İlk Derece Mahkemesi · Bakırköy 8. Asliye Ticaret Mahkemesi
Bakırköy 8. Asliye Ticaret Mahkemesi 2026/5 E. 2026/284 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Bakırköy 8. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2026/5
- Karar No
- 2026/284
- Karar Tarihi
T.C. BAKIRKÖY 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2026/5 Esas KARAR NO : 2026/284 Karar
DAVA : İtirazın İptali
DAVA TARİHİ : 04/01/2026 KARAR TARİHİ : 14/04/2026 KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 17/04/2026
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda, TALEP: Davacı taraf sunduğu dava dilekçesinde özetle; Müvekkili ....'ın 11.08.2025 tarihinde davacı şirkete kdv dahil 863,037 TL karşılığında 1.797,1014 m boy mermer satışı gerçekleştirdiğini, satışa ilişkin 14.11.2025 tarihli fatura davalı şirket adına düzenlendiğini, satış konusu ürünlerin tamamının 11.08.2025 tarihinde davalı şirketin .... Mahallesi Ankara bölgesindeki şantiyesine teslim edildiğini, davalı şirket personeli olan şantiye şefi .... ile teslim tutanağı düzenlendiğini, davalı şirketin aradan geçen süreye karşın borcunu ödemediğini, müvekkili tarafından defalarca karşı taraftan ödeme istendiğini ancak davalının ödeme yapmadığını, taraaflarınca davalı aleyhine Bakırköy .... İcra Dairesi E.... sayılı takibi başlatıldığını, davalı tarafından 18.12.2025 tarihinde haksız şekilde takibe itiraz edildiğini ve takibin durdurulduğunu, dava açılmadan hemen önce davalı taraf ile yazışmalar yapıldığını, sair yazışmalarda davalı tarafça borç kabul edildiğini ve hatta avukat ile arabulucunun aradan çıkarılması durumunda müvekkiline ödemenin yapılacağının belirtildiğini, neticede haklı davamızın kabulüne, davalının Bakırköy .... İcra Dairesi E.... sayılı takibine ilişkin itirazının iptaline, davalı aleyhine %20 den az olmamak kaydı ile tazminata hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP:Davalı taraf sunduğu dava cevap dilekçesinde özetle; Davacı tarafın mahkemeye sunduğu dilekçesi incelendiğinde harca esas değere ilişkin açıklama yapmadığının görüldüğünü, keza dilekçesini her ne kadar Bakırköy .... İcra Dairesi ... Esas sayılı dosyası takip dosyasına dayandırsa da, takip dosyasındaki asıl alacağa ya da takip çıkışına ilişkin açıklama veyahut takip talebi örneğini dosyaya sunmadığını, bu haliyle davasını neye göre harçlandırdığı belirsiz olduğunu, davanın usulden reddinin gerektiğini, davacı taraf ile müvekkili şirket arasında faturaya konu edilebilecek bir hukuki ilişkinin bulunmadığını, davacı yanın dava dilekçesinde alacağına konu ettiği faturanın; müvekkili şirketin siparişi üzerine mal üretiminde bulunduğu ve bu ürettiği tüm malları müvekkili şirkete tesliminden doğduğunu iddia ettiğini, ancak faturaya konu bu üretildiği ve teslim edildiği malların, müvekkilinin hiçbir zaman uhdesinde yer almadığını ya da bu malların siparişine dair bir talepte de bulunulmadığını, davacı tarafın sunduğu konu dava dilekçesi ekinde ne müvekkilinin takip dosyasına konu mallara ilişkin siparişine ilişkin belge ne de malların teslim ettiğine ilişkin belge sunmadığını, takip dayanağı faturanın, müvekkili kayıtlarında yer almadığından işbu faturanın gerçekliği ile faturanın dayanak edildiği malların durumu ayrıca araştırılması gerektiğini, harcı tamamlanmayan davanın usulden reddini, mahkeme aksi kanaatte ise haksız davanın esastan reddini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Taraflara usulüne uygun tebligat yapılmıştır. Dava, ticari ilişki nedeniyle düzenlenen faturayla ilgili cari hesaba ilişkin başlatılan ilamsız icra takibine vaki itirazın İİK'nın 67. maddesi uyarınca iptali istemine ilişkindir. Bakırköy Arabuluculuk Dairesinin .... numaralı dosyasında; 26/12/2025 tarihinde 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu m. 17, m. 18/A ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu m. 5/A uyarınca arabuluculuk son tutanağının düzenlendiği anlaşıldı. Dosya kapsamında bulunan Bakırköy ..... İcra Dairesinin ... Esas sayılı icra dosyasının incelenmesinde; davacı takip alacaklısı tarafından davalı takip borçlusu aleyhine 863.037,00-TL cari hesaba konu fatura alacağı yönünden 15/12/2025 tarihinde icra takibi başlatıldığı, borcun sebebi olarak faturanın gösterildiği, davalı tarafından 18/12/2025 tarihinde söz konusu takipteki borcun tamamına, faizine ve tüm ferilerine yönelik itiraz edildiği, itiraz üzerine takibin durduğu ve davanın bir yıllık yasal hak düşürücü sürede açıldığı görülmüştür. Uyuşmazlık, davacının takip ve dava tarihi itibariyle takibe14/11/2025 tarihli 863.037,00 bedelli fatura nedeni ile alacaklı olup olmadığı, borcun ödenip ödenmediği, borçlunun temerrüte düşüp düşmediği temerrüt tarihinin, uygulanması gereken faiz tür ve oranının, buna göre tahakkuk eden faiz miktarının ve toplam alacağın ne olduğu, icra-inkar tazminatı koşullarının oluşup oluşmadığı olup olmadığı hususunda toplandığı tespit edildi. Davacı vekili 10/04/2026 tarihli dilekçesi ile; mahkemenin dosyasına ilişkin tarafların vekalet ücretleri ve yargılama giderleri dahil karşılıklı hiçbir talepleri olmaksızın sulh olduklarını, dosyanın kapatılmasını ve yargılama giderleri ile vekalet ücretleri dahil tarafların yaptıkları masrafların kendi üzerine bırakılmasını talep etmiştir. Davalı vekili 14/04/2026 tarihli dilekçesi ile; mahkemenin dosyasına ilişkin taraflar vekalet ücretleri ve yargılama giderleri dahil karşılıklı hiçbir talepleri olmaksızın sulh olduklarını, dosyanın kapatılmasını ve yargılama giderleri ile vekalet ücretleri dahil tarafların yaptıkları masrafların kendi üzerine bırakılmasını talep etmiştir. HMK madde 313 hükmü; "(1) Sulh, görülmekte olan bir davada, tarafların aralarındaki uyuşmazlığı kısmen veya tamamen sona erdirmek amacıyla, mahkeme huzurunda yapmış oldukları bir sözleşmedir. (2) Sulh, ancak tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edebilecekleri uyuşmazlıkları konu alan davalarda yapılabilir. (3) Dava konusunun dışında kalan hususlar da sulhun kapsamına dâhil edilebilir. (4) Sulh, şarta bağlı olarak da yapılabilir." şeklindedir. HMK madde 314 hükmü; " Sulh, hüküm kesinleşinceye kadar her zaman yapılabilir. " şeklindedir. HMK madde 315 hükmü; " Sulh, ilgili bulunduğu davayı sona erdirir ve kesin hüküm gibi hukukisonuç doğurur. Mahkeme, taraflar sulhe göre kararverilmesini isterlerse, sulh sözleşmesine göre; sulhegöre karar verilmesini istemezlerse, karar verilmesine yer olmadığına kararverir.(2) İrade bozukluğu ya da aşırı yararlanmahâllerinde sulhun iptali istenebilir." şeklindedir. Dosya tüm deliller ile birlikte değerlendirildiğinde; Davacı ve davalı vekili tarafından UYAP sistemi üzerinden gönderilen dilekçeler ile taraflar arasında sulh protokolü imzalandığını, sulh protokolü doğrultusunda karşılıklı olarak vekalet ücreti taleplerinin bulunmadığını ve sulh protokolü doğrultusunda sulh nedeniyle karar verilmesine yer olmadığına dair karar verilmesini talep etmiş olup HMK 313 uyarınca davacının davasının sulh olması nedeniyle karar verilmesine yer olmadığına ve tarafların karşılıklı olarak yargılama gideri ve vekalet ücreti talep etmediği de nazara alınarak yargılama gideri ve vekalet ücreti hususunda karar verilmesine yer olmadığına dair karar vermek gerekmiş aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle; HMK 315 uyarınca tarafların sulh olmaları nedeniyle KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA 1-Harçlar Kanunu Madde 22 uyarınca Sulhun ilk celseden daha sonra gerçekleşmesi nedeni ile alınması gereken 732,00-TL'nin 2/3'üne denk gelen 488,00-TL harcın peşin yatırılan 10.422,71-TL harçtan mahsubu ile hazineye irat kaydına, bakiye 9.934,71-TL harcın kararın kesinleşmesi ve talep halinde iadesine, 2-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin sulh protokolünde talep edilmediği anlaşılmakla kendi üzerinde bırakılmasına, 3-Kararın kesinleşmesine kadar yapılan yargılama giderlerinin davacı tarafça peşin olarak yatırılan yargılama gider avansından mahsubu ile bakiye kısmın karar kesinleştiğinde ve talep halinde HMK 333.maddesi gereğince iadesine, 4-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-11-13.maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Bakırköy Arabuluculuk bürosunun .... numaralı arabuluculuk dosyasında Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 4.600,00-TL arabuluculuk ücretinin tarafların sulh etmesi nedeniyle davacıdan alınarak hazineye irat kaydına, 5-Sulh protokolü uyarınca taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 6-HMK'nin uygulanmasına dair yönetmeliğin 58/1 maddesi gereğince taraflardan birinin talebi halinde gerekçeli kararın taraflara tebliğine, Dair tarafların yokluğunda gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İstinaf yolu açık olmak üzere karar verildi. 14/04/2026
Katip ... ¸e-imzalı
Hakim ... ¸e-imzalı