İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2026/211 E. 2026/318 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2026/211
- Karar No
- 2026/318
- Karar Tarihi
T.C. BAKIRKÖY 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2026/211 Esas KARAR NO : 2026/318
DAVA : İstirdat (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 09/03/2026 KARAR TARİHİ : 26/03/2026 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 30/03/2026
Mahkememizde görülmekte olan İstirdat (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde; Bakırköy ... Asliye Ticaret Mahkemesi'nde hasımsız olarak görülmekte olan .... E. Numaralı çek iptali davası akabinde Bakırköy ... Asliye Ticaret Mahkemesi'nce ilan, çek ibraz yazısı ve ödeme yasağı yazıları ilgili mercilere müzekkere edilmişt olduğunu, dava konusu çek davalı tarafından bankaya ibraz edilmiş olduğğunu yasal süresi içerisinde istirdat dava dilekçesini sunduklarını, davacı müvekkili, ... Tekstil Kimyasal Sanayi ve Ticaret Ltd Şti'den mal karşılığında dava konusu işbu çeki aldığını, müvekkili uhdesinde olan ve vade tarihi gelmediği için işlem yapılamayan hamili olduğu; .... Bank A.Ş. ... Şubesi'ne ait ... çek nolu, 31.01.2026 tarihli 1.000.000,00 TL tutarındaki çek müvekkilinin bilgisi dışında ve rızası hilafında kaybolduğunu, müvekkili tarafından çeklerin vadesi gelmeden durum fark edilmiş olduğunu, herhangi bir mağduriyete sebep olunmaması adına sözkonusu çeklerin müvekkilinin rızası dışında elinden çıkması sebebiyle ödeme yasağı talepli olarak Bakırköy ... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin .... E. Sayılı dosya ile 28.01.2026 tarihinde hasımsız olarak kıymetli evrak iptali davası açılmış olduğunu, 29.01.2026 tarihinde Mahkemece ödeme yasağı kararı verilmiş ve bu karar bankaya bildirilmiş olduğunu, ilgili mahkeme tarafından Türkiye Ticaret Sicil Gazetesi Müdürlüğü'ne yazılan "...çeklerin yasal hamili davacı olduğu sırada kaybedildiğinden çeklerin iptali istendiğinden anılan çekleri bulan veya üzerinde bir hak iddia eden olduğu taktirde ilk ilan tarihinden itibaren üç aylık süre içinde Mahkememize başvurması aksi halde TTK'nın 818. Maddesi delaletiyle aynı kanunun 757-764. maddeleri gereğince iptallerine karar verileceği ilan olunur." yazı ile ilanın TTSG'de 3 kez yayınlaması yönünde talimatta bulunulmuş olduğunu, müvekkili ile çekte cirosu olan ... Tekstil Kimyasal Sanayi ve Ticaret Ltd Şti isimli şirket arasında ticari ilişki olduğunu, müvekkili tarafından bu şirketle yürütülen ticari ilişki gereği işbu çekler alınmış olduğunu, davalı ile çekte yer aldığı iddia edilen diğer cirantalar arasında hiçbir ticari ilişkisi bulunmadığını, müvekkili şirket ilana istinaden çekin iptalini beklerken, dava konusu çek davalı ... tarafından 02.02.2026 tarihinde ibraz edilmiş olduğunu, ancak çek üzerindeki ödeme yasağı nedeniyle çekin arkasına şerh düşülerek işlem yapılmadan takastan geri çekilmiş olduğunu, ekte sunulan Bakırköy .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... E. Sayılı çek iptal davası dosyasındaki banka tarafından mahkemeye gönderilen ibraz yazısı incelendiğinde müvekkilinin rızası hilafına kaybolan iki çekin de davalı ... uhdesinde olduğu anlaşıldığından dava konusu çek bakımından davalı hamile borçlu bulunmadığının tespitine karar verilmesi talebiyle işbu davayı açtıklarını, Bakırköy ... Asliye Ticaret Mahkemesinin .... E. Sayılı dosyasınca 16.02.2026 tarihinde taraflarına tebliğ edilen tebliğ zarfında "Mahkememiz 16/02/2026 tarihli ara kararı ekte gönderilmiş olup, istem konusu çeki ibraz edene karşı istirdat davası açarak Mahkememize bilgi vermeniz ve dava açıldığına ilişkin belgeyi sunmanız için 2 haftalık kesin sürenizin bulunduğu, aksi takdirde ödeme yasağının kaldırılacağı ve davanın reddine karar verileceği ihtar olunur." denilmiş olduğunu, Mahkeme tarafından her ne kadar ibraz edilen çek yönünden istirdat davası açılması istenilmiş olduğunu ve taraflarınca dava konusu çek yönünden işbu istirdat davasının açılması ve ilgililer hakkında savcılığa suç duyurusunda bulunduklarını, söz konusu çeklerin müvekkilinin rızası hilafına elinden çıkması ve çeki elinde bulunduran müvekkili şirketin haklı hamil olmaması, çeki şuan elinde bulunduran davalının ise haksız olması sebepleriyle Mahkemeden çeklerin iadesine karar verilmesini talep ettiklerini, müvekkili elinde olmayan sebeplerle zor durumda kaldığını, icra takibinde bulunulması veya davalı tarafından çek bedellerinin tahsili durumunda müvekkilinin telafisi mümkün olmayan zararı söz konusu olacağını, bu zarara sebebiyet vermemek amacıyla davanın devamı süresince ödeme yasağı kararının devamını ve her türlü Örnek 7 - Örnek 10 icra takiplerinin ihtiyati tedbir yoluyla durdurulmasını talep ettiklerini, taraflarınca Bakırköy Arabuluculuk Merkezi'ne başvurulmuş olduğunu, başvurularının derdest olduğunu, taraflarınca verilen iki haftalık süre içerisinde işbu davayı açtıklarını, dava konusu .... Bank A.Ş. .... Şubesi'ne ait ...çek nolu, 31.01.2026 tarihli 1.000.000,00 TL tutarındaki çek olmak üzere anılı çeklerin müvekkiline iadesini, müvekkilinin iş bu çeklerle ilgili haklı hamil olduğunun tespitine karar verilmesini belirterek haklı davalarının kabulünü ve davacının meşru hamil olduğunun tespitini, dava konusu çeklerin davacı müvekkiline iadesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava,çek istirdatı davasıdır. TTK’nın 5/A maddesi “Bu kanunun 4. maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında dava açılmadan önce arabulucuğa başvurulmuş olması dava şartıdır.” hükümlerini içermektedir. 05.04.2023 tarih 32154 sayılı Resmi Gazete'de yayınlanan Orman Kanunu ve bazı kanun- larda değişiklik yapılmasına dair 7442 sayılı Kanunun 31.maddesi ile 6102 sayılı kanunun 5/A maddesinin 1.fıkrasında yer alan "paranın ödenmesi, alacak ve tazminat talepleri hakkında " ibaresi "para olan alacak, tazminat, itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davalarında " şeklinde değiştirilmiş, aynı yasanın geçici 1. maddesinde "bu maddeyi ihdas eden kanunla 6102 sayılı kanunun 5/A maddesinin 1. fıkrası ve 7036 sayılı kanunun 3. Maddesinin 1. fıkrasına eklenen menfi tespit ve istirdat davaları hakkındaki hüküm 01.09.2023 tarihinde ve sonrasında açılacak davalar hakkında uygulanır" denilmiştir. Eldeki davanın açıldığı tarih olan itibariyle istirdat davalarının zorunlu arabuluculuğa tabi olduğu açıktır. Dava dilekçesi ekinde, davacı vekilinin arabuluculuk faaliyeti sonucu anlaşmaya varılamadığına dair son tutanağın aslını veya onaylanmış örneğini sunmadığı anlaşıldığından, mahkememizin 10/03/2026 tarihli ara kararı ile davacı vekiline, "Davacı tarafından dava dilekçesi ekinde arabuluculuk son tutanağı aslı veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğinin sunulmadığı anlaşılmakla, 7155 sayılı Yasa'nın 23. maddesi ile 6325 sayılı Yasa'nın 18/A-2 maddesi gereği "davacı, arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini dava dilekçesine eklemek zorundadır. Bu zorunluluğa uyulmaması halinde mahkemece davacıya, son tutanağın bir haftalık kesin süre içinde mahkemeye sunulması gerektiği, aksi takdirde davanın usulden reddedileceği," denildiğinden, Davacıya arabuluculuk aşamalarına katılmış tüm taraflarca imzalanmış ve yöntemine uygun olarak düzenlenmiş arabuluculuk son tutanağının aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini sunmak ya da arabuluculuk dosyası esas numarasını bildirmek üzere 1 haftalık kesin süre verilmesine, kesin süre içerisinde arabuluculuk son tutanak aslı veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneği sunulmadığı ya da arabuluculuk dosyası esas numarası bildirilmediği takdirde davanın usulden reddedileceğinin bildirilmesine, Davacıya bildirimin işbu ara kararın tebliği ile yapılmış sayılmasına,", şeklinde süre verilmiş, söz konusu ara kararın davacı vekiline 15/03/2026 tarihinde tebliğ edildiği anlaşılmıştır. Davacı vekilinin23/03/2026 tarihinde sunduğu beyan dilekçesi ile, Mahkemede yargılaması devam eden işbu dosyanın dava şartı arabuluculuk işlemleri Arabuluculuk Bürosu : Bakırköy Arabuluculuk Bürosu - Büro Dosya Numarası : ... Arabuluculuk Dosya Numarası :..... üzerinden devam ettiği beyan ettiği görülmüştür. Mahkememizce Bakırköy Arabuluculuk Bürosuna yazı yazılmış olup ilgili belgeler celp edilmiştir. Yapılan açıklamalar ve belirtilen yasal düzenlemeler çerçevesinde, eldeki davada, TTK'nın 5/A ve 6325 sayılı Kanunun 18/A-2 maddesi gereğince, dava tarihi itibariyle, arabuluculuk faaliyeti sonucu anlaşmaya varılamadığına dair tutanağın sunulması dava şartıdır. Yani davanın açıldığı tarih itibariyle, arabuluculuk süreci tamamlanmış olmalı ve bu süreci gösteren "anlaşamama tutanağı" dava dilekçesine eklenmiş olmalıdır. Sadece arabuluculuk başvurusunda bulunmuş olmak, dava şartını yerine getirmez. Ayrıca, 6325 sayılı Kanunun 18/A maddesinin, dava şartı yokluğu sebebiyle davanın usulden reddine karar verilmesi gerektiğine dair emredici hükmü uyarınca, davanın açılmasından sonra arabuluculuk dava şartının tamamlanmasını mümkün kılan bir yasal düzenleme de mevcut olmadığından, söz konusu dava şartı, tamamlanabilir bir dava şartı değildir. HMK'nin 115/1 maddesi hükmünde dava şartlarının mevcut olup olmadığı hususunun yargılamanın her aşamasında mahkemece kendiliğinden araştırılması gerektiği belirtilmiş, anılan yasanın 114. maddesinin 1. fıkrasında dava şartları sayılmış, aynı yasa maddesinin 2. fıkrasında ise diğer yasalarda yer alan dava şartlarına ilişkin hükümlerin saklı olduğu belirtilmiş, HMK'nın 115/2 maddesinde, mahkemenin dava şartı noksanlığını tespit etmesi halinde, davanın usulden reddine karar verileceği hüküm altına alınmıştır. Tüm bu açıklamalar çerçevesinde, somut olayda, davanın zorunluğu arabulucuğa tabi olduğu, yukarıda belirtilen yasal düzenlemeler çerçevesinde, dava tarihi itibariyle arabuluculuk faaliyetinin sonuçlanarak, anlaşmaya varılamadığına dair son tutanağın düzenlenmiş olmasının dava şartı olduğu, ancak, somut olayda dava tarihi itibariyle arabuluculuk faaliyetinin sonuçlanmadığının anlaşıldığı ve söz konusu dava şartının sonradan tamlanabilir bir dava şartı olmadığı anlaşılmakla, davanın 6102 Sayılı TTK'nun 5/A maddesi, 6325 Sayılı Kanunun 18/A-2 maddesi ve 6100 Sayılı HMK'nın 115/1-2 maddeleri gereğince arabuluculuk dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda açıklandığı üzere; 1-Açılan davanın dava şartı eksikliği nedeniyle USULDEN REDDİNE, 2-Karar tarihinde yürülükte bulunan haçlar tarifesi uyarınca alınması gereken 732,00-TL maktu karar ve ilam harcının 17.077,50 TL peşin harçtan mahsubu ile fazla kalan 16.345,50 TL bakiye harcın talep halinde davacıya iadesine, 3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına, 4-Davalı tarafından yargılama gideri yapılmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 5-Kullanılmayan gider avansının 6100 Sayılı HMK 333. maddesi uyarınca kararın kesinleşmesinden sonra yatırana iadesine, Dair, tarafların yokluklarında, dosya üzerinden yapılan incelemede, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi'nde istinaf yasa yolu açık olmak üzere tarafın yokluğunda dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda karar verildi. 26/03/2026
Katip ... ☪ e-imzalıdır. ☪ Hakim ... ☪ e-imzalıdır. ☪