İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2026/181 E. 2026/475 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2026/181
- Karar No
- 2026/475
- Karar Tarihi
TÜRK MİLLETİ ADINA T.C. BURSA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2026/ KARAR NO : 2026/
BAŞKAN : ÜYE : ÜYE : KATİP :
DAVACI : VEKİLİ : Av. DAVALILAR:1- : 2- : 3- : 4- VEKİLİ : Av. DAVALI :5- VEKİLİ : Av. DAVALI : 6-
DAVA : Tapu İptali Ve Tescil DAVA TARİHİ : 05/01/2025 KARAR TARİHİ : 02/04/2026 KARAR YAZIM TARİHİ : 02/04/2026
Mahkememizde görülmekte olan Tapu İptali Ve Tescil davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ortağı olduğu aile grup şirketlerinden ve ortaklarından (ailemsinden) 2022 yılının ortasında kar payından kaynaklı alacakları ile taşınmazların tarafına devirlerini istemesi sebebiyle ortakları ile aile arasında alacak verecekten kaynaklı olarak husumet oluştuğu ve tüm aile grup şirketlerinden kötü niyetli olarak ve haksız yere uzaklaştırıldığı, ayrıca haklılığını bildikleri için, adli mercilere başvurmaması için de maddi anlamda tamamen bitirdikleri ve üçün kişilerdeki alacaklarına dahi el koyduklarını, kendisine ait araçlara ve taşınmazlarına ortakları aynı zamanda ailesi olanlar tarafından el konulduğu ve kötü niyetli olarak yalan ve asılsız beyanlarla tarafına iftira atılarak uzaklaştırma tedbiri aldıkları ve kendini dışladıklarını, davalılar tarafından yapılan bir takım usulsüzlüklere karşı çıkması sebebiyle durmadan ters düşüp dışlanmaya ve eski ortağı olduğu aile grup şirketlerinden haksız yere uzaklaştırıldığını, tarafına devir edilmesi gereken taşınmazların devirlerini talep etmesi sebebiyle davalılarla aralarında husumet oluştuğu, davalı ... 02.06.2022 tarihinde protokol düzenlendiği, bu protokol ise; davalı ... dan alına .... plakalı aracın karşılığında dava dışı ... ten alınan M.36 no' lu daire davalı ... e geçtiği, davalı ... a ... plakalı aracın verildiği, ... no' lu dubleks daire tarafında kendisine verildiği, daha sonra davalı ... ile aralarında düzenlenen 02.06.2022 tarihli protokolün aslı, davalı ... tarafından 27.06.2022 tarihinde; ... İlçe Emniyet Müdürlüğü, ... Polis Merkezi Amirliği ne ait 2022/ suç no' lu dosya ya eklenerek teslim edildiğini, yine kendisinin ... no' lu dubleks daire gayrimenkul satış sözleşmesi ile 26.07.2022 tarihinde dava dışı ...'e satıldığı, dava dışı ... tarafından 29.07.2022 tarihinde davalı ... ... Bank a, kendisinin muvafakatı ile "1381 ada 2 parsel .. nolu taşınmaz geri devir alım bedeli" açıklaması ile 700.000,00 TL kredi kapama bedeli yatırıldığı, dava dışı ... e, dava dışı ... İnşaat Ltd. Şti.'nin yetkilileri tarafından ... no'lu dubleks dairenin abonelikleri yapıldığı, dairenin eksikleri giderilmiş ve dairenin anahtarları şirket yetkilileri tarafından teslim edildiği, daha sonra; eski ortağı olduğu dava dışı ... İnşaat Ltd Şti tarafından kendisine davalı ... ... Bankta işlemler yapabilmem adına muvafakat verildiği, davalı ... ... Bank a, dava dışı ... e ... no' lu taşınmazın devri için muvafakat verilmiş ise de diğer davalılar tarafından kendisinin yetkisinin iptal edildiği ve tapu devri yapılamadığı, ... hali hazırda söz konusu taşınmazda tapusuz bir şekilde oturduğu, taraflarla imzalanan 27.04.2022 tarihli protokolde yer alan tüm edimleri yerine getirmediği halde, davalılar edimi yerine getirmediği ve protokol maddelerini ifa etmekten kaçındığı, davalılar tarafından dava dışı ... taşınmazın üçüncü kişiye devri için muvafakat vererek devri yapılmış ve haksız kazanç sağlayıp kendisini dolandırdıklarını, kendisi tarafından gayrimenkul satış vadi sözleşmesi ile satılmış taşınmazların borçlarının olmaması ve zilyetliği alıcılarda olmasına rağmen davalılar ... tarafından tapuların devirlerini yapmaktan kaçındıkları, iyi niyetli üçüncü kişilere satarak haksız kazanç sağlayıp iyi niyetli üçüncü kişileri de mağdur edip dolandırdıklarını, ... 12. Asliye Hukuk Mahkemesi 2023/ Esas sayılı davası ile de "tapu iptal ve tescil" davası açıldığını ve devam ettiğini, davalılar ile imzalanan protokollerdeki tüm edimleri kendisinin yerine getirdiği halde davalılar tarafından edimlerini yerine getirmeyip protokol maddelerini ifa etmekten kaçındıkları ve bu sebeple de dava konusu taşınmazlardan ... nolu taşınmazın tapu kaydının iptali ile kayıt ve tescilinin yapılmasını, dava konusu taşınmazların , 3'cü iyi niyetli şahıslara devirlerinin engellenmesi ve telafisi imkansız zararların doğmasının önlenmesi amacı ile dava konusu taşınmazlardan ..., mahallesi, 1381 ada 2 parsel de bulunan ... nolu bağımsız bölüm üzerine İhtiyati Tedbir konulmasını, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 10.000.000,00 TL nin 31.07.2022 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesine, ..., 1381 ada 2 parselde bulunan Umutkent Sitesi M.36 nolu taşınmazın davalılar üzerlerin de tapuların olması halinde tapu kayıtlarının iptali ile kendi adına kayıt ve tescilinin yapılmasına karar verilmesini, tapu iptali ve tescili talebimiz kabul edilmemesi durumunda dava konusu ... no lu taşınmazların dava tarihindeki değerlerinin kendizsine ödenmesine, talepleri kabul edilmez ise bu takdirde alacağımızın denkleştirici adalet ilkesi gereği bilirkişi marifetiyle hesaplanarak hüküm altına alınmasını, hesaplamaya esas sepetin içine taşınmazların değerlerin de eklenmesini, hesaplanan miktar ile dava konusu taşınmazların tarafıma devir edilmemesi sebebiyle taşınmazların dava tarihindeki değerleri ile denkleştirici adalet ilkesine göre belirlenen değerler arasındaki farkın da ayrıca munzam zarar olarak kabul edilerek her iki alacak kalemi yönünden alacağımıza dava tarihinden itibaren reeskont faizine hükmedilmesine ve tahsiline karar verilmesini, davalının mal kaçırmasını önlemek ve alacağın temini amacıyla; araç ve tüm taşınmazları ile dava konusu taşınmazlardan ... nolu bağımsız bölüme ihtiyati tedbir konulmasına karar verilmesini, taleple dava etmiştir. CEVAP: Davalılar ... vekili cevap dilekçesini özetle; davacının müvekkillerine karşı ikame etmiş olduğu davanın hiçbir yasal mesnedi olmadığını, açılan dava 1 yıllık yasal süresi içerisinde açılmadığını, davanın zaman aşımına uğradığını, açılan dava hak düşürücü süre içerisinde de açılmadığından davanın usulden reddi gerektiği, davacı tarafın davalı şirketlerin ... ait olduğu ve sevk ve idaresinin aile içerisindeki kişilerce olduğunu iddia ederek müvekkil şirketlerin diğer şirketler ile grup şirketi olduğu yönündeki iddiaların yasal mesnedi olmadığını, davacının hukuken geçerliliği olmayan belgelere dayalı olarak talep etmiş olduğu tapu iptal ve tescil talebinin kabulü yasal olarak mümkün olmadığını, dava konusu taşınmazların müvekkileri adına tapuda tescilli olmadığını, davacı tarafın dayandığı sözleşmelerin müvekkilleri ile ilgisi olmadığını, davanın reddine karar verilmesini taleple savunmuştur. Davalı ... Bank Anonim Sirketi vekili cevap dilekçesini özetle: Müvekkil banka ile ... Harfiyat firması arasında Genel Kredi Sözleşmesi imza edilerek bir takım krediler kullandırıldığı, ayrıca bu kredilerim teminatı olarak bazı taşınmazlara müvekkil banka lehine ipotekler tesis edildiği, süresinde borçlarını ödemeyen firma ve kefilleri aleyhine ... 4. Noterliği'nin 22/01/2021 tarih ve Yevmiye numarası ile hesap kat ihtarnamesi tebliğ edildiği, devamında borçlu firma ile anlaşma sağlandığı, dava konusu ... hakkında herhangi bir bilgi veya belgenin banka kayıtlarında yer almadığından bankayı bağlamadığını, konu ... bakımından taşınmazın mülkiyetinin müvekkil bankada olduğu, müvekkil banka lehine devir işleminin ... Harfiyat tarafından yapıldığı, müvekkil banka tarafından ne davacı ile ne de bahsi geçen ... ile imzalanan bir sözleşme olmadığı, sözlü veya yazılı olarak bir taahhütte bulunmadığı, davacı tarafın ikrar ettiği üzere huzurdaki davaya konu olaylar ticari iş mahsulü olduğundan, davacı davaya konu ettiği işlemlere dayanak olarak gösterdiği eylem ve sözde anlaşmaların diğer davalılarla, dava dışı şahıslar arasında "..." işlemlerine dayandığını iddia edildiğinden, bahsi geçen taşınmaz kredi borcuna karşılık varlık borç takas ile müvekkil banka uhdesine geçmiş olup bu işlem de bankacılık faaliyetlerinden dolayı ticari iş sayılması nedeni ve tarafların tümünün tacir olduğu veya ticari kefaletten dolayı tacir gibi davranan kişilerden olduğundan Asliye Ticaret Mahkemesi'nde görülmesi gerektiği, bahsi geçen taşınmazlar, banka mülkiyetinde olduğu için kime ve hangi şartlarda devredileceği hususu pek tabi ki müvekkil bankada olduğu, taşınmazın evvelinde veya müvekkil banka mülkiyetine geçtikten sonra, müvekkil bankanın taraf olmadığı hukuki işlem veya anlaşmalara konu edilmiş olması müvekkil bankayı bağlamadığını, 36 nolu BB'ün bankanın mülkiyetinde olduğu ve bu taşınmaz hakkında taraflarına herhangi bir satın alma teklifi olmadığı, bu taşınmazın banka tarafından satışa sunulmadığı, dava dışı ...' tarafından bankaya yatırılacak tüm tutarlar için müvekkil banka ortak hesabı olan 38251001 Nolu hesabına 700.000 ödeme yapıldığı, müvekkil banka tarafından bedelin derhal iadesi için araştırma başlatıldığı, ancak bedel banka veznesinden yatırılmış olması nedeniyle gönderici hesap bilgilerinin temin edilemediği, ödemeyi yapan şahsın hesap, iletişim veya adres bilgilerine ulaşılamadığı için bedelin hesapta talep halinde iade edilmek üzere muhafaza edildiği, hiç bir yere mahsup edilmediğinin bildirildiği, ... bakımından müvekkil banka hiçbir sürece dahil olmadığı, taşınmaz üzerindeki teminatsız tedbirin kaldırılmasını, bu mümkün değil ise tedbir kararının makul teminat karşılığı uygulanması yönünde karardan rücu edilmesini, müvekkil banka yönünden davanın reddini, yargılama giderleri ve ücreti vekaletin davacıya yüklenmesine karar verilmesini taleple savunmuştur. KANITLARIN DEĞERLENDİRMESİ VE HUKUKİ NİTELENDİRME : Dava, tapu iptali ve tescil ile tazminat ilişkindir.Dosyanın mahkememize ... Asliye Ticaret Mahkemesinin 26/03/2026 tarihli, 2026/ E. 2026/ K. ( ... 17. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2025/ E. 2025/ K.) sayılı kararı ile gönderildiği anlaşıldı. HMK'nın 2. maddesine göre; dava konusunun değer ve miktarına bakılmaksızın malvarlığı haklarına ilişkin davalarla, şahıs varlığına ilişkin davalarda görevli mahkeme, aksine bir düzenleme bulunmadıkça asliye hukuk mahkemesidir. TTK'nın 4. maddesine göre; (1) Her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işleri ile tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın;a) Bu Kanunda,b) Türk Medenî Kanununun, rehin karşılığında ödünç verme işi ile uğraşanlar hakkındaki 962 ilâ 969 uncu maddelerinde,c) 11/1/2011 tarihli ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun malvarlığının veya işletmenin devralınması ile işletmelerin birleşmesi ve şekil değiştirmesi hakkındaki 202 ve 203, rekabet yasağına ilişkin 444 ve 447, yayın sözleşmesine dair 487 ilâ 501, kredi mektubu ve kredi emrini düzenleyen 515 ilâ 519, komisyon sözleşmesine ilişkin 532 ilâ 545, ticari temsilciler, ticari vekiller ve diğer tacir yardımcıları için öngörülmüş bulunan 547 ilâ 554, havale hakkındaki 555 ilâ 560, saklama sözleşmelerini düzenleyen 561 ilâ 580 inci maddelerinde,d) Fikrî mülkiyet hukukuna dair mevzuatta,e) Borsa, sergi, panayır ve pazarlar ile antrepo ve ticarete özgü diğer yerlere ilişkin özel hükümlerde,f) Bankalara, diğer kredi kuruluşlarına, finansal kurumlara ve ödünç para verme işlerine ilişkin düzenlemelerde, öngörülen hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işleri ticari dava ve ticari nitelikte çekişmesiz yargı işi sayılır. Ancak, herhangi bir ticari işletmeyi ilgilendirmeyen havale, vedia ve fikir ve sanat eserlerine ilişkin haklardan doğan davalar bundan istisnadır.(2) (Değişik: 28/2/2018-7101/61 md.) Ticari davalarda da deliller ile bunların sunulması 12/1/2011 tarihli ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu hükümlerine tabidir; miktar veya değeri yüz bin Türk lirasını geçmeyen ticari davalarda basit yargılama usulü uygulanır.TTK'nın 5 maddesine göre ise; (1) Aksine hüküm bulunmadıkça, dava olunan şeyin değerine veya tutarına bakılmaksızın asliye ticaret mahkemesi tüm ticari davalar ile ticari nitelikteki çekişmesiz yargı işlerine bakmakla görevlidir. “...Dava, ecrimisil isteğine ilişkindir.Gerek öğretide gerekse yargısal uygulamalarda ifade edildiği üzere ecrimisil, diğer bir deyişle işgal tazminatı, hak sahibinin, taşınmazı kullanması nedeniyle kötü niyetli zilyetten isteyebileceği bir bedeldir. Bilindiği üzere, 01.07.2012 tarihinde yürürlüğe giren 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (TTK) 6335 sayılı Kanun ile değişik 4. maddesinde ticari davalar tanımlanmıştır. Buna göre, her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ile maddenin devamı fıkralarında belirtilen davalar ticari dava olarak nitelendirilmiştir. Yine aynı Kanunun 5/3. maddesinde “Asliye ticaret mahkemesi ile asliye hukuk mahkemesi ve diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişki görev ilişkisi olup, bu durumda göreve ilişkin usul hükümleri uygulanır” hükmüne yer verilmiştir.Anılan yasal düzenlemeler karşısında, Asliye Ticaret Mahkemelerinin özel mahkeme niteliğinde bulunduğu, bu niteliği gereği görev alanının 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu hükümlerine göre belirleneceği ve genel mahkemeler ile arasındaki ilişkinin önceki kanunun aksine görev ilişkisi olduğu açıktır. Asliye Ticaret Mahkemelerinin çekişmeli yargıdaki görev alanının TTK’da ve diğer özel kanunlarda ticari dava olduğu belirtilen davalarla sınırlı olduğu kuşkusuzdur.Öte yandan, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 6335 sayılı Kanun ile değişik 4. maddesinde ticari davaların; mutlak ticari davalar ve nispi ticari davalar olarak iki gruba ayrıldığı anlaşılmaktadır. Mutlak ticari davalar, tarafların sıfatına veya bir ticari işletme ile ilgili olup olmamasına bakılmaksızın kanun gereği ticari sayılan davalar olup TTK’nin 4/1. maddesinin b, c, d, e, f fıkralarında ve özel kanunlarda düzenlenmiştir. Nispi ticari davalar ise, tarafların tacir sıfatına haiz olduğu ve her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili uyuşmazlıklardan doğan davalardır. Bir başka ifade ile, bu davalar ya bir ticari işletmeyi ilgilendirmeli ya da iki taraf için de ticari sayılan hususlardan doğmaları halinde ticari dava olarak nitelendirilebilirler.Gerek mutlak ve gerekse nispi ticari davaların Asliye Ticaret Mahkemelerinde görüleceği açıktır.Yukarıda değinilen hususlar çerçevesinde somut olaya bakıldığında; eldeki davanın mutlak veya nisbi ticari dava olarak nitelendirilemeyeceği ve TTK hükümlerinin veya özel kanun hükümlerinin uygulanmasını gerektirir ticari bir uyuşmazlıktan söz edilemeyeceği, davanın konusunun davalılar tarafından davalı bankaya devredilen taşınmazların tapularının iptali davası olup, uyuşmazlığın bankacılık işlemlerinden kaynaklanmadığı ve ticari bir uyuşmazlık olarak nitelendirilemeyeceği gözönüne alınarak davanın çözümünün genel mahkemelerin görevi kapsamında kaldığından, dosyanın görevsizlik kararını veren (4.Ticaret Mahkemesinin kararı 17.Asliye Hukuk Mahkemesinin davanın bankacılık uygulamalarından kaynaklandığı yorumu nedeniyle ihtisasa dayalı gönderme kararı olduğundan buraya gönderilmemiştir ) 17.Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir. H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan nedenlere, 1-Davanın görev dava şartı noksanlığı sebebiyle usulden REDDİNE, ... 17. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİNİN GÖREVLİ OLDUĞUNA, 2-Kararın kesinleşmesinden itibaren ... 11. Asliye Hukuk Mahkemesi ile mahkememiz arasında görev uyuşmazlığı bulunması sebebiyle yargı yerinin belirlenmesi amacıyla dosyanın re'sen ilgili ... Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 3-HMK'nın 331. maddesine göre yargılamanın görevli mahkemede devam etmesi halinde yargılama giderlerin görevli mahkemece taktirine, yargılamanın görevli mahkeme de devam etmediği taktirde talep üzerine mahkememizce dosya üzerinden yargılama giderlerinin tespiti ve hükmedilmesine, Dair; tarafların yokluğunda, kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde ... açık olmak üzere karar verildi. 02/04/2026
Başkan ¸E-imzalıdır. Üye ¸E-imzalıdır. Üye ¸E-imzalıdır. Katip ¸E-imzalıdır.