İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2026/193 E. 2026/203 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2026/193
Karar No
2026/203
Karar Tarihi

T.C. BAKIRKÖY 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2026/193 KARAR NO : 2026/203

DAVA : Kayyımlık (Ticari Şirkete Kayyım Atanması) DAVA TARİHİ : 04/03/2026 KARAR TARİHİ : 05/03/2026 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 11/03/2026

Mahkememizde görülmekte olan Kayyımlık (Ticari Şirkete Kayyım Atanması) davasının dosya üzerinde yapılan incelemesi sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: İDDİA: Davacı vekili Bakırköy nöbetçi Asliye Ticaret Mahkemesine vermiş olduğu 04/03/2026 harçlandırma tarihli dava dilekçesinde özetle ; Müvekkilleri tarafından... Motorlu Araçlar Tic. Ltd. Şti. aleyhine açılmış bulunan ve halen Bakırköy ... Asliye Ticaret Mahkemesi’nin ... Esas sayılı dosyasında görülmekte olan davanın derdest olduğunu, anılan davada, ... Motorlu Araçlar Tic. Ltd. Şti. davalı sıfatıyla yer aldığını, şirketin usulüne uygun şekilde temsil edilmesi gerektiğini, ancak yargılama sürecinde şirketin fiilen temsil ve ilzamını sağlayacak yetkili organının bulunmadığı, şirket adına tebligatların sağlıklı şekilde yapılamadığı ve taraf teşkilinin tamamlanamadığı anlaşıldığını, Bakırköy ... Asliye Ticaret Mahkemesi’nin .... Esas sayılı dosyasında 16/10/2025 tarihinde “Davacı vekiline davalı ... Motorlu Araçlar Tic. Ltd. Şti bakımından şirkete yönetim ve temsil kayyımı atanması işlemleri yapılmak üzere dava açılarak mahkememize akıbeti hakkında yazılı beyanda bulunulmasına, bu konuda davacı vekiline yetki ve gelecek celseye kadar süre verilmesine...” şeklinde ara karar tesis edildiğini, bu ara karar doğrultusunda, davalı şirket yönünden taraf teşkilinin sağlanabilmesi ve yargılamanın sağlıklı şekilde sürdürülebilmesi için temsil kayyımı atanması zorunluluğu doğduğunu, Türk Medeni Kanunu’nun 427 ve devamı maddeleri uyarınca, tüzel kişinin zorunlu organlarının bulunmaması veya mevcut organların görevini yerine getirememesi hâlinde mahkemece kayyım atanması mümkün olduğunu, somut olayda da davalı şirketin yargılamada temsilini sağlayacak yetkili bir organının fiilen bulunmaması sebebiyle, şirketin savunma hakkının korunması ve usul ekonomisinin sağlanması adına, yalnızca anılan dava dosyası ile sınırlı olmak üzere temsil kayyımı atanması gerektiğini, aksi hâlde davalı şirket yönünden taraf teşkili sağlanamayacak, yargılama ilerleyemeyecek ve telafisi güç usulî sakıncalar doğacağını beyan ederek, anılan sebeplerle Bakırköy ... Asliye Ticaret Mahkemesi’nin ... Esas sayılı dosyasında davalı sıfatıyla yer alan ...’ne, anılan dava dosyası ile sınırlı olmak üzere şirketi temsil ve davayı takip yetkisine haiz bir temsil kayyımı atanmasına, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER ve GEREKÇE: Dava; derdest bir yargılamada taraf teşkilinin sağlanabilmesi amacıyla davalı tüzel kişiye Türk Medeni Kanunu m. 427 ve devamı hükümleri uyarınca belirli bir dava ile sınırlı olmak üzere "temsil kayyımı" atanması istemine (...) ilişkindir. Dosya kapsamı, talep dilekçesi, Bakırköy .... Asliye Ticaret Mahkemesi’nin ... Esas sayılı dosyasında 16.10.2025 tarihli duruşmada verilen ara karar ile tüm usulî durum birlikte değerlendirildiğinde, eldeki istemin özünün ... bakımından genel bir yönetim kayyımlığı kurulması değil, devam eden bir yargılamada ortaya çıkan temsil boşluğunun giderilmesine yönelik olduğu anlaşılmaktadır. Nitekim talep, şirketin tüm yönetim faaliyetlerinin kayyım eliyle yürütülmesini amaçlamamakta; yalnızca Bakırköy ... Asliye Ticaret Mahkemesi’nin ... Esas sayılı dosyasında davalı sıfatıyla yer alan şirketin anılan yargılamada usulüne uygun şekilde temsil edilmesini sağlayacak, dava ile sınırlı bir temsil kayyımı atanmasına ilişkindir. Türk Ticaret Kanunu sistematiğinde limited şirketin yönetim ve temsili müdür veya müdürler aracılığıyla yerine getirilir. Şirket adına irade açıklanması, hukuki işlemlerin yapılması ve yargı mercileri önünde temsil edilmesi bu organ aracılığıyla mümkün olmaktadır. Bu nedenle şirketin zorunlu temsil organının bulunmaması veya mevcut görünmekle birlikte fiilen görevini yerine getirememesi hâli, tüzel kişiliğin varlığını ortadan kaldırmamakla birlikte, şirketin özellikle yargılamalarda taraf sıfatını etkin biçimde kullanabilmesini ve savunma hakkını doğrudan etkileyen bir temsil boşluğu doğurur. Türk Medeni Kanunu’nun 427 ve devamı maddelerinde düzenlenen kayyım atanmasına ilişkin hükümler de, tüzel kişilerin zorunlu organlarının bulunmaması veya mevcut organların görevlerini yerine getirememesi hâlinde ortaya çıkan bu tür temsil boşluklarının giderilmesini amaçlayan koruyucu bir hukuki mekanizma niteliğindedir. Bu çerçevede, limited şirketlerde müdürün zorunlu temsil organı olduğu ve temsil yetkisinin fiilen kullanılamadığı durumlarda bu eksikliğin kayyım atanması yoluyla giderilebileceği hem mevzuat düzeni hem de öğretide benimsenen görüşlerle uyumludur. Somut olayda, Bakırköy ... Asliye Ticaret Mahkemesi’nin ... Esas sayılı dosyasında davalı konumunda bulunan ... yönünden, şirket adına yargılamaya katılabilecek yetkili temsil organının fiilen bulunmadığı anlaşılmış; bu durum anılan mahkemenin 16.10.2025 tarihli duruşmasında verilen ara kararla da ortaya konulmuştur. Söz konusu ara kararda, davacı vekiline davalı şirket bakımından yönetim ve temsil kayyımı atanması amacıyla dava açması için süre verilmiş ve aksi hâlde mevcut delil durumuna göre karar verileceği ihtar edilmiştir. Bu ara karar, şirket yönünden taraf teşkilinin henüz sağlanamadığını ve temsil eksikliğinin yargılamanın sağlıklı biçimde ilerlemesini engellediğini açıkça göstermektedir. Gerçekten de tüzel kişilerin davada taraf olarak yer alabilmesi yalnızca taraf ehliyetine sahip olmalarıyla sınırlı olmayıp, aynı zamanda usul işlemlerini yapabilecek bir temsil organı aracılığıyla yargılamaya katılmalarını da gerektirir. Temsil organı bulunmayan bir tüzel kişi bakımından yargılamanın sağlıklı biçimde yürütülmesi mümkün değildir. Temsil kayyımı kurumu, temsil edilen tüzel kişinin yerine geçerek onun tüm yönetim faaliyetlerini yürütmek amacıyla değil, belirli ve sınırlı bir iş veya dava bakımından ortaya çıkan temsil boşluğunu gidermek amacıyla başvurulan istisnaî bir hukuki araçtır. Öğretide de haklı olarak vurgulandığı üzere, tüzel kişinin tüm yönetim alanına sirayet etmeyen ve yalnızca belirli bir dava veya işlemle sınırlı kalan durumlarda genel yönetim kayyımı yerine temsil kayyımı atanması ölçülülük ilkesi bakımından daha uygun bir çözüm teşkil eder. Somut olayda da ihtiyaç, şirketin bütün ticari faaliyetlerinin kayyım tarafından yürütülmesi değil; yalnızca Bakırköy ... Asliye Ticaret Mahkemesi’nin ... Esas sayılı dosyasında davalı sıfatıyla yer alan şirket adına savunma yapılabilmesi, usul işlemlerinin takip edilebilmesi, tebligatların geçerli şekilde alınabilmesi ve böylece taraf teşkilinin tamamlanabilmesidir. Bu nedenle atanacak kayyımın görev ve yetkisinin genel ve sınırsız olmayıp, yalnızca söz konusu dava dosyası ile sınırlı olacak şekilde belirlenmesi gerekir. Bu yaklaşım, hem kayyımlık kurumunun istisnai niteliğine hem de ölçülülük ilkesine uygundur. Dosya kapsamındaki bilgi ve belgelerden, davalı şirket yönünden devam eden bir ticaret davasının bulunduğu, bu davada şirketin yetkili organı aracılığıyla temsilinin sağlanamadığı, bu nedenle tebligat ve taraf teşkilinin tamamlanamadığı ve yargılamanın ilerleyemediği anlaşılmaktadır. Temsil eksikliğinin başka bir usulî araçla giderilememesi karşısında, şirketin savunma hakkının korunması, çelişmeli yargılama ilkesinin sağlanması ve yargılamanın sağlıklı biçimde sürdürülebilmesi amacıyla temsil kayyımı atanmasının gerekli olduğu sonucuna varılmıştır. Bu suretle Türk Medeni Kanunu’nun 427. maddesinde düzenlenen koruyucu kayyımlık mekanizması ile Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nda düzenlenen taraf teşkili, hukuki dinlenilme hakkı ve adil yargılanma ilkeleri arasında somut olaya uygun bir denge kurulmuş olmaktadır. Her ne kadar talep dilekçesinde “temsil kayyımı” ibaresi kullanılmış, Bakırköy ... Asliye Ticaret Mahkemesi’nin ara kararında ise “yönetim ve temsil kayyımı” ifadesine yer verilmiş ise de, hukuki nitelendirme mahkemeye aittir. Somut olayın özellikleri ve talebin kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, atanması gereken kişinin şirketin tüm yönetimini devralan bir yönetim kayyımı değil; yalnızca belirli dava dosyasında şirketi temsil edecek ve yargılamayı takip edecek bir temsil kayyımı olduğu açıktır. Nitekim kısa kararda da kayyımın görev alanının yalnızca “Bakırköy ... Asliye Ticaret Mahkemesi’nin .... Esas sayılı dosyası ile sınırlı olmak üzere” belirlendiği görülmektedir. Kayyımlık kurumunda belirleyici olan kullanılan kavramdan ziyade, kayyıma verilen görev ve yetkinin kapsamıdır; somut olayda bu kapsamın açık biçimde dava ile sınırlı olduğu anlaşılmaktadır. Tüm bu hususlar birlikte değerlendirildiğinde; ...’nin Bakırköy ... Asliye Ticaret Mahkemesi’nin ... Esas sayılı dosyasında davalı sıfatıyla yer aldığı, ancak şirketin yetkili organı eliyle usulüne uygun şekilde temsil edilmesinin fiilen mümkün olmadığı, bu nedenle taraf teşkilinin tamamlanamadığı, temsil boşluğunun başka bir usulî araçla giderilemediği ve devam eden davanın sağlıklı biçimde sürdürülebilmesi için şirket adına söz konusu dava ile sınırlı temsil yetkisine sahip bir kayyım atanmasının zorunlu olduğu kanaatine varılmış; bu nedenle talebin kabulü ile ...’ne, yalnızca Bakırköy ... Asliye Ticaret Mahkemesi’nin .... Esas sayılı dosyasında şirketi temsil ve davayı takip etmek üzere temsil kayyımı atanmasına karar verilmesi gerektiği sonucuna varılarak aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davanın KABULÜ İLE; İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğünün ... sicil nolu ...'ne temsil kayyımı olarak Dr. Turkay Özdemir'in Bakırköy ... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyası ile sınırlı olmak üzere ATANMASINA, 2-Temsil kayyımına 100.000,00-TL(brüt) ücret TAKDİRİNE, 3-Temsil kayyım ücretinin iki haftalık kesin süre içerisinde mahkeme veznesine talep edenler tarafından depo edilmesine, aksi takdirde temsil kayyımının göreve başlamayacağı hususunun talep edenler vekiline İHTARINA, 4-Temsil kayyım ücreti mahkeme veznesine depo edildiğinde, temsil kayyımı olarak atanan Dr. ....'in Bakırköy ... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyası yönünden göreve BAŞLAMASINA, 5-İşbu kararın gereğinin ifası ve bilgi mahiyetinde talep edenler vekili ile Dr. ...'e ayrı ayrı TEBLİĞİNE, 6-Harç peşin alındığından yeniden harç alınmasına YER OLMADIĞINA, 7-Talep edenler tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerlerinde BIRAKILMASINA, 8-Kararın kesinleşmesine kadar yapılan yargılama giderlerinin talep edenler tarafından peşin olarak yatırılan yargılama gider avansından mahsubu ile bakiye kısmın karar kesinleştiğinde talep edenlere İADESİNE, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 341 ilâ 360'ncı madde hükümleri uyarınca,mahkememize veya aynı sıfattaki başka bir mahkemeye verilecek dilekçe ile kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde veya istinaf dilekçesi kendisine tebliğ edilen taraf,başvuru hakkı bulunmasa veya başvuru süresini geçirmiş olsa bile, mahkememize veya aynı sıfattaki başka bir mahkemeye vereceği cevap dilekçesi ile iki hafta içerisinde İSTİNAF yolu açık olmak dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda karar verildi.05/03/2026

Başkan ... ¸e-imzalıdır Üye ... ¸e-imzalıdır Üye ... ¸e-imzalıdır Katip ... ¸e-imzalıdır

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2026/193, K. 2026/203, T. 05.03.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2026-193-e-2026-203-k-a07bbe2d194b