İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2026/586 E. 2026/86 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2026/586
Karar No
2026/86
Karar Tarihi

TÜRK MİLLETİ ADINA T.C. BURSA 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

GEREKÇELİ KARAR

ESAS NO : 2026/ KARAR NO : 2026/

HAKİM : KATİP :

DAVACI : VEKİLİ : Av. DAVALI :

DAVA : İtirazın İptali (İnanç Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 19/11/2024 KARAR TARİHİ : 23/02/2026 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 23/02/2026

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (İnanç Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle ;davacının oto galerici olarak faaliyet gösteren davalı ile 2023 model 1.4 fiat marka fiorino model ekopop paket aracın 555.000,00 TL bedel ile satış ve teslimi konusunda anlaşıldığı taraflar arasındaki anlaşma kapsamında davalıya 11/07/2023 tarihinde 515.000,00 TL ve 28/08/2023 tarihinde 40.000,00 TL gönderildiği fakat davalı tarafından çeşitli bahaneler ileri sürülerek taahhüt edilen sürede aracın satış ve teslimi sağlanamadığını, süresi uzaması üzerinde davalı tarafından davacıya 160.000,00 TL daha ödenmesi halinde 2024 model fiat marka fiorino dizel premio paket aracın teslim edilebileceği ifade edildiği, davacı tarafından bu husus kabul edildiği davalı tarafa 05/03/2024 tarihinde ödeme daha yapıldığını, yapılan ödemeye rağmen satış ve teslimi sağlanamadığı davalı tarafından 05/04/2024 tarihinde 175.000,00 TL müvekkiline iade edildiği, davalı tarafından davacıya 160.000,00 TL ödemesi halinde 2024 model ... paket aracın teslim edebileceği ifade edildiği, davacı tarafından bu husus kabul edilerek davalı tarafa 160.000,00 TL ödeme yapıldığı, buna rağmen çeşitli bahaneler ileri sürüldüğü ve taahhüt edilen sürede aracın satış ve teslimi sağlanamadığı, ... 5. Genel İcra Müdürlüğünün 2024/... Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığı, davalının itirazları üzerine icra takibinin durdurulmasına karar verildiği bu nedenlerle davanın kabulü ile ... 5. Genel İcra Müdürlüğünün 2024/... Esas sayılı dosyasına davalı borçlunun yaptığı itirazın iptaline ve takibin devamını, davalı borçla aleyhine takip konusu alacağın %20'si oranında icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava ettiği anlaşılmıştır. Davalı usulüne uygun tebligat yapılmasına rağmen cevap dilekçesi sunmadıkları anlaşılmıştır.Dosya mahkememize ... 9. Asliye Hukuk Mahkemesinin 16/12/2025 tarih 2025/ esas 2025/ karar sayılı görevsizlik kararı ile gönderilmiştir. Mahkeme gerekçesinde her iki tarafın tacir olduğu ve uyuşmazlığın her tarafın ticari işletmesiyle ilgili olduğundan bahisle davanın mutlak ticari dava niteliğinde olduğu belirtilmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, taraflar arasında araç alım satımından kaynaklanan alacağın tahsili amacıyla başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir.Ticari davaların hangi davalar olduğu TTK m.4'te tanımlanmış ve belirlenmiştir. Bu maddeye göre ticari davalar; mutlak ticari davalar, nispi ticari davalar ve yalnızca bir ticari işletmeyle ilgili olmasına rağmen ticari nitelikte kabul edilen davalar olmak üzere üç gruba ayrılır.Mutlak ticari davalar, tarafların tacir olup olmadığına ve işin bir ticari işletmeyi ilgilendirip ilgilendirmediğine bakılmaksızın ticari sayılan davalardır. Mutlak ticari davalar, TTK'nın 4/1. maddesinde bentler halinde sayılmıştır. Bunların yanında Kooperatifler Kanunu (m.99), İcra İflas Kanunu (m.154), Finansal Kiralama Kanunu (m.31), Ticari İşletme Rehni Kanunu (m.22) gibi bazı özel kanunlarda belirlenmiş ticari davalar da bulunmaktadır. Bu guruptaki davaların ticari dava sayılabilmesi için taraflarının tacir olması veya ticari işletmeleriyle ilgili olması gibi şartlar aranmaz. TTK.nın 4/1. bendinde sınırlı olarak sayılan davalar arasında yer alması veya özel kanunlarda ticari dava olarak nitelendirilmesi yeterlidir. Bu davalar kanun gereği ticari dava sayılan davalardır. Nispi ticari davalar, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili olması halinde ticari nitelikte sayılan davalardır. TTK.nın 4/1. maddesine göre, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan ve iki tarafı da tacir olan hukuk davaları ticari dava sayılır. Bu hükme göre bir davanın ticari dava sayılabilmesi için, hem iki tarafın ticari işletmesini ilgilendirmesi hem de iki tarafın tacir olması gereklidir. Bu şartlar birlikte bulunmadıkça, uyuşmazlık konusunun ticari iş niteliğinde olması veya ticari iş karinesi sebebiyle diğer taraf için de ticari iş sayılması davanın ticari dava olması için yeterli değildir. Ticari iş karinesinin düzenlendiği TTK’nın 19/2. maddesi uyarınca, taraflardan biri için ticari iş sayılan bir işin diğeri için de ticari iş sayılması, davanın niteliğini ticari hale getirmez. TTK, kanun gereği ticari dava sayılan davalar haricinde, ticari davayı ticari iş esasına göre değil, ticari işletme esasına göre belirlemiştir. Hal böyle olunca, işin ticari nitelikte olması davayı ticari dava haline getirmez.Üçüncü grup ticari davalar, yalnızca bir tarafın ticari işletmesini ilgilendiren havale, vedia ve fikri haklara ilişkin davalardır. Yukarıda açıklandığı üzere bir davanın ticari dava sayılması için kural olarak ya mutlak ticari davalar arasında yer alması ya da her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili bulunması gerekirken havale, vedia ve fikri haklara ilişkin davaların ticari nitelikte sayılması için yalnızca bir yanın ticari işletmesiyle ilgili olması TTK'da yeterli görülmüştür.Bu açıklamalarla birlikte tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, eldeki davanın, satışı taahhüt edilen aracın satış ve tesliminin gerçekleştirilmemesi nedeniyle ödenen toplam bedelin davalıdan tahsili amacıyla başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkin olduğu anlaşılmaktadır. Bu haliyle dava, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu kapsamında mutlak ticari dava niteliğinde değildir. Bu nedenle davanın ticari dava olarak kabul edilebilmesi ve ticaret mahkemesinin görevli sayılabilmesi için tarafların tacir olması ve uyuşmazlığın tarafların ticari işletmeleriyle ilgili bulunması gerekmektedir.Davacının bilanço usulüne göre defter tuttuğu ve bu nedenle tacir olduğu hususu ihtilafsızdır. Davalı ...’ın ise Ticaret Sicili’nde kaydının bulunmadığı; ayrıca ... Vergi Dairesi Müdürlüğünün 11/02/2025 tarihli yazısında, davalının gelir getirici bir faaliyeti olmaksızın yalnızca bazı iş ve işlemlerde kullanılan potansiyel vergi kimlik numarasına sahip olduğunun bildirildiği anlaşılmıştır. Bu durumda davalının, 6102 sayılı TTK anlamında tacir sıfatını haiz olmadığı sonucuna varılmıştır. Bununla birlikte, her ne kadar davalı ... Otomotiv Ltd. Şti.’nin ortağı ise de, salt bu husus onun tacir sayılmasını gerektirmez. Başka bir ifadeyle, şirket ortağı olmak tek başına tacir sıfatı kazandırmaz. Bu itibarla eldeki davanın nispi ticari dava niteliği de taşımadığı anlaşıldığından, uyuşmazlığın Asliye Hukuk Mahkemesinde görülüp karara bağlanması gerekmektedir.Mahkememiz dava konusu uyuşmazlık bakımından görevsiz olup, görev kamu düzeni ile ilgili dava şartı olduğundan, iddia ve savunma olarak ileri sürülmese bile, yargılamanın her aşamasında mahkemece re'sen göz önünde bulundurulması gerektiğinden görevli mahkeme ... 9. Asliye Hukuk Mahkemesi olduğu anlaşılmakla, davanın görev yönünden usulden reddine karar vermek gerekmiştir. Bununla birlikte, kararın istinaf yoluna başvurulmadan kesinleşmesi halinde mahkememiz ile ... 9. Asliye Hukuk Mahkemesi arasında olumsuz görev uyuşmazlığı çıktığından yargı yerinin belirlenmesi ve merci tayini için dosyanın ... Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesine gönderilmesine karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. KARAR : Yukarıda açıklanan nedenlerle ; 1-6100 sayılı HMK'nın 114/1-c ve 115/2 maddesi gereğince dava şartı noksanlığından davanın USULDEN REDDİNE, Mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE, 2-Görevli mahkemenin ... 9. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ olduğunun TESPİTİNE, 3-Kararın, istinaf kanun yoluna başvurulmadan kesinleşmesi halinde olumsuz görev uyuşmazlığının giderilmesi için, HMK.nun 20. Maddesi gereğince dava dosyasının mercii tayini konusunda karar verilmesi bakımından resen ... BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 4. HUKUK DAİRESİNE gönderilmesine, 4-Yargılama giderleri, harç, vekalet ücreti ve sair hususlarının görevli mahkemece değerlendirilmesine, Dair, tarafların yokluğunda 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 345. maddesi uyarınca gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde mahkememize sunulacak yahut mahkememize gönderilmek üzere bir başka mahkemeye verilecek bir dilekçe ile ... Bölge Adliye Mahkemesinde ... açık olmak üzere dosya üzerinde karar verildi. 23/02/2026

Katip ... ✍E-Imzalıdır

Hakim ... ✍E-Imzalıdır

Atıf: İlk Derece Mahkemesi undefined, E. 2026/586, K. 2026/86, T. 23.02.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2026-586-e-2026-86-k-8ce4dca37a13