İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesi
İstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesi 2026/214 E. 2026/318 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2026/214
- Karar No
- 2026/318
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2026/130 Esas KARAR NO : 2026/317
DAVA : Öz Sermaye Tespiti DAVA TARİHİ : 16/02/2026 KARAR TARİHİ : 06/04/2026
Mahkememizde görülmekte olan Öz Sermaye Tespiti davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesi ile, şirketin %75 oranında ortağı olan ...an uyruklu ... şirketi aynı zamanda şirketin tek müdürü olduğu, tüzel kişi temsilcisi olarak ise ... uyruklu ... görev yaptığını, ... aynı zamanda ... ortak şirketin de münferit temsile yetkili müdürü olduğu, şirketin 31.08.2025 tarihli ara bilançosuna göre aktif toplamı 34.287.737,96 TL, toplam borçları 47.456.370,66 TL olduğunu, özkaynaklar -13.168.632,70 TL (eksi) olarak gerçekleştiği, borca batıklık şüphesini doğurduğu, şirketin borçlarının önemli bir kısmı ... ortaktan geçmişteki mal ve hizmet tedarikinden doğan borçlardan kaynaklandığı, ..., TTK'deki sorumluluklarını dikkate alarak şirketin borca batıklık şüphesini ortadan kaldırmak için ...'nin şirketten lan alacaklarının önemli bir kısmı bakımından TTK'nin 376. maddesi uyarınca sıradan çekilme gerçekleşmesini sağladığı, 'Sıradan Çekilme Sözleşmesi' akdedildiği, borca batıklık şüphesinin ortadan kalkması için ... ortak şirket büyük bir fedakarlık gösterdiği, ... ortağın şartsız, karşılıksız ve geri alınamaz şekilde, 412.426,35 EURO'luk (TL karşılığı 19.707.436,29 TL) alacağı için sıradan çekilmeyi kabul ettiği, sıradan Çekilme Sözleşmesi ile birlikte şirketin özkaynakları 6.538.803,59 TL'ye yükselerek şirket sermayesi TTK'nin 376. maddesi uyarınca özvarlık içerisinde yasal oranda korunduğu, Müvekkili ... Şirketi ile ... arasındaki 12.12.2025 tarihli 'Sıradan Çekilme Sözleşmesi'nin TTK md.376/3 uyarınca yerinde, gerçek ve geçerli olduğunun ve bu suretle şirketin borca batıklık durumunun ortadan kalktığının tespitini talep ve dava etmiştir. Mahkememizin 17/02/2026 tarihli tensip ara kararı gereği, dosyanın bilirkişi heyetine tevdi ile ...Şirketi ile ... arasındaki 12/12/2025 tarihli Sıradan Çekilme Sözleşmesinin TTK madde 376/3 maddesi uyarınca yerinde olup olmadığı, gerçek ve geçerli olup olmadığının ,bu suretle şirketin borca batık durumda olup olmadığını, batık ise ortadan kalkıp kalkmadığının tespiti hususunda rapor alınmasının istenilmesine karar verilmiş olup, bilirkişi heyeti 12/03/2026 tarihli raporunda, Özvarlık tespitinde şirketin kaydi bilançoları üzerinden tespit yapılmış olup şirketin aktifinde bulunan duran varlıkların teknik değerleme ile rayiç değerlerinin hesap edilip rayiç bilanço'ya göre değerlendirmenin yapılıp yapılmamasının takdirinin sayın mahkemenizde olduğu, ...Şti. ile ... arasındaki 12.12.2025 tarihli sıradan çekilme sözleşmesinin kaydi bilançolara göre TTK madde 376/3 maddesi uyarınca yerinde olduğu, gerçek ve geçerli olup olduğu, bu suretle ... alacağının özvarlık tutarına eklenmesi ile şirketin borca batık durumunun ortadan kalktığı, sonuç ve kanaatine varıldığını bildirdikleri görüldü. Davacı vekili 01/04/2026 havale tarihli dilekçesi ile, raporda müvekkil şirketin ticari defterlerinin usûlüne uygun şekilde tutulduğu ve muhasebe bildirimlerinin gereği gibi yapıldığı tespit edildiğini, bu bakımdan rapora bir diyeceği olmadığını, raporda müvekkili şirketin muhasebe kayıtları detaylı ve etraflı şekilde tetkik edildiği ve ibraz etmiş oldukları Sıradan Çekilme Sözleşmesi'nin TTK'nin 376/3 hükmü uyarınca yerinde olduğu, gerçek ve geçerli olduğu, bu suretle şirketin borca batık durumunun ortadan kalktığı tespiti yapıldığı, rapor doğrultusunda davasının kabulüne, müvekkil ... Şirketi ile ... arasındaki 12.12.2025 tarihli 'Sıradan Çekilme Sözleşmesi'nin TTK md.376/3 uyarınca yerinde, gerçek ve geçerli olduğunun ve bu suretle şirketin borca batıklık durumunun ortadan kalktığının tespitini, davanın niteliği dikkate alınarak, dosya üzerinden karar verilmesini talep etmiştir. TTK 376/3 Maddesinde; "...Şirketin borca batık durumda bulunduğu şüphesini uyandıran işaretler varsa, yönetim kurulu, aktiflerin hem işletmenin devamlılığı esasına göre hem de muhtemel satış fiyatları üzerinden bir ara bilanço çıkartır. Bu bilançodan aktiflerin, şirket alacaklılarının alacaklarını karşılamaya yetmediğinin anlaşılması hâlinde, yönetim kurulu, bu durumu şirket merkezinin bulunduğu yer asliye ticaret mahkemesine bildirir ve şirketin iflasını ister. Meğerki, iflas kararının verilmesinden önce, şirketin açığını karşılayacak ve borca batık durumunu ortadan kaldıracak tutardaki şirket borçlarının alacaklıları, alacaklarının sırasının diğer tüm alacaklıların sırasından sonraki sıraya konulmasını yazılı olarak kabul etmiş ve bu beyanın veya sözleşmenin yerindeliği, gerçekliği ve geçerliliği, yönetim kurulu tarafından iflas isteminin bildirileceği mahkemece atanan bilirkişilerce doğrulanmış olsun. Aksi hâlde mahkemeye bilirkişi incelemesi için yapılmış başvuru, iflas bildirimi olarak kabul olunur..." hükmü düzenleme konusu yapılmış olduğundan talebin iflas isteminde bulunabilecek mahkemeden istenmesi gerektiğinden mahkememizin görevsizliğine karar vermek gerekmiştir. 7101 sayılı yasa ile 5235 sayılı yasanın 5/3 maddesinde yapılan değişiklik ile iflastan kaynaklanan davalara Asliye Ticaret Mahkemelerinin bakacağı hükme bağlanmıştır. 7101 sayılı yasanın 46. maddesi ile İİK'na eklenen geçici 14. madde hükmü uyarınca Hakimler ve Savcılar Kurulu ... tarih ... sayılı kararı ile İflas davalarına bakmaya görevli Asliye Ticaret Mahkemesi olarak üçten fazla Asliye Ticaret Mahkemesi olan yerlerde 1., 2. ve 3. numaralı Asliye Ticaret Mahkemelerinin İflas davalarına ve iflastan kaynaklanan davalara bakmaya münhasıran görevli kılınmış olduğundan ve HMK'nın 1. maddesi hükmüne göre; göreve ilişkin kurallar kamu düzeninden olup, aynı yasanın 114/1-c. bendi gereğince dava şarti olan bu husus, HMK'nın 115/1. Maddesi gereğince mahkemece davanın her aşamasında kendiliğinde araştırılır, göreve ilişkin dava şartı noksanlığının sonradan giderilmesi mümkün değildir. TTK nun 4/1ve 5. Maddeleri uyarınca Mahkememizin davaya bakmakla görevli olmadığı, Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 1. maddesi gereği göreve ilişkin kurallar kamu düzeni ile ilgili olup mahkemece yargılamanın her aşamasında kendiliğinden dikkate alınması gerektiği ve görevin dava şartı olduğu anlaşıldığından; Mahkememizin görevsizliği nedeniyle davanın dava şartı yokluğu nedeniyle reddine, karar kesinleştiğinde ve talep halinde dosyanın görevli iflas ve iflastan kaynaklanan davalara bakmakla görevli İstanbul Asliye Ticaret Mahkemesine Mahkemesine gönderilmesine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Mahkememizin görevsizliği nedeniyle davanın dava şartı yokluğundan reddine, 2-Karar kesinleştiğinde ve talep halinde iflas ve iflastan kaynaklanan davalara bakmakla görevli (İstanbul 1. 2. ve 3. Asliye Ticaret Mahkemeleri) İstanbul Asliye Ticaret Mahkemesine gönderilmesine, 3-HMK 331.maddesi uyarınca harç ve masrafların görevli mahkemece nazara alınmasına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda tarafların yokluğunda tebliğden itibaren 2 haftalık süre içerisinde HMK 341.maddesi uyarınca istinaf yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 06/04/2026
Başkan e-imzalıdır. Üye e-imzalıdır. Üye e-imzalıdır. Katip e-imzalıdır.