İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2026/845 E. 2026/777 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2026/845
- Karar No
- 2026/777
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2026/845 Esas KARAR NO : 2026/777
DAVA : Sigorta (Kaza Sigortası Kaynaklı) DAVA TARİHİ : 29/08/2025 KARAR TARİHİ : 07/10/2026
Mahkememizde görülmekte olan Sigorta (Kaza Sigortası Kaynaklı) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesinde özetle; Müvekkili ... ... ... plakalı aracına, davalı ... Sigorta Anonim Şirketi nezdinde ... poliçe numaralı ...'ın ... plakalı aracının 09/09/2024 tarihinde İstanbul ili Pendik ilçesinde çarpması neticesinde trafik kazası meydana geldiğini, yaşanan trafik kazasında müvekkilinin herhangi bir kusuru bulunmazken ... plakalı araç sürücüsünün kusurlu olduğu rapor edildiğini, ... numaralı kaza tespit tutanağından ve davalı sigorta şirketinin aldırdığı eksper raporlarından bu husus anlaşıldığını, Söz konusu kaza nedeniyle müvekkilinin aracında maddi hasar ve değer kaybının meydana geldiğini, müvekkilinin aracında meydana gelen maddi hasar tazminatı ve değer kaybının eksik ödendiğini, Taraflarınca davalı sigorta şirketine başvurulduğunu, davalı sigorta şirketince 09/01/2025 tarihinde 34.000 TL ödemenin yapıldığını, müvekkilinin aracında meydana gelen değer kaybının daha yüksek olduğunu, Müvekkilinin aracında değer kaybının meydana geldiğini, Müvekkiline ait araç özen gösterilerek kullanılmış olduğunu, araçta konu kaza nedeniyle büyük oranda hasar masrafı yapıldığını, Bu maddi hasar TRAMER kayıtlarına geçtiğini, Araçta değişen, boya ve sair arızalar meydana geldiğini, Aracın hasarsızlık algısı ortadan kalktığını, Haricen yapılan inceleme ve tespit çalışmalarıyla öğrenildiği kadarıyla müvekkilinin aracında meydana gelen değer kaybının oldukça yüksek olduğunu, değer kaybı hesabının rayiç değer üzerinden yapılmasının gerektiğini, Yerleşmiş Yargıtay içtihatları, emsal hakem kararları, AYM iptal kararı ve tahkim uygulaması bakımından araç değer kaybının tespitinde rayiç değerler üzerinden gerçek kayıp bedeli esas alınmasının gerektiğini, Belirsiz dava açma gerekliliğinin hasıl olduğunu, Güvenilir ikinci el araç satış sitelerinden, ikinci el araç galerilerinden, harici bilirkişi incelemelerinden yapılan tespit çalışmalarından öğrenildiği kadarıyla müvekkilinin aracında büyük oranda değer kaybı meydana geldiğini, kaza sonrası aracın ikinci el piyasa değerinde eksilme yaşandığını, Ne var ki değer kaybı miktarı teknik inceleme gerektirdiğinden ne ölçüde meydana geldiği bu aşamada tespit edilemediğini̧, Temerrüt faizi taleplerinin olduğunu, 20/02/2025 tarihinde sigorta şirketlerine başvuru gerçekleştirilmiş olduğunu, başvuru tarihini takip eden 8. iş günü sonunda yani 05/03/2025 tarihinde sigorta şirketi KTK 99. maddesi uyarınca temerrüde düştüğünü, Bu nedenle kazada kusursuz olup zararını talep eden müvekkilline 05/03/2025 tarihinden itibaren faiz ödemekle yükümlü olduğunu, müvekkilinin bu davanın harç ve masrafını karşılayacak ekonomik gücü bulunmadığını, Müvekkilinin üzerine kayıtlı herhangi bir taşınır veya taşınmaz mal varlığı bulunmadığını, Müvekkilinin geçirdiği iş kazasının da etkisiyle maluliyeti sebebiyle aktif bir işte çalışamadığını, Bu nedenle adli yardım taleplerinin bulunduğunu, 10,00-TL değer kaybı, Olmak üzere toplam 10,00 TL'nin kusur oranlarınca, davalı sigorta şirketinden poliçe teminat bedelleri kadar temerrüt tarihi olan 05/03/2025 tarihinden itibaren reeskont avans faiziyle birlikte tahsilini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasını, adli yardım talebimizin kabulüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili tarafından sunulan cevap dilekçesinde özetle; Davacı, 09/09/2024 tarihinde meydana gelen trafik kazası sonucu, ... plaka sayılı aracın hasara uğradığını beyan ve iddia ettiğini, ... plaka sayılı aracın kusuruna istinaden tazminat isteminde bulunduğunu, Müvekkili sigorta şirketi aleyhine ikame edilen işbu davanın aşağıda belirtmiş olduğu gerekçelere istinaden reddi gerektiğini, ... plakalı araç müvekkili şirket nezdinde ... poliçe numaralı Trafik Sigorta Poliçesi ile 03/09/2024-03/09/2025 tarihleri arasında sigortalı olduğunu, Poliçeden dolayı maddi zararlara ilişkin teminat limiti kaza tarihi itibari ile araç başına 200.000,00-TL olduğunu, Davacı aracını tamir ettirmiş olduğunu ve bu kapsamda müvekkili şirket tarafından davacıya / tedarikçi firmaya / servise 09.01.2025 13.01.2025 tarihinde toplamda 43.566,61-TL ödendiğini, Davacıya değer kaybı için 26/02/2025 tarihinde 35.000-TL ödendiğini, tazminata hükmedilmesi halinde ödenen tutarlarının poliç limitinden tenzili gerektiğini, Müvekkili şirket tarafından araçta oluşan değer kaybı için 26/02/2025 tarihinde 35.000-TL değer kaybı tazminatı ödenmiş olduğunu, başvuru konusu kaza kapsamında zararın karşılanmış olması sebebiyle davanın reddinin gerektiğini, Somut olayda dava konusu aracın kazadan önceki halinin değerli/orijinal/kazaya uğramadığı/değişeni olmadığına ilişkin herhangi bir delil dosyada mevcut olmadığını, Değer kaybına konu araç modeli ve kilometresi dikkate alındığında bu durumdaki aracın değişmeyen parçası, boyalı olmayan yanı olamayacağı bir karine olarak kabul edilmesinin gerektiğini, Sigortacı yönünden sigorta bedelini ödeme yükümlülüğü belgelerin ibrazından itibaren 8 iş günü içinde, böyle bir başvuru olmadığı takdirde dava tarihinde muaccel hale geldiğinden bu tarihlerden öncesi için faiz sorumluluğunun da bulunmadığını, davacının haksız ve hukuki dayanaktan yoksun davasının reddini, Yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davacı üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER: Dava dilekçesi, cevap dilekçesi, tramer kayıtları, trafik tescil kayıtları, poliçe ve hasar dosyası, bilirkişi raporu. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, 09/09/2024 tarihinde meydana gelen trafik kazasından kaynaklanan değer kaybı tazminatı istemine ilişkindir. Davalı vekili tarafından sunulan 21/08/2026 tarihli dilekçe ile; müvekkili sigorta şirketi tarafından dava konusu araç için değer kaybı bedeli tazminatı ödenmiş olduğunu, müvekkilinin davacıya karşı bakiye tazminat ödeme borcunun kalmadığını, müvekkili şirket tarafından davacıya aracında oluşan değer kaybı için 05/08/2026 tarihinde ödemelerin yapıldığını, asıl alacak faiz, yargılama giderlerinin ödenmiş olması nedeni ile davanın konusuz kaldığını talep etmiştir. Davacı vekili 07/10/2026 tarihli duruşmada; ödemenin yapılıdğını, davanın konusuz kaldığını, herhangi bir yargılama gideri ve vekalet ücreti taleplerinin bulunmadığını beyan etmiştir. 6100 sayılı HMK'nun 331/1 hükmüne göre "Davanın konusuz kalması sebebiyle davanın esası hakkında bir karar verilmesine gerek bulunmayan hâllerde, hâkim, davanın açıldığı tarihteki tarafların haklılık durumuna göre yargılama giderlerini takdir ve hükmeder." 6100 sayılı HMK'nun 331/1 hükmüne göre "Davanın konusuz kalması sebebiyle davanın esası hakkında bir karar verilmesine gerek bulunmayan hâllerde, hâkim, davanın açıldığı tarihteki tarafların haklılık durumuna göre yargılama giderlerini takdir ve hükmeder. Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; Davanın trafik kazası nedeni ile maddi tazminat davası olduğu, yargılama sırasında davalı tarafça davacıya ödeme yapıldığı, bu nedenle davanın konusuz kaldığı anlaşılmıştır. Yapılan ödeme ve dosyadaki delillerden davanın açıldığı tarihte davacının haklı olduğu kanaati mahkememizde hasıl olmuş, davacının yargılama gideri ve vekalet ücreti talep etmediği nazara alınarak aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere: 1-Konusuz kalan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına, 2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gerekli 732,00 TL karar ve ilam harcının dava açılırken peşin olarak alınan 615,40 TL peşin harç ile ıslah harcı olan 85,22 TL'nin mahsubu ile bakiye 31,38 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, 3-Davacı tarafça yapılan yargılama giderlerinin talep olmadığından davacı üzerinde bırakılmasına, 4-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 5-Talep olmadığından davacı lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 6-Davadan önce gidilen ara buluculukta devletçe karşılanan 4.600,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, bu nedenle bu miktar yönünden de harç gibi tahsil müzekkeresi hazırlanmasına, 7-Taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider avansının HMK 333 maddesi uyarınca karar kesinleştiğinde yatıran tarafa iadesine, Dair karar, davacı vekilinin yüzüne karşı, miktar yönünden kesin olarak karar verildi, açıkça okundu usulen tefhim olundu. 07/10/2026
Katip ... ¸e-imzalıdır
.Hakim ... ¸e-imzalıdır