İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2026/92 E. 2026/757 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2026/92
Karar No
2026/757
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 15. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2026/92 Esas KARAR NO : 2026/757

DAVA : İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 02/02/2026 KARAR TARİHİ : 13/10/2026

Mahkememizde görülen İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılamasında; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkil davacı şirket ile davalı ... Sigorta A.Ş. arasında akdedilen 17.06.2022 tarihli "Anlaşmalı Servis Hizmeti Sözleşmesi" kapsamında, ...’e ait hasarlı aracın müvekkil servisinde gerekli onaylar alınarak bakım ve onarımının yapıldığı, hizmet bedeline ilişkin düzenlenen ve davalıya tebliğ edilen 05.09.2024 tarihli, ... numaralı ve 35.510,83 TL tutarındaki faturaya davalı tarafça itiraz edilmeyip ödeme taahhüdünde bulunulmasına rağmen herhangi bir ödeme yapılmadığı, alacağın tahsili amacıyla başlatılan .... İcra Müdürlüğü’nün 2024/... E. sayılı ilamsız icra takibine davalının haksız ve kötü niyetle itiraz ederek takibi durdurduğu, uyuşmazlığın çözümü için zorunlu dava şartı arabuluculuk sürecine (İstanbul Arabuluculuk Bürosu 2025/... D. No) başvurulduğu ancak tarafların anlaşamadığı belirtilerek; davalının icra takibine yaptığı haksız itirazın iptali ile takibin devamına, alacağın likit olması sebebiyle %20’den aşağı olmamak üzere icra inkâr tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesi talep edilmektedir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; taraflar arasındaki Anlaşmalı Servis Sözleşmesi hükümleri uyarınca davacının iddia ettiği alacağın hasar kapsamı, niteliği ve sözleşmedeki iskonto oranlarının usulüne uygun uygulanıp uygulanmadığı yönünden somut delillerle ispatlanmadığını ve davaya konu talebin matematiksel açıdan dayanaksız olduğunu, yerleşik Yargıtay içtihatları doğrultusunda salt fatura düzenlenmesinin alacağın varlığını ve muaccel olduğunu kanıtlamaya yetmeyeceğini, kabul anlamına gelmemekle birlikte Gelir İdaresi Başkanlığı'nın 60 No'lu KDV Sirküleri ve kasko poliçesi genel şartları gereğince gerçek kişi sigortalıların fatura aslı ibrazı veya tüzel kişilerin yansıtma faturası düzenlemesi şartı yerine getirilmediğinden müvekkil şirketin KDV'den sorumlu tutulamayacağını, ayrıca kasko sigortasından kaynaklanan hasar ve tazminat alacaklarının gerçek zararın tespiti amacıyla uzman bilirkişi incelemesini gerektirdiğini, bu nedenle alacağın likit (belirlenebilir) olmaması sebebiyle yasal şartları oluşmayan icra inkâr tazminatı talebinin reddi gerektiğini savunarak, hukuki ve fiili dayanaktan yoksun davanın reddine, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmektedir. Mahkememizce bilirkişi raporu alınmış dosya arasına konulmuştur. Dava: Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan İtirazın İptali İstemine İlişkindir. .... İcra Müdürlüğü'nün 2024/.... sayılı takip dosyası incelendiğinde, faturaya istinaden başlatılan takibe karşı 03.12.2024 tarihinde davalı borçluya gönderilen ödeme emrine karşı, borçlunun 03.12.2024 tarihinde itiraz etmesi üzerine ikame olunan itirazın iptali istemine ilişkindir. Somut uyuşmazlık; davalı sigorta şirketi tarafından kasko sigortalısı olduğu dava dışı araca ilişkin aracın tamir edilerek ilgilisine teslim edildiği ancak tamir bedelinin davalı sigorta şirketi tarafından davacıya ödenmediği iddiasıyla başlatılan takibe istinaden itiraz edilmesi ile birlikte ikame olunan itirazın iptali ilişkin olduğu anlaşıldı. İcra takibine itiraz etmek isteyen borçlu, itirazını, ödeme emrinin tebliği tarihinden itibaren yedi gün içinde dilekçe ile veya sözlü olarak icra dairesine bildirmeye mecburdur. (2004 sayılı kanun 62.madde)Takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir. Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkum edilir. (2004 sayılı kanun 67.madde) Bu davada, ispat yükü kural olarak davayı açan alacaklıda olup, alacaklı alacağını ispatla yükümlüdür. Genel hükümler dairesinde her türlü delille ispat edilecek alacak da yine takip talebine konu olan ve borçlu tarafça itiraza uğrayan alacaktır. Zira aynı maddede itirazın haksızlığı borçlu açısından, takibin haksız ve kötü niyetli yapılması da alacaklı açısından tazminat müeyyidesine bağlanmıştır. (HGK 2017/(19)11-1309 Esas. 2021/377 Karar) Taraflar arasında hizmet sözleşmesinin varlığı noktasında ihtilaf olmadığı açık olup, bilirkişi tarafından yapılan hizmetin değeri faturadan ari olarak 34.158,08-TL olarak belirlenmiş olup, mahkememizce hükme esas alınabilecek yeterlilikte addedilmiştir. Davalının yapılan hizmeti inkar etmediği ve hizmet bedelinin 34158,08-TL olduğu nazara alındığında davanın kısmen kabulü ile itirazın iptaline ve de alacak likit olmadığından davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmemesine karar verilmiştir. Belirtilen açıklamalar ışığında aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; Davanın KISMEN KABUL KISMEN REDDİ ile; davalının ....İcra Müdürlüğü 2024/.... Sayılı dosyasına yaptığı itirazın KISMEN İPTALİNE, takibin 34.158,08-TL asıl alacak olacak şekilde aynı koşullarda DEVAMINA, fazlaya ilişkin talebin REDDİNE Tazminat taleplerinin reddine, Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince hesap olunan 1.601,34-TL nispi karar harcından davacı tarafından peşin yatırılan 732,00-TL harcın mahsubu ile bakiye 2.333,34-TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-13 maddesinin "...Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen ve taraflarca karşılanan arabuluculuk ücreti, yargılama giderlerinden sayılır..." hükmü gereği 4.700,00-TL arabuluculuk ücretinin davanın kabul ve red oranına göre 4.520,87-TL'sinin davalıdan kalan 406,73-TL'sinin ise davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydedilmesine, Davacı yönünden karar tarihinde yürürlükte bulunan avukatlık ücret tarifesi gereğince hesaplanan 34.158,08-TL nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Davalı yönünden karar tarihinde yürürlükte bulunan avukatlık ücret tarifesi gereğince hesaplanan 1.352,75-TL nispi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, Davacı tarafından yapılan peşin harç ve başvuru harcı olmak üzere toplam 1.464,00-TL harç giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Davacı tarafından 10.675,00-TL bilirkişi, tebligat ve müzekkere gideri olmak üzere yapılan yargılama giderinin red ve kabul durumu nazara alınarak 10.268,27-TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiye masrafın davacı üzerinde bırakılmasına, Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına, Yatırılan ve bakiye kalan gider avansının yatıran taraflara iadesine, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı davanın miktarı ve niteliği itibariyle KESİN olmak üzere karar verildi. 13/10/2026

Katip ... E-imzalıdır

Hakim ... E-imzalıdır

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2026/92, K. 2026/757, T. 13.10.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2026-92-e-2026-757-k-5d6349938546