İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2026/336 E. 2026/468 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2026/336
Karar No
2026/468
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO:2026/336 Esas KARAR NO :2026/468

DAVA:Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ:22/12/2025 KARAR TARİHİ:30/06/2026

Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılamaları sonunda; TALEP: Davacı vekilinin mahkememize vermiş olduğu dilekçesinde özetle: "Müvekkiline ait ... plakalı araç ile ve davalıya ait ... plakalı araç arasında, 18.03.2025 tarihinde ... İli ... ilçesinde maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, Sigorta Bilgi Gözetim Merkezi (SBM) kayıtlarına göre davalı tarafın meydana gelen kazada %100 kusurlu bulunduğunu, kazanın, davalı kullanımındaki aracın müvekkiline ait park halindeki araca çarpması neticesinde meydana geldiğini, meydana gelen kazada davalı tarafın %100 oranında kusurlu olduğunu beyanla müvekkiline ait ... plakalı araçta 18.03.2025 tarihli trafik kazası nedeniyle oluşan zarara ilişkin olarak fazlaya ilişkin haklarının saklı kalması kaydı ile şimdilik 100,00-TL Kazanç Kaybı Bedeli'nin (Belirsiz Alacak) kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini, yargılama giderleri ile ücreti vekaletin davalılar üzerinde bırakılmasına karar verilmesini" talep ve dava etmiştir. SAVUNMA: Davalı vekilinin mahkememize vermiş olduğu dilekçesinde özetle: "Davacının müvekkil şirket aleyhine açtığı kazanç kaybı bedeli davasını kabul etmiyoruz. Kaza tespit tutanağındaki kusur oranlarını kabul etmiyoruz. Davacı, aracın onarım süresini ve bir günlük gelirini kendi kayıtlarından kolayca tespit edebilecek durumdadır. Alacak belirlenebilir olduğu için HMK 107. madde uyarınca 'hukuki yarar' yokluğundan davanın usulden reddi gerektiği kanaatindeyiz. Bütün bu nedenler ile müvekkil şirkete açılan davanın reddi gerektiği kanaatindeyiz. Hukuki dayanağı olmayan davanın reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacıya yüklenmesine karar verilmesini" talep etmiştir. DELİLLER VE GEREKÇE: Dava, Davacıya ait araç ile davalı şirkete ait ve diğer davalı tarafından kullanılan araç arasında gerçekleşen kaza nedeniyle kazanç kaybı bedelinin tahsili isteminden ibaret davadır. 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-2. Maddesinde; "Davacı, arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini dava dilekçesine eklemek zorundadır. Bu zorunluluğa uyulmaması hâlinde mahkemece davacıya, son tutanağın bir haftalık kesin süre içinde mahkemeye sunulması gerektiği, aksi takdirde davanın usulden reddedileceği ihtarını içeren davetiye gönderilir. İhtarın gereği yerine getirilmez ise dava dilekçesi karşı tarafa tebliğe çıkarılmaksızın davanın usulden reddine karar verilir. Arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması hâlinde herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilir." şeklinde düzenleme yapılmıştır. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 5/A maddesinde; "(1) Bu Kanunun 4 üncü maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar para olan alacak, tazminat, itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davalarında, dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır. (2) Arabulucu, yapılan başvuruyu görevlendirildiği tarihten itibaren altı hafta içinde sonuçlandırır. Bu süre zorunlu hâllerde arabulucu tarafından en fazla iki hafta uzatılabilir" şeklinde düzenleme yapılmıştır. Tüm dosya kapsamı bir bütün olarak değerlendirildiğinde;Davacıya ait araç ile davalı şirkete ait ve diğer davalı tarafından kullanılan araç arasında gerçekleşen kaza nedeniyle kazanç kaybı bedelinin tahsili istemi ile dava açılmış ise de TTK 5/A uyarınca konusu bir miktar para olan menfi tespit davalarının açılmasından evvel arabulucuya başvurulması dava şartı olarak düzenlenmiştir. Davacı tarafça arabuluculuğa başvurulduğuna dair bir beyan yahut arabuluculuk son tutanağı aslı ya da arabulucu tarafından aslı gibidir onaylı sureti mahkememize ibraz edilmemiş olması nedeniyle davanın usulden reddine dair aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM : Ayrıntısı ve gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere : 1-Davanın USULDEN REDDİNE, 2-Karar tarihi itibariyle 492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 732,00 TL harçtan peşin alınan 615,40 TL'nin mahsup edilerek bakiye 116,6 TL harcın davacıdan alınarak hazineye irat kaydına, 3-Davacı tarafından yapılan giderlerin kendi üzerinden bırakılmasına, 4-Davalı tarafından yapılan her hangi bir yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 5-Davalı ... İnşaat Gıda Sanayi Ve Ticaret Limited Şirketi kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden yürürlükte olan A.A.Ü.T. gereğince dava değeri olan 100,00 TL üzerinden hesaplanan 100,00 TL'nin davacıdan alınarak davalı ... İnşaat Gıda Sanayi Ve Ticaret Limited Şirketi'ne verilmesine, 6-Taraflarca yatırılan gider ve delil avansından arta kalan kısmın karar kesinleştiğinde HMK.m.333 hükmü uyarınca ilgili tarafa iadesine, Dair; davacı vekilinin yüzüne karşı davalının yokluğunda verilen gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içinde mahkememize veya bulunulan yer asliye ticaret mahkemesine dilekçe ile başvurmak koşuluyla İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi. 30/06/2026

Katip ... e-imzalıdır

Hakim ... e-imzalıdır

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2026/336, K. 2026/468, T. 30.06.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2026-336-e-2026-468-k-c0f4f9f0f16f