İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2026/240 E. 2026/222 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2026/240
Karar No
2026/222
Karar Tarihi

T.C. İstanbul Anadolu 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2026/240 Esas KARAR NO : 2026/222 DAVA : Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 02/05/2024 KARAR TARİHİ : 26/03/2026

Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: Müvekkilinin antrepo işi ile uğraşan bir şirket olduğunu, ulusal ve uluslararası alanda faaliyet gösteren firmalara hizmet verdiğini, bu sebeple ihtiyacı olan depoyu kiralamak için arayışa geçtiğini ve ----------- yetkilisi olduğu ----------Ş. Firmasına ait -------- Mahallesi, -------- Sok., No:------- -------- adresinde bulunan depoyu ticari amaçla kiralamak için bu şahısla görüşmelere başladığını, --------- bu talebinin olumlu karşılandığını ve deponun müvekkili şirkete kiralanmasını kabul ettiğini, bu şekilde taraflar arasındaki kiralama ilişkisinin ilk olarak 2013 yılında başladığını, 2013 yılında kira sözleşmesinin imzalanmasından sonra 2014 ve 2015 yıllarında da bu şekilde doğrudan kiralama ilişkisinin devam ettiğini, teminat verilmesi ve kira bedelinin ödenmesiyle geri alınma işlemleri kiralama ilişkisinin doğrudan--------- firması ile müvekkili şirket arasında süre gelen kiralama döneminde 2013, 2014, 2015, 2016, 2017, 2018 ve 2019 yılları için düzenli şekilde gerçekleştirildiğini, taraflar arasında son olarak 01/07/2023 tarihinde imzalanan kira sözleşmesi için yine --------- geçmişten beri yaptığı yönlendirme nedeniyle bu kez anılan sözleşmenin 01/01/2024-31/12/2026 tarihleri arasına ilişkin olarakatoplam 36 adet teminat senetleri ------- lehine düzenlendiğini, dava konusu senetlerin kira bedelinin teminatı olarak verildiği ve yangın olayı sebebiyle esasen bedelsiz kaldığı taraf yetkililerinin savcılık nezdinde verdikleri ifadelerindeki beyanları ile de açıkça kabullerinde olduğunu, müvekkilleri tarafından düzenlenen 08/05/2024 vade tarihli ve 162.000 USD bedelli kira bedelinin teminatı olarak verilen fakat yangın olayı sebebiyle bedelsiz kaldığını bu teminat senedi nedeniyle müvekkillerinin borçlu olmadıklarının tespiti, ifadesi ve bu senedin iptaline, telafisi mümkün olmayan zararların meydana gelmesinin engellenmesi bakımından dava konusu 08/05/2024 vade tarihli ve162.000 USD bedelli teminat senedinden bahisle icra haciz işlemlerine başlanılmaması ve icra takibine konu edilmemesi amacıyla ihtiyati tedbir kararı verilmesini, yargılama gideri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacılar vekili huzurdaki davaya konu bedelsiz kalan senedin teminat senedi olduğu hususunun davalı taraf yetkililerinin de kabulünde olduğunu davalı taraf ve yetkilileri aleyhine --------- soruşturma numarası ile yapıldığını, şikayette şüpheli şirket yetkililerinin savcılık makamınca lanına ifadelerinde davaya konu bedelsiz kalan senetlerin teminat senedi olduğunu ve söz konusu kira ilişkisine konu depoda yangın çıktığını deponun tamamen yok olduğunu açıkça beyan ve kabul ettiğini iddia ettiğini, müvekkili şirket ile bir bağı bulunmayan üçüncü kişilerin uyuşmazlık konusu senet içeriği ile ilgili yorum ve değerlendirmelerinin müvekkili şirketi bağlamadığını, davacılar vekili tarafından iddialarının delili olarak sunulan 01/07/2023 tarihli kira sözleşmesinin incelenmesinde de Alt kiralayan taraf olarak yer alan ---------Ş. Nin imzasının bulunmadığının görüldüğünü, görevli mahkemenin Asliye Ticaret Mahkemesi olduğundan Mahkemenin görevsizliği nedeniyle açılan davanın reddine, ---------- esas sayılı dosyası ile bu dava dosyası arasındaki hukuki, fiili ve şahsi bağlantı olduğundan birlikte görülmesinin uslu ekonomisine uygun olacağından her iki dava dosyasının birleştirilmesine, kabul görmemesi halinde ise yazılı delille ispat edilmeyen ve hukuki dayanağı bulunmayan teminat ve bedelsizlik iddialarına dayalı davanın reddine, müvekkili lehine yüzde yirmiden aşağı olmamak üzere zarar tazminatına dair hüküm kurulmasına, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:Yargılama konusu olayda: Davacıların; davacı ...Ş'nin, lojistik depolama ve antrepo işi ile uğraşan bir şirket olduğunu, ulusal ve uluslararası alanda faaliyet gösteren firmalara hizmet verdiğini, bu sebeple ihtiyacı olan depoyu kiralamak için arayışa geçtiğini, -------- yetkilisi olduğu --------Ş firmasına ait "-------- Mah. --------- Sok. No:-------- --------" adresinde bulunan depoyu ticari amaçla kiralamak için bu şahısla görüşmelere başladıklarını ve deponun davacı kiralanmasını kabul ettiklerini, --------- --------- yerleşik bir kişi olmadığını, bu sebeple kira gelirlerini yurtdışına transfer ettiğini söyleyerek, deponun mülkiyet hakkına sahip olan --------- isimli şirketi ile kiralama işlemini gerçekleştirdiğini, kira bedelinin son derece yüksek miktarlı olması sebebiyle; --------- talebi üzerine ilgili yıla ait kira bedelini karşılayacak şekilde kendi idarelerinde olan şirketleri lehine teminat senetleri düzenlendiğini ve kiraya verene teslim edildiğini, --------- firması ile süre gelen kira sözleşmeleri nedeniyle 2013, 2014, 2015, 2016, 2017, 2018 ve 2019 yılları için düzenli şekilde banka yoluyla düzenlenen senetlerin, yine banka yoluyla bedelleri ödenerek iadesinin gerçekleştirildiğini, zaman içerisinde --------- çeşitli finansal kazançlar ve vergisel avantajlar elde etme amacıyla, mülkiyet hakkı sahibi olan ---------- firması üzerinden kiralama ilişkisini sürdürmek istemediğini, bu nedenle, --------- firması organik bağ içerisinde olduğu şirketlerden olan ---------Ş. firmasına "alt kiralama hakkı verdiklerini, bu sebeple, 2019 yılından itibaren kira ilişkisinin bu kez alt kiralamaya dayalı yeni kiralama ilişkisinin --------Ş firması ile devam ettiğini, Temmuz 2023 tarihinde bir araya gelerek yeni kira dönemi ve kira bedelini kararlaştırdıklarını, Temmuz 2023 tarihinde KDV dahil kira bedeli 162.000-USD olarak tespit edildiğini, yine önceki dönemde olduğu gibi her ay ödenmesi gereken kira bedelinin karşılığı olarak toplam 36 adet her biri 162.000-USD tutarında teminat senetleri düzenlenerek davalı --------- muhasebecisi --------- teslim edildiğini, bu senetlerde de alacaklı olarak ----------isimli ---------- yerleşik olan ve aynı zamanda alt kiralamayı yapan ----------Ş. şirketinin %20 hissedarı olan şirket gösterildiğini, tüm bu işlemlerin yapılmasına müteakip, ----------- bulunan depoda 09.12.2023 tarihinde çok büyük bir yangın çıktığını, deponun tamamen zarar gördüğünü ve yıkıldığını, yangından sonra kiralanan yerin depo olarak kullanılmasının mümkün olmaması, kira ilişkisinin de hukuki ve fiili imkansızlık nedeniyle sona ermesi neticesinde davalı-------- kendisine teslim edilen teminat senetlerinin iade edilmesinin talep ettiğini, ancak ---------, teminat amacıyla verilen senetler ile bir ilgisinin olmadığını belirttiğini ve senetlerin iade edilmediğini, bu sebeplerle 08.05.2024 vade tarihli 162.000-USD bedelli, teminat senedi nedeniyle davacıların borçlu olmadıklarının tespitine, senedin iadesi ve iptaline karar verilmesini talep etmiştir. Davalının ise; dava dilekçesinden anlaşılacağı üzere davacıların ne takip dayanağı bonolara, nede usulüne ilişkin herhangi bir itirazda bulunmadıklarını, itirazlarının zaman kazanmaya yönelik olduğunu belirterek davanın reddini savunduğu,Dava kira ilişkisinden kaynaklanan menfi tespit davasıdır.--------- Sayılı kararıyla; “Somut olayda; dava dilekçesi içeriği ve dilekçe ekinde sunulan kira sözleşmeleri incelendiğinde, davacılar ile davalı şirket arasında kira ilişkisi bulunmadığı, taraflarca böyle bir iddiada bulunulmadığı, davanın kambiyo senedine dayalı başlatılan icra takibinde borçlu olmadığının tespitine ilişkin menfi tespit davası olduğu, takibin dayanağının kambiyo senedi olan bono olduğu, TTK'da düzenlenen kambiyo senetleri ile ilgili uyuşmazlıklar TTK m. 4/1, a gereğince, mutlak ticari dava niteliğinde olduğu ve görevli mahkemenin Asliye Ticaret Mahkemesi olduğu anlaşılmakla mahkememizin görevsizliğine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.”, görevsizlik kararı verilmiş istinaf edilmeksizin 10.03.2026 tarihinde kesinleşerek dosya mahkememize tevzi edilerek yukarıdaki esasa kaydedilerek incelenmiştir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 4.maddesinde, bu kanundan doğan hukuk davalarının ticari dava sayıldığı, aynı kanunun 5. maddesinin 2. fıkrasında, bir yerde ticaret mahkemesi varsa asliye hukuk mahkemesinin vazifesi içinde bulunan ve bu kanunun 4. maddesi hükmünce ticari sayılan davalara, Ticaret Mahkemesinde bakılacağı hususları düzenlenmiştir. 6100 Sayılı HMK'nun 4/1-a maddesinde, Sulh Hukuk Mahkemeleri, dava konusunun değer veya tutarına bakılmaksızın; kiralanan taşınmazların, 9/6/1932 tarihli ve 2004 sayılı İcra ve İflas Kanun'una göre ilamsız icra yoluyla tahliyesine ilişkin hükümler ayrık olmak üzere, kira ilişkisinden doğan alacak davaları da dâhil olmak üzere tüm uyuşmazlıkları konu alan davalar ile bu davalara karşı açılan davaları görürler, hükmüne yer verilmiştir. Görevle ilgili düzenlemeler kamu düzenine ilişkin olup, taraflar ileri sürmese dahi yargılamanın her aşamasında resen gözetilir. Taraflar da yargılama bitinceye kadar görev itirazında bulunabilirler. Görev itirazı yapılmamış olsa bile resen mahkeme, ilk önce görevli olup olmadığını inceleyip karara bağlamalıdır.Nitekim ---------- Sayılı “Yargı Yeri Belirlenmesi” hususundaki kararında; “taraflar arasında yapılan kira sözleşmesi sonucu verilen kambiyo senedinin anılan sözleşmesinin geçersiz olduğu sebebiyle iade edilmesi nedenine dayalı menfi tespit istemine ilişkin olduğu anlaşıldığında uyuşmazlığın çözümünde Sulh Hukuk Mahkemesi görevlidir.”, denilere Sulh Hukuk Mahkemeleri’nin görevli olduğuna hükmetmiştir.Yukarıda belirtilen kanun maddeleri ve yerleşik içtihatlar ışığında somut olaya gelindiğinde; kira sözleşmesindeki aylık kira bedeline ilişkin bilgiler, bononun teminat amacıyla verildiğine dair iddia, alt kira ilişkileri ve fiili kira ilişkisi bir bütün olarak değerlendirildiğinde mahkememizin görevsizliğine, görevli mahkemenin ---------- Nöbetçi Sulh Hukuk Mahkemeleri olduğuna karar vermek gerekmiştir.

H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere: 1-)Davanın HMK 114/1-c ve 115. Maddeleri gereğince usulden reddine, 2-)---------- Sulh Hukuk Mahkemesi'nin GÖREVLİ OLDUĞUNA, 3-)Mahkememizin kararı kanun yoluna başvurulmadan kesinleşir ise daha önce ---------- Sulh Hukuk Mahkemesi tarafından görevsizlik kararı verildiğinden görev uyuşmazlığının giderilmesi için dosyanın İlgili İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi Dairesi'ne gönderilmesine, 4-Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 331/2'inci maddesi gereği harç, vekalet ücreti ve yargılama gideri ile ilgili hususların görevli mahkemece dikkate alınmasına, 5-İhtiyati tedbir talebinin görevli mahkemesince değerlendirilmesine, Dair karar, dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, tarafların yokluğunda karar gerekçesinin tebliğinden itibaren 2 hafta içinde ----------- Bölge Adliye Mahkemesinde İstinaf yolu açık olarak oy birliği ile verildi.26/03/2026

Atıf: İlk Derece Mahkemesi undefined, E. 2026/240, K. 2026/222, T. 25.03.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2026-240-e-2026-222-k-3a5e290d6a96