İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2026/271 E. 2026/341 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2026/271
- Karar No
- 2026/341
- Karar Tarihi
T.C. İstanbul Anadolu 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2026/271 KARAR NO : 2026/341
DAVA : Menfi Tespit (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 17/03/2026 KARAR TARİHİ : 07/04/2026
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
DAVA : Davacı vekili dava dilekçesi özetle ; Müvekkili şirket ile davalı şirket arasında ticari ilişkinin mevcut olduğunu, müvekkili şirket bu ticari ilişki kapsamında huzurdaki davanın açıldığı tarih itibariyle 35.595.101,89-TL alacaklı konumunda olduğunu, müvekkili şirketin davalı şirketten olan alacaklarının tahsili amacıyla ---. İcra Dairesinin ----- Esas sayılı dosyası ile davalı şirket aleyhine icra takibi başlatıldığını, müvekkili şirket yetkililerinin haricen edinmiş olduğu bilgiye göre davalı tarafça;----- Şubesi'nde bulunan müvekkil şirketin lehdarı olduğu görünen 11.03.2026 tarihli, ------ seri numaralı, 2.050.000,00-TL meblağlı, ------- Şubesi'nde bulunan müvekkil şirketin lehdarı olduğu görünen 09.03.2026 tarihli, ------ seri numaralı, 1.200.000,00-TL meblağlı,------ Şubesi'nde bulunan müvekkil şirketin lehdarı olduğu görünen 13.03.2026 tarihli, ----- seri numaralı, 1.200.000,00-TL meblağlı çeklerin bankaya ibraz edilmek suretiyle karşılıksız işlemi gördüğünü, huzurdaki davaya konu çek görsellerinin asıllarının incelenmesi akabinde tespit edilebilecek hususlar nedeniyle çeklerde yer almakta olan imzalara, yazılara ve her türlü ibarelere karşı itiraz hakkını saklı tutarak her ne kadar davalı tarafça işbu çekler bankaya ibraz edilmiş ve karşılıksız işlemi görmüş olsa da müvekkili şirketin söz konusu çekler nedeniyle davalı tarafa herhangi bir borcu bulunmadığını, bedelsizlik iddiası, dosya kapsamında müvekkili şirketin ticari defter ve kayıtları üzerinde yapılacak bilirkişi incelemesi neticesinde sübut bulacağını, davaya konu çeklerin vade tarihinin yakın olduğu ve çek bedellerinin de azımsanamayacak kadar yüksek olduğu gerçeği nazarı itibara alındığında söz konu çeklerin bedellerinin tahsili talebi ile bankaya ibraz edilmesi veya bankada karşılığının bulunmaması sebebi ile çek bedellerinin tahsili talebi ile müvekkili şirket aleyhine icra takibi başlatılması halinde müvekkili şirketin mağduriyetinin telafisinin imkansız boyutlara ulaşacağını, müvekkili şirketin, çeklerden dolayı davalı tarafa borçlu olmadığı hususu, sunulan cari hesap kayıtları ile de teyit edildiğini, somut veriler ışığında, HMK m. 390/3 anlamında "yaklaşık ispat" koşullarının fazlasıyla oluştuğu açık olup, işbu sebeple telafisi güç zararların önlenmesi adına ihtiyati tedbir kararı verilmesini, müvekkili şirketin mağduriyetinin telafisinin imkansız boyutla ulaşmasına engel olmak amacı ile yukarıda belirtilen toplam 4.450.000,00-TL meblağlı 3 adet çekin bedellerinin ödenmemesi ve çeklere ilişkin olarak müvekkil şirket aleyhine icra takibi başlatılmaması yönünde öncelikle teminatsız olarak aksi mahkeme tarafından belirlenecek teminat mukabilinde İHTİYATİ TEDBİR KARARI verilmesini,Davalı tarafça bankalara ibraz edilen 3 adet çekten kaynaklı olarak müvekkili şirketin davalı tarafa borçlu olmadığının tespiti talebi ile ----- Arabuluculuk Bürosuna ------ başvuru nolu dosyasından menfi tespit talepli ticari dava şartı arabuluculuk kanun yoluna başvurulduğunu, Arabuluculuk süreci henüz tamamlanmadğını, sürecin tamamlanması akabinde arabuluculuk son tutanağının sunulacağını,Davaya konu çek görsellerinin asıllarının incelenmesi akabinde tespit edilebilecek hususlar nedeniyle çeklerde yer almakta olan imzalara, yazılara ve her türlü ibarelere karşı itiraz hakkı saklı kalmak kaydıyla müvekkili şirketin davalı taraf ile olan ticari ilişki kapsamında alacaklı olduğu dikkate alınarak dava konusu 3 adet çekten kaynaklı olarak müvekkili şirketin davalı tarafa borçlu olmadığının tespitine ve işbu çeklerin iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE : Dava ; davacının dava konusu çekler nedeyle davalıya borçlu olmadığının tespitine ilişkindir.HMK 115 madde gereğince Mahkeme dava şartlarının mevcut olup olmadığını davanın her aşamasında kendiliğinden araştırır. Taraflarda dava şartı noksanlığını her zaman ileri sürebilirler.TTK'nın dava şartı olarak arabuluculuk başlıklı madde 5/A'da "(Ek:6/12/2018-7155/20 md.) (1) Bu Kanunun 4 üncü maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar para olan alacak, tazminat, itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davalarında, dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır. (28/3/2023 tarihli ve 7445 sayılı Kanunun 31 inci maddesiyle bu fıkrada yer alan “paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında” ibaresi “para olan alacak, tazminat, itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davalarında,” şeklinde değiştirilmiştir) (2) Arabulucu, yapılan başvuruyu görevlendirildiği tarihten itibaren altı hafta içinde sonuçlandırır. Bu süre zorunlu hâllerde arabulucu tarafından en fazla iki hafta uzatılabilir..." "düzenlemesi mevcuttur. 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A maddesinde (Ek:6/12/2018-7155/23 md.) " Davacı, arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini dava dilekçesine eklemek zorundadır. Bu zorunluluğa uyulmaması hâlinde mahkemece davacıya, son tutanağın bir haftalık kesin süre içinde mahkemeye sunulması gerektiği, aksi takdirde davanın usulden reddedileceği ihtarını içeren davetiye gönderilir. İhtarın gereği yerine getirilmez ise dava dilekçesi karşı tarafa tebliğe çıkarılmaksızın davanın usulden reddine karar verilir. Arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması hâlinde herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilir. " hükümlerinin düzenlendiği, Mahkememizin 19.03.2026 Tarihli ara kararı ile ; davacı vekiline dava tarihinden önce arabuluculuk başvurusunun sonuçlandığına ilişkin son tutanağı sunmak üzere ara kararın tebliğinden itibaren 1 haftalık kesin süre verilmesine, belirtilen kesin süre içerisinde tutanak aslının ibraz edilmemesi halinde davanın dava şartı yokluğundan usulden red edileceğinin ihtarını içerir ara kararın 29.03.2026 tarihinde tebliğ edildiği, davacı vekilince belirtilen 1 haftalık kesin süre geçtikten sonra arabuluculuk son tutanağının sunulduğu, sunulan tutanağın süresi içerisinde sunulmadığı gibi tutanağın imza tarihinin 03.04.2026 olduğu, dava tarihinden önce sonuçlanmadığı belirlenmekle davanın 6235 Sayılı Kanunun 18/A-2, 6102 Sayılı TTK'nun 28.03.2023 tarihli ve 7445 sayılı Kanunun 30. Maddesiyle değişik 5/A-1 maddesi, HMK'nun 114/2, 115. Maddeleri gereğince dava şartı yokluğu nedeniyle reddine karar verilmesi gerektiği kanaatine varılarak aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM : Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere : 1-Dava şartı yokluğu nedeniyle davanın USULDEN REDDİNE, 2-HARÇLAR Alınması gerekli 732,00 TL harcın dava açılışı sırasında davacı tarafından yatırılan 75.994,88 TL harçtan mahsubu ile fazla yatırılan 75.262,88 TL harcın karar kesinleştikten sonra talep halinde davacıya iadesine, 3-ARABULUCULUK ÜCRETİ 6325 Sayılı Kanunun 18/A maddesi gereği Arabuluculuk sürecinde düzenlenmiş sarf kararında yer alan 6.000,00 TL'nin davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, 5-YARGILAMA GİDERLERİ a-Davacı tarafından sarf edilen yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, b-Bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine, HMK 138 maddesi gereği dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda kararın taraflara tebliğinden itibaren 2(iki) hafta içinde Mahkememize veya Mahkememize gönderilmek üzere bulunulan yer yada başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek bir dilekçe ile başvurmak ve istinaf harç ve masraflarını karşılamak koşulu ile ---- Bölge Adliye Mahkemesi'ne istinaf yasa yolu açık olmak üzere karar verildi.