İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2026/427 E. 2026/457 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2026/427
- Karar No
- 2026/457
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 22. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2026/427 Esas KARAR NO :2026/457
TALEP / DAVA:Zayi Belgesi Verilmesi DAVA TARİHİ:25/05/2026 KARAR TARİHİ:12/06/2026
Mahkememizde takdiren HMK'nın 320/1. maddesi uyarınca duruşma açılmaksızın dosya üzerinden görülmüş olan "Zayi Belgesi Verilmesi" talebine dair yapılan yargılama sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekilinin sunmuş olduğu dava dilekçesinde özetle; müvekkili olduğu ... A.Ş.’ye ait 2020 yılı yasal defter ve belgelerinin, ... Numaralı Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu ve ... Belediyesi denetiminde yürütülen resmi restorasyon süreci sırasında meydana gelen fiziksel tahribat neticesinde mücbir sebeple zayi olduğunun tespitine, Türk Ticaret Kanunu’nun 82/7. maddesi uyarınca müvekkil şirkete ilgili dönem defterleri için zayi belgesi verilmesine, verilecek kararın, müvekkil aleyhine .... Asliye Ceza Mahkemesi’nin 2026/... Esas ve .... Vergi Mahkemesi’nin 2026/... Esas sayılı dosyalarında yürütülen yargılamalarda "mücbir sebep tevsiki" ve "suç kastının yokluğu delili" olarak dikkate alınmak üzere hüküm altına alınmasına, yargılama giderlerinin müvekkili üzerinde bırakılmasına karar verilmesini dava ile talep etmiştir. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE: İşbu dava konusu uyuşmazlık; TTK’nun 82/7. maddesi uyarınca davacı ... A.Ş.’ye ait 2020 yılı yasal defter ve belgelerine yönelik zayii belgesi verilmesi istemine ilişkindir. TTK'nin 18/2. maddesi "Her tacirin ticaretine ait bütün faaliyetlerinde basiretli bir iş adamı gibi hareket etmesi gerekir" hükmünü içermektedir. Tacir basiretli bir iş adamı olmanın gerektirdiği özeni göstererek defter ve belgelerini saklamalı ve zayi olmaması için üzerine düşen bütün yükümlülükleri özveri ile yerine getirmelidir. Dolayısıyla TTK'nun 82 ve 18. maddeleri kapsamında yapılan değerlendirmede; tacirin, basiretli bir iş adamı olmanın gerektirdiği tüm özeni göstererek defter ve belgelerini saklaması ve zayi olmaması için üzerine düşen bütün yükümlülükleri büyük bir dikkat ve özenle yerine getirmesi gerekmektedir. 05.07.2022 tarihinde yürürlüğe giren 7417 sayılı Kanun ile değişik 6102 sayılı TTK'nın 82/7. maddesine göre; bir tacirin saklamakla yükümlü olduğu defter ve belgelerin yangın, su baskını veya yer sarsıntısı gibi bir afet veya hırsızlık sebebiyle ve kanuni saklama süresi içinde zıyaa uğrarsa; tacir zıyaı öğrendiği tarihten itibaren, otuz gün içinde ticari işletmesinin bulunduğu yer yetkili mahkemesinden kendisine bir belge verilmesini isteyebilir. Maddede düzenlenen 30 günlük süre hak düşürücü süre olup, davanın görülebilirlik şartıdır. Tüm dosya kapsamı bir bütün olarak değerlendirildiğinde; Hazine ve Maliye Bakanlığı Vergi Denetim Kurulu Başkanlığı İstanbul Denetim Daire Başkanlığı'nın 23/07/2025 tarihli yazısı ile 213 sayılı VUK'un 256 ve 257'nci maddeleri uyarınca 2020 dönemine ait defter ve belgelerin, ilgili yazının tebliğ tarihinden itibaren 15 gün içinde ibrazının talep edildiği, yazının 28/07/2025 tarihinde e-tebligat yoluyla talep eden şirkete tebliğ edildiği, tebliğ edilen bu yazıya cevaben şirket yetkilisi Bilal Kök'ün kaşe - ıslak imzalı 06/08/2025 tarihli dilekçesinde 2022 yılında ofislerinde ... Numaralı Kültür Varlıklarını Koruma Kurulu kararı ile 29.03.2022 tarih sayılı kararı sonucu gerçekleştirilmiş tadilat çalışmaları esnasında yasal defterlerin fiziken zarar gördüğü ve kullanılamaz hale geldiği, tadilat sonrası yapılan temizlik ve düzenlemeler sırasında ilgili defterlerin büyük oranda tahrip olduğu anlaşıldığından imha edilmek zorunda kaldığının bildirildiği, yine, 14/05/2026 tarihli kolluk ifade tutanağında şirket yetkilisi Bilal Kök'ün, 2022 yılındaki tadilat/restorasyon işlemleri sırasında ofiste muhafaza edilen defterlerin fiziken zarar görerek tahrip oldukları ve defterlere ulaşılamadığının belirtildiği görülmüştür. Bu bilgilere göre, talep eden şirket yetkilisinin talebe konu 2020 yılı dönemine ait defter ve belgelerin zayi olduğunu ve hatta imha edilmiş olduğunu 06/08/2025 tarihi itibariyle biliyor olmasına karşın, işbu davanın 25/05/2026 tarihinde açıldığı, buna göre, davanın, öğrenme tarihinden itibaren 30 günlük hak düşürücü süre içerisinde açılmamış olduğu tespit edilmekle, hak düşürücü süresi içerisinde açılmamış olan davanın usulden reddine ve sair hususlara yönelik aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur. H Ü K Ü M / Gerekçesi Yukarıda İzah Edildiği Üzere; 1-Davanın usulden REDDİNE, 2-Karar tarihinde yürürlükte bulunan harçlar tarifesi gereğince 732,00-TL harç peşin alındığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına, 3-Davacı tarafça yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 4-Davacı tarafça yatırılmış ve kullanılmamış olan bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde re'sen davacı tarafa iadesine, Dair talep eden vekilinin yokluğunda; gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi İlgili Hukuk Dairesi'ne gönderilmek üzere mahkememize hitaben yazılmış, mahkememize verilecek ya da başka mahkeme aracılığı ile mahkememize gönderilecek bir dilekçe ile gidilebilecek İSTİNAF yolu açık olmak üzere dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda karar verildi. 12/06/2026
Katip ... ¸e-imzalıdır
Hakim ... ¸e-imzalıdır