İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2026/322 E. 2026/346 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2026/322
Karar No
2026/346
Karar Tarihi

T.C. ANKARA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA T.C. ANKARA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2026/322 Esas KARAR NO : 2026/346

BAŞKAN : ... ÜYE : ... ÜYE : ... KATİP : ...

DAVACI : ... - ... VEKİLİ : Av. ... - ... DAVALI : ... -

VEKİLİ : Av. ... - ...

DAVA : İflas (İflasın Kaldırılması (İİK 182)) DAVA TARİHİ : 16/04/2026 KARAR TARİHİ : 20/04/2026 KARAR YAZIM TARİHİ : 05/05/2026

Mahkememizde görülmekte olan İflas (İflasın Kaldırılması (İİK 182)) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: İDDİA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı ... hakkında... sayılı ilamı ile iflas kararı verildiğini. anılan kararın kesinleştiğini ve tasfiye sürecinin ... Esas sayılı dosyası üzerinden yürütüldüğünü, iflasın açıldığı tarihte müvekkili kooperatifin herhangi bir aktif malvarlığı bulunmadığını, buna karşılık geçmiş dönemde yürütülen faaliyetlerden kaynaklanan uyuşmazlıklar ve çok sayıda alacak-borç ilişkisi sebebiyle iflas kararı verildiğini, ne var ki. aradan geçen süreçte yürütülen yargılamalar, açılan alacak davaları ve bu davalar neticesinde elde edilen tahsilatlar. iflas masasının mali yapısını tamamen değiştirdiğini: başlangıçta pasif ağırlıklı olan masa, bugün itibarıyla güçlü bir aktif yapıya kavuştuğunu, gerçekten de müvekkili kooperatifin geçmişte üstlendiği inşaat faaliyetlerinden ve bu faaliyetlere ilişkin hukuki ihtilaflardan doğan alacakları uzun yıllar süren yargılamalar neticesinde kesinleştiğini ve icra edilebilir hale geldiğini, bu kapsamda. özellikle ... Esas sayılı dosyası üzerinden yürütülen takipte müvekkili lehine yaklaşık 12.774.316 TL tutarında alacak tahsil edilmek üzere beklediğini, yine... Esas sayılı dosyası kapsamında yapılan satış işlemleri neticesinde 9.401.506,01 TL iflas masasına aktarıldığını, bu iki kalemin dahi tek başına değerlendirildiğinde. iflas masasının artık borçlarını karşılayabilecek bir mali güce eriştiğinin açıkça görüldüğünü, buna karşılık, iflas masasına kayıtlı alacakların toplamı, İİK m.235 çerçevesinde yapılan hesaplamalara göre 01/04/2026 tarihi itibarıyla 7.761.07541 TL seviyesinde kaldığını, bu noktada önemle vurgulamak gerekir ki: iflas masasına giren mevcut nakit ve kesinleşmiş alacaklar, sıra cetvelinde yer alan tüm alacaklıların alacaklarını faizleriyle birlikte karşılayacak düzeyde olduğunu, bilindiği üzere İcra ve İflas Kanunu m.182 hükmü uyarınca iflasın kaldırılabilmesi için müflisin bütün alacaklıların alacaklarını itfa etmiş olması veya bu sonucun gerçekleştiğinin tereddüde yer bırakmayacak şekilde ortaya konulması gerektiğini, kanun koyucunun burada aradığı husus. şekli anlamda bir ödeme işleminin tamamlanmış olması değil; alacaklıların alacaklarının güvence altına alınmış ve fiilen karşılanabilir durumda bulunmasıdır. Zira iflas kurumunun amacı, alacaklıların tatmini olup. bu amacın gerçekleştiği durumlarda iflasın devam ettirilmesinin hukuki bir anlamı bulunmadığını, somut olayda, alacakların önemli bir kısmı halihazırda ödenmiş olup. kalan kısım yönünden ise iflas masasında mevcut nakit ve kesinleşmiş alacaklar, bu borçların tamamını karşılayacak düzeyde olduğunu, bu durumun, bir ödeme vaadi ya da geleceğe yönelik bir beklenti değil: fiilen elde edilmiş, tahsil edilmiş ve iflas masasına girmiş somut değerler üzerinden ortaya konulduğunu, dolayısıyla müvekkilinin borçlarının itfa edilmiş sayılması gerektiği hususunda tereddüt bulunmadığını, öte yandan, ... Esas sayılı dosyası kapsamında devam eden kayıt kabul davası yönünden de gerekli değerlendirme yapıldığını, söz konusu davanın, esas itibarıyla faiz taleplerine ilişkin olup uzun yıllardır somut bir delille desteklenememiş. son aşamada alınan bilirkişi raporunda da bu dosya kapsamında yüksek miktarlı bir alacak doğmasının mümkün olmadığı açıkça ortaya konulduğunu, bununla birlikte, ihtiyatlılık ilkesi gereği bu dosyadan doğabilecek olası bir alacak ihtimali dahi göz ardı edilmediğini, iflas masasında mevcut bulunan fazla bakiye bu ihtimale karşı teminat olarak ayrıldığını, bu yönüyle, devam eden yargılamanın iflasın kaldırılmasına engel teşkil etmediği gibi, olası bir risk dahi güvence altına alınmış durumda olduğunu, beyan ederek iflas masasına giren mevcut nakit ve kesinleşmiş alacakların. sıra cetveline kayıtlı tüm alacaklıların alacaklarını faizleriyle birlikte karşılayacak düzeyde olduğu. alacakların büyük ölçüde fiilen ödendiği, kalan kısmın ise derhal ödenebilir olduğu ve ihtilaflı kalemler yönünden yeterli teminatın mevcut bulunduğu sabit olmakla, müvekkili hakkında verilmiş bulunan iflas kararının İcra ve İflas Kanunu m.182 uyarınca tüm sonuçlarıyla birlikte kaldırılmasına, yargılama süresince iflas masasına yönelik hukuka aykırı alacak kayıtlarının ve tahsil işlemlerinin durdurulmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, iflasın kaldırılması istemine ilişkin olup, talebin yasal dayanağı İİK. 182. maddesidir. Dosya kapsamındaki uyuşmazlığın; ... hakkında ...sayılı ilamı ile iflasına karar verildiği, iflas tasfiyesinin ... Esas sayılı dosyasında açıldığı alacakların büyük ölçüde fiilen ödendiği, kalan kısmın ise derhal ödenebilir olduğu ve ihtilaflı kalemler yönünden yeterli teminatın mevcut bulunduğu ileri sürülerek müvekkili hakkında verilmiş bulunan iflas kararının İcra ve İflas Kanunu m.182 uyarınca tüm sonuçlarıyla birlikte kaldırılmasına, yargılama süresince iflas masasına yönelik hukuka aykırı alacak kayıtlarının ve tahsil işlemlerinin durdurulmasına ile birlikte iflasın kaldırılması istemine ilişkin olduğu ve verilen iflas kararının İİK 182. maddesi kapsamında kaldırılması şartlarının oluşup oluşmadığı noktasında toplandığı anlaşılmaktadır. Eldeki dava ... olarak açılmış olup davacı şirket hakkında ... Mahkemesi'nin 25/09/2008 tarih, ... sayılı ilamı ile iflasına karar verildiği, , iflasın 25/09/2008 günü saat 13.43 itibariyle açılmasına hükmedildiği, ... şirketin tasfiye işlemlerinin ... İflas sayılı dosyası altında yürütüldüğü mübrez belgelere göre ve dosya kapsamı ile sabittir. İİK'nun 182. maddesinde; "Borçlu bütün alacaklılarının taleplerinin geri aldıklarına dair bir beyanname veya tekmil alacakların itfa olunduğu hakkında bir vesika gösterir veya akdolunun konkordato tasdik edilirse mahkeme, iflasın kalkmasına ve borçlunun serbestçe tasarrufu için mallarının kendisine iadesine karar verir. İflâsın kaldırılmasına, alacak hakkındaki taleplerin kaydı için muayyen müddetin bitmesinden iflâsın kapanmasına kadar karar verilir. İflâsın kaldırılması hakkında verilen hükme karşı tebliğ tarihinden itibaren on gün içinde istinaf yoluna başvurulabilir. ... kararına karşı tebliğ tarihinden itibaren on gün içinde temyiz yoluna başvurulabilir. İstinaf ve temyiz incelemeleri, Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu hükümlerine göre yapılır. İflasın kaldırıldığı ilan olunur." İİK. 182. maddesi gereğince iflasın kaldırılması için bütün alacaklıların taleplerini geri almış olması veyahut bütün alacakların itfa edilmiş olması zorunludur. İİK.nın 182. madde gereği, iflasın kaldırılması talebinin borçlu tarafından yapılabileceği belirtilmiştir. Burada ...'in tasarruf ehliyeti kısıtlı olduğundan ... yetki almadan bu davayı açıp açamayacağı tartışma konusudur. Yerleşik Yargıtay içtihatlarında borçlunun, iflasın kaldırılmasını talep edebileceği belirtilmesine rağmen bu yetkiyi iflas idaresinden alıp mı, yoksa doğrudan kendisinde bu yetkinin olup olmadığı hususunda bir içtihat bulunmamaktadır. 6102 Sayılı TTK.nın 534. maddenin başlığının "..." olduğu, söz konusu madde içeriğinde "İflas halinde tasfiye, ... tarafından icra ve iflas kanunu hükümlerine göre yapılır. Şirket organları temsil yetkilerini, ancak şirketin ... tarafından temsil edilmediği hususlar için korurlar." şeklinde düzenlemenin bulunduğu, şirket organlarının ... tarafından temsil edilmediği hususlarda temsil yetkisinin devam ettiğinin kanun maddesinde açık bir şekilde düzenlendiği görülmüştür. İİK.nın 223. maddesinde ...'nin görevleri düzenlenmiş olup söz konusu düzenleme içerisinde İİK.nın 182. madde kapsamında iflasın kapatılmasının istemi yetkisinin ... olduğuna dair bir düzenleme bulunmamaktadır. Tüm bu düzenlemeler birlikte değerlendirildiğinde; İİK 182. maddede açıkça borçlunun talepte bulunabileceğinin belirtilmesi, ... İİK. 182.madde kapsamında herhangi bir yetki verilmemesi ve TTK.nın 534. maddesi göz önüne alındığında ... şirket organlarının iflasın kaldırılması davasını açma hususunda yetkili olduğu yönünde mahkememizde kanaat oluşmuştur. ... Dairesi'nin 29/01/2025 tarih, ... sayılı kararında belirtildiği gibi İflasın kapanmasının istenmesi için iflas masasının taraf olduğu bütün davaların sonuçlanmış ve kararların kesinleşmiş olması gerekir Tüm dosya kapsamına göre, dava iflasın kaldırılması için bütün alacaklıların taleplerini geri almadığı veya bütün alacakların itfa edilmediği iflas masasının taraf olduğu davaların da henüz sonuçlanmadığı, bu hususların ve iflas masasının mevcut durumuna göre mahkemece bütün alacakların itfa edilmiş sayılmasının gerektiğinin, devam eden yargılamanın da iflasın kaldırılmasına engel olmadığı hususlarının dava dilekçesinde de belirtildiği ve ekli duruşma tutanaklarında davaların yargılamasının ve duruşmalarının devam ettiği anlaşılmakla İİK m. 182 gereğince koşulları oluşmadan açılan davanın reddine, davanın reddine karar verilmekle tedbir taleplerinin de reddine karar vermek ve aşağıdaki gibi karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM : Ayrıntılı gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere, 1-Davanın REDDİNE, 2- Tedbir taleplerinin REDDİNE, 3-Harçlar Kanunu'na göre alınması zorunlu 732,00-TL harcın peşin harç olarak ödendiği anlaşılmakla yeniden harç alınmasına yer olmadığına 4-Yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına, 5-Yatırılan gider avansından kullanılmayan kısmının HMK'nun 333. maddesi uyarınca karar kesinleştiğinde, yatırana iadesine, Dair, davacı tarafın yokluğunda kararın tebliği tarihinden itibaren 2 hafta içinde ... Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere oybirliği ile verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.20/04/2026

Başkan ...

Üye ...

Üye ...

Katip ...

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2026/322, K. 2026/346, T. 20.04.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2026-322-e-2026-346-k-8382e2d1b134