İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2026/7 E. 2026/277 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2026/7
Karar No
2026/277
Karar Tarihi

T.C. ANKARA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ T.C. ANKARA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2026/7 Esas KARAR NO : 2026/277

HAKİM : ... ... KATİP : ... ...

DAVACILAR : 1- ... - (T.C. NO: ...) 2- ... - ... VEKİLİ : Av. ... - ... DAVALI : ... - (T.C. No: ...) - ... VEKİLİ : Av. ... - ... DAVA : İstirdat (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 02/01/2026 KARAR TARİHİ : 13/04/2026 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 13/04/2026 Mahkememizde görülmekte olan İstirdat (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; işbu davaya konu icra takibi davalı yanca müvekkilleri aleyhine ... E. İcra esas sayılı dosyası ile ... seri numaralı, 1.000.000-TL bedelli, 30.10.2025 keşide tarihli çeke dayalı olarak ikame edildiğini, takibe konu edilen çeklerin müvekkilleri tarafından zayi edilmesi nedeniyle ... E. Sayılı 16.07.2025 tarihli kararı ile çekler üzerine tedbir konularak ödemesi durdurulduğunu, işbu nedenle çek alacaklı tarafından okutulduğu zaman çek hesabında para olmasına rağmen söz konusu çek üzerinde ödeme yasağı bulunması nedeniyle ödeme yapılamayacağından banka tarafından ödeme yapılmadığını, çekin arka tarafında işbu husus banka tarafından net şekilde ifade edildiğini, davalı taraf, bu karara rağmen çeki icra takibine koymuş ve takibin devamı kapsamında müvekkilinin mal varlığına haciz konulması tehlikesi altına girdiğini, müvekkilinin ticari faaliyetleri için hayati önem taşıyan banka hesaplarında bulunan paralar haksız ve hukuka aykırı şekilde bloke edilme ihtimali bulunduğunu, bu hacizler, müvekkilinin ticari itibarına zarar verecek, üçüncü kişiler nezdinde güven kaybına sebep olacağını, ayrıca, müvekkilinin ticari faaliyetlerini sekteye uğratacak derecede zarara yol açacağını, müvekkili davalıyı tanımamakla beraber aralarında hiçbir ilişki bulunmadığını, İşbu durumda müvekkilinin davalı tarafa herhangi bir borcu da bulunmadığını, aksine, davalı taraf kötü niyetli davranarak, ödeme yasağı kararı bulunan bir çeki dayanak gösterip takip başlatmış ve haksız menfaat elde etmeye çalıştığını, tüm bu nedenlerle müvekkillerinin elinden rızası dışında çıkan çekin sahte olarak düzenlenmiş bir ticaret vasıtasıyla ciro silsileleri oluşturularak davalının eline geçtiğinden dolayı çek istirdatı talebimizin kabulüne ve davalının elinde bulunan çekin taraflarına iadesine, ... E. sayılı dosyası ile başlatılan icra takibinin durdurulmasına, davalı tarafın kötü niyetli takibi nedeniyle İİK m. 72/3 gereğince %20’den az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, Yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davalı üzerine bırakılmasına, karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (HMK) "Genel Yetkili Mahkeme" ... Mahkemelerini yetkili kıldığını, mahkemenizce davanın esasına girilmeksizin yetkisizlik kararı verilmesi ve dosyanın yetkili ...ahkemelerine gönderilmesini istediği, davanın usul ve hak düşürücü süre/zamanaşımı yönünden de reddi gerektiği hususunun yanı sıra, işin esasına girilmesi ihtimalinde dahi davacıların iddialarının kıymetli evrak hukukunun temel prensipleri karşısında hiçbir yasal dayanağı bulunmadığını, kıymetli evrak, niteliği gereği içerdiği hakkın senetten ayrı olarak ileri sürülemediği ve devredilemediği, tedavül kabiliyeti yüksek ve kamu güvenine mazhar olan belgeler olduğunu, müvekkili ..., dava konusu 1.000.000-TL bedelli çeki, Türk Ticaret Kanunu’nun (TTK) öngördüğü ciro silsilesi kurallarına tam bir uygunluk içerisinde, ticari hayatın olağan akışına uygun bir şekilde ve iyiniyetle iktisap ettiğini, davacıların çekin rıza hilafına ellerinden çıktığına veya temel ilişkideki sakatlıklara dair soyut iddiaları, meşru hamil konumundaki müvekkilinin iktisabını sakatlamaya yetmediğini, davacılar tarafından ileri sürülen şahsi defilerin iyiniyetli üçüncü kişi olan müvekkile karşı ileri sürülemeyeceğini, tüm bu nedenlerle öncelikle mahkemenin yetkisizliğine, dosyanın yetkili ... Mahkemesine gönderilmesine, mahkeme aksi kanaatte ise, müvekkilinin iyiniyetli meşru hamil olduğu ve davacıların iddialarının şahsi defi niteliğinde olup müvekkile karşı ileri sürülemeyeceği dikkate alındığında, haksız ve mesnetsiz davanın esastan reddine, Davacıların haksız ve kötüniyetli olarak takibi durdurma çabaları ve müvekkilin alacağına kavuşmasını engellemeleri nedeniyle, takip konusu bedelin %20’sinden aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatına mahkum edilmelerine, Yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. MAHKEMENİN GEREKÇESİ: Dava; davacının rızası dışında elinden çıkan çeklerin istirdadı istemine ilişkindir. Gerek HMK'da gerekse 6102 sayılı TTK'da çek istirdadı davalarında yetkili mahkemeye ilişkin özel bir düzenleme yer almamaktadır. Bu durumda açılan davanın HMK'nın 6. maddesi uyarınca genel yetkili mahkeme olan, davalı gerçek veya tüzel kişinin davanın açıldığı tarihteki yerleşim yeri mahkemesinde görüleceği kuşkusuzdur. Davalı vekilince süresinde ve usulüne uygun biçimde yetki itirazında bulunulması, davalının yerleşim yeri adresinin " ... " olduğu, ... yargı sınırları içerisinde kaldığı, mahkememizin yetkisiz olduğu, anlaşıldığından davanın yetkisizlik nedeniyle usulden reddine karar verilerek aşağıdaki hüküm kurulmuştur. (Emsal ...'nin 05.04.2007 gün ve ... sayılı ilamı , ... 'nin 16/11/2015 gün ve ... sayılı ilamı) HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerekçelerle, 1-Mahkememizin yetkisizliği nedeniyle DAVANIN USULDEN REDDİNE, 2-Yetkili mahkemenin ... Mahkemesi olduğuna, 3-HMK'nun 20/1.maddesi gereğince istek halinde ve karar kesinleştiği tarihten itibaren iki haftalık yasal süresi içerisinde Mahkememize başvurulması halinde dosyanın görevli ve yetkili ... Mahkemesine gönderilmesine, iki haftalık süre içerisinde başvurulmaması halinde Mahkememizce davanın açılmamış sayılmasına karar verileceği hususunun ihtarına, 4-HMK'nun 331/2.maddesi gereğince harç ve yargılama giderlerinin görevli ve yetkili mahkemesince değerlendirilmesine, Dair; Davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda, gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde ... Bölge Adliye Mahkemesi'ne başvurmak suretiyle istinaf yolu yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.13.04.2026

Katip ... ¸[e-imzalıdır]

Hakim ... ¸[e-imzalıdır]

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2026/7, K. 2026/277, T. 13.04.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2026-7-e-2026-277-k-3503f8febd46