İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2026/539 E. 2026/531 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2026/539
Karar No
2026/531
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO:2026/539 Esas KARAR NO :2026/531

DAVA:Ticari Bankacılık İşlemlerinden Kaynaklanan Davalar (Alacak) DAVA TARİHİ:29/06/2026 KARAR TARİHİ:01/09/2026

Mahkememizde görülmekte olan Ticari Bankacılık İşlemlerinden Kaynaklanan Davalar (Alacak) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirketin... Şubesi nezdinde bulunan ... numaralı, 27.06.2025 keşide tarihli ve 244.204,00 TL bedelli ... Ambalaj ve İns. San. Turz. Tic. A.Ş. Emrine yazılı çekin keşidecisi olduğunu, söz konusu çek hakkında ... ... ve İns. San. Turz. Tic. A.Ş. tarafından ... ... Ticaret Mahkemesi’nin 2025/... Esas sayılı dosyası ile Zayi nedeniyle kıymetli evrakın iptali talepli dava ikame edilmiş olup anılı dosyadan 02.06.2026 tarihli ödeme yasağı kararı verilmiş, bu kararın da davalı banka tarafından uygulandığını ancak; daha sonra anılı çek ile; .... İcra Müdürlüğü'nün 2025/... Esas sayılı dosyasından alacaklı ... ... ... A.Ş tarafından müvekkili şirket aleyhine icra takibi baslatılmış olup müvekkili tarafından işbu icra takibinden şirket adresine hacze gelinmesi ile haberdar olunduğunu, müvekkil şirketin çek bedelini icra dosyasına ödemiş olup çek aslının da taraflarınca teslim alındığını, akabinde müvekkili şirket yetkilisi tarafından bankaya teslim edilemeden kaybedildiğini, tüm bu olanlardan sonra ... ... Ticaret Mahkemesi'nin 05.08.2025 tarihli ara kararı ile açık ve tereddüde yer vermeyecek şekilde söz konusu çek üzerindeki ödeme yasağı kaldırıldığını, ilgili bankalara müzekkere yazılmasına karar verildiğini, kararın verilmesinden sonra davalı bankaya gerekli bildirimlerin yapıldığını, ayrıca müvekkili tarafından ihtarname gönderildiğini ve blokenin kaldırılmasının talep edildiğini, buna rağmen davalı bankanın hukuken dayanağı kalmayan blokeyi kaldırmadığını, müvekkilinin çek bedeli üzerindeki tasarruf yetkisini de engellemeye devam ettiğini, müvekkili şirketin mülkiyet hakkının ve ticari faaliyetlerinin ihlal edildiğini, neticeten süreçte müvekkil şirketin uğramış olduğu tüm zararların tazmininin gerektiğini ve mahkeme tarafından kaldırılan ihtiyati tedbir kararının davalı banka tarafından sürdürülmesinin hukuka aykırı olduğunu belirtmekle arz ve izah edilen nedenlerle; davalı bankanın, mahkemece kaldırılan ihtiyati tedbir kararına rağmen müvekkili şirkete ait davalı banka nezdindeki ...-...-... numaralı ... ıban nolu hesaba uygulanan haksız ve hukuka aykırı blokenin kaldırılmasına, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı tarafça, müvekkili banka nezdinde bloke bulunan çek bedeli üzerindeki blokenin kaldırılarak kendisine ödenmesi talep edildiğini ancak, dava tarihinden sonra meydana gelen gelişmeler neticesinde, davaya konu uyuşmazlık konusuz kalmış olup, davacının işbu davayı sürdürmekte hukuki yararının da ortadan kalktığını, dava konusu çekin 27.06.2025 keşide tarihli olduğu ve işbu davanın 29.06.2026 tarihinde açıldığı dikkate alındığında, çekin ibraz süresinin dava tarihinden önce sona ermiş olduğunun açık olduğunu, davacı şirketin kendi beyanına göre çekin, ... ... ... A.Ş. tarafından başlatılan icra takibine konu edildiğini ve davacı tarafından çek bedeli icra dosyasına ödenerek çekin aslının teslim alındığını, davacının ayrıca çek aslının daha sonra kaybedildiğini belirttiğini, öte yandan, çekin arka yüzündeki ciro silsilesinde son ciranta ... ... A.Ş. olarak görünmesine rağmen, çekin ... ... ... A.Ş. tarafından icra takibine konu edilmiş olması nedeniyle, dava tarihi itibarıyla çek bedelinin kime ödenmesi gerektiği hususunda müvekkil banka açısından tereddüt oluştuğunu, bu nedenle müvekkil bankaca, çek bedelinin yetkili olmayan bir kişiye ödenmesi veya üçüncü kişilerin olası haklarının ihlal edilmesi riskine karşı bloke altında tutulduğunu, bu durumda bankanın tacir yükümlülüğünü yerine getirdiğini, akabinde davacı tarafından 18.08.2026 tarihinde müvekkili bankaya sunulan dilekçede, dava konusu çekin ibraz süresinin dolduğunun belirtilerek açıkça çekten cayma hakkının kullanılmak istendiğinin bildirildiğini, davacı tarafından cayma iradesinin açıkça ortaya konulmasıyla birlikte bu tereddütün ortadan kalktığını ve bankanın, herhangi bir yargı kararına ya da cebri icra işlemine ihtiyaç duymaksızın, kendiliğinden ve gecikmeksizin blokeyi kaldırdığını, dolayısıyla davacının işbu dava ile talep ettiği blokenin kaldırılması ve çek bedelinin serbest bırakılması yönündeki talebi tamamen yerine getirilmiş olup, dava konusu uyuşmazlığın bu aşamada konusuz kaldığını belirtmekle arz ve izah edilen nedenlerle; dava konusu talebin yerine getirilmiş olması nedeniyle dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına, davanın açıldığı tarihteki haklılık durumu dikkate alınarak, davanın açılmasına müvekkili bankanın sebebiyet vermemiş olması nedeniyle müvekkili banka aleyhine vekâlet ücretine ve yargılama giderine hükmedilmemesine, yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, davalı banka nezdinde bulunan ve davacı şirkete ait çek hesabı üzerine uygulanan blokenin kaldırılması istemine ilişkindir. Davacı vekili, müvekkili şirketin keşidecisi olduğu 27.06.2025 keşide tarihli, 244.204,00 TL bedelli çek hakkında ... ... Ticaret Mahkemesi'nin 2025/... Esas sayılı dosyasında zayi nedeniyle kıymetli evrakın iptali talepli dava açıldığını, bu dosyadan verilen ödeme yasağı kararının davalı banka tarafından uygulandığını; ancak çek bedelinin .... İcra Müdürlüğü'nün 2025/... Esas sayılı dosyasında icra takibine konu edildiğini, müvekkilinin çek bedelini icra dosyasına ödeyerek çek aslını teslim aldığını, çekin daha sonra kaybedildiğini; ... ... Ticaret Mahkemesi'nin 05.08.2025 tarihli ara kararı ile ödeme yasağının açık biçimde kaldırıldığını, buna rağmen davalı bankanın blokeyi kaldırmadığını, bu suretle müvekkilinin mülkiyet hakkı ve ticari faaliyetlerinin ihlal edildiğini ileri sürerek blokenin kaldırılmasını talep etmiştir. Davalı banka vekili ise, dava tarihinden sonra 18.08.2026 tarihinde davacı tarafından sunulan dilekçe ile çekten cayma iradesinin açıkça bildirilmesi üzerine blokenin herhangi bir yargı kararına gerek kalmaksızın kendiliğinden kaldırıldığını, bu suretle davanın konusuz kaldığını; ciro silsilesinde son ciranta olarak görünen ... ... A.Ş. ile icra takibini başlatan ... ... ... A.Ş.'nin farklı olması nedeniyle çek bedelinin kime ödeneceği hususunda tereddüt oluştuğunu, bu tereddüdün basiretli tacir olma yükümlülüğünün bir gereği olarak blokeyi haklı kıldığını, dolayısıyla davanın açılmasına sebebiyet vermediklerini savunmuştur. Bir dava açıldıktan sonra, dava konusunun ortadan kalkması halinde, mahkemece konusuz kalan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerekir. Bu tür kararlar, nitelikçe davanın kabulü ya da davadan vazgeçme sonucunu doğuran ve davayı sona erdiren kararlardan olmakla; somut olayda taraf vekillerinin beyan dilekçeleri dikkate alındığında davanın konusuz kalmış olduğu, bu kapsamda konusuz kalan davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır. Dava, davalı bankanın blokeyi kaldırması nedeniyle konusuz kalmış olup, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 331/1. maddesi uyarınca davanın açıldığı tarihteki taraflar arasındaki haklılık durumuna göre yargılama giderleri ile vekalet ücretine hükmedilmesi gerekmektedir. Dava tarihi olan 29.06.2026 itibarıyla mevcut hukuki durum incelendiğinde; ... ... Ticaret Mahkemesi'nin 05.08.2025 tarihli ara kararı ile çek üzerindeki ödeme yasağının kaldırılmış olduğu, bu kararın ilgili bankalara müzekkere ile bildirildiği anlaşılmıştır. Davalı bankanın blokeyi sürdürmesinin dayanağı olarak gösterdiği ciro silsilesindeki uyumsuzluk hususu, davacının çek bedelini icra dosyasına ödeyerek çeki iade almış olması dikkate alındığında alacak bu suretle zaten tahsil edilmiş olup, üçüncü kişi hak ve menfaatlerinin zedelenmesinin söz konusu olmadığı anlaşılmıştır. Davalı banka, kendi beyanında da belirttiği üzere, 18.08.2026 tarihli dilekçe üzerine blokeyi herhangi bir yargı kararına ya da cebri icra işlemine ihtiyaç duymaksızın, kendiliğinden ve gecikmeksizin kaldırmış olduğunu ifade etmiştir. Bu itibarla, dava tarihi itibarıyla blokenin sürdürülmesi nedeniyle davacının eldeki davayı açmış olduğu, davalı bankanın davanın açılmasına sebebiyet verdiği kanaatine varılmıştır. Dolayısıyla, HMK m. 331/1 uyarınca yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılması gerektiği sonucuna ulaşılarak yazılı şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere; 1-Konusuz kalan dava hakkında KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA, 2-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince hesaplanan 732,00 TL maktu karar harcının peşin alınan 4.170,40 TL harçtan mahsubu ile geri kalan 3.438,40 TL harcın hüküm kesinleştiğinde ve talep halinde davacı tarafa iadesine, 3-Davacı tarafından yapılan dava açılırken yatırılan toplam 1.568,00-TL (732,00-TL BVH, 104,00-TL VSH, 732,00-TL peşin harç) harcın davalıdan alınarak, davacıya verilmesine, 4-Davacı tarafından yapılan 325,00-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Ücret Tarifesi gereğince hesap olunan 45.000,00TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak, davacıya verilmesine, 6-Arabuluculuk ücreti 4.600,00 TL'nin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 7-Taraflarca yatırılan ve kullanılmayarak artan gider avansının karar kesinleştiğinde ilgili tarafa iadesine, Dair, tarafların yokluğunda dosya üzerinden verilen gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içinde İstinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi. 01/09/2026

Katip ... E-imza

Hakim ... E-imza

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2026/539, K. 2026/531, T. 01.09.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2026-539-e-2026-531-k-31d2669462fe