İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2026/581 E. 2026/879 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2026/581
- Karar No
- 2026/879
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 18. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ MAHKEMESİ KARARI
ESAS NO : 2026/581 Esas KARAR NO : 2026/879
DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 29/09/2014 KARAR TARİHİ : 19/10/2026
Taraflar arasında görülen davanın mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda: GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: İDDİA VE TALEP : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 29.09.2012 tarihinde, müvekkiline ait ... plakalı araç ile, ... ... (...’) ait ... Plakalı araçların karıştığı bir kaza meydana geldiğini, Bu kazadan dolayı müvekkiline ait araçta 150.000,00 TL hasar meydana geldiğini hasarı yetkili serviste tamir ettirerek bedelini yetkili servise ödediğini, Müvekkiline ait ... Plakalı aracın kaza tarihi itibariyle ... Sigorta A.Ş.’de kasko sigortalı olduğunu, Müvekkilinin kazayı derhal ... Sigorta A.Ş.’ye bildirdiğini, Müvekkilinin aracını Kasko sigortasıyla güvence altına alan, davalı ... Sigorta A.Ş. 08.10.2012 tarihinde bu sigorta poliçesini iptal ettiğini beyan ettiğini, Davalılardan ... Sigorta A. Ş. ise, kazaya sebebiyet veren ... plakalı aracın kasko ve zorunlu trafik sigortasını yapan şirket olduğunu, ... Sigorta A.Ş.'ye de müracaat ederek, müvekkilinin aracının hasar bedelinin sorumlulukları oranında müvekkiline ödenmesini talep edildiğini, Davalılardan ... ise, kazaya sebebiyet veren ... plakalı aracın sahibi olduğunu, Bu davalının, kazaya sebebiyet veren aracın ve araç sürücüsünün kusur oranıyla sınırlı olmak üzere, şahsi kusuruna bakılmaksızın kaza hasar bedelinden müvekkiline karşı, motorlu taşıt işleten sıfatıyla sorumlu olduğunu, Davalılardan ... ise, kazaya sebebiyet veren ... plakalı aracın sürücüsü olduğunu, ... plakalı aracın sürücüsü ... ise, kaza hasar bedelinden, kazadaki kusur oranıyla sınırlı olmak üzere, müvekkiline karşı sorumlu olduğunu, 29.09.2012 tarihli kazayla ilgili olarak, müvekkilinin ödediği 150.000,00 TL kaza hasar bedelinin, müvekkilinin ödeme yaptığı tarihten itibaren işleyecek ticari faiziyle birlikte ve her bir davalının yasal yada sözleşmesel sorumluluğuyla sınırlı olmak üzere davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline; Yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine; Karar verilmesini talep ve dava etmiştir. SAVUNMA VE KARŞI TALEP : Davalı ... SİGORTA A.Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı tarafça prim ödemesi yapılmadığından sigorta teminatının başlamadığını, Hasarın ihbarı ile Müvekkil Şirket inceleme başlattığını ve tahsilat servisinin verdiği bilgiye göre sigorta primlerinin hiç ödenmediğini tespit ettiğini, Davacı da sigorta prim ödemesi yaptığını ileri sürmediği gibi, bu konuda delil de sunmadığını, Müvekkili sigorta şirketinin hukuki sorumluluk sebebi kasko sigorta sözleşmesi iken, ... Sigorta A.Ş ninki Trafik ve İhtiyari Mali Sorumluluk sigortalarına, diğer davalıların ise haksız fiil ve işleten sorumluluğuna dayandığını, Müvekkili şirketle diğer davalılar arasında zorunlu dava arkadaşlığı ve müteselsil sorumluluk söz konusu olmadığından, hiçbir şekilde kabul manasına gelmemek üzere davacının, davalılardan talep ettiği miktarı ayrı ayrı açıklamasına karar verilmesini, Sigortacının ancak gerçek zararı karşılamakla yükümlü olduğunu, Faiz talebinin de reddi gerektiğini, Davacının, hasarlı aracının tamiri için ödeme yaptığını ileri sürmüşse de bununla ilgili belgeleri taraflarına tebliğ ettirmediği gibi, dilekçesinde buna ilişkin bir tarih de belirtmediğini, Bu nedenle Müvekkili Şirket yönünden davanın reddine, Yargılama giderleri ve ücret-i vekaletin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı ... SİGORTA A.Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle; Davadan önce Müvekkili Şirkete müracaat edilmediğini, herhangi bir hasar dosyası açılmadığını, Dava dilekçesinde bahsi geçen ... plakalı aracın, müvekkil şirkete, 27.10.2011-2012 tarihleri arasında geçerli olan ... numaralı KTK Zorunlu Mali Sorumluluk (Trafik) Sigorta Poliçesi ile sigortalı olduğunu, Bu poliçeden dolayı sorumluluklarının sigortalısının kusuru oranında olmak üzere, maddi zararlarda ise araç başına azami 22.500.-TL. olduğunu, Kabul anlamına gelmemek kaydı ile, dava konusu talebin haklı olduğu düşünülse bile, bu tür sigortalarda asıl amaç zarar görenin uğradığı "gerçek zararın" giderilmesi olduğunu, Meydana gelen trafik kazası sonucunda zarar gören taraf sayısınıun ikiden fazla ve zarar miktarı teminat limitinden fazla olduğunu, Müvekkili Şirket tarafından sigorta teminatı altına alınan ... plakalı aracın ... numaralı Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta poliçesi yanında Kasko Sigorta Poliçesinin de bulunduğu tespit edildiğini, Yapılan araştırma sonucunda; ... plakalı aracın 29.09.2012 tarihinde karıştığı trafik kazasına ilişkin Müvekkili Şirkete müracaat ederek tazminat talebinde bulunulduğu, araç sürücüsünün alkollü olması nedeniyle tazminat talebinin reddedildiği tespit edildiğini, Dava konusu olay nedeni ile tanzim edilen 29.09.2013 tarihli Trafik Kazası Tespit Tutanağında, davacıya ait bulunan ... plakalı araçtan başka ... plakalı araç ve yol kenarında bulunan bariyerlerin de sigortalısının kusuru nedeni ile hasar gördüğü ifade edildiğini, Müvekkili Şirketin söz konusu kazaya ilişkin sorumluluğu araç başı 22.500.-TL ve kaza başı 45.000.-TL olduğunu, Davacının müvekkili şirkete müracaat etmediğini ve olaya ilişkin evrak ibraz etmediğini, Müvekkili şirkete müracaat edilmediği ve gerekli belgeler müvekkili şirkete ibraz edilmediği için de müvekkili şirketin temerrüde düşmediğini, Bu nedenle Müvekkili Şirketin faiz sorumluluğunun ancak dava tarihinden itibaren söz konusu olacağını, Hüküm altına alınacak tazminat bedeli için dava tarihinden itibaren "Yasal Faiz"e hükmedilmesine, Yargılama masrafları ve ücreti vekaletin karşı tarafa yükletilmesine, karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER : Deliller; Dosya mevcudu, cevap dilekçeleri, bilirkişi raporları, dosya kapsamı.
GEREKÇE : Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, Dava; ... plakalı davacıya ait araç ile davalı ... ait ömer ... sevk ve idaresindeki ... plakalı ara,la çarpışması neticesinde araçta oluşan zararın davalılardan tahsili istemine ilişkindir. Mahkememizce verilen 02/10/2023 tarih ve 2021/... Esas 2023/... sayılı kararı, Yargıtay 4.Hukuk Dairesi'nin 19/01/2026 tarih ve 2024/3346 Esas 2026/770 Karar sayılı ilamıyla kaldırılmakla, dava mahkememizin yukarıdaki esasına kaydı yapılarak yargılamasına devam edilmiştir. Davalılar ... Sigorta ve ... Sigorta hakkında verilen mahkememizin 2021/... esas 2023/... karar sayılı 02/10/2023 tarihli kararı taraflarınca temyiz edilmeyerek kesinleştiğinden bu davalılar yönünden yeniden karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir. Davalılar ... ve ... yönünden ise Yargıtay bozma kararı sonrası dosyanın tensip ara kararı ile ; Yargıtay 4.Hukuk Dairesi'nin 19/01/2026 tarih ve 2024/3346 Esas 2026/770 Karar sayılı bozma kararına karşı uyma / direnme hususunun yapılacak duruşmada değerlendirilmek üzere usul ve muhakeme ekonomisi gereği dava konusu ... plakalı aracın satışına ilişkin kayıtları içerir ilgili dönem ticari defter kayıt ve belgeleri taratıp flash bellek formatında sunmak ve ya fiziken sunmak, ticari defterlerin bulunduğu adres ile muhatap olunacak muhasebe yetkilisinin isim ve iletişim bilgilerini bildirmek üzere iş bu tensip zaptının tebliğinden itibaren 2 haftalık kesin süre verilmesine, aksi takdirde HMK 222 maddesi gereği davacının iddialarını ispat edememiş sayılacağının iş bu tensip zaptının tebliği ile ihtarına, anılan hususları davacı tarafından yerine getirildiğinde dosyanın Mali Müşavir bilirkişiye tevdii ile, davacının ticari defter kayıt ve belgeleri ile dosya kapsamı üzerinde inceleme yapılarak; Davacının ... plakalı aracı hangi tarihte ve hangi bedelle sattığına dair rapor düzenlenmesinin istenilmesine, karar verilmiş ise ticari defterler davacı taraça sunulmamıştır. 19.10.2026 tarihli celsede taraf vekillerinin Yargıtay bozma kararına yönelik beyanları alınmış davacı vekili önceki kararda direnilmesini davalı vekili bozmaya uyulmasını talep etmiş, mahkememizce usul ve yasaya uygun bozma kararına uyulmasına karar verilerek yargılamaya devam edilmiştir. Davacı vekili ticari defterlerin 2012 yılına ait olduğu, aradan 15 yıl geçtiği için defterlerin imha edildiği saklama yükümlülük süresinin 10 yıl olduğu ve sürenin dolduğu, dava konusunun aracın hasar ve değer kaybına ilişkin alacak davası olduğu ticari defterler ile ilgili bir durum söz konusu olmadığı, hasar raporu ve ödenen tutar ile aracın ilgili tarihindeki rayiç değerine göre değer kaybı farkını talep etiklerini, ticari defterler üzerinde inceleme yapılmasını gerektirecek bir durum olmadığını beyan etmiştir, Davalı ... ve ... vekili mahkemenizin ticari defterleri talep ettiği bozma öncesi ilk tarih itibariyle saklama süresi dolmadığını, buna rağmen defterler sunulmadığını Yargıtayın ilk bozma kararının da ticari defterlerin sunulmamasına ilişkin olduğunu, bu tarih itibariyle de ticari defterlerin saklama süresi dolmadığını, davacı taraf bu süre içerisinde yine defterleri sunmadığını bu sebeple lehlerine usuli kazanılmış hakkı doğduğunu, davacının yasal süre geçtikten sonra süreye ilişkin iddiası MK 2 dürüstlük kuralına aykırı olduğunu ifade etmiştir. Yargıtay tarafından daha önce iki kez temyiz bozma konusu yapılan davacı tarafın ticari defterlerini ibrazı ve davacının dava konusu aracı kaza sonrası satışına dair bedelin bu defterler üzerinde bilirkişice yapılacak inceleme suretiyle tespiti hususu mahkememizini ihtaratlı tensip ara kararının davacıya tebliğine rağmen yerine getirilmediği, davanın ikame tarihinin 29/09/2014 olduğu anılan tarih ve defterler üzerinde inceleme yapılması gerektiğine dair Yargıtay 17.HD 2016/8396 E. 2019/3959 K. Sayılı 02.04.2019 tarihli karar tarihi itibariyle davacının belirttiği 10 yıllık saklama süresinin dolmadığı, süre dolmuş olsa bile ispat külfeti davacı olduğu için bu hususun davacının ispat külfetini ortadan kaldırmayacağı davacının davasının ispatlayamadığı gözetilerek, davalılar ... ve ... yönünden davacının davasının ispatlanamaması nedeniyle reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM :Gerekçesi yukarıda açıklanmış olduğu üzere; 1-Davalılar ... Sigorta ve ... Sigorta hakkında verilen mahkememizin 2021/... esas 2023/... karar sayılı 02/10/2023 tarihli kararı taraflarınca temyiz edilmeyerek kesinleştiğinden bu davalılar yönünden yeniden karar verilmesine yer olmadığına, 2-Davalılar ... ve ... yönünden davacının davasının ispatlanamaması nedeniyle REDDİNE, 3-Alınması gerekli olan 732,00 TL karar ilam harcından başlangıçta peşin olarak alınan 2.561,65 TL mahsubu ile artan 1.829,65 TL harcın karar kesinleştiğinde talep halinde davacıya iadesine, 4-Davalılar ... ve ... kendilerini vekil ile temsil ettirdiğinden A.A.Ü.T gereği 45.000,00 TL maktu vekalet ücretinin davacıdan alınarak bu davalılara verilmesine, 5-Davacı tarafça yatırılan gider avansından geriye kalan kısmının karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine, davacı tarafça yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 6-Davalılar ... ve ... tarafça yapılan 610,00 TL yargılama giderlerinin davacıdan alınarak bu davalılara verilmesine, Dair, Davacı vekilinin ve davalı ... ... vekilinin, Davalı ... Sigorta vekilinin yüzüne karşı diğer davalının yokluğunda, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize verilecek dilekçe ile TEMYİZ yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 19/10/2026
Katip ... (e-imzalıdır)
Hakim ... (e-imzalıdır)