İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2026/9 E. 2026/709 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2026/9
- Karar No
- 2026/709
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2026/9 Esas KARAR NO : 2026/709
DAVA : Yargılanmanın Yenilenmesi DAVA TARİHİ : 15/09/2014 KARAR TARİHİ : 24/09/2026
Mahkememizde görülmekte olan Yargılanmanın Yenilenmesi davasının yapılan açık yargılaması sonunda, Davacı (yargılamanın iadesini talep eden önceki dosya davalısı ... ...) dilekçesinde: 02.05.2016 tarihli duruşmada, davacı vekilinin yüzüne karşı davalının yokluğunda alenen ve usulen tefhim olunduğu ifade edilerek karar verildiğini, kararda görüldüğü gibi davalı veya vekilinin olmadığı, duruşmadan haberdar olunmadığı, 22.02.2016 tarihli duruşmada takipsizlik nedeniyle davanın HMK'nun 150.maddesi gereğince yenileninceye kadar işlemden kaldırılmasına karar verildiği, davacı vekilinin bunu kasıtlı olarak ve bilinçli yaptığı, davalı vekilinin duruşmaları takip etmemesi için yapıldığı, 29.02.2026 tarihinde davaya devam edileceği dilekçesi verilerek.02.05.2016 tarihine duruşma günü alındığı, davaya devam edildiği ve davalı vekilinin bu işlemlerden haberi olmadığından 02.05.2016 tarihli duruşmaya katılamadığını, davanın aleyhine sonuçlandığını, sözlü savunma hakkı dahi verilmediğini, mahkeme kararında bankacı bilirkişinin 16/10/2015 tarihli bilirkişi raporu taraflara tebliğ edildiğini, davalı taraf rapora itirazda bulunmuş ise de, raporun denetime uygun ve itiraz nedenini açıklar olması nedeniyle itirazlar yerinde görülmemiştir denilerek yapılan itirazlar dikkate alınmadığını, .... ATM'nin 2014/... Esas sayı ile devam eden menfi tespit davası 08.03.2013 tarihinde açıldığı, davanın derdest olduğu, bu dava ile birleştirilmesi veya bekletici mesele yapılması gerekirken davalı vekilinin talepleri dikkate alınmadığını, davalı vekilinin bilirkişi raporuna yapılan itirazları raporun denetime uygun ve itiraz nedenini açıklar olması nedeniyle itirazlar yerinde görülmemiştir şeklinde reddedildiğini, davalı olarak itirazlarımız yasal ve hukuki haklar olduğu, rapordaki çelişkilerin ve hesap hatalarının olduğu, HMK 281 maddesinde ifade edildiği gibi ek rapor alınmasının önemli olduğu halde taleplerimiz reddedilerek acele karar verildiğini, bankacı Bilirkişi ...'ın ticari şubelerde çalışmadığı, ihracat işlemleri ve ihracat kredileri hakkında yeterli bilgi sahibi olmadığını, ihracat ve döviz işlemlerinde uzman olmadığını bu konuda rapor tanzim etmeden dosyayı iade etmesi gerektiği halde dosyayı iade etmediği ve rapor tanzim ettiği, yetersiz ve geçersiz olan rapora dayalı karar verildiği dosya kapsamı ile sabit olduğunu, yargılama sırasında, aleyhine hüküm verilen tarafın elinde olmayan nedenlerle elde edilemeyen bir belgenin, kararın verilmesinden sonra ele geçirilmiş olması mahkemenizde görülen İtirazın İptali davasının yapılan yargılama sonunda, verilen ... Karar sayılı karar kesinleştikten sonra geçen zamanda 29.01.2024 tarihinde elde edilen önemli belge ve bilgilere dayalı olarak, 6100 sayılı HMK nu 375 inci maddesince yargılamanın yenilenmesi yoluyla verilen kararın kaldırılması gerektiği talepleri olduğunu, yargılama sırasında, aleyhine hüküm verilen tarafın elinde olmayan nedenlerle elde edilemeyen bir belgenin, kararın kesinleşmesinden sonra 29.01.2024 tarihinde elde edilmesi, banka tarafından ... Dış Ticaret A.Ş.firmaya e-maille gönderilen EUR ve TL hesap ekstreleri incelendiğinde toplam olarak 344.000,00 Euro ihracat dövizlerinin banka kayıtlarına girdiği, ekstrede kayıtlı olduğu halde, firma hesaplarına girmediği ve firma borcundan düşmediği tespit edildiğini, davalı firmanın bankaya borçlu olmadığı tespit edildiğini, bu firma borçlu olmadığından kefilinde borçlu olamayacağı dikkate alındığında davanın yenilenmesi gerektiğini, mahkemenizin 02/05/2016 tarih, ... Karar sayılı kararının; 6100 sayılı HMK'nın 375.maddesi yargılamanın yenilenmesi yoluyla kaldırılarak yargılamanın yeniden görülmesi ve aile konutu üzerindeki ipoteğin kaldırılmasını, 29.01.2024 tarihinde elde edilen firmaya ait döviz hesap ekstresinde görüldüğünü, gelen ihracat dövizlerinin banka kayıtlarına girdiği/kayıtlı olduğu firma talimatına göre bozularak ihracat taahhüdüne sayılması, döviz alış belgesi tanzim edildikten sonra, dövize çevrilerek firma borcundan düşülmesi gerekirken firma talimatına uyulmadığını, döviz alışı yapılmış gibi işlem yapılarak/TL'sine çevrilmeden dövizin nereye gittiği belli olmadığı, bankanın veya bu işlemi yapanların zimmetine geçtiği banka kayıtları ile sabit olduğunu, bankanın zimmetine geçtiğinin kabul edilmesinin gerektiğini, mahkemece verilen 02/05/2016 tarih, 2018/461Esas 2016/300 Karar sayılı kararın kaldırılarak yargılamanın yenilenmesine HMK'nun 375 maddesince karar verilmesini, araştırmaya devam edildiğinden elde edilecek belgelerin yargılama sürecinde ibraz edileceği fazlaya dair haklarının saklı tutulmasını, yargılama giderlerinin karşı tarafa ödetilmesine karar verilmesini talep etmiştir. ... BANK A.Ş vekili tarafından yargılamanın yenilenmesi talebine karşı sunulan cevap dilekçesinde: Mahkemece verilen 02.05.2016 tarihli ... Esas ve 2016/300 Karar sayılı davanın kısmen kabulü kararı, davalı tarafın başvurusu üzerine temyiz ve karar düzeltme kanun yollarında incelendiğini, yerel mahkemece verilen karar usul ve yasaya uygun bulunmuş olmakla 18.06.2020 tarihinde kesinleştiğini, davalı taraf bu sefer HMK madde 375/1-a, ç ve h bendlerine dayanarak yargılamanın yenilenmesini talep ettiğini, bu talebin hukuki dayanaktan yoksun ve mesnetsiz olması sebebiyle reddinin gerektiğini, müvekkili bankanın eski Kartal Şubesi (... ... Tüzel Bankacılık Şubesi) ile dava dışı kredi borçlusu tasfiye halinde ... Dış Ticaret A.Ş. arasında imzalanan Genel Kredi Sözleşmelerine istinaden firmaya dövize endeksli kredi, çek taahhüt kredisi açılıp kullandırıldığını, davalı ... ... ise söz konusu sözleşmeleri müşterek borçlu ve müteselsil kefil sıfatı ile imzaladığını, borçlular tarafından kredi şartları ihlal edildiğinden kredi hesapları kat edilerek, borçlulara Beyoğlu ...Noterliği’nin 20.03.2013 tarih ve... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile ihtar edilmişse de borç ödenmediğini, borçlularca ihtara rağmen borç ödenmemesi üzerine ihtiyati haciz kararı alınarak iş bu karar İstanbul ...İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası ile infaz edilerek borçlular hakkında genel haciz yolu ile takip başlatıldığını, davalı/borçlu tarafından takibe yapılan haksız itiraz ile icra takibi durduğundan tarafımızca huzurdaki dava ile itirazın iptali açıldığını, yapılan yargılama neticesinde 02.05.2016 tarihli ...Esas ve ...Karar sayılı davanın kısmen kabulü kararı verildiğini, davalı tarafın temyiz incelemesi talebi üzerine dosya Yargıtay (Kapatılan)19. Hukuk Dairesi'nin 29/11/2018 tarih 2018/3058 Esas 2018/6218 Karar sayılı ilamı ile "Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün onanmasına'' şekindeki kararı ile onandığını, davalı taraf karar düzeltme talebinde bulunmuş ve yapılan inceleme ile Yargıtay (Kapatılan)19. Hukuk Dairesi'nin 18/06/2020 tarih 2019/700 esas 2020/1134 sayılı ilamı ile, ''Dosyadaki yazılara, mahkeme kararında belirtilip Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirisine uymayan davalı vekilinin karar düzeltme isteminin reddine,'' karar verildiğini, kararın 18/06/2020 tarihinde kesinleştiğini, yargılamanın yenilenmesi sebepleri HMK md. 375 ve 376. maddelerinde sınırlı (tahdidi) olarak sayıldığını, davalı taraf HMK madde 375/1-a maddesindeki Mahkemenin kanuna uygun olarak teşekkül etmemiş olması düzenlemesine dayanmakta ve gerekçe olarak davalının yokluğunda karar verilmesini ve bilirkişiden ek rapor alınması talebinin reddedilmesini ileri sürdüğünü, davalının dayandığı madde mahkemelerin kuruluş ve işleyişine dair bir düzenleme olduğunu, mahkemelerin kuruluş ve işleyişine dair kanuna aykırı kurulmuş bir mahkemenin verdiği karara karşı yargılamanın yenilenmesi yoluna başvurulması mümkün olduğunu, davalı taraf kanun yolunda ileri sürebileceği sebepleri sırf yeniden yargılama yapılması için huzurdaki davada ileri sürerek yargı mercilerini oyaladığını, davalı tarafın iddialarını asla kabul anlamına gelmemekle beraber bir an için ileri sürdüğü yokluğunda davada karar verilmesi ve bilirkişiden ek rapor alınması talebinin reddedilmesi sebebiyle yargılamanın yenilenmesi talebi kabul edilse dahi dilekçesindeki 22.02.2016 tarihli duruşmada takipsizlik kararı verilmesi ve daha sonrasında ise dosyanın taraflarınca yenilenmesinin davalı tarafın duruşmaları takip etmemesi için kasıtlı ve bilinçli olarak yapılan eylemler olduğunun ileri sürülmesi abesle iştigal olduğunu, dosyanın yenilenmesi talebi ile taraflara yeniden tebligat çıkarılmakta olup huzurdaki davanın görüldüğü yeni duruşma tarihinde davalı tarafı temsilen bir vekilin olduğu ve vekilinin duruşmaya (bilerek ve ya bilmeyerek) katılmadığı sabit olduğunu, bu durum nasıl da müvekkili bankaya atfedilebilecek bir kasıt olarak değerlendirildiği de anlaşılabilir gibi olmadığını, davalı taraf, dosyada mübrez bilirkişi Mehmet Haznedar tarafından düzenlenen 16.10.2015 tarihli bilirkişi raporuna karşı yaptığı itirazlarının değerlendirilmediğini, davanın oldu bittiye getirildiğini, görevlendirilen bilirkişinin ticari şubelerde çalışmadığından ihracat işlemleri ve ihracat kredileri hakkında yeterli bilgi sahibi olmadığını ileri sürdüğünü, bilirkişilik çözümü hukuk dışında, özel veya teknik bilgiyi gerektiren hallerde başvurulabilen bir yol olduğunu, mahkeme dosyasında görevlendirilen bilirkişi Mehmet Haznedar konusunda uzman, uzun süredir dosyalarda görev alan bir bilirkişi olduğunu, davalının iddia ettiği gibi Ticari şubede çalışan bilirkişi bireysel şubede çalışan bilirkişi diye bilirkişi listesinde uzmanlık ayrımı bulunmadığını, davalı taraf, haksız ve dayanaksız iddialarla yargılamanın yenilenmesi talebine dayanak yaratma çabasına girdiği, bunun için de farazi iddialar ileri sürdüğü aşikar olduğunu, mahkemece davalı tarafın itirazları yerinde görülmediğini, verilen karar kanun yollarının denetiminden de geçmiş ve söz konusu itirazlar yerinde görülmediğini, kararın kesinleştiğini, taraflar arasında akdedilen Genel Kredi Sözleşmesi delil anlaşması niteliğinde olduğunu, müvekkili bankanın defter ve kayıtlarının kesin delil olacağı davalı borçlular tarafından kabul edildiğini, davanın itirazın iptali davası olduğu, müvekkili bankanın alacağının başta Beyoğlu .... Noterliği’nin 20.03.2013 tarih ve... yevmiye numaralı ihtarnamesine konu kredi alacaklarının olduğunu, yargılama sırasında müvekkili bankanın defter ve kayıtları üzerinde bilirkişi incelemesi yapılmış olmakla davalı tarafın sözde sonradan elde ettiğini firma talimatları ve hesap ekstreleri, müvekkil bankanın alacağının ispatının yegane delili olup bu bilgi ve belgeler de zaten dava dosyasına ilk açıldığı tarihte sunulduğu izahtan vareste olduğunu, bankacı bilirkişinin itirazın iptali davası kapsamında inceleyebileceği bilgi ve belgeler icra dosyası, bankanın ticari defter ve kayıtları olup davalının iddia ettiği gibi hesap ekstrelerinin kararın verilmesinden sonra temin edilmiş olması hayatın olağan akışına ve gerçeğe aykırı olduğunu, dava konusu olan İstanbul ...İcra Müdürlüğü’nün ... Esas sayılı icra dosyası ile bu takibe bağlı olarak açılan leh ve aleyhte olmak üzere tüm davalar (huzurdaki dava dosyası da dahil) Beyoğlu ... Noterliği'nin 24.01.2017 Tarihli, ... Yevmiye Numaralı Düzenleme Şeklinde Alacağın Devri Sözleşmesi ile dava dışı temlik alıcısı ... (TCKN: ...)'ya temlik edildiğini, temlik tarihi olan 2017 yılı itibariyle müvekkili bankanın tüm hak ve alacakları temlik alıcısı ... (TCKN: ...)'ya geçtiğini, bu nedenle temlik alıcısının delil ve savunmalarını sunabilmesi için huzurdaki davaya dahil edilmesi gerektiğini, davalı/borçluların yasal dayanaktan yoksun yargılamanın yenilenmesi talebinin reddini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Talep doğrultusunda ihbarın ...'ya yapılmıştır. İNCELEME ve GEREKÇE: Davalı ... ...'ün Mahkememizin 02/05/2016 tarihli ... Esas, 2016/300 sayılı kararının HMK 375. Maddesi uyarınca yargılamanın yenilenmesi yoluyla kaldırılması talebinde bulunmuş, mahkememiz 2026/9 esasına kaydı yapılmıştır. Mahkememiz duruşma celse ara kararı ile davalı ... ... tarafından yargılamanın yenilenmesi talep dilekçesinde dayanak olarak gösterilen ve dosyaya sunulmuş olan 2009-2010-2011-2012 yıllarına ait hesap ekstreleri ayrıntılı olarak incelenmek sureti ile mahkememizce daha önce yapılan yargılama esnasında yapılan bilirkişi incelemelerinde (dosyadaki bilirkişi raporları ve raporlar ekinde sunulan belgeler gözetilerek) bahse konu hesap hareketlerinin dikkate alınıp alınmadığı, ihracat dövizi kayıtları yönünden davalının yargılamanın yenilenmesi talep dilekçesinde ileri sürdüğü gibi daha evvel elde edilemeyen bir belge veya kayıt olup olmadığının tespiti için davacı banka kayıtları üzerinde de inceleme yapılmak suretiyle rapor düzenlenmesine dair ara karar kurulmuş, dosya bilirkişiye tevdi edilmiştir. Bilirkişi...tarafından hazırlanan 01.10.2024 tarihli bilirkişi raporunda: "Dava konusu alacak tutarının, davacı ... Bank A.Ş. ile dava dışı asıl borçlu Tasfiye Halinde ... Dış Ticaret A.Ş. arasında imzalanan 2.200.000,00 TL tutarlı Genel Kredi Sözleşmesine istinaden, dava dışı asıl borçluya kullandırılan 252/TT/... no.lu Taksitli Dövize Endeksli Kredi borcundan kaynaklandığı, 24.03.2013 tarihinde temerrüde düşen dava dışı asıl borçlu bakımından takip tarihi itibariyle yapılan hesaplama sonucunda, davacı bankanın dava dışı asıl borçludan toplam 850.949,53 TL nakit ve 10.245,00 TL gayrinakit talep edilebilir alacak tutarı bulunduğu, Alacağın Türü Davacı Talebi (TL) Hesaplanan Tutar (TL) Talep Edilmesi Gereken Tutar (TL) Asıl Alacak 737.413,63 737.413,63 737.413,63 İşlemiş Faiz Tutarı 110.407,21 107.539,49 107.539,49 BSMV 5.520,36 5.376,97 5.376,97 İhtar Masrafı 619,44 619,44 619,44 Nakit Toplam 853.960,64 850.949,53 850.949,53 Depo Talep Edilen 10.245,00 10.245,00 10.245,00
Davacı banka ile dava dışı asıl borçlu arasında imzalanan Genel Kredi Sözleşmesinde, davalı ... ...'ün 2.200.000,00 TL tutarında geçerli kefaleti bulunduğu, adı geçen kefil dava dışı asıl borçlu ile birlikte aynı tarihte temerrüde düştüğünden, hemen yukarıda dava dışı asıl borçlu bakımından hesaplanan 850.949,53 TL nakit borçtan davalı kefil ... ...'ün sorumlu tutulabileceği, davacı takip talebi incelendiğinde; iade edilmemiş çek yapraklarının banka sorumluluk tutarından kaynaklanan 10.245,00 TL gayrinakit borçtan, davalı kefilin sorumlu tutulduğu anlaşılmaktadır. Yargıtay, kefillerin gayrinakdi kredilerin deposundan sorumlu tutulabilmesi için, imzalanan sözleşmede bu konuda açık ve net bir şekilde sorumluluk içeren hüküm bulunması gerektiği görüşündedir. Fakat huzurdaki davaya konu kredi sözleşmesi incelendiğinde, kefilin, gayrinakdi kredilerin deposundan sorumlu olduğuna dair açık ve net bir hükme rastlanmamıştır. Bu nedenle davalı kefilin, 10.245,00 TL'lık gayri nakit borcun deposundan sorumlu tutulamayacağı, davalı kefil ... ... tarafından sayın Mahkemeye sunulan 06.02.2024 tarihli dilekçesinde;"(...) 29.01.2024 tarihinde elde edilen Firmaya ait döviz hesap ekstresinde görüldüğü gibi, gelen ihracat dövizlerinin banka kayıtlarına girdiği/ kayıtlı olduğu firma talimatına göre; bozularak ihracat taahhüdüne sayılması, döviz alış belgesi tanzim edildikten sonra, dövize çevrilerek firma borcundan düşülmesi gerekirken Firma talimatına uyulmadığı, döviz alışı yapılmış gibi işlem yapılarak/ TL'sına çevrilmeden dövizin nereye gittiği belli olmadığı, bankanın veya bu işlemi yapanların zimmetine geçtiği banka kayıtları ile sabittir." 20.05.2010 Gelen Havale/... ... 74.000,00 74.000,00 25.06.2010 Gelen Havale/... Dış Ticaret A.Ş. 66.000,00 66.000,00 29.06.2010 Gelen Havale/... Dış Ticaret A.Ş. 74.000,00 74.000,00 30.09.2010 Gelen Havale/... ... 60.000,00 60.000,00 30.09.2010 Gelen Havale/... Dış Ticaret A.Ş. 70.000,00 70.000,00 Toplam 344.000,00 beyanında bulunulmuştur. Davalı kefil tarafından söz konusu beyan dilekçesi ekinde, dava dışı ... Dış Ticaret A.Ş.'ye ait ... IBAN no.lu EURO hesap ekstresi de sunulmuştur. Hemen yukarıda yer alan tutarlar davalı kefil tarafından sunulan hesap ekstresinde yer almakla birlikte, davacı banka şubesinde aynı IBAN no.lu EURO mevduat hesabı ve diğer banka kayıtları bizzat yerinde incelendiğinde, bahse konu 5 adette 344.000,00 EURO tutarındaki işlemlerin davacı banka kayıtlarında yer alamadığı tespit edilmektedir. Davalı kefil tarafından düzenlenen 06.02.2024 tarihli beyan dilekçesi ekinde ayrıca, hemen yukarıda yer alan bedellerin döviz alışlarının yapılması ve borçtan düşülmesine ilişkin talimatlar da sunulmuştur. Ancak sunulan talimat belgelerinde, dava dışı şirkete ait kaşe ve yetkili imzalarının mevcut olmadığı, ayrıca talimatların davacı bankaya teslim edildiğinde ya da ulaştırıldığına dair talimatlar üzerinde herhangi bir kayıt bulunmamaktadır. Bu durumda, davacı banka ile dava dışı asıl borçlu arasında imzalanan Genel Kredi Sözleşmesinin 41'nci maddesinde yer alan "Müşteri; kefil veya kefiller Banka ile aralarında çıkacak her türlü anlaşmazlıklarda, Bankanın defter, kayıt ve belgelerinin yegane, münhasır ve kesin delil olacağını (...) kabul ve beyan ederler." hükmü uyarınca, davacı banka kayıtlarına itibar edilmesinin uygun olacağı, davaya konu Asıl Alacak tutarına takip tarihinden itibaren talep edilen yıllık % 70,00 temerrüt faiz oranının, taraflar arasında imzalanan Genel Kredi Sözleşmesinin 37. maddesine uygun olduğu, yönündeki görüş ve kanaatimizi, takdiri Sayın Mahkemenize ait olmak üzere saygılarımla arz ederim." şeklinde raporunu sunmuştur. Rapor taraflara tebliğ edilmiştir. Mahkememiz duruşma celse ara kararı ile davalı tarafça sunulan bilgi ve belgeler kapsamında, davacı banka tarafından gönderildiği iddia olunan maillerin ve ekinde yer alan ekstrelerin davacı banka tarafından gönderilip gönderilmediğinin belirlenmesi için, davalı şirket bilgisayarlarında ve e posta kayıtlarında ve davacı banka bilgisayarlarında ve e posta kayıtlarında yerinde inceleme yapılmak suretiyle bilirkişi incelemesi yapılmasına karar verilmiş, dosya bilirkişiye tevdi edilmiştir. Bilirkişi Dr. ... Bilgisayar Yüksek Mühendisi tarafından hazırlanan raporda: "İnceleme kapsamındaki e-posta sorgusu, davacı bankanın sistemleri üzerinden doğrudan yerinde gerçekleştirildiği, faks sorgularına ilişkin veriler ise, banka tarafından çıktı olarak sunulduğu, davacı bankanın e-posta arşivleme sistemi ... 15.2) üzerinde yapılan aramada, 25.03.2013 tarihli e-posta gönderimine ilişkin herhangi bir kayda rastlanmadığı, sistem çıktısında "..." sonucu görüldüğü, banka yetkilileri tarafından, bankacılık mevzuatı ve Türk Ticaret Kanunu uyarınca elektronik posta ve faks kayıtlarının 10 yıllık yasal saklama süresine tabi olduğu, talebe konu gönderimin bu süreden daha eski bir döneme ait bulunduğu, bu nedenle arşivlerde yer almamasının doğal olduğu beyan edildiği, ayrıca banka vekili tarafından, faks kayıtlarına ilişkin sistemsel bir sorgulama altyapısının bulunmadığı, bu nedenle sorgulamanın doğrudan sistem üzerinden yapılmasının mümkün olmadığı, faks kayıtlarının sadece banka tarafından temin edilen ham veri çıktıları üzerinden incelenebildiği belirtildiği, banka tarafından sunulan faks kayıt sorgu sonuçlarına göre, sistemdeki ilk kayıtların 21.06.2013 tarihinden itibaren başladığı, faks log kayıtlarının ise 02.01.2017 tarihinden itibaren tutulduğu görüldüğü, ayrıca, 8130722 numaralı müşteri (... DIŞ TİCARET A.Ş.) adına sistemde 03.09.2018 tarihli iki adet faks kaydı bulunduğu, ancak bu kayıtlarda kaynak ve karşı faks numaralarının yer almadığı tespit edildiği, tüm bu bulgular, teknik sorgu sonuçları ve banka beyanları birlikte değerlendirildiğinde, inceleme konusu 25.03.2013 tarihli e-posta veya faks gönderiminin, davacı banka sistemleri üzerinden gerçekleştirildiğini gösterir herhangi bir veri ya da kayda rastlanmadığı, tespit ve kanaatine ulaştığımı, Sayın Mahkemenizin takdirlerine saygılarımla arz ederim." şeklinde raporunu sunmuştur. Rapor taraflara tebliğ edilmiştir. Mahkememiz duruşma celse ara kararı ile dosyanın Bilirkişi ...'ye tevdi edilerek yargılamanın yenilenmesini talep eden vekili ile iletişime geçerek, dava dışı ... Dış Ticaret A.Ş’nin bilgisayarlarında ve e posta kayıtlarında, davacı banka tarafından gönderildiği iddia olunan maillerin ve ekinde yer alan ekstrelerin davacı banka tarafından gönderilip gönderilmediğinin belirlenmesi için, yerinde bilirkişi incelemesi yapılmasına dair ara karar kurulmuş, dosya bilirkişiye tevdi edilmiştir. Bilirkişi Dr. ... Bilgisayar Yüksek Mühendisi tarafından hazırlanan 02/06/2026 ek raporda:"1. Sayın Mahkemenizin 05.02.2026 tarihli ara kararı ile dava dışı ... Dış Ticaret A.Ş.'nin bilgisayarları ve e-posta kayıtları üzerinde inceleme yapılması istenmiş ise de, davalı vekilinin 09.03.2026 tarihli beyan dilekçesinde ve inceleme sürecinde yapılan görüşmelerde şirketin tasfiye edilmiş olduğu, bu nedenle şirket bilgisayarlarına, sunucularına ve e-posta sistemlerine erişim sağlanamadığı bildirildiği, bu nedenle inceleme, dava dışı şirket sistemleri üzerinde gerçekleştirilememiş olup, dosyaya ve anılan beyan dilekçesi ekinde sunulan e-posta yazışmaları ile hesap ekstresi dokümanları üzerinden yapıldığı, dosyaya sunulan bir adet TL hesap ekstresi, iki adet EUR hesap ekstresi ve e-posta yazışmalarının incelenmesinde; söz konusu hesap ekstrelerinin banka hesap hareketlerine ilişkin ayrıntılı kayıtlar içerdiği, e-posta yazışmalarında ise ... Dış Ticaret A.Ş. yetkilileri tarafından banka personelinden 2009-2012 yıllarına ait kredi, faiz, kur farkı ve hesap ekstresi bilgilerinin talep edildiği, banka personeli tarafından çeşitli belgelerin gönderildiğinin bildirildiği ve devam eden yazışmalarda gönderilen belgelerin talebi tam olarak karşılamadığının belirtilerek ek bilgi ve belgelerin talep edildiğinin tespit edildiği, bununla birlikte, mevcut inceleme kapsamında e-posta yazışmalarının orijinal elektronik kayıtlarına, e-posta sunucu kayıtlarına, log kayıtlarına veya üstverilerine (metadata) erişim sağlanamamış olup, dosyaya sunulan e-posta yazışmaları ve ekli dokümanların davacı banka sistemleri üzerinden gönderilip gönderilmediği teknik yöntemlerle doğrulanamadığı, nitekim dosyada mevcut 05.11.2025 tarihli kök bilirkişi raporunda da, davacı banka sistemlerinde yapılan inceleme sonucunda ilgili e-posta veya faks gönderimlerini doğrulayan herhangi bir teknik kayıt veya veriye ulaşılamadığı sonucuna varıldığı, dosyaya sunulan e-posta yazışmaları ve ekli hesap ekstresi dokümanlarının içeriklerine ilişkin tespit yapılabildiği, söz konusu e-posta yazışmaları ve ekli dokümanların davacı banka sistemlerinden gönderildiğinin veya davacı banka kayıtlarından üretildiğinin teknik olarak doğrulanmasının yahut aksinin teknik olarak ortaya konulmasının mevcut veri setiyle mümkün olmadığı, bu bağlamda, işbu raporda yer verilen tespit ve değerlendirmelerin yalnızca dosyaya ibraz edilen belge ve dokümanların içerik incelemesine dayandığı, teknik doğrulama yapılmasına imkân verecek e-posta sunucu kayıtları, log kayıtları, üstveriler (metadata) ve şirket sistemlerine erişim bulunmadığından, söz konusu belgelerin delil niteliği, ispat gücü ve hukuki sonuçlarına ilişkin nihai takdirin Sayın Mahkemeye ait olduğu, tespit ve kanaatine ulaştığımı, sayın Mahkemenizin takdirlerine saygılarımla arz ederim." şeklinde raporunu sunmuştur. Bilirkişi ek raporunun tebliğ edildiği, davacı (yargılamanın iadesini talep eden önceki dosya davalısı ... ...) vekilinin rapora yönelik beyan ve itiraz dilekçesi sunmuştur. HMK'nın Yargılamanın iadesi sebepleri başlıklı 375. Maddesi aşağıdaki gibidir. MADDE 375- (1) Aşağıdaki sebeplere dayanılarak yargılamanın iadesi talep edilebilir: a) Mahkemenin kanuna uygun olarak teşekkül etmemiş olması. b) Davaya bakması yasak olan yahut hakkındaki ret talebi, merciince kesin olarak kabul edilen hâkimin karar vermiş veya karara katılmış bulunması. c) Vekil veya temsilci olmayan kimselerin huzuruyla davanın görülmüş ve karara bağlanmış olması. ç) Yargılama sırasında, aleyhine hüküm verilen tarafın elinde olmayan nedenlerle elde edilemeyen bir belgenin, kararın verilmesinden sonra ele geçirilmiş olması. d) Karara esas alınan senedin sahteliğine karar verilmiş veya senedin sahte olduğunun mahkeme veya resmî makam önünde ikrar edilmiş olması. e) İfadesi karara esas alınan tanığın, karardan sonra yalan tanıklık yaptığının sabit olması. f) Bilirkişi veya tercümanın, hükme esas alınan husus hakkında kasten gerçeğe aykırı beyanda bulunduğunun sabit olması. g) Lehine karar verilen tarafın, karara esas alınan yemini yalan yere ettiğinin, ikrar veya yazılı delille sabit olması. ğ) Karara esas alınan bir hükmün, kesinleşmiş başka bir hükümle ortadan kalkmış olması. h) Lehine karar verilen tarafın, karara tesir eden hileli bir davranışta bulunmuş olması. ı) Bir dava sonunda verilen hükmün kesinleşmesinden sonra tarafları, konusu ve sebebi aynı olan ikinci davada, öncekine aykırı bir hüküm verilmiş ve bu hükmün de kesinleşmiş olması. i) Kararın, İnsan Haklarını ve Ana Hürriyetleri Korumaya Dair Sözleşmenin veya eki protokollerin ihlali suretiyle verildiğinin, ... İnsan Hakları Mahkemesinin kesinleşmiş kararıyla tespit edilmiş olması veya karar aleyhine ... İnsan Hakları Mahkemesine yapılan başvuru hakkında dostane çözüm ya da tek taraflı deklarasyon sonucunda düşme kararı verilmesi. (1) (2) Birinci fıkranın (e), (f) ve (g) bentlerindeki hâllerde yargılamanın iadesinin istenebilmesi, bu sebeplerin kesinleşmiş bir ceza mahkûmiyet kararı ile belirlenmiş olması şartına bağlıdır. Delil yokluğundan başka bir sebeple ceza kovuşturmasına başlanamamış veya mahkûmiyet kararı verilememiş ise ceza mahkemesi kararı aranmaz. Bu takdirde dayanılan yargılamanın iadesi sebebinin, yargılamanın iadesi davasında öncelikle ispat edilmesi gerekir. Mahkememizin ... Karar sayılı dosyasındaki davalı olan ... ...'ün yargılamanın iadesi talebinde bulunduğu, talebine dayanak olarak ta bankacı bilirkişi Mehmet Haznedar'ın ehli olmadığı, bu sebeple dosyayı iade etmesi gerektiği ve yargılama sırasında elinde olmayan nedenlerle elde edilemeyen bir belgenin, kararın verilmesinden sonra ele geçirilmiş olması hususunu ileri sürdüğü anlaşılmıştır. Bilirkişi ... emekli bankacı olup, dava konusu itibari ile ehil olduğu anlaşılmakla bu gerekçe yernide görülmemiştir. Yargılamanın iadesi talebinde bulunan ... ...'ün diğer dayanağı ise önceki dosya safahatında olmayıp sonradan temin ettiklerini ileri sürdüğü ... Bank tarafından mail yolu ile iletildiği beyan edilen hesap ekstreleri ve ... Dış Ticaret AŞ'nin bankaya gönderdiği talimat faksları bulduğudur. Kararın kesinleşmesinden sonra 29.01.2024 tarihinde elde edildiği beyan edilen, banka tarafından ... Dış Ticaret A.Ş.firmaya e-maille gönderilen EUR ve TL hesap ekstrelerine göre toplam olarak 344.000,00 Euro ihracat dövizlerinin banka kayıtlarına girdiği, ekstrede kayıtlı olduğu halde, firma hesaplarına girmediği ve firma borcundan düşmediği tespit edildiği ileri sürülmüştür. Mahkememizce yargılamanın iadesi olarak ileri sürülen bu belgelerin gerçekte olup olmadığının belirlenmesi için (yargılamanın iadesi ön koşul incelemesi çerçevesinde) banka kayıtlarında bulunup bulunmadığı, daha önceki bilirkişi incelemesi esnasında incelenmesi gerekir iken incelenmesinin gözden kaçırılıp kaçırılmadığının belirlenmesi için banka kayıtları üzerinde bilirkişi inceleme yaptırılmıştır. Yapılan inceleme sonucunda alınan bankacı bilirkişi ...'in raporunda, davalı kefil tarafından söz konusu beyan dilekçesi ekinde, dava dışı ... Dış Ticaret A.Ş.'ye ait ... IBAN no.lu EURO hesap ekstresi de sunulduğu, belirlenen tutarlar davalı kefil tarafından sunulan hesap ekstresinde yer almakla birlikte, davacı banka şubesinde aynı IBAN no.lu EURO mevduat hesabı ve diğer banka kayıtları bizzat yerinde incelendiğinde, bahse konu 5 adette 344.000,00 EURO tutarındaki işlemlerin davacı banka kayıtlarında yer alamadığı tespit edilmiş, davalı kefil tarafından düzenlenen 06.02.2024 tarihli beyan dilekçesi ekinde ayrıca, hemen yukarıda yer alan bedellerin döviz alışlarının yapılması ve borçtan düşülmesine ilişkin talimatlar da sunulduğu, ancak sunulan talimat belgelerinde, dava dışı şirkete ait kaşe ve yetkili imzalarının mevcut olmadığı, ayrıca talimatların davacı bankaya teslim edildiğinde ya da ulaştırıldığına dair talimatlar üzerinde herhangi bir kayıt bulunmadığı belirlenmiştir. Yargılamanın iadesini talep eden, hesap ekstrelerinin banka tarafından şirketin mail hesabına gönderildiği beyan edilmiş olmakla, e postaların incelenmesi için bilirkişi ...'den rapor alınmış ve bilirkişi raporunda; inceleme kapsamında e-posta yazışmalarının orijinal elektronik kayıtlarına, e-posta sunucu kayıtlarına, log kayıtlarına veya üstverilerine (metadata) erişim sağlanamamış olup, dosyaya sunulan e-posta yazışmaları ve ekli dokümanların davacı banka sistemleri üzerinden gönderilip gönderilmediği teknik yöntemlerle doğrulanamadığı, dosyada mevcut 05.11.2025 tarihli kök bilirkişi raporunda da, davacı banka sistemlerinde yapılan inceleme sonucunda ilgili e-posta veya faks gönderimlerini doğrulayan herhangi bir teknik kayıt veya veriye ulaşılamadığı sonucuna varıldığı belirtilmiştir. Netice olarak yargılamanın iadesi gerekçesi olarak ileri sürülen hususlara ilişkin değerlendirme; - Sözlü savunma verilmemesi nedeniyle savunma hakkının ihlal edilmesi; 2016 yılında karar duruşması öncesindeki celsede dava takipsiz bırakılmış, yenileme talebi üzerine yenileme dilekçesi ve yeni duruşma gününün yazılı olduğu yenileme tutanağı davalı vekiline tebliğ edilmiştir. - Bilirkişiden Ek rapor alınması talebinin reddedilmesi; ek rapor talebinin reddedilmesi dosya kapsamı itibari ile alınan raporların yeterli görülmesi halinde normal bir durum olup, işbu dosyada da bu gerekçe ile reddedildiği anlaşılmıştır. - Yargılama sırasında, aleyhine hüküm verilen tarafın elinde olmayan nedenlerle elde edilemeyen bir belgenin,kararın verilmesinden sonra ele geçirilmiş olması; buna ilişkin olarak davalı tarafından sunulan banka ekstreleri ve faks talimatlarına ilişkin bankacı ve bilgisayar mühendisi bilirkişi tarafından ayrı ayrı inceleme yaptırılmış ve banka kayıtlarında buna ilişkin bilgilere rastlanmamış, davalı tarafın iddiası kapsamında asıl borçlu dava dışı şirketin bilgisayar kayıtları temin edilememiş ve e postaların geçerliliği ortaya konulamamıştır. Sunulan belgelerin bizzat banka tarafından gönderilmiş olduğu iddiası kapsamında bu belgelerin geçerli oldukları ortaya konulamadığı için talebin esasına yönelik inceleme yapılmasına da gerek görülmemiştir. - Lehine karar verilen tarafın, karara tesir edecek hileli davranışta bulunması; yukarıda bahsi geçen belgelerin banka tarafından gönderildiği ortaya konulamadığından, bu belgelerin daha önceki aşamada banka tarafından sunulmadığına yönelik iddiaların da dinlenilmesi mümkün olmamıştır. Tüm bu hususlar birlikte değerlendirildiğinde; yargılamanın yenilenmesini talep eden (asıl dosya davalısı) ... ...'ün sonradan temin ettiklerini ileri sürdüğü ve banka tarafından e posta ile gönderildiğini beyan ettiği hesap ekstreleri ile ... Dış Ticaret AŞ'nin bankaya gönderdiğini beyan ettiği faks talimatlarının bankaya gönderildiğine ilişkin iddiaları mahkememizce yapılan bilirkişi incelemeleri ile tespit edilememiş ve yargılamanın iade gerekçeleri olan belgelerin varlığına ilişkin ön koşul sağlanamamış olmakla ve diğer nedenler de yerinde görülmemiş olmakla yargılamanın iadesi talebinin reddine karar verilmiştir. H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere: 1-Yargılamanın iadesine yönelik koşulların oluşmadığı anlaşılmakla, talebin reddine, 2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gerekli harç peşin yatırıldığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 3-Yargılamanın yenilenmesi talep eden tarafça yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 4-... Bank A.Ş tarafından yapılan 150,00 TL yargılama giderinin yargılamanın yenilenmesini talep eden taraftan tahsili ile ... Bank A.Ş'ye ödenmesine, 5-... Bank A.Ş kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T'deki esaslara göre belirlenen 45.000,00 TL vekalet ücretinin yargılamanın yenilenmesini talep eden taraftan alınarak ... Bank A.Ş tarafına verilmesine, 6-Karar kesinleşene kadar yapılacak yargılama giderlerinin yargılamanın yenilenmesini talep eden tarafı gider avansından karşılanmasına, karar kesinleştikten sonra bakiye gider avansının istek halinde yatıran tarafa iadesine Dair, HMK 345 maddesi uyarınca kararın taraflara tebliğ edildiği tarihten başlayarak iki hafta içinde HMK 342 maddesi gereğince düzenlenmiş dilekçe ile HMK 343 maddesi uyarınca mahkememize veya başka bir mahkemeye yapılacak başvuru ile HMK 341/1 maddesi uyarınca İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yolu açık olarak davacı (yargılamanın iadesini talep eden önceki dosya davalısı ... ...) vekilinin yüzüne karşı oy birliği ile verilen karar açıkça okunup anlatıldı. 24/09/2026
Başkan ... ¸e-imzalıdır Üye ... ¸e-imzalıdır Üye ... ¸e-imzalıdır Katip ... ¸e-imzalıdır