İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 9. Asliye Ticaret Mahkemesi
İstanbul 9. Asliye Ticaret Mahkemesi 2026/277 E. 2026/202 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İstanbul 9. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2026/277
- Karar No
- 2026/202
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2026/277 Esas KARAR NO : 2026/202
DAVA : Sermaye Piyasası Kanunundan Kaynaklanan (İtirazın İptali) DAVA TARİHİ : 16/12/2024 KARAR TARİHİ : 06/04/2026
Mahkememizde görülmekte olan Sermaye Piyasası Kanunundan Kaynaklanan (İtirazın İptali) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekilinin dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin, ... Şubesi tarafından ... (TCKN: ...) lehine ve diğer borçlular ... (TCKN: ...) ve ... (TCKN:...)'ın müşterek borçlu ve müteselsil kefaleti ile Genel Kredi Sözleşmelerine istinaden krediler tesis edilerek kullandırılmış, şirket kredi kartı düzenlenerek teslim edilmiş olduğunu, kredi borcunun geri ödenmemesi üzerine kredi hesapları kat edilerek, ... 4. Noterliğinden ... tarih ve ... yevmiye no’lu ihtarname keşide edilmiş ve işbu ihtarnamenin borçlulara gönderilmiş olduğunu, borcun yine ödenmemesi üzerine, asıl borçlu ve müteselsil kefiller hakkında ... 9. İcra Müdürlüğü’nün ...E. (Eski dosya no: ... Esas) sayılı dosyasından ilamsız haciz yolu ile takibe geçilmiş olduğunu, ancak davalı borçlular tarafından ilâmsız takipte yetkiye, borca, faize ve tüm ferilerine itiraz edilmiş bulunulduğundan haklarındaki takibin durmuş olduğunu, bu sebeple taraflarınca itirazın iptali davası açma zarureti hasıl olduğunu, TTK’ya eklenen 5/A, 6325 Sayılı Kanunun 18/A-2 gereği ticari davalarda arabuluculuk dava şartı olarak arandığından tarafımızca 07/01/2020 tarihinde .... arabuluculuk numarası ile arabuluculuğa başvurulmuş olduğunu, gerçekleştirilen arabuluculuk toplantısında arabuluculuk sürecinin anlaşamama ile sonuçlanmış olduğunu, müvekkili bankanın alacağına ulaşması için davalı borçlularca yapılan haksız ve hukuki dayanaktan yoksun kötü niyetli itirazlarının iptali gerekmekte olduğunu, icra takiplerine konu kredilerin, ... ile imzalanan Genel Kredi Sözleşmeleri çerçevesinde borçlu tarafa kullandırılmış olduğunu, borçluya ait ihtarnamede yer alan kredi borçları sebebiyle; 151.013,49-TL’nin nakden ödenmesinin talep edildiğini, genel kredi sözleşmesinin müteselsil kefili olan ...'nin ve...'ın bu sözleşmeden doğan borçlardan dolayı müştereken ve müteselsilen sorumlu olmasının izahtan vareste olduğunu, dava konusu icra takibinin başlatıldığı tarih olan 30/07/2019 tarihinde; boçlulardan ...’den 161.831,99-TL, ...'den yalnızca 3 numaralı (... nolu) krediden sorumludur ibaresi eklenilerek yalnızca 70.794,24-TL ve ...'dan yalnızca 2 numaralı (... nolu) krediden sorumludur ibaresi eklenilerek yalnızca 40.612,42-TLalacak talep edilmiş olduğunu, işbu davanın harca esas değeri ise aşağıda belirtilen asıl alacak, işlemiş faiz ve gider vergisi toplamına göre belirlenmiş olup bilirkişilerce inceleme yapılırken aşağıdaki tablodaki talepleri üzerinden alacak kalemlerinin hesaplanması gerektiğini, buna göre işbu dava ile davalı/borçlu ...'den:... nolu Taksitli Krediden kaynaklanan; 26.534,90 -TL asıl alacak, 2.758,49-TL işlemiş faiz ve 60,29-TL gider vergisi, ...nolu Ticari Kredilerden kaynaklanan; 10.720,64-TL asıl alacak, 3.035,59-TL işlemiş faiz ve 151,78-TL gider vergisi,... nolu Ticari Kredilerden kaynaklanan; 62.812,60 -TL asıl alacak, 5.291,54-TL işlemiş faiz ve 264,58-TL gider vergisi,..., ...(A) nolu Kredi Kartlarından kaynaklanan; 18.809,94-TL asıl alacak, 2.198,09-TL işlemiş faiz ve 63,62-TL gider vergisi, olmak üzere toplam 132.702,06-TL alacak talepleri bulunduğunu, davalı/borçlu ...'den: ... nolu Ticari Kredilerden kaynaklanan; 62.812,60-TL asıl alacak, 5.291,54-TL işlemiş faiz ve 264,58-TL gider vergisi, olmak üzere toplam 68.368,72-TL alacak talepleri bulunduğunu, davalı/borçlu ...'dan: ... nolu Ticari Kredilerden kaynaklanan;10.720,64-TL asıl alacak, 3.035,59-TL işlemiş faiz ve 151,78-TL gider vergisi, olmak üzere toplam 13.908,01-TL alacak talepleri bulunduğunu, ... kefaletiyle kullandırılan kredi borcuna karşılık kurum (...) tarafından müvekkili bankaya takipten sonra davadan önce ... tarihinde ... nolu kredi için 58.808,86-TL tazminat ödemesi yapılmış olduğunu, müvekkili banka ile ... arasındaki kefalet protokolü kapsamında müvekkilinin tazmin edilen bedel bakımından takibe devam etme yükümlülüğünde olduğundan davalı borçlu tazmin edilen bedel yönünden de takipten sorumlu bulunmakta olduğunu, huzurdaki davanın konusunun icra takibinde yer alan ... nolu kredi ... (...) kefaleti ile kullandırılan kredi olduğunu, 4749 sayılı Kamu Finansmanı Kanunun geçici 20. maddesinde, ... alacakları kamu alacağı olarak tanımlanmış ve uygulanacak esasların düzenlemesi yönünden Bakanlar Kuruluna yetki verilmiş olduğunu, dava konusu icra takibinin başlatıldığı tarih olan 30.07.2019 tarihinden sonra, ... tarafından; ... tarihinde ... nolu krediye 58.808,86-TL ödeme yapılmış olduğunu, ... tarafından ödenen bu tutarların tahsili için müvekkili bankanın takibe devam etmek ve tahsilat yaparsa bu tahsilatı ...’ye ödemekle yükümlü olduğunu, dava konusu takip tarihinden sonra fakat işbu dava tarihinden önce -02.12.2019 tarihinde- takip konusu ürünlerden ... nolu ... kredisine 24.791,71-TL tahsilat yapılmış olup tahsilat icra dosyasına bildirilip tahsil harcı yatırılmış olduğunu, söz konusu tahsilatın, alacak tutarından düşülerek harca esas değerin belirlenmiş olduğunu, davalı yanın icra dairesinin yetkisine olan itirazının yerinde olmadığını, davalıların faize ve faiz oranına yönelik itirazının hukukî dayanaktan yoksun olduğunu, müvekkili banka tarafından kredi sözleşmelerinde belirlenen hususlara göre hareket edilmiş olduğunu, yukarıda açıklanan nedenlerle; fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydı ile davalı borçluların ... 9. İcra Müdürlüğü’nün ...E. (Eski dosya no: ... Esas) sayılı takiplerine yaptıkları haksız ve dayanaksız itirazlarının; davalılardan ... yönünden 132.702,06-TL üzerinden; davalılardan ... yönünden 68.368,72-TL üzerinden ve diğer davalı ... yönünden 13.908,01-TL üzerinden itirazlarının iptalini, takip talebinde yer alan 2 ve 3 nolu alacağa %40, 1 nolu alacağa %24,24, 4 nolu alacağa %28,80 temerrüt faizinin takip tarihinden itibaren işletilmesine ve faizlerin %5’i kadar gider vergisinin ödenmesini, davalıların %20'dan aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatı ödemesini; HMK. 329. Maddesi gereği kötü niyetli davalılar hakkında disiplin para cezası takdirine karar verilmesini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ile dava ettiği görüldü. Davalılar vekilinin cevap dilekçesinde özetle; müvekkilleri hakkında ... 9. İcra Müdürlüğünün ... E. sayılı dosyası üzerinden girişilen icra takibine vaki borca her bir müvekkili adına itirazları üzerine davacı tarafından açılmış bulunan işbu itirazın iptali davasına karşı cevaplarını sunmakta olduklarını, öncelikle işbu davanın 1 yıllık hak düşürücü süre içinde açılmadığını bildirmek istediklerini, davacının burada "itiraz tebliğ edilmedi, hak düşürücü süre başlamadı" şeklinde bir dava ikame ettiği açık olup bu hususun dava dilekçesi ekinde sunduğu eski tarihli içtihattan da anlaşılmakta olduğunu, burada açıkça bir kötü niyet mevcut olduğunu, davacı vekili tarafından işbu davada iptali istenen itiraza ilişkin 07.01.2020 tarihinde dava şartı olarak arabuluculuğa başvurulmuş olduğunu, arabuluculuk dosyası kapsamında davacıya bir davet mektubunun da arabulucu tarafından tebliğ edilmiş olduğunu, bu durumda davacının itirazının kendisine tebliğ edilmediğinden bahisle işbu davaya girişmesinin ancak kötü niyet olarak yorumlanabileceğini, bu nedenlerle işbu davanın hak düşürücü süre içinde açılmadığından reddine karar verilmesini talep ettiklerini, yukarıda bildirdikleri üzere davanın süresinde açılmadığından bahisle reddine karar verilmeyecek ise esasa ilişkin açıklamalarda bulunmak istediklerini, öncelikle İstanbul 9. İcra Müdürlüğü'nün ... E. sayılı dosyasına daha evvel sundukları itiraz dilekçesinde yetki itirazında bulunmuş olduklarını, müvekkillerinin yerleşim yerinin ... olup, yetkili icra dairesinin ... icra dairesi olduğunu, bu nedenle Mahkememiz yetkili olmayıp, mevcut durumda işbu dava açısından yetkili mahkemenin ... Asliye Ticaret Mahkemeleri olduğunu, bu nedenle yetki itirazlarının olduğunu bildirdiklerini, davacının dava dilekçesinde bahsettiği ... 9. İcra Müdürlüğü'nün ... E. sayılı takip dosyasına ilişkin kredileri ödemelerinin müvekkillerce yapıldığını, kredilerin toplam tutarının, taksit sayısı ve yapılan ödemeler için davacı bankadan takip dayanağı sözleşmelerin ve müvekkilinin banka hesap hareketleri dokümanının birer nüshasının istenmesini talep etmekte olduğunu, yine kullandırılan kredi türü gereği devlet bütçesinden ödeme alınıp alınmadığının belli olmadığını, bu hususa ilişkin detayların ilgili kurumdan celbini talep ettiklerini, müvekkillerine hesap kat ihtarnamesinin tebliğ edilmemiş olduğunu, ilk defa dava dilekçesi ekinde görülen ihtarnamede temerrüt faizinden, vergi, fon, masraflar ve vekalet ücretinden müvekkilinin sorumlu olacağına dair her ne kadar ihtar yapılsa da tebliğ edilmemeden dolayı hepsi haksız istem olarak kalmış olduğunu, davacı taraf kötü niyetli olduğunu, icra dosyası incelendiğinde, dosyanın itiraz neticesinde durdurulmuş olduğu bilinmesine rağmen, davacı vekili tarafından neredeyse 5 yıl sonra dosyanın yenilenmesi talebinin gönderildiğini, yine dosyaya 4 yılı aşan bir süreden sonra haricen tahsil bildirimi yapıldığını da görmekte olduğunu, tüm bu hususlar gözetildiğinde kötü niyetli davacının kötü niyet tazminatı ödemesini talep etmekte olduğunu, yukarıda açıklanan nedenlerle; öncelikle icra dairesinin ve mahkemenizin yetkisizliği nedeni ile davanın ve davacının taleplerinin reddini, aksi halde davanın süresinde olmadığı gözetilerek davanın ve davacının taleplerinin reddini, aksi halde dosyanın esasına ilişkin değerlendirme yapılarak davanın ve davacının itirazın iptali talebinin ve icra-inkar tazminatı talebinin reddini, davacının icra takibinin konusu olan meblağın %20’sinden aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ile cevap verdiği görüldü. DELİLLER VE GEREKÇE; Dava İİK 67. Maddesi uyarınca açılan itirazın iptali davasıdır. ... 9. İcra Müdürlüğünün ...Esas sayılı dosyası Uyap sisteminden entegre edilmiş, taraf delilleri toplanmış ve bilirkişi raporu alınmıştır. ... 9. İcra Müdürlüğünün ...Esas sayılı takip dosyasının incelenmesinde; davacı alacaklının toplam 132.702,06TL alacağın tahsili istemiyle ilamsız takip başlattığı , davalıların yasal 7 günlük sürede yetkiye ve borca itiraz etmeleri nedeniyle takibin durduğu, itirazın iptali davasının 1 yıllık hak düşürücü süre içinde açıldığı anlaşılmıştır 22.03.2018 tarihli Genel Kredi Sözleşmesinin incelenmesinde ; Davacı banka ile davalı ... arasında imzalandığı, davalı ...’nin 125.000TL limitle müteselsil kefil olarak sözleşmeyi imzaladığı görülmüştür. 07.06.2017 tarihli Genel Kredi Sözleşmesinin incelenmesinde ; Davacı banka ile davalı ... arasında imzalandığı, davalı ...’ın 100.000TL limitle müteselsil kefil olarak sözleşmeyi imzaladığı görülmüştür. 10.05.2017 tarihli Tüketici Kredisi Sözleşmesinin incelenmesinde; davacı banka ile davalı ... arasında imzalandığı görülmüştür. 22.02.2026 tarihli Bilirkişi Ek Raporu ile takip talebindeki 1. Alacak kalemi olan... numaralı alacağın Tüketici Kredisinden kaynaklandığı, diğer alacak kalemlerinin Genel Kredi Sözleşmesinden Kaynaklı ticari kredilerden olduğu tespit edildikten sonra Mahkememizin 31/03/2026 tarihli kararı ile ... 9. İcra Müdürlüğü’nün ...E. (Eski dosya no: 2019/ 29999 Esas) sayılı icra takibindeki birinci alacak kalemi olan ... numaralı kredi alacağı (26.534,90TL Asıl Alacak, 2.758,49TL işlemiş faiz , 60,29TL BSMV olmak üzere takipte talep edilen 29. 353,68TL toplam alacak ) yönünden açılan davanın tefrikine karar verilmiş, tefrik edilen dosya yukarıdaki Esas numarasına kaydedilmiştir. TTK 4. maddesinde; "Her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ile tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın, bu kanunda; Türk Medenî Kanununun, rehin karşılığında ödünç verme işi ile uğraşanlar hakkındaki 962 ilâ 969 uncu maddelerinde, 11/1/2011 tarihli ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun mal varlığının veya işletmenin devralınması ile işletmelerin birleşmesi ve şekil değiştirmesi hakkındaki 202 ve 203, rekabet yasağına ilişkin 444 ve 447, yayın sözleşmesine dair 487 ilâ 501, kredi mektubu ve kredi emrini düzenleyen 515 ilâ 519, komisyon sözleşmesine ilişkin 532 ilâ 545, ticari temsilciler, ticari vekiller ve diğer tacir yardımcıları için öngörülmüş bulunan 547 ilâ 554, havale hakkındaki 555 ilâ 560, saklama sözleşmelerini düzenleyen 561 ilâ 580 inci maddelerinde, fikrî mülkiyet hukukuna dair mevzuatta, borsa, sergi, panayır ve pazarlar ile antrepo ve ticarete özgü diğer yerlere ilişkin özel hükümlerde, bankalara, diğer kredi kuruluşlarına, finansal kurumlara ve ödünç para verme işlerine ilişkin düzenlemelerde, öngörülen hususlardan doğan hukuk davaları ticari dava sayılır. Ancak, herhangi bir ticari işletmeyi ilgilendirmeyen havale, vedia ve fikir ve sanat eserlerine ilişkin haklardan doğan davalar bundan istisnadır" denilmektedir. Anılan maddede, tek tek belirtilen davaların, mutlak ticari dava niteliğinde olduğu anlaşılmaktadır.Ayrıca, mutlak ticari davadan başka, nispi ticari davaların da tanımı yapılmış ve bir davanın nispi ticari dava olarak kabul edilebilmesi için her iki tarafın tacir olması ve aynı zamanda uyuşmazlığın da her iki tarafın ticari işletmesi ile ilgili bulunması gerektiği ifade edilmiştir. 28.11.2013 tarihli Resmî Gazetede yayımlanan ve 28.05.2014 tarihinde yürürlüğe giren 6502 sayılı “Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun”un (TKHK) 2. maddesinde Kanunun kapsamı “bu Kanun, her türlü tüketici işlemi ile tüketiciye yönelik uygulamaları kapsar” şeklinde açıklanmıştır. Kanunun “tanımlar” başlıklı 3. maddesinin birinci fıkrasının (l) bendinde ise tüketici işlemi, “Mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dâhil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla hareket eden veya onun adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan, eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekâlet, bankacılık ve benzeri sözleşmeler de dâhil olmak üzere her türlü sözleşme ve hukuki işlemi ifade eder.” biçiminde tanımlanmıştır. TTK hükümlerine göre, nisbi ticari davanın varlığından söz edilebilmesi için her iki tarafın tacir olması ve uyuşmazlığın her iki tarafın ticari işletmesi ile ilgili bulunması gerekir.Bu iki koşuldan birinin olmaması halinde ortada bir ticari davanın varlığından bahsedilemez. Başka bir deyişle yasada ifade edilen iki koşulun aynı anda gerçekleşmesi zorunludur.Taraflardan birinin tacir olması durumunda ticari işten bahsedilebilirse de, ticari davanın mevcut olduğundan söz edilemez. Dava konusu ve sunulan deliller kapsamında davaya konu uyuşmazlığın, TTK 4. maddede belirtilen, mutlak ticari davalardan olmadığı gibi, aynı maddede dayanağını bulan nispi ticari dava niteliğinde de bulunmadığı, somut uyuşmazlığın,davacı banka ile davalılardan ... arasında düzenlenen 10.05.2017 Tüketici Kredi Sözleşmesinden kaynaklı tüketici kredisine ilişkin olduğu Mahkememizin görevli olmadığı anlaşılmıştır. Görev itirazı yargılamanın her aşamasında ileri sürülebileceği gibi mahkemece de re'sen nazara alınarak yargılamanın her aşamasında görevsizlik kararı verilebilir. TTK 4. ve 5. Maddesi ve 6502 sayılı yasanın ilgili maddeleri gereğince davaya bakma görevi Mahkememize ait olmayıp davacı tarafça açılan davanın İstanbul Tüketici Mahkemesi'nde görülmesi gerektiğinden, mahkememizin görevsizliğine ilişkin aşağıdaki şekilde karar verilmiştir. H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın, Mahkememizin GÖREVSİZLİĞİ nedeniyle HMK.nın 114/1-c ve 115/2 maddeleri gereğince usulden REDDİNE, 2-Karar kesinleştiğinde ve kesinleşme tarihinden itibaren iki hafta içerisinde talep edilmesi halinde dosyanın görevli ... NÖBETÇİ TÜKETİCİ MAHKEMESİNE GÖNDERİLMESİNE, 3-Kararın kesinleşmesinden itibaren 2 hafta içerisinde dava dosyasının görevli mahkemeye gönderilmesi talep edilmediği taktirde, resen HMK.nın 20.maddesi gereğince davanın açılmamış sayılmasına ve aynı yasanan 331/2.maddesi gereğince yargılama giderleri hakkında karar verilmesine, 4-HMK' nun 331/2 maddesi gereğince görevsizlik kararından sonra davaya bir başka mahkemede devam edilmesi halinde yargılama giderlerine o mahkemenin hükmedeceği, gönderme kararından sonra davaya bir başka mahkemede devam edilmemiş ise talep üzerine davanın açıldığı mahkemenin dosya üzerinden bu durumu tespit ile davacıyı yargılama giderlerini ödemeye mahkum edeceği ön görüldüğünden yargılama giderleri konusunda bu aşamada bir karar verilmesine yer olmadığına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, taraf vekillerinin yokluğunda, miktara göre KESİN olarak verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.06/04/2026
Katip ¸e-imzalıdır
Hakim ¸e-imzalıdır
¸Bu evrak 5070 sayılı Yasa gereğince elektronik olarak imzalanmıştır.