARAR NO : 2026/838

DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 02/02/2026 KARAR TARİHİ : 16/10/2026

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili ile davalı arasında her iki şirketin de turizm sektöründe faaliyet gösteriyor olması sebebiyle uzunca bir süredir ticari ilişki mevcut olduğunu ve faturaya dayalı cari hesap alacağının davalı yanca ödenmemesi ve davalı ile yapılan tüm görüşmelerin neticesiz kalması sebebiyle .... İcra Dairesinin 2025/... esas sayılı dosyası ile ilamsız icra takibi başlatıldığını, davalının icra takibine hiçbir somut gerekçe göstermeksizin haksız ve kötü niyetli bir şekilde itiraz edilerek takibin durdurulmuş olması sebebiyle huzurdaki davayı ikame etme zarureti hasıl olduğunu, taraflar arasındaki mevcut ticari ilişki sebebiyle 01.10.2025 ile 07.10.2025 tarihinde müvekkil tarafından davalı şirkete ticari nitelikte hizmet sunulduğu ve bunun karşılığı alacak doğduğu, davalının toplam 1.463.447,11-TL tutarındaki alacağın yalnızca 523.000,00-TL tutarında ödeme yaptığı ve bakiye 940.447,11-TL tutarındaki kısma ilişkin herhangi bir ödeme yapmadığı, yapılan 523.000,00-TL tutarındaki ödemenin 323.000,00-TL tutarındaki kısmı depozito olarak 01.10.2025 tarihinde ödendiği, kalan 200.000,00-TL tutarındaki ödemenin ise 04.10.2025 ve 16.10.2025 tarihinde100.000'er TL olmak üzere yapıldığı, 16.10.2025 tarihinden sonra ödeme yapılmadığı, taraflara ait ticari defter ve kayıtlar, vergi dairesi kayıtları, BA-BS formları incelendiğinde davalı yanın itirazının haksız ve mesnetsiz olduğu açıkça tespit edilebileceği, dava şartı zorunlu arabuluculuk başvurusu yapıldığı ve İstanbul Arabuluculuk Bürosu 2025/... Arabuluculuk Dosya nolu dosyada anlaşma sağlanamadığı ve 26.01.2026 tarihli son tutanağın sunulduğu, İİK m.67 gereğince, borçlu tarafından haksız ve kötü niyetli şekilde yapılan itirazın iptali halinde borçlu aleyhine asıl alacağın en az %20'si oranında icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerektiği, somut olayda, davalının herhangi bir somut delil sunmaksızın icra takibini durdurduğu, bu nedenle, müvekkilinin mağduriyetinin giderilmesi adına takip konusu alacağın en az %20’si oranında icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerektiği, açıklanan nedenlerle davanın kabulüne, .... İcra Dairesinin 2025/... esas sayılı dosyasına vaki itirazın iptaline, davalı aleyhine %20’sinden az olmamak kaydıyla icra inkâr tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı yana tahmiline karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın haksız ve mesnetsiz olarak ikame edildiği, davacının iddia ve taleplerinin tümüyle hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, cari hesap ilişkisinde mutabakat bulunmadığını, taraflar arasında ticari ilişkinin varlığı hususunda bir ihtilaf bulunmadığını, uyuşmazlığın, davacı tarafça ileri sürülen alacak miktarı, alacağın muacceliyet tarihi, faiz başlangıcı ve fer’ileri yönünden doğduğunu, müvekkili tarafından icra takibine yapılan itirazın; borcun kötü niyetle inkârı amacıyla değil, alacağın kapsamı, hesaplama yöntemi, mahsup sırası ve fer’ileri yönünden hukuki tereddütler bulunması sebebiyle yapıldığını, davacının alacağını cari hesap ekstresi ve faturalara dayandırdığı, cari hesap ilişkilerinde, hesap bakiyesinin kesin ve talep edilebilir hale gelebilmesi için taraflar arasında açık ve yazılı bir hesap mutabakatının sağlanmış olması gerektiği, taraflar arasında imzalanmış, kesinleşmiş ve karşılıklı kabul edilmiş bir cari hesap mutabakatı bulunmadığı, bu nedenle davacı tarafça ileri sürülen bakiye alacak iddiası, tek taraflı kayıt ve hesap özetine dayanmakta olup hukuken kesin delil niteliği taşımadığını, ek olarak; davacı tarafça da kabul edildiği üzere 523.000,00 TL ödeme yapılmış olup, bu ödemelerin hangi borç kalemlerine ve hangi mahsup sırasına göre uygulandığı açık ve denetlenebilir biçimde ortaya konulmadığı, ödemelerin mahsubu, temerrüt tarihi ve faiz işletim esasları teknik hesaplama gerektirdiğinden, mevcut durumda talep edilen tutarın likit, belirli ve tartışmasız bir alacak olarak kabulünün hukuken mümkün olmadığını, davanın tümden reddi gerektiğini, davacının icra takibini başlatmakta kötüniyetli olduğunu ve İİK 67 .madde uyarınca davacı aleyhine %20'den az olmamak kaydıyla kötüniyet tazminatına hükmedilmesi gerektiğini, açıklanan nedenlere haksız ve mesnetsiz iddialar ile ikame edilen davanın esastan reddine, yapılan icra takibinin haksız olması nedeniyle, davacı aleyhinde takip tutarının %20 sinden az olmamak kaydıyla kötüniyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı taraf üzerine bırakılmasına, Dava, fatura ve cari hesaptan kaynaklanan alacağa ilişkin .... İcra Dairesinin 2025/... esas sayılı dosyasında başlatılan takibe yapılan itirazın iptali ve icra inkar tazminatı talebine ilişkindir. .... İcra Dairesinin 2025/... esas sayılı dosyası sureti celp edilerek dosyamız arasına alınmış olup, takip dosyası incelendiğinde; alacaklının ... ve Dış Ticaret Anonim Şirketi, borçlunun ... Tur Turizm Ve Ticaret Limited Şirketi olduğu, takibin 940.447,11-TL alacağa ilişkin ilamsız takip olduğu, takip dayanağının 19/11/2025 tarih ... nolu fatura olduğu, 01/12/2025tarihli ödeme emrinin e tebligatla 07/12/2025 tarihinde borçluya tebliğ edildiği, borçlunun 02/12/2025 tarihinde, süresi içerisinde borca, ferilerine ve faize itiraz ettiği görülmüştür. Mali müşavir tarafından düzenlenen 16/09/2026 tarihli bilirkişi raporunda özetle; Davacı şirketin ticari defterlerinin TTK ilgili hükümlerine göre delil niteliğine haiz olduğu, davacının elektronik sistemine kayıtlı ve faturaları e-fatura ile temel Fatura Senaryosu ile müşterilerine gönderdiğini, Temel fatura senaryosu ile kesilen faturaların alıcısına kesin olarak tebliğ edildikleri ve bu faturalara itirazın Türk Ticaret Kanununun 18'inci maddesinde belirtilen harici yöntemlerle ( noter aracılığıyla, taahhütlü mektupla, telgrafla veya güvenli elektronik imza kullanılarak kayıtlı elektronik posta sistemi ile ) itiraz edilebilmesinin mümkün olduğu, Davalı tarafın Türk Ticaret Kanununun 21'inci maddesinde belirtilen 8 (sekiz) günlük itiraz süresine içerisinde faturalara itiraz ettiğine dair dosyada herhangi bir bilgi ve belge sonuğundan e-faturaların ve deviklerinin defteri alıcı tarafından kabul edilmiş olduğu olmadığını doğurduğundan davacıya ticari defter kayıtlarında işli olan 940.447,11-TL borçlu olduğunun kabul edilmesi gerekeceği ve davacın; 940.447,11 TL TL asıl alacağına takip tarihinden itibaren 3095 sayılı kanun gereği yıllık %42,25 oranından başlayacak, değişen oranlarda avans faiz işletilmesi gerekeceği tespit ve rapor edilmiştir. Tüm dosya kapsamı birlikte incelendiğinde ve değerlendirildiğinde; 2004 sayılı İİK madde 67 uyarınca; "takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde Mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağın varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir". .... İcra Dairesinin 2025/... esas sayılı dosyası sureti incelendiğinde; alacaklının ... ve Dış Ticaret Anonim Şirketi, borçlunun ... Tur Turizm Ve Ticaret Limited Şirketi olduğu, takibin 940.447,11-TL alacağa ilişkin ilamsız takip olduğu, takip dayanağının 19/11/2025 tarih ... nolu fatura olduğu, 01/12/2025tarihli ödeme emrinin e tebligatla 07/12/2025 tarihinde borçluya tebliğ edildiği, borçlunun 02/12/2025 tarihinde, süresi içerisinde borca, ferilerine ve faize itiraz ettiği, itiraz üzerine takibin durdurulmasına dair bir kararın alacaklı/vekiline tebliğine dair takip dosyası kapsamında mazbataya ve sair bilgi belgeye rastlanmamakla birlikte, eldeki itirazın iptali davasının 02/02/2026 tarihinde açıldığı, alacaklı/vekiline itiraz üzerine takibin durdurulması kararının tebliğine dair mazbata, sair bilgi belge de bulunmadığından İİK madde 67'de öngörülen bir yıllık sürenin işlemeye başlamadığı gibi takip tarihi ile dava tarihi arasında da 1 yıldan az süre bulunduğu görülmekle eldeki itirazın iptali davasının süresi içerisinde açıldığının kabulü gerektiği anlaşılmıştır. Davacı tarafın ticari defter kayıt ve dayanağı belgelerinin incelenmesinde davacı defterlerinin usule uygun tutulduğu, davalı tarafça kayıtlarının sunulmaması nedeniyle incelenemediği, davacının incelenen kayıtlarına göre davalı tarafından davacıya 323.000,00-TL depozito ve 200.000,00-TL avans olmak üzere toplam 523.000,00-TL tutarında ödeme yapıldığı, dava ve takibe konu alacağa dayanak faturanın davacı kayıtlarında yer aldığı ve temel fatura olarak kesildiğinden davalı tarafa GİB üzerinden kesin olarak teslim edildiği, sistem üzerinden red imkanı bulunmadığından davalının süresi içerisinde 6102 sayılı TTK'nın 18. Maddesinde belirtilen harici yöntemlerle itiraz edildiğine dair bilgi/ belge bulunmadığından fatura içeriğinin kesinleştiği, fatura bedelinin KDV hariç 1.306.647,23-TL, KDV dahil 1.463.447,11-TL tutarında olduğu, tarafların Ba Bs kayıtlarının uyumlu olduğu ve faturanın vergi dairesi kayıtlarına yansıtıldığı belirlenmiş, davalının davacıya yaptığı toplam 523.000,00-TL tutarındaki ödemenin mahsubu neticesinde davacının davalıdan bakiye 940.447,11-TL tutarında alacaklı olduğu ve takiple istenen tutarın da aynı olduğu belirlendiğinden davalının takibe itirazının haksız olduğu anlaşılmakla davalının itirazının iptaline, 940.447,11-TL tutarında alacağa ilişkin takibin aynı koşullarla devamına karar vermek gerekmiştir. 2004 sayılı İİK madde 67/2.maddesi uyarınca; "Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkum edilir." neticeten işbu davada davalı borçlunun itirazının haksızlığına karar verildiğinden ve faturadan kaynaklanan alacak likit olduğundan hükmolunan meblağın %20'si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere; 1-Davanın Kabulüne, İstanbul 21. İcra Dairesinin 2025/... esas sayılı takip dosyasında davalının takibe itirazının iptaline, takibin aynı koşullarla devamına, 2-Alacağın %20'si oranında 188.089,42-TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 3-Karar tarihi itibariyle alınması gereken 64.241,94-TL harçtan peşin alınan 11.358,25-TL harcın mahsubu ile bakiye 52.883,69-TL harcın davalıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına, 4-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-14 md ile Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği'nin 26.md göre; Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 6.000,00-TL arabuluculuk ücretinin davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 5-Davacı tarafından yapılan 732,00-TL başvurma harcı, 11.358,25-TL peşin harç, 104,00-TL vekalet harcı, 164,90-TL tebligat/ posta gideri, 13.000,00-TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 25.359,15-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 6-Kendini vekille temsil ettiren davacı lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca 147.067,07-TL nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 7-Yatırılan avanstan artan kısmın karar kesinleştiğinde yatırana/ vekiline iadesine, Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Mahkememize verilecek bir dilekçe ile veya başka bir yer Mahkemesi aracılığı ile gönderilecek bir dilekçe ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İstinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 16/10/2026

Katip ... e-imzalıdır

Hakim ... e-imzalıdır

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2026/93, K. 2026/838, T. 16.10.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2026-93-e-2026-838-k-aa166e4b4223