İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2026/6 E. 2026/759 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2026/6
- Karar No
- 2026/759
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2026/6 KARAR NO : 2026/759
DAVA : İtirazın İptali DAVA TARİHİ : 05/01/2026 KARAR TARİHİ : 06/10/2026
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı ile müvekkili şirket arasında ticari kredi sözleşmesi imzalandığını ve ... plakalı araç için taşın kredisi kullanıldığını, kredi ödemelerinin yapılmaması nedeniyle borçlaya ait kredi hesabının 31/02/2025 tarihinde kat edildiğini, akabinde ... 23. İcra Dairesi'nin ... esas sayılı dosyası ile rehinin paraya çevrilmesi yoluyla takibe geçildiğini ve rehinli araç üzerine yakalama kaydının işlendiğini, davalı borçlu tarafından takibe itiraz edildiğini ve davalının itirazı üzerine takibin durduğunu, arabuluculuğa başvurduklarını ancak anlaşamadıklarını, davanın kabulü ile itirazın iptalini, davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasını talep ve dava etmiştir. CEVAP : Davalı yana tebligat yasası hükümlerine uygun şekilde dava dilekçesi ve duruşma günü bildirildiği halde davalı yan cevap dilekçesi sunmamış ve bu nedenle de münkir kabul edilmiştir. Bilirkişi raporuna karşı sunduğu itirazda ise davalı şirket hakkında konkordato kararının olduğunu ve takibin usulsüz olduğunu beyan etmiştir. DELİLLER : Dosyada delil olarak; dava dilekçesi ve ekleri, kredi sözleşmesi, hesap özeti, geri ödeme planı, ihtarname, ... 23. İcra Dairesi'nin ... esas sayılı dosya Uyap mündericatı, arabuluculuk tutanağı , bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamı... Dava konusu ... 23. İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı dosyası icra takip dosyasının incelenmesinde; Davacı banka tarafından davalıya kullandırılan kredi sözleşmesinden kaynaklı alacağın tahsili amacıyla davacı- alacaklı şirket tarafından davalıya karşı toplam 783.350,42-TL alacak üzerinden 05/11/2025 tarihinde ilamsız icra takibi başlatıldığı, ödeme emrinin davalı -borçluya 11/11/2025 tarihinde tebliğ edildiği, davalı -borçlunun da 11/11/2025 tarihinde, borca, tüm fer'ilerine, yetkiye, rehin hakkı iddiasına itirazı üzerine icra takibinin durduğu anlaşılmıştır. Taraf delilleri toplanmış, dava konusu icra dosyası uyap kayıtları dosyamız arasına alınmış, dava konusu sözleşmelere ilişkin tüm kayıt ve belgeler celp edilmiş, Mahkememizce bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır. Mahkememizce bankacı bilirkişi ...'dan alınan 14/06/2026 tarihli bilirkişi raporunda özetle; "davacı alacaklı ile davalı kredi müşterisi arasında 11/11/2024 tarih ve 880.039,60 TL limitli TKS düzenlendiği, sözleşmeyi ...'ın müteselsil kefil sıfatıyla imzaladığı, kefalet limitinin 1.346.292,00 TL olarak belirlendiği, kredi sözleşmesinin 10/06/2025 tarihinde gönderilen ihtar yazısı ile kat edildiği, kredi borçlusu açısından temerrüt başlangıcının 17/06/2025 olarak tespit edildiği, ... 23. İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı dosyası ile başlatılan takipte toplam 783.350,42 TL alacağın tahsilinin talep edildiği, takibe itiraz üzerine açılan davada uyuşmazlık konusu kredi alacaklarına uygulanacak akdi faiz oranının %49,08 ve temerrüt faiz oranının %84 olduğu, takip tarihi (06/11/2025) tarihi itibari ile toplam 871.491,04 TL (767.275,92 TL asıl+ 97.118,21 TL faiz+ 6.286,91 TL BSMV + 810,00 TL masraf) olarak hesaplandığı, takipte talep edilen alacak ile hesaplanan alacağın karşılaştırması ile davacının isteyebileceği alacağın toplam 783.350,42 TL (775.748,09 TL asıl+ 7.602,33 TL faiz) nakdi alacak talep edebileceği, tespit eden alacak asıllarına takip tarihinden itibaren %84 oranında temerrüt faizi işletilebileceği" şeklinde rapor ibraz edilmiştir. GEREKÇE : Dava; 2004 sayılı İİK'nın 67. maddesi uyarınca, taraflar arasında akdedilen taksitli ticari kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili amacıyla ... 23. İcra Dairesi'nin ...esas sayılı dosyasından başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali ile takibin devamı ve icra inkar tazminatı istemlerini ilişkindir. Davacının ilgili icra dosyasındaki alacak iddiasının, davalı ile aralarında imzalanan taksitli ticari kredi sözleşmesinden sebebiyle taksitli kredi kullanımından kaynaklı kat edilen ve muaccel hale geldiği ileri sürülen alacaklar yönünde olduğu görülmüştür. Davalı tarafından davaya cevap vermeyerek münkir sayıldığı anlaşılmakla; 2004 sayılı İcra İflas Kanunu'nun 67/1 hükmü "Takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir." şeklinde düzenlenmiştir. Davacı tarafından 05/01/2026 tarihinde itirazın iptali davası açılmıştır. Davalı tarafından icra takibine yapılan itiraz neticesinde takibin durduğuna ilişkin kararın davacıya tebliğ edilmemesi nedeni ile hak düşürücü sürenin işlemeye başlamadığı anlaşılmış olup davacı tarafından açılan davanın anılan düzenleme karşısında yasal süresi içinde açıldığı anlaşılmıştır. Davalı tarafından her ne kadar icra dairesinin yetkisine itiraz edilmiş ise de taraflar arasında düzenlenen GKS ile taraflar arasındaki ihtilaflarda İstanbul Mahkeme ve İcra Müdürlüklerinin yetkili olacağının kararlaştırılmış olması dikkate alınarak davalı tarafların icra müdürlüğünün yetkisine karşı yapmış oldukları itirazın reddine karar verilerek yargılamaya devam olunmuşttur. Taraflarca sunulan dilekçe ve belgeler ile getirtilen kayıtlar incelenmiş, taksitli ticari kredi sözleşmesi hükmüne nazaran davacı şirketin ticari defter ve dayanak kayıtları üzerinde inceleme yapılmak suretiyle, var ise takip tarihi itibariyle banka alacağının faiz oranı, faiz başlangıç tarihi ve diğer fer'ilerle birlikte saptanması bakımından bilirkişi incelemesi yaptırılmasına karar verilmiş ve bilirkişi tarafından yapılan inceleme neticesinde raporun dosyamız arasına sunulduğu anlaşılmış ve söz konusu raporun dosya kapsamına, taraflar arasındaki sözleşme hükümlerine ve yasal mevzuata uygun, teknik ve ayrıntılı olarak hazırlanmış olması nedeniyle rapor Mahkememizce de benimsenmiş ve hüküm kurmaya elverişli olduğu kabul edilmiştir. Yapılan Yargılama Neticesinde Tüm Dosya Kapsamı Birlikte Değerlendirildiğinde; Davacı banka ile davalı arasında 11/11/2024 tarihli taksitli ticari kredi sözleşmesinin imzalandığı ve sözleşme kapsamında taksitli ticari kredi kullanıldığı, kredinin 24 taksitten oluştuğu, toplam anaparanın 830.069,60 TL olduğu ve aylık 56.095,50 TL ödemenin kararlaştırıldığı, toplam geri ödemenin ise 1.346.292,00 TL olduğu, sözleşme ile davalının ... marka... model aracın alındığı ve söz konusu araç üzerinde davacı kredi kuruluşu lehine rehnin konulduğu, davalı tarafından söz konusu borçlarının ödenmemesi üzerine davacı ... A.Ş. tarafından 10/06/2025 tarihinde ... barkod numarası ile hesap kat ihtarnamesinin gönderildiği, söz konusu ihtarnamenin davalıya 13/06/2025 tarihinde "Adreste Yok/ Kapalı- Haber Kağıdı Bırakıldı" kaydı ile iade edildiği, ihtarın kredi sözleşmesinde yer alan ... adresine gönderilmiş olduğu, sözleşmenin adrese ilişkin kısımlarının düzenlendiği hükümler incelendiğinde, sözleşmede yazılı bulunan adrese gönderilen tebligatın iade gelmesi halinde yapılmış sayılacağının kararlaştırıldığı ve buna bağlı olarak kredi borçlusunun ihtarda verilen 3 günlük ödeme süresinin bitimi ile 17/06/2025 tarihinde temerrüde düştüğü anlaşılmıştır. Davacının icra takip dosyası ile taksitli ticari kredi sözleşmesi bakımından alacak talebinde bulunduğu ve söz konusu alacak kalemleri bakımından taraflar arasında imzalanan sözleşmenin faize ilişkin kısımlarında temerrüt halinde temerrüt faizinin 2 katına kadar uygulabileceğinin kararlaştırıldığı, sözleşmede akdi faiz oranının %49,08 olduğu, dolayısıyla temerrüt faiz oranını %84 olduğu kabul edilerek gerekli hesaplamanın yapılması gerektiği kanatine varılmıştır. Somut olayda alacaklı konumunda bulunan davacının Mahkememize sunmuş olduğumuz belgeler ile alacağın varlığını ispatladığı ve borçlu konumunda bulunan davalının ise söz konusu alacağı ödeyip ödemediği hususunda ispat külfeti altında bulunduğu fakat gerek icra takibinden sonra gerekse Mahkememizdeki yargılama aşamasında borcun tamamının ödediğine dair herhangi bir belge ve beyanın sunulmadığı anlaşılmıştır. Tarafların iddia ve savunmaları uyarınca alanında uzman bilirkişi tarafından rapor alınmış olup bilirkişiden alınan raporun dosya kapsamına, taraflar arasındaki sözleşme hükümlerine ve yasal mevzuata uygun, teknik ve ayrıntılı olarak hazırlanmış olması nedeniyle rapor Mahkememizce de benimsenmiş ve hüküm kurmaya elverişli olduğu kabul edilmiştir. Bu kapsamda alanında uzman bilirkişi tarafından yapılan hesaplama uyarınca davacının icra takip tarihi itibari ile taksitli ticari kredi bakımından 767.275,92 TL asıl alacak ve 7.602,33 işlemiş faiz olmak üzere toplam 774.878,25 TL alacağının bulunduğu kanaatine varılmıştır. Davalı borçlu tarafından her ne kadar davalı şirket hakkında konkordato kararının bulunduğu iddia edilerek itiraz edilmiş ise de; dosyamız arasına alınan ... ATM'nin ... esas sayılı dosyası incelendiğinde, davalı borçlu hakkında 02/04/2025 tarihinde 3 ay süre ile konkordato kararının verildiği ve 25/06/2025 tarihinde konkordato kararının kaldırılmasına hükmedildiği, kararın Denizli Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi'nin ...Esas, ...karar sayılı ilamı ile kesinleştiği, davacının icra takibine 05/11/2025 tarihinde yaptığı, takip tarihi itibariyle konkordato kararının bulunmadığı, aksi düşünülse dahi davacının takibini rehnin paraya çevrilmesi yoluyla yaptığı ve mahkemece verilen konkordato kararında rehnin paraya çevrilmesi yoluyla takip başlatılabileceğinin kararlaştırıldığı, dolayısıyla İİK'nın 295.maddesi uyarınca takip yapabileceğinden davalının bu kapsamdaki savunmalarının yerinde olmadığı anlaşılmış olup, diğer itirazları bakımından ise dosya kapsamında bankacılık işlemleri uzmanı bilirkişiden temin edilen 14/06/2026 tarihli rapor ile davalının, bilirkişi tarafından belirlenen miktarda davacıya borçlu bulunduğu tespit edilmiş ve Mahkememizce denetime ve hüküm tesisine elverişli bulunan bilirkişi raporuna itibar edilmiş ve bu doğrultuda davalının itirazın iptaline ve takibin kaldığı yerden devamına karar verilmiştir. İcra İnkar Tazminatı Bakımından Yapılan Değerlendirmede; Yargıtay HGK, ...E., ...K.,13.6.2001 T. Sayılı ilamında ise icra inkar tazminatı şu şekilde tanımlanmaktadır : "...İİK.nun 67. maddesi ile konulmuş olan icra inkâr ödencesi, alacaklının genel mahkemede açtığı itirazın iptali davası sonucunda borçlunun itirazının haksızlığına karar verilmesi durumunda alacaklı yararına hükmolunan ödencedir..." Bu minvalde söz konusu tazminatın getirilme amacı borçlunun borçlu olduğu miktarı bilebilecek veya bu miktarı tayin edebilecek durumda olması halinde, icra takibine konu olan alacağa haksız itiraz etmesini önlemek olarak tarif edilmiştir. İcra inkar tazminatının oluşabilmesi için alacağın likit ve muayyen olması gerekli ve yeterli olup ayrıca kusur ve zarar araştırılması yapılmamaktadır. Bu kapsamda somut olay bakımından davalının ilgili icra takibi yapılan alacağının likit ve muayyen olduğu, davalının itirazı ile icra takibinin durduğu ve davacı tarafından ayrıca ve açıkça icra inkar tazminatı talebinde bulunulduğu anlaşılmakla İİK'nun 67. Maddesi uyarınca asıl alacağın %20'si oranında icra inkar tazminatına hükmedilmiştir. Yukarıda açıklanan gerekçelerle aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; Davanın KISMEN KABULÜNE, ... 23. İcra Müdürlüğü'nün ...sayılı icra takibine davalının yaptığı İTİRAZIN KISMEN İPTALİ İLE, Takibin 767.275,92 TL asıl alacak ve 7.602,33 işlemiş faiz olmak üzere toplam 774.878,25 TL üzerinden DEVAMINA, Takibin devamına karar verilen asıl alacak miktarı olan 767.275,92 TL üzerinden takip tarihinden itibaren yıllık %84 oranında temerrüt faizi ve bu faiz üzerinden %5'i oranında BSMV UYGULANMASINA, Likit alacağa vaki haksız itiraz nedeniyle, İİK'nın 67/2.maddesi uyarınca, hükmedilen alacak miktarlarının %20'si oranına isabet eden 154.975,65 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak DAVACIYA VERİLMESİNE, Fazlaya ilişkin taleplerin REDDİNE, Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 52.931,93-TL karar ve ilam harcının peşin alınan 9.460,92-TL harçtan mahsubu ile eksik kalan 43.471,01-TL harcın davalıdan alınarak Hazineye gelir kaydına, Davacı tarafından peşin yatırılan 9.460,92-TL harç parasının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Davacı tarafından yapılan başvurma harcı 732,00 TL, posta ve bilirkişi ücreti gideri 9.207,90 TL olmak üzere toplam 9.939,90 TL yargılama giderinin davanın kabul ve ret oranı göz önünde bulundurularak 9.832,55 TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiyesinin davacı üzerinde bırakılmasına, Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden, karar tarihi Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesaplanan 122.231,74-TL ücreti vekaletin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden, karar tarihi Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesaplanan 8.472,17-TL ücreti vekaletin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-13. maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 4.600,00-TL arabuluculuk giderinin davanın kabul ve ret oranına göre hesaplanan 4.550,32 TL'sinin davalıdan, 49,68 TL'sinin davacıdan alınarak Hazineye irat kaydına, Taraflarca yatırılan gider ve delil avansından sarfedilmeyen kısmın karar kesinleştiğinde ilgilisine iadesine, Yazı İşleri Hizmetlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmeliğin 67/1. maddesi gereğince taraflardan birinin talebi üzerine kararın tebliğe çıkartılmasına, Dair davacı vekili ile davalı vekilinin yüzüne karşı verilen kararda reddedilen miktar bakımından HMK'nun 341. Maddesi uyarınca miktar bakımından istinaf sınırının altında bulunması nedeni ile kesin, kabul edilen miktar bakımından ise gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık yasal süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Daireleri nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.06/10/2026
KATİP
HAKİM
¸